Aşkta dürüstlük ne kadar mümkün? Ya da mutlu olmak için dürüstlük şart mı? Saklanmış sırlar söylenirse ilişki daha mı güçlenir? Yoksa dürüstlüğün bedeli yalnızlık mıdır? Evli bir çift, bir gece, birbirine karşı sınırsızca dürüst olmaya karar verirler. Gece karanlığında riskli bir oyun başlar. Sahne, bir yatak odasıdır. Başrollerde bir kadın, bir adam ve "gizlenmiş gerçekler" vardır. İtiraflar ardı ardına gelmeye başlar. Acaba bir ilişki bu itiraf yükünü taşıyabilir mi? Bir denemedir yaşananlar: "Acaba kırıp dökmeden, acı vermeden, yabancılaşmadan aşkta dürüst olmak mümkün mü?
İnce olup da kendini bu derece okutamayan bir kitap görmedim ben. Kitap baştan son iki kişi arasında geçiyor. Yüzleşmeler, geçmiştekilerin ortaya çıkması, itiraflar ön planda. Ama ben kitabı üzülerek söylüyorum ki, çok gereksiz buldum. İnce olmasına rağmen bırakmadan sonuna geldiğim için, kendimle gurur duyuyorum.
Kitabı satın almadan önce arkadaki özetini okuyup, bir an önce başlamak için çok heyecanlanmıştım fakat kitap tam bir hayal kırıklığıydı. [Spoiler] Beğenmediğim yönlerinin BİRKAÇI: 1) 5 yıldır evli olup da birinin kızı olması, diğerinin evlatlık olması gibi detayları bilmemeleri çok saçmaydı çünkü bu tarz şeyler biriyle ciddi bir ilişkideyseniz saklanmaması gerekilen şeyler. Bunun dışında yaptıkları itirafların çoğu (belki de hepsi) evlenmeden önce eşinizle konuşulması gereken konulardı. 2) Daha ilk bölümden birbirlerine davranışları ilişkinin ne kadar sağlıksız olduğunu gösteriyordu ve daha itiraf kısmına geçmeden ayrılmaları gerektiğini düşündüm ki bence bu türden bir kitapta bu karar itiraf kısmında verilmeli ve itiraflar o kadar güzel kurgulanmalı ki okuyucu ayrılmalı mı ayrılmamalı mı arasında gidip gelsin. Mesela adam ilk eve geldiğinde, kadın, onun en sevdiği yönetmeni bilmemekle suçluyor ve bunun gibi bir sürü şey hakkında saçma kavgalar ediyorlar, çoğu zaman bu çift 40+ yaşlarında değil de, 15 yaşında evlenmiş gibi hissettim. 3) Yazarın seks konusunu ele alışını beğenmedim. Kızdan kadın olma düşüncesiyle yazılmıştı ve kadın evlenmeden önce ilişkiye girdiği için kitap boyunca suçlandı. İlk olarak bu "kadınlık-kızlık" düşüncesi kadında da vardı ve bir kadının bu şekilde konuşması/düşünmesi çok rahatsız ediciydi (benim için). İkinci olarak adam, kendisi de evlenmeden önce ilişkiye girmesine rağmen (isteyerek olanlar), kadına kirli, namussuz ve onuru lekelenmiş muamelesi yapıyordu ve hatta kırıcı laflar, küfürler de etti. 4) Kitabın en sevmediğim kısmıysa adamın kadına kitap boyunca tam 4 kere vurmasıydı. Özellikle de kadın ona bütün hayatı boyunca gerek annesi, gerek kaynanası tarafından şiddete uğradığını anlatması üzerine bunu yapması kesinlikle çok yanlıştı(bir ilişkide şiddet her zaman yanlış fakat adam kadının geçmişini bildiği halde yaptı). Beğendiğim yönleri: 1) Kadınların mastürbasyon yapmasından bahsetmişti ve kültürümüzde bu kadar tabu olan (ama aynı zamanda da normal olması gereken) bir konudan, ayıp olmadığını sezdirerek bahsedilmesi güzeldi. 2) Maalesef çok sık karşılaştığımız (yapan aile bireyi olsun olmasın), kız ve erkek çocuklarına cinsel taciz gibi insanların bahsetmekten çekindiği bir konudan bahsedilmesi, gerçekten insanların başına geldiği ve onları hayatları boyunca etkilediği gerçeğinin gösterilmesi kitaba bir artıydı.
This entire review has been hidden because of spoilers.