Ferhan toplumu, hayatı ve insanları anlama amacıyla sosyoloji okumuştu ve şimdi bir reklam ajansında sosyal medyacı olarak çalışıyordu. Sektörün önde gelen işlenmiş et üreticilerinden birinin bütün sosyal medya hesaplarının şifreleri ondaydı. Instagram, Twitter ve Facebook, hepsinin şifresi ondaydı. Hepsinin şifresini ezbere biliyordu. Kutsal bir emanet gibi, ilk kız arkadaşının ismi gibi, kimseye anlatmadığı bir sır gibi yüreğinde taşıyordu sucuk, salam, sosis ve entegre et işleme tesisi fotoğraflarıyla dolu Instagram hesabının şifresini...
Uykusuz Dergisi ve KALT ekibinden tanıdığımız Erman Çağlar sizleri hikâyelerin rehberliğinde salonun kanepesinden apartman boşluğuna, mahallenin tekelinden plaza koridorlarının loşluğuna uzanan bir tura davet ediyor.
arka kapaktaki sosyoloji mezunu olup bir ajansta sosyal medyacı olarak çalışan ferhat'ı okuyunca çok fena oldum, yalan yok.
uykusuzda yazdığı köşe yazılarını kitaplaştırmış sanırım, detaylara çok hakim değilim.
ilk iki kitabı soluksuz bitirmiştim, sevgilimle o zamanlar sevgili değildik ve ilk konuşmamızda adımı sorduktan sonra "peki erman çağlar'ı biliyo musun kitapları falan da var süper ya" demesi üzerine hızlıca okumuştum.
bu kitabı da ilk buluşmamızda getirmişti, neredeyse bir yıl olacak. yeni bitirebiliyorum. neyin rahatlığıysa artık.
my first full book finished in turkish. fits in with an interesting localized slacker genre imo, where erman caglar is prob among the first generation in turkey to do white collar work that doesn't mean much. like before his generation if u had a white collar job as a turk you were prob set for life, but starting with the millenial generation it just became kind of a common and meaningless grind. but also living standards increased enough where you can be the first generation to have an office job and be privileged enough to complain about it. seeing his standup with ozan akkyol concurrent with being in the middle of the book was also cool, added some extra layers to the stories once i saw him live. made nice strides in my vocabulary, reading stamina, pronunciation through reading out loud.
Uykusuz dergi ve KALT'tan tanıdığımız Erman Çağlar'ın üçüncü O Sırada kitabında, yine günlük hayatta karşılaştığı durumlara hiçbir şey yapmak istemeyen bir adamın, hiçbir şeye dokunmayan hikayelerinin mizahi anlatımını görüyoruz. Herkesin seveceği tarzda değil tabii ki. Tanımayanlar için videolardan başlamaları daha tavsiyedir. Sevenleri için de ek bir yorum : Erman'ın apartman sakinleriyle olan savaşında aynı saftayız. Evde oturup 6 bira içmesine çok karışılıyor ve tatil günlerinde lütfen bir yerlere götürmeyin şu adamı.
Kitap çok keyifli falan da daha aldığım ilk günden sayfa köşesine koyduğu flipbook tarzı şey yüzünden kitap kapağı yamuldu saçma sapan oldu. Sürekli çevire çevire izliyorum..