Jump to ratings and reviews
Rate this book

Zen Yolu

Rate this book
Zen Yolu

256 pages, Paperback

Published January 1, 2022

1 person is currently reading
4 people want to read

About the author

Alan W. Watts

255 books8,001 followers
Alan Wilson Watts was a British philosopher, writer and speaker, who held both a Master's in Theology and a Doctorate of Divinity. Famous for his research on comparative religion, he was best known as an interpreter and popularizer of Asian philosophies for a Western audience. He wrote over 25 books and numerous articles on subjects such as personal identity, the true nature of reality, higher consciousness, the meaning of life, concepts and images of God and the non-material pursuit of happiness. In his books he relates his experience to scientific knowledge and to the teachings of Eastern and Western religion and philosophy.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
4 (40%)
4 stars
2 (20%)
3 stars
3 (30%)
2 stars
1 (10%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Özge.
190 reviews16 followers
March 10, 2024
Japonya'ya adım attığım andan itibaren ilgimi çeken zen budizmi aslında Alan Watts'ın da belirttiği üzere bir din, bir ideoloji, bir psikoloji hatta bir felsefe değildir; bizzat bir yol ve yaşam görüşüdür. Beni de zen budizmi okumaya iten en önemli yer, Japonya'da ziyaret ettiğimde beni hayrete düşüren zen tapınaklarının sizi saniyeler içinde hiçlikle karşılaştıran sade yapısı olmuştu. Şimdi kitabın bazı temel noktalarından bahsederek sizi zen yolu yolculuğunda nelerin beklediğine dair minik bir hazırlık yazısı okuyor olacaksınız.

Tao'ya yalnızca, taoizmin ikinci ilkesi olan basit ve ince 'wu wei' sanatını uygulayabilen zihin erişir. Zihni kendi haline bırakabilme sanatı aslında 'havada yürüme' hissiyle tarif ediliyor. Daha da ilginci, fazlasıyla analitik ve batı öğretileri üzerinden yoğrulan beynimizin asla anlayamacağı bir kavram daha var.. 'Dünyanın sözcük ve kavramlarla kavranamadığı' iddiası.. Mesela, yalan söylüyorum ifadesi yalan olduğu ölçüde doğru, doğru olduğu ölçüde yalan olduğu için sonsuza kadaar dolaşımda kalır, diyor yazar.

Boşluğun dayanılmaz hafifliğini alma ve kabul etme hali, aslında nihilistik ve depresyona götürebilecek bir kavram gibi algılansa da, nirvana yaşama tutunma sona erdiğinde ortaya çıkan başka bir yaşama biçimi olarak aslında istemsizce bırakabilme hali. Şimdi gelelim çok daha zorlayıcı ifadelere.. Başarmak her zaman başarısız olmaktır, ve aslında zen iyi olanı seçerek yaşamanın önemli ölçüde insanı iyileştirebileceği duygusunun saçmalığını anlamaktır. Yani yaşamın kazanacak ya da kavranacak bir yer olmadığını anlamaktan geçiyor zazen. Dahası doğal olmaya çalışmak da yapmacıklıktır, an'da kalmaya 'çalışmak' da öyle.. Doğası gereği hiç bir şey zorlayarak kovalayarak mümkün olmaz zen dünyasında.

Hatta bağdaş kurarak oturma eyleminin kendisinin de hiçbir ruhani tarafı yoktur denir. Fakat Batı zihniyle meditasyon yapmaya gidenlerin 'ee oturmaya mı geldik?' 'Sıradaki ne?' 'Şimdi nasıl bir teknikle ilerliyoruz?' gibi tamamen başarı ve sonuç odaklı zihinleri yüzünden yanlış anlaşılan bir eylem olduğu da ekleniyor. Aslında oturmak sadece oturmaktır. Bu noktada, en son ne zaman oturmak için oturdum diye düşünmekten kendimi alamadım. Aslında hiçbir eylemin, bizzat kendisi için yapılamadığı bir dünyada bulunuyoruz. Yürürken düşünüyor, çay içerken dünya problemleriyle ilgileniyor, hep kavramlarla karmaşık düzlemler yaratarak başarı peşinde koşuyoruz. Zen de tam bu noktada, bu beyhüde çabanın kendiliğinden akışında gelişen bir davranıma geçmek için kullanılan Japon sanatlarından ve zen davranışlarıyla aydınlatıyor: Sadece aklınızda hiçbir şey olmadığında ve şeylerde aklınız olmadığında boş ve ruhani, boş ve muhteşem olursunuz. İşte zıtlıkların muazzam uyumu da tam olarak buradan geliyor: boş ve ruhani, fazlasıyla anlamsız gibi görünmesine rağmen ying-yang'ın, yol ve erdem kitabının öğretilerine de bakıldığında bu ahenge kendinizi kaptırıyorsunuz. Kitabın en sevdiğim yerlerinden biri de, Haiku'lar ve diğer tarzlarda yazılan Japon şiirlerinden zenle ilişkili olan örnekleriydi.

