Reşad Ekrem Koçu'nun sözleriyle: "Yangın tulumbacılığı, pırpırı fakat pitoresk kılık ve kıyafetiyle koşarlı, uçarlı, civelek ve sırım gibi, tığ gibi delikanlılar için çok çetin fakat cazip, öylesine cazip bir meşgale olmuştur ki kısa bir zaman içinde tabaka tabaka, boy boy İstanbul çocuklarını ve gençlerini sarmış, büyülemiş, deyimleriyle, ıstılahlarıyla, argosuyla zengin bir edebiyata sahip olmuştur. İşte efendim, bu kitap, o âlem üzerine miili kütüphanemize konulan ilk eser oluyor. (...) Teşkilatıyla, âdet ve ananeleriyle, koğuş nizamları ve hayatıyla, çalgılı kahvehaneleri ve buralardan doğmuş koşmaları, semaileri, ayaklı maniler ve destanlarıyla, destanlara geçmiş aşk ve cinayet vakalarıyla, o renkli, sesli âlem..."