Jump to ratings and reviews

Fatih Sultan Mehmed

İstanbul'u fethettikten sonra "Fatih" olarak anılan Sultan II. Mehmed, Osmanlı hanedanında benzersiz bir örnektir. Anadolu ve Rumeli'deki topraklarıyla Bizans'ı kuşatmış olan Osmanlı, şekilsiz bir büyüme içindedir. On dördünde tahta çıkan, her anlamda, yaşından beklenilmeyecek kadar olgun bu genç sultan, hep geleceğe dönük planlarla gün geçirmektedir. Osmanlı'nın dünya imparatorluğuna dönüşmesi, onun sayesinde gerçekleşir. Hükümdarın "devletin bekası" adına iktidar ortağı olabilecek erkek kardeşlerini öldürtme uygulaması da... Fatih Sultan Mehmed, hiç şüphesiz tarihin kaydettiği en büyük hükümdarlardan biridir. Reşad Ekrem Koçu'nun Fatih Sultan Mehmed'i de Osmanlı'nın geçirdiği bu müthiş dönüşümün mimarını masalsı bir dille anlatır.

332 pages, Paperback

First published January 1, 1965

Loading...
Loading...

About the author

Reşad Ekrem Koçu

41 books123 followers
Reşat Ekrem Koçu (1905-1975) is a Turkish historian and writer mostly known for his work "İstanbul Ansiklopedisi".He was born in İstanbul. After completing his high school education in Koçu Bursa Erkek Lisesi, he studied history at İstanbul University, where he later on functioned as a researcher. After 1933, he assumed duties teaching history at Kuleli, Pertevniyal and Vefa high schools. He also published various poems, stories and novels during his teaching years.
Orhan Pamuk acknowledges this literary person as a source of his inspirations during childhood years, devoting a whole section to Koçu in his work Istanbul: Memories of a City.His best known work is the "İstanbul Ansiklopedisi"; an encyclopedia where he describes the city of İstanbul in many different aspects, often resorting to stories related to Ottoman times. He could not complete this work though, being interrupted due to financial problems at 11th volume.

His other works include "Forsa Halil" (1962), "Patrona Halil" (1967), "Erkek Kızlar" (1962), "Haşmetli Yosmalar" (1962), "Türk Giyim, Kuşam ve Süsleme Sözlüğü" (1967), "Osmanlı Padişahları" (1960) and "Eski İstanbul’da Meyhaneler ve Meyhane Köçekleri" (1947).

Ratings & Reviews

What do you think?

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
39 (34%)
4 stars
60 (53%)
3 stars
14 (12%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 10 of 10 reviews
Profile Image for Rıdvan.
565 reviews97 followers
March 13, 2017
Yine Reşad Ekrem Koçu harikası.
Ancak herşeyden once bu kitapla ilgili aklımda kalan neredeyse tek şeyi söyleyeyim.
Yazar bu kitapta tam bir Fatih hayranı gibi davranmış. Yani tarafsız bir tarih yazıcılığı karakteri kaybolmuş.Padişahın yaptığı her hareketi, aldığı her kararı bir yüceltme eğilimi seziliyor yazarın. Bu nedenle bir yıldızını kaybetti ama Fatih'i tanımak çok güzeldi. Tarihin gördüğü en büyük liderlerden birini hem de bizden birini yakından tanımak önemli.
Fatih'i nispeten tanıdım ve tanıdıkça da kendisinden korkmaya başladım.
Bir kere çok egoist. Kendisini çok yukarılarda görüyor. Kimseden korkmuyor. Deli cesareti var. Ve çok ama çok sabırlı. Çok uzun vadeli planlar yapıp kendisine çok büyük hedefler koyuyor.
Çok dehşet işler yapmış ancak benim tüylerimi en çok diken diken edeni babası 2.Murad'ın ardından padişah olur olmaz yaptığı ilk iş hayatta olan tek erkek kardeşi Küçük Ahmed'i boğazlatması. Bu kadar gözü kara biri. Planları çok küçükken, hatta daha Manisa valisi iken hazırlanmış. Ve padişah olduğunda da bu planları sırasıyla uygulaması kalmış. Okurken insana, çok önceden sihirli kürede olacakları görmüş ve herşeyi daha önceden bilerek yaşamış hissi veriyor. Tabi söylemeye bile gerek yok ki Fatih çok zeki biri.
İstanbul'un fethi de ilk icraatlarından. Fetihle beraber adını dünyada duymayan kalmıyor. Ve insanlığın saygısını böylece kazanıyor bu acımasız imparator.
Herkes onu yüzlerce yıldır Fatihle tanıyor ve hatırlıyor ama Fatih'in hayatı İstanbul'la sınırlı değil. Ömrü nerdeyse at sırtında ve savaş çadırlarında geçiyor. Sürekli birşeyle planlıyor.
Beni en çok ürperten ise yapayalnız olması. Asla ve de asla yakınına kimseyi sokmuyor. Yapayalnız biri o. Hatta meşhur "tasavvurlarımdan sakalımın tek kılının dahi haberi olsaydı hiç beklemez hemen keser atardım onu" sözüde Fatih'e ait.
Padişahlığı boyunca hiç 2 numaralı isim olmuyor hayatında. Defalarca sadrazam değiştiriyor. En yakınındaki sadrazamını bir adanda zindana kapatıp idam edebiliyor ve ya zindandaki bir devlet adamını bir anda çıkartıp ona vezirlik , sadrazamlık verebiliyor.
Buz gibi bir adam. İşi gücü hayatı devlet-ü ali osmaniye ve islamiyet. Bilime ve fenne de çok önem veriyor. Bu sayede İstanbul'un fethi gerçekleşebiliyor zaten. Dünyanın en sert savunmalarından birini bilimle ve sabırla aşıyor.
Bir gecede kuruluveren kuleler (bitanede değil büssürü), kendisinin tasarlayıp çizdiği ve döktürdüğü kale duvarlarını aşan dev havan topları (Şahi topu), karalardan yürüyüp İstanbul tepelerini aşan gemiler....
Adam tam bir dahi ve çılgın.
Ve arkasında bıraktığı başta İstanbul olmak üzere onlarca fetih.
Ve çok gizli bir suikast sonucu nereye olduğu bilinmeyen bir sefer yolculuğunda (Gebze'de) gelip kendisini bulan ölüm.
Profile Image for Aysillustration.
38 reviews2 followers
May 26, 2026
Reşat Ekrem Koçu’nun anlatımı bana büyülü gerçekçilik akımını hatırlatıyor. Gerçekten çok ilgi çekici; sanki tarih kitabı değil de sürükleyici bir roman okuyorsunuz. Bu eserinin dili nispeten daha anlaşılır. Ancak Osmanlı belgelerini olduğu gibi aktardığı bölümlerde, neredeyse tamamen Farsça ve Arapça kelimelerle kurulmuş cümleleri anlamak oldukça zor. Sonuçta Osmanlı’nın en büyük padişahlarından biri olan Fatih Sultan Mehmed’in hayatını anlatıyor.
Kitapta II. Murad’ın hayatına kısa bir bakış da var. Ayrıca Fatih’in henüz 12 yaşındayken iki kez tahta çıkışı da detaylı biçimde ele alınmış. Benim aklıma gelen en ilginç düşüncelerden biri ise şu oldu: Eğer ağabeyi Şehzade Alaeddin ölmeseydi, belki de Türk tarihi Fatih gibi bir dehadan mahrum kalacaktı. Tarih ve kader gerçekten çok garip ilerliyor.

