“Kayı boyunun adı da Eski Türkçe ‘dönme’ demek...”
“Ötüken Akademisi’nde Bilge Han öğrencileri azarlar...”
“Bizde en azından Alirızabey ilçesi yok henüz...”
“Vatanmillet jokerdir: bastım mı eli alırsın. Doksan senedir bu böyle...”
“‘Yabancı kelimeler girdi dilimiz fakirleşti’ diyenlerin ağzından çıkanı kulağı duymuyor...”
“Kenan Evren’in padişahlığında her gün radyo ve televizyonda ‘muhbir vatandaşlar’ teşvik edilirdi...”
“Kafayı korursa takke, başka yerini korursa takiye...”
“Kaç bin senelik medeniyet var arada, nihayet, Cumhuriyet çığırtkanları avazları çıktığı kadar bağırıp bastırmaya çalışsalar da...”
Türk basınının en “yaramaz” köşeyazarı Seven Nişanyan’dan, dilden başlayıp tarihe, güncel siyasete, dine, dil milliyetçiliğinin eleştirisine uzanan, havai fişek gösterisi gibi bir seçki.
İstanbul’da doğdu. Robert Kolej’den sonra üniversite eğitimi için gittiği ABD’de felsefe ve siyaset bilimi okudu. Commodore-64 bilgisayarlarını Türkiye’ye getiren Teleteknik firmasını kurdu ve yönetti. Türkiye’nin ilk popüler bilgisayar dergisi olan Commodore’u kurdu. 1986’da orduyu isyana teşvik suçundan hapis yattı. İzmir’in tarihi Şirince köyüne yerleşti; bu köyün onarımına ve tanıtımına emek harcadı. Restore edilmiş köy evlerinden oluşan Nişanyan Evleri adlı oteli kurdu ve büyüttü. Türk turizmine değişik bir bakış açısı getiren Küçük Oteller Kitabı’nı on yıl süreyle yayımladı. Çağdaş Türkçenin bilimsel esaslara dayanan ilk etimoloji sözlüğü olan Sözlerin Soyağacı’nı yazdı. 2004’te İnsan Hakları Derneği’nin Ayşegül Zarakolu Özgür Düşünce Ödülü’nü aldı. Küçük Oteller Sitesi ile 2006’da web tasarımı dalında Altın Örümcek Ödülü’nü kazandı. Şirince’de Ali Nesin ile birlikte Nesin Matematik Köyü’nü inşa etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi tarihine ilişkin sistemli bir eleştiri denemesi olan Yanlış Cumhuriyet’i 2008’de yayımladı. Türkiye’de adı değiştirilen yerlere ilişkin envanter çalışması olan Adını Unutan Ülke 2010’da, Nişanyan’ın Aslanlı Yol adlı otobiyografisi 2012’de yayımlandı. Halen Şirince köyünde oturmakta ve otel yöneticiliğiyle iştigal etmektedir. Beş çocuk babasıdır.
Yer yer rahatsız edici fakat eğlenceli bir dili var. Özellikle Türkçe kökenli kelimelerden bazılarının etimolojisi çok zayıf veya yanlış. Bazı durumlarda ise mesela 'özgür' kelimesinde, TDKya sövmek için sacmalanmis uyduruldugu söylenmiş oysa zaten dilde olan bir kelime oldugunu Türkçenin tarihi metinlerinden biliyoruz. Tavsiye ederim yine de. Ufuk açıcı eğlenceli hoş.
Evet güzel, evet yeni şeyler öğreniyosun. Ama bi noktadan sonra, nasıl her kelimeye zoraki Türkçe geçmiş bulan yazarlar sıkıyorsa Nişanyanın da her şeye yabancı kulpu takması bayıyor.
Yazar'ın Taraf gazetesinde aynı isimdeki köşesinde yer verdiği aktüel olmakla beraber yıllar sonra okunduğunda keyif verecek kelimelerin etimolojik kökenlerine yer verdiği kitabı. Kelime kökenlerinin yanı sıra "galatı meşhur" sayılabilecek bazı kelime hikayelerine de yer veriyor.
Sevan Nişanyan'ın Elifin Öküzü kadar keyifle okuduğum ikinci kitabı. Yine tüm iletişimcilere öneriyorum. Gerçekten keyif alacaksınız. Benim okuduğum kitap ise, Everest'in Temmuz 2016 basımı.
Çok keyif aldım. Öyle başlayıp sonuna kadar okunacak bir kitap olmaktan çok, zaman zaman ele alınacak, karıştırılacak, pek çok bölümü tekrar tekrar okunacak, sohpetlerde bol bol alınılanacak bir kitap. Çay semaver, töz, cumhuriyet ve daha pek çok sözcüğün hikayesi anlatılıyor. Sözcükler sanki birer öykü kahramanı gibi ete kemiğe bürünüyor bu kitapta. Vay be dedirtiyor insana, neler gelmiş başına da gezmiş dolaşmış, yerleşmiş dilimize bu tuhaf sözcük.
Pek çok sözcük bu kitabı okuduktan sonra farklı tınlamaya başladı kulağımda. Konuşurken uçuşup geçen bir sözcük bi anda sadece ikimizin (sözcük ve ben) bildiği bir sır paylaşıyormuşuz da kimseye çaktırmadan birbirimize gülümsemişiz hissi veriyor bana.