What do you think?


Tarihin Cinsiyeti
"Sabit kimliklerin olmadığı, kimlik dediğimiz şeyin her an bozulup yapılabilen bir kurgu olduğu gerçeği, kimlik politikalarının geçerliliğini çok kuşkulu hale getiriyor. Öte yandan, henüz özneleşme mücadelesi vermekte olan 'kıyıda kalmışlar'ın, kendi öznelik konumları dahil her şeyin bir dil oyunundan ibaret olmadığını unutmaları mümkün değil - 'dünyayı ellerinde tutanlar', bunu onlara sürekli hatırlatıyor. Bu çetrefil durum, bizim daha uzun süre kimlik, benlik, kendilik sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalacağımızı gösteriyor.
Hiç belli olmaz, bakarsınız günün birinde, farklılığın kutuplaşmış ikiliklerin sınırlarına hapsolmadığı düşünsel ve siyasal bir iklimde, bugün ancak bir özlem olarak varolabilen 'cinsiyet tanımayan akıl ve insan' kavramı, gerçeğe dönüşür. Ama o zamana dek, cinsiyetlendirilmiş bir tarihi, teorinin ve felsefenin peşine düştüğümüz için bizi kim kınayabilir?"
Hiç belli olmaz, bakarsınız günün birinde, farklılığın kutuplaşmış ikiliklerin sınırlarına hapsolmadığı düşünsel ve siyasal bir iklimde, bugün ancak bir özlem olarak varolabilen 'cinsiyet tanımayan akıl ve insan' kavramı, gerçeğe dönüşür. Ama o zamana dek, cinsiyetlendirilmiş bir tarihi, teorinin ve felsefenin peşine düştüğümüz için bizi kim kınayabilir?"
232 pages, Paperback
First published September 1, 2003
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 14 of 14 reviews
January 11, 2021
Harika bir kitap. Özellikle postmodernizm ile feminizm kıyasını anlattığı bölüm çok başarılı. Anlaşılması zor olan meseleleri çok akıcı ve akılda kalıcı bir üslupla ele almış. Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın'ı okumak için sabırsızlanıyorum.
August 18, 2024
Öncelikle kendimi bu yıllık okuma hedefimi tamamladığım için tebrik ediyorum. Gerekirse teneffüste okuyup bu hedefi bu kadar erken zamanda bitirebildim. Bu kitaba gelmeside ayrıca çok güzel oldu. Bu kitap sayesinde günümüzde ve cumhuriyetin ilk zamanlarından tutunda orta çağda cadı olarak yatan bacılarımıza kadar kadınların yaşadığı sorunlar hakkında bilgi sahibi oldum. Uzun zamandır böyle akademik Bi metin okumadığım için kendimi kaptiramam ve sıkıcı gelir diye çok korkmuştum ama böyle Bi sorunla asla karşılaşmadım. Kitabın akıcı dili ve kronolojik anlatımı sayesinde kadınların her zaman yaşadığı zorlukları ve cesur olan kadınların bu konudaki mücadelesini çok rahat anladım.
Herkesin okumasını tavsiye ederim.
Herkesin okumasını tavsiye ederim.
September 7, 2024
Her zamanki gibi vadettiğinden çok daha fazla bir kitaptı. Zamana yayarak, sindirerek okumak istedim. Okurken de o kadar çok cümlenin altını çizdim ki kalem elimden hiç düşmedi diyebilirim. Bu senenin en verimli okumalarından biriydi benim için.
September 15, 2011
hem feminizm üzerine teorik meseleleri tartışıyor hem de türkiye'de feminizm üzerine birkaç makale var. basbayağı on numara bi kitap.
January 21, 2021
‘Feminizm’i ve elementlerini derinlemesine ve kapsamlı bir şekilde işlemiş Berktay. Kadın-erkek eşitsizliğini, ‘kimlik’ oluşumunu, geçmişten bugüne kadının toplumdaki konumunu,var olma çabasını ve daha birçok konuyu hemen her disiplinle (siyaset biliminden seksolojiye, hukuktan edebiyata) bağlantı kurarak,dünyadan ve Türkiye’den örnekler vererek açıklamış. Bilgi yoğunluğundan dolayı sindirilmesi kolay bir kitap olmadığını da söylemeden geçemem. Tekrar tekrar okunabilir. Şahane bir kitap.