Kitabın en etkileyici bölümlerinin başında hiç şüphesiz İstanbul'un Fethi geliyor. Anlatım inanılmaz derecede canlı; adeta bir filmin içindeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Olayları zihninizde canlandırmamanız neredeyse imkânsız. Fatih’in dehası, zekâsı, ileri görüşlülüğü ve bilimle sanata olan düşkünlüğü zaten bilinen özellikler. Ancak fetih sırasında elinde kılıçla sıradan bir asker gibi sur diplerinde çarpışmasının anlatılışı gerçekten çok etkileyici.

Koçu yalnızca Osmanlı tarafını değil, Konstantinopolis halkını, XI. Konstantinos’u ve şehirdeki korku atmosferini de öylesine güçlü anlatıyor ki, ister istemez onlara karşı da insani bir empati hissediyorsunuz. Daha çok detay verilebilir elbette ama beni en çok etkileyen kısım buydu. Hatta bu anlatımlardan yola çıkarak İstanbul kuşatmasının bir haritasını bile çizdim.

Kitabın en hüzünlü kısmı ise Fatih’in ölümüydü. Fatih gibi bir insanın yalnızca 49 yıl 1 ay 5 günlük bir ömre sahip olması büyük bir adaletsizlik gibi geliyor. Ölüm sebebi kesin olarak bilinmiyor. Bazı vakayinameler, babasından miras kalan nikris (damla) hastalığı nedeniyle öldüğünü söyler. Ancak ordu içinde bulunan Derviş Ahmed Âşıkî açıkça, Yahudi asıllı doktorlar tarafından zehirlendiğini yazar.

Ölümünün ardından yaşananlar da şüpheleri artırır niteliktedir: Yahudi mahallesinin yeniçeriler tarafından yağmalanması, sadrazam Piri Mehmed Paşa’nın öldürülmesi, İstanbul–Üsküdar arasında kayık seferlerinin yasaklanması ve İshak Paşa’nın isyanı bastırması dikkat çekici olaylar olarak anlatılır.

Bu konuda iki temel teori öne çıkar. Birinci teoriye göre kendisi de Karamanli olan ve Cem Sultan’ı tahta çıkarmak isteyen çevreler ( Sadrazam Piri Mehmed paşa) Fatih’i zehirletmiştir. İkinci teori ise Fatih’in kanunnamesindeki örnek fermandan dolayı II. Bayezid’in saltanattan mahrum bırakılacağının düşünüldüğünü söyler. Bu yüzden Bayezid yanlısı çevrelerin, Yahudi dönmesi doktorlarla birlikte hareket ederek Fatih’i zehirlediğine inanılır. Hatta II. Bayezid’in oğlu Şehzade Korkut’un İstanbul’da bulunup kısa süreliğine tahta çıkarılmak istenmesi ve daha sonra Yavuz Sultan Selim tarafından Dimetoka’ya giderken zehirlendiği iddiası da, bazıları tarafından tarihin garip bir “ilahi adalet” döngüsü olarak yorumlaniyor.

