Dante Gibi Sevmek
Dante’nin şiir yazdığını biliyor muydunuz?
Ben bilmiyordum.
Sone denilince ben sadece Shakespeare bilirdim.
Dante soneler yazıyor, şarkılar.
Sanki Romeo ve Juliet okumak gibiydi.
Dante yazmasa hatta Shakespeare derdim.
Benim için hissettirdikleri bunlar.
Ama Juliet yok. Dağın haberi yok, o misal.
İnsan okuyunca gerçek olabilir mi bunlar diye kendine soruyor.
Dağ gibi sevmek, Dante gibi sevmek.
Hesapsız, çıkarsız, varlığıyla mutlu olarak, yokluğuyla kahrolarak.
Cahit Sıtkı’nın Dante gibi ortasındayız ömrün dizesi şimdi daha anlamlı geliyor bana.
İnsan neye aşık olur? Ruha, sese, görünüşe, duruşa ya da sadece içinde yanan bir şeye bağlanma, tapma ihtiyacının karşılanarak belki de hayata tutunma gayesi bulmasına mı?
Ben bilmiyorum. Dante aşık mı, takıntılı mı?
Bana sorarsanız anlamak için en mantıklı cevap zaman derdim.
Kitabın girişinde verilen bilgiye göre;
Dante, Yeni Hayat’ı 1295’te yazmış.
1308’de ise ölümünden kısa bir süre öncesine kadar çalışacağı İlahi Komedya’yı yazmaya başlamış.
İlahi Komedya’yı herkes okumasa da illaki ismini duymuştur. Ben de henüz okumadım. Ama Dante,
sevdiği kadın Beatrice’e İlahi Komedya üçlemesinden, Cennet olan kitabında kavuşacak şekilde kaleme almış bu eserini.
Gençlik yıllarında kaleme aldığı bu aşk şiirleri, başyapıtı olan İlahi Komedya’nın temelini oluşturmuş.
Yeni Hayat ile İlahi Komedya’nın yazım süreci arasında 13 seneden fazla bir süre var. Bu durum benim kafamı epey kurcaladı.
Bir aşk bu kadar uzun sürebilir mi?
Aşk kendini takıntıya teslim etmişse bile yine bu kadar uzun süreli bir takıntı mümkün mü?
Ya da en basitinden Dante’nin bir özneye mi ihtiyacı vardı diye düşünüyorum. Yazmaya sebep. Kurgu. Hayal kahramanı. Bilemiyorum.
Ama müthiş satırlar yazdığı ortada.
Çılgınca yazıyor, melek katına yükseltiyor sevdiğini, görenlerin onu görme şansına nail olmalarını kıskanıyor, yine yazıyor.
Yazdıklarının ona olan hislerini yeteri kadar yansıtmadığını, kalbini yeteri kadar gösteremediğini düşünüyor, yine yazıyor.
Kendisi de bunu böyle açıklıyor.
Her bir sonesi, şarkısı için açıklamalarını da yapmayı ihmal etmiyor.
Burada bunu demek istedim. Anlatmak istediğim buydu diyor. Bazı yerlerde açıklamasını yaptığım için bu sefer taksimini yapmayacağım diyor.
Öyle nahif, öyle deli.
Onu gördüğü ilk an için “O dakikadan itibaren Aşk tüm ruhuma hakim oldu.” diyor.
Kitap esasında 82 sayfa. Kısacık. Düzyazı-Şiir türünde geçiyor. Bana göre sadece şiir kitabı.
Benim okumam bir kaç günümü aldı.
Çünkü çok duraksadım. Çok düşündüm.
Yazılanları gelişigüzel okumayı sevmiyorum, hele de şiirse.
Bu kadar övülen kadına da olan saygımdan.
Dante sevmişse sevilesidir, ellere ne? diyorum.
Arada rastgele açıp bir sonesini okumak isteyebilirim.
Lütfen siz de hızlı okumayın.
Rastgele okumayı da deneyin, güzel olacaktır.
Keyifle okuyun.
İyi okumalar.