“Hayat müthiş bir macera. Her insanın kendisiyle beraber olanlarla paylaştığı, ortaklaşa yaşadığı ve bir bakıma her insanın tek başına üstlendiği bir macera… Ben kendi payıma yapmak istediklerimi yaptım, bu macerayı çok güzel bir şekilde yaşadım. Tabii zaman zaman zorlukları oldu, sıkıntıları oldu, ama bunlardan fazlaca şikayet etmeyi de başkalarına karşı haksızlık gibi görüyorum. Çünkü çok insan çok şey çekti Türkiye’de; bize düşmez kalkıp da kendi sıkıntılarımızı çok fazla abartmak…
Bundan sonra benim söyleyebileceğim; insanlarımız, Türkiye’nin geleceğine güvensinler; daha dikkatli olsunlar, kendilerine daha çok inansınlar. Geçmişe, kültürümüze sahip çıksınlar. Ama bunların tek başına yetmeyeceğini, dünyaya açıldığımız bir çağda yaşadığımızı da bilsinler. Dileğim toplumun, bireyin bu doğrultuda gelişmesi… Kavgayla hiçbir şeyin çözülemeyeceğinin bilinmesi… Sonuçta biz çok uzun mesafeden geliyoruz; nereden geliyoruz, nereye gitmekteyiz, bizim insanlık alemine getirebileceğimiz özgün katkı nedir? Bunları hep değerlendirmek ve düşünmek gerekiyor. Biz bunları yapabiliriz, ben buna güveniyorum, topluma güveniyorum, insanıma ve insana güveniyorum.
Ismail Cem politik dunyamizin bir sansi olmus ama tabii ki bize 5 gomlek fazla gelmistir. Her ulus kendine layik oldugu sekilde yonetildigi icin bizim Ismail Cem'i secmemiz mumkun degilmis zaten. Kitaba gelince Nehir soylesileri cogunlukla soylesileri yapan kisilerin beceriksizlikleri yuzunden basarisiz kitaplardir. Neyse ki bu farkli, Can Dundar sayesinde.
Değişmek değil aslında. Sürekli değindiğim konulardan birisidir: ‘Efendim biz değiştik,’ derler. Bu, bir iftihar vesilesi gibi çok kullanıldı Türk siyasetinde, Türk solunda… Değişmiş olmak meziyet gibi görüldü. Çok değişen insan gördük Türkiye’de… En hızlı solcuların, nasıl birden hızlı sağcı olduklarına tanıklık ettik kendi yaşam sürecimizde… Mesele değişmek değil; mesele değişmemek… Aslolan yenileşmek, yeniyi aramak, kendini yenilemek; özünü, temelini, inançlarını koruyarak bu özü, temeli, iddiayı, ideolojiyi, inancı hayata aktaracak, uygulamaya alacak yöntemleri yenileştirmek; mesele budur. “(s.174)
Bir nefeste okunabilecek türden, çarpıcı bir söyleşi olmuş bu. Akıp gidiyor demek yanlış olmaz. Buna rağmen, kitabı okumam aylar sürdü. Gerek yazdıkları, gerek bu kitap sebebiyle Cem'in Türkiye'nin dünyadaki yerine dair tartışmalara son noktayı koyabilecek nitelikte örnek bir insan olduğunu düşünüyorum. Bu kitap sayesinde ona biraz daha yaklaşmış hissediyorum. İçinde bulunduğumuz bunaltıcı dünyada, Cumhuriyet insanı olmaklığa dair umutlarını yeşertmek isteyen herkese hem bu kitabı, hem Cem'in dış politika yazılarını tavsiye ederim.
Her zaman cok takdir ettigim, sira disi bir politikaciydi Ismail Cem. Turkiye’de onun gibi daha cok siyasetci olabilse keske. Yenilenme ile ilgili tesbiti cok guzel. “Mesele degismek degil; mesele degismemek... Aslolan yenilesmek, yeniyi aramak, kendini yenilemek; ozunu, temelini, inanclarini koruyarak bu ozu, temeli, iddiayi, ideolojiyi, inanci hayata aktaracak yontemleri yenilestirmek; mesele budur.” Huzur icinde yat guzel insan.
hala düşündüğüm zaman tüylerimin diken diken olmasına, gözlerimin dolmasına sebep olacak kadar etkili bir hikaye ve anlatım. Çok ama çok severek okudum, hatta bazı bölümleri bitirdikten sonra tekrar tekrar okudum. Herkesin okumasını öneririm.
Cok yazik olmus boyle bir degere, Deniz Baykal in Turkiye nin kaderini degistiren Akp iktidarinin ekmegine yag surdugu anlasiliyor, gecmisi degistiremiyorsun ancak umudumuz gelecekte,
Normalde söyleşi okumayı sevmem, hele ki söyleşi tam anlamıyla soru-cevap şeklinde yazılıp bir kitaba basılmışsa. Fakat, bu kitap sayesinde Ismail Cem'i tanıma fırsatım oldj, ve okuduğum her sayfada, geçitte, cevapta, kendimi sanki onu biraz daha iyi tanıyormuş gibi hissettim.
Çok değerli bir devlet adamımızmış, ve böyle politikacılar benim ülkemden de çıakbiliyormuş. Sayesinde hem dünya politikasını, hem de Türkiye'nin gerçeklerini azıcık da olsa öğrenmiş oldum. Türk kişiliğim ve bu kişiliği nasıl taşıdığım hakkında bilgi sahibi oldum. Her şeyden öte, Ismail Cem'i çok sevdim.
İsmail Cem; kişiliği, özverisi ve birikimiyle yakın tarihimizin en önemli siyasetçilerinden. Can Dündar da doğru soruları sorarak, hem İsmail Cem'in samimiyetle kendini anlatmasını hem de okuyucuyu yakın siyasi tarihimizle tanıştırmayı sağlamış. Bazı noktalarda aydınlatıcı dipnotlar gerekli. Umarım sonraki basımlarda buna dikkat edilir.
İsmail Cem eğitimi, kişiliği ve dünyaya bakış açısıyla o dönem için çok büyük bir şans olup malesef yeteri kadar değeri bilinmeyen bir insan olmuş. Kitapta çok açık ve net bir şekilde yanıtlar vererek kendini anlatmış. Yakın tarihe bir ışık tutan kitap olmuş.