Fatih gibi bir dehanın gerçekten böyle bir sonla ölmesi fikri insanın aklının almakta zorlandığı bir şey.Tarihe ilginiz var ise kacirmamaniz gereken bir anlati.
Profile Image for Gizem Magemizoğlu.
75 reviews7 followers
October 16, 2023
Reşad Ekrem Koçu, bu kitabı kaleme aldığında II. Mehmet ve dönemi hakkında bilinenler, günümüzdekine nazaran daha azdı. Hatta II. Mehmet, XVI. yüzyıldaki padişahlara nazaran hakkında az bilgi sahibi olduğumuz hükümdarlar arasındadır. Kitaptaki tarihi bilgilerin önemli kısmı, İstanbul'a dair olanlar, Nicolo Barbaro'nun günlüğünden alınma. Kitapta yer alan bazı bilgilerin sonraki yıllarda çürütüldüğünü söyleyebilirim. Ama Koçu aynı zamanda kalemi oldukça kuvvetli bir yazardır. Sizi II. Mehmet döneminin maddi ve manevi dünyasına götürür. Olayları görselleştirebilmek adına kullandığı üslup size bir masal dünyasının kapısını aralar. Beyitler ve şiirlerle dönemi anlatması Türk edebiyatı bakımından da bir fikir verir. Belki de bu yüzden kitabı daha çok tarihi bir roman ya da nesir olarak değerlendirmek ve öyle okumak gerekmektedir.
Profile Image for Arzu Onuklu.
1,072 reviews12 followers
April 30, 2020
Osmanlı Padişahları arasından en sevdiğim padişahtır kendisi. Kanuni Sultan Süleyman'da ikinci sırayı alır. Fatih Sultan Mehmed Han bambaşkadır. Onun hayat hikayesini okumak isteği Ahmet Ümit'in "Sultanı Öldürmek " adlı kitabı ile başladı kesinlikle okuyun hele de o Fetih anının anlatımı... Burda da çok daha detaylı okudum. Fatih'in ölümüne dair 2 senaryo da beni üzdü. Çünkü yaşasaydı kesinlikle bambaşka bir harita olurdu şuan ... Hatta durumumuz her şeyimiz bambaşka olurdu. Keşke daha derin kişilik özellikleri bilgisi verilmiş olsaydı. Keşke günümüz türkçesi ağırlıkta olsaydı şiirlerini anlayamadim buna çok üzüldüm. En çok da İstanbul'a dair olan şiiri beni duygulandırdı... umarım günümüz türkçesi ile daha detaylı bir kitap okurum. Ruhun şad olsun Ey Yüce Fatih Sultan Mehmed Han🙏🙏🙏🙏
1 review
November 6, 2025
Kitapta farsça ve arapça söylemler o çoktu ve bunların bir parantez içinde Türkçe anlamları yazılmamıştı. Kelime kelime okuyarak çevirmesi anlamaya çalışması beni aşırı zorladı. Özellikle Fatih’in oğluyla mektuplaşması, uzun Hasan’la mektuplaşması mümkün değil ChatGPT olmadan okuyamazdım. Bence orginalini meraklısı için kaynakçaya koyabilirmiş. İçerik bakımından çok iyi ama dili çok zor bir kitap bence..
Profile Image for Güncelleme.
65 reviews3 followers
July 7, 2020
Fatih Sultan Mehmed hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için aldım. Daha çok tarihi geçmişi ve yaptıklarıyla ilgili bir kitap. Onun karakter ve sosyal hayatına çok az yer verilmiş. Yine de tarihimizi öğrenmemiz bakımından çok faydalı oldu.
Profile Image for Fatih Karaman.
7 reviews
September 5, 2023
Fatih’in kültür sanat hayatını merak etmeye başladığım günlerde önüme çıkan bir eser.
Daha çok savaşları üzerinde durulmuş olsa da fethi ayrıntılı olarak anlatan ve bir çok bilinmezi gözler önüne sermiş yazar.
Aradığım kültür sanat dünyası da son sayfalarda kendisine yer bulmuş.
12 reviews
June 23, 2024
Eski Türkçe ve Osmanlıca çok fazla kelime var. Bazı alıntılar günümüz Türkçesine çevrilmeden aktarıldığı için okuması belli bölümlerde zor ancak güzel bir kitap.
Profile Image for Zerre.
24 reviews
July 24, 2026
Yılmaz Öztuna'nın "Büyük Kartal'ın gölgesinde" eseri kadar akıcı ve etkileyici değil belki ama ne de olsa Reşat Ekrem Koçu kalemi.
Displaying 1 - 10 of 10 reviews