Anastasia dünyaya gözlerini açtığında bir sarayda Çariçev annesinin kollarındaydı. Çar babası bu başarı ve sevimli kıza bayılıyordu, küçük grandüşes bir yandan iyi bir eğitim alırken bir yandan da sarayın bahçelerinde koşturuyordu. Bir gün Bolşevikler geldi, halk için özgürlük diyorlardı. Çarlık Sarayında kimi buldularsa toplayıp götürdüler, bütün bir aile kurşuna dizildi. Çar taraftarı bir muhafız onun soluk nefesin duydu ve gizlice kaçırdı. Perina iyi bir ailenin şımarık kazıydı, bir gün yataklara düştü, bir türlü iyileşemiyordu, genç bedeni bir gece hastalığa dayanamayarak dünyayı terk etti. O gece Averkiy Ailesine kaçak bir genç kız getirilmişti, Perina'ya şaşırtıcı bir biçimde benziyordu..
Naşide Gökbudak; 23 Eylül 1937 tarihinde Elazığ’ın Akçakiraz (Perçenç) köyünde dünyaya geldi. Çocukluğu ve gençliği Elazığ'da geçen yazar; daha sonra girdiği Ankara Hukuk Fakültesi’ni ailevi nedenlerden ötürü yarım bırakarak İstanbul’a yerleşti.
“Sıdıka Hanım” isimli ilk romanını yazdığında 65 yaşında olan yazar, geçen 15 yıla 20'den fazla roman ve şiir kitabı sığdırdı.
İki kızı, üç torunu ve iki torun çocuğu bulunan 82 yaşındaki Naşide Gökbudak, halen aktif olarak yazmaya devam etmektedir.
Bu kitaba seneler önce büyük bir ön yargıyla beğenmeyeceğimi ve vakit kaybı olacağını düşünerek başlamıştım. Büyük yanılmışım. Elinize aldığınızda gerçek hikayesiyle sizi hemencecik içine alan bir yapıt. Bu olayların gerçekten olmuş olması da beni çok sarstı. Kitap beni derinden etkiledi arkadaşlar. Sonra Naşide Hanım’ın diğer kitaplarına sardım onları da çok beğendim ama bunun yeri bende her daim ayrıdır. Goodreads’taki okunma sayısını görünce biraz üzüldüm. Bu insanlar yitip gidince değerini anlıyoruz,yitmeden değerlerini bilelim daha çok okuyalım okutalım. Saygılar
Başka kitaplar okuyor olmama rağmen ani bir kararla başladım. Okuması kolay ve rahat. İnsanın kafasını dinlendiriyor ve okurken devamını merak ediyorsunuz. Bu tarz, gerçek kişilerin hayatları üzerine yazılan, kitapları seviyorum. Kitabın yazarı Naşide’nin Perina’yı tanıdığını öğrenmek de tatlı bir süpriz oldu (ablasının kayınvalidesi). Sanırım şimdi gidip Naşide Gökbudak’ın başka bir kitabını okumaya başlayacağım.
Yazarın üslubunu çok beğenmedim, idare eder düzeydeydi ya da ana karakter Rus olunca bir Rus romanı seviyesinde beklentisiyle başlamış olabilirim. Buna rağmen beni duygulandırmayı başardı doğru dürüst diyaloğu olmayan iki karakterin aşkını hissettirdi. Her şeye rağmen güçlü bir kadının hikayesini okumaktan gerçekten zevk aldım diyebilirim. Perina unutabileceğim bir karakter değil, güçlü kadın denilince aklıma ilk gelen karakterlerden biri olacak.
İlk defa bir Naşide Gökbudak kitabı okuyorum. Çok beğendiğimi söylemek istiyorum. Özellikle bu hikayenin gerçek oluşu beni çok etkiledi. Böyle bir hayat yaşamak ne zor olmalı.. Bu kitapla aşkı, acıyı, aile sevgisini, katlanmayı hissedeceksiniz. Keyifli okumalar, ben çok beğendim.