'Ne kadar takdire şayan,
Hayat geçicidir diye düşünmeyen
Şimşeği gördüğünde!'

Japon resim sanatlarından sumi-e, kağıt katlama sanatı, bonsai budama, çay seramonileri, kaligrafi aslında hepsi zen yolculuğunu kolaylaştırır, aslolan sadece eylemin kendisidir ve en basit bir eylemde bile, mesela çaydanlıktan bardağa çayı dökme hali de zendir, yeter ki eylemin kendisi sadece eylemden ötürü yapılıyor olsun.
Zen budizmi, koan eğitimi, Japon sanatları, bir yaşam biçimi olarak budizmi merak edenlerin kesinlikle okuması gereken bir başlangıç kitabı.











Profile Image for Beybulat-Noxcho.
273 reviews10 followers
April 11, 2025
“Zen’in bakış açısının Batı düşüncesinin ‘büyüyen sınıına’ çok yakın olmasdıır” (s.7)

“Çince kelime hem isimler hem de fiiller için görev yapar, böylece Çince düşünen biri nesnelerin aynı zamanda olaylar olduğunu, dünyamızın varlıklardan ziyade süreçlerin bir koleksiyon olduğunu görmekte çok az zorluk çeker” (s.22)

`Taoizm asla devrim yoluyla gelmeyen bir özgürleşme yoludur, zira çoğu devrimin yıktığından daha köü tiranlıklar kurduğu bilinmektedir. Gelenekten özgür olmak onu redetmek değil, onun tarafından aldatılmamaktır. Onun tarafından kullanılmak yerine onu bir araç olarak kullanabilmektir.” (s.27)

“İnsanı büyük yapan hakikat değil, hakikati büyük yapan insandır” temel bir Konfüçyüs ilkesiydi.” (s.47)

“...çünkü insanın kendisi icat edebileceği her türlü fikirden daha büyüktür.....Makul, yani insan, insanlar her zaman uzlaşma yeteneğine sahip olacaktır, ancak bir fikrin yada idealin körü körüne tapanları haline gelerek kendilerini insanlıktan çıkaran insanlar, soyutlamalara olan bağlılıkları onları yaşamın düşmanı haline getiren fanatiklerdir” (s.48)

“Ananda Coomawaswamy’nin sözleriyle: “Dünyayı Tanrı’nın yarattığını savunan biri için, O’nun neden içinde herhangi bir kötülüğün yada tüm kötülüklerin kişilleştiği Kötü Olan’ın varlığına izin verdiği sorusu tamamen anlamsızdır: O’nun neden boyutları olmayan yada zamansal ardışıklığı olmayan bir dünya yaratmadığı da sorulabilir” (s.54)

“Geleneksel düzeyde bile, neyin öyle olmadığını bilmenin çoğu zaman neyin öyle olduğunu bilmek kadar önemli olduğunu görmek kesinlikle kolaydır” (s.56)

“İbraniler Tanrı’nın tahta ya da taştan bir imgesine izin vermezken, Hindular da gerçekle karıştırılmayacak kadar açık bir şekilde mitolojik olmadığı sürece, düşüncenin bir imgesine izin vermezler” (s.56)

`Dolayısıyla Zen açısından Buda, kendisine atfedilen ciltler dolusu yazıya rağmen “asla tek kelime etmemiştir”. Çünkü onun gerçek mesajı her zaman söylenmemiş olarak kalmıştır” (s.64)

“Karma, “Tanrı olmaya çalışan” herkesin kaderidir. Dünya için bir tuzak kurar ve bu tuzağa kendisi de yakalanır” (s.68)

“Bilenler konuşmazlar;/ Konuşanlar bilmezler.” (s.99)

“Beden çürüdüğünde geriye kalan ruh hakkında soru sorulduğunda, “Bu sabah yine rüzgar var.” Diye cevap verdi.” (s.122)

“Bu, nereye gittiğine bakmama felsefesi değil; nereye gittiğini, gitmenin bir anlamı kalmayacak kadar önemli hale getirmeme felsefesidir” (s.150)

“Eğer bir insan Buda’yı ararsa, Buda’yı kaybeder” (s.150)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.