December 20, 2020
Yüksek lisans ödevim olarak okudum. Keşke daha önce keşfettiğim bir yazar olsaydı. Teşekkürler Nursen Hocam beni bu yazarla tanıştırdığın için:)
July 23, 2025
"geleneksel erkeklik kavramı, kadınların doğal olarak daha aşağı olduklarının kabulüne dayanır. bu durumda birçok erkeğin, kadınların kazandığı her yeni özgürleşme edimi karşısında kendilerini daha güçsüz, daha az "erkek" hissetmeleri de doğaldır."
kadın tarihi üzerine okunabilecek değerli bir kitap. kadınların seçme ve seçilme hakları gibi birçok temel haklarını kazanana kadar içinden geçtikleri süreci tüm çıplaklığıyla net bir şekilde anlatıyor.
kadın tarihi üzerine okunabilecek değerli bir kitap. kadınların seçme ve seçilme hakları gibi birçok temel haklarını kazanana kadar içinden geçtikleri süreci tüm çıplaklığıyla net bir şekilde anlatıyor.
May 18, 2015
Feminist bilinç, kadınların ezilen gruba mensup olduklarının ve dolayısıyla haksızlığa uğramış olduklarının farkına varmalarını ve bu haksızlığın doğal değil de toplumsal/ kültürel bir olgu olduğunu kavramalarını içerir. Ama burada kalmaz; bu haksızlığın düzeltilmesi için mücadele edilmesine, mücadelenin bağımsız bir biçimde yürütülerek örgütlenmesine ve aynı zamanda da alternatif bir gelecek vizyonu oluşturulmasına uzanır.
Kişilikten, ırktan, sınıftan, toplumsal cinsiyetten vb. kaynaklanan iktidar ilişkileri açıkça tanınıp kabul edilmediği sürece, bir başka kültürü inceleme çabası sonucunda edinilen bilgi, çarpık bilgi olmaya mahkumdur.
Kişilikten, ırktan, sınıftan, toplumsal cinsiyetten vb. kaynaklanan iktidar ilişkileri açıkça tanınıp kabul edilmediği sürece, bir başka kültürü inceleme çabası sonucunda edinilen bilgi, çarpık bilgi olmaya mahkumdur.
Read
August 3, 2013Toplumsal cinsiyet ve kadin calismalari alaninda Turkce yazilmis iyi ve kapsamli calismalardan biri. Her ne kadar daha once yayimlanmis parcalardan olussa da genel bir butunlukten soz etmek mumkun. Ama bu butunluk daha cok tematik, metinsel degil. Belki tartismalari toparlayan bir "sonsoz" guzel olabilirdi.
January 1, 2022
Öncelikle ağır ağır okuduğum bir kitap oldu.Yer yer anlamakta güçlük çeksem de özellikle etkilendiğim yerlerden bahsetmeden önce şunları söylemek isterim.Kadınların aslında dönem ne kadar değişse de sorunları baki kalıyor.Bu sorunları ilerde torularımızın hatta onların torunlarının yaşayacağı bilmek de bir hayli canlı sıkıcı oldu benim için.Yönetim şekilleri değişirken bile en çok etkilenen ve toplumda görünür olabilmesi için illa bir erkek çocuk doğurarak;kendine toplumda yer bulmaya çalışması ve bu vatan için yapılacak yegane görevlerinden birinin bir oğul yetiştirmesi gerekiyor.Kendi başına varlığını sanki eksikmiş gibi toplum beni nasıl kabul eder diye yüzyıllardır bu meselelere kafa yoran kişilerden bahsediyoruz.Aslında buna mecbur bırakılan desek daha doğru olur.En çok etkilendiğim iki yer oldu aslında.İlki 39.sayfadaki Kapitalizm içinde insanların kendilerine yabancılaşması.Ancak erkeklerin bu yabancılaşmayı ev içinde ,kadın ilişkilerinde telafi edebilmesi ; kadınların ise daha da artan yabancılaşmaları ki bu kitap yazıldıktan sonra gözle görülür bir şekilde arttığını söylemekte fayda görüyorum.Kadınların hem iş hayatı hem de ev arasında kendilerini zaman içinde daha da görünmez hissetmeleri ve bedenlerine gitgide yabancılaşmaşlarını kafamızı kaldırdığımızda çokca görebiliyoruz.Kadınların toplum içinde daima fedakar,cefakar olarak erkeklerin arkasında görünmez olmalarının istenmesi de aslında ulaşmak istedikleri şeylere zemin hazırlamıştır.Beni en çok etkileyen ikinci yer ise ; ''Hukuk-u Nisvan adıyla yayınlanan erkeklerin kadın hareketine herhangi bir katkıdan ziyade ;kadın hareketinde bile kendilerine bir pay çıkarma çabalarına yapılan sert çıkış oldu.Destek gibi görünerek aslında hareketi istedikleri biçime getirmeye çalıştıklarını görüyoruz.Onlar yüzünden çekilen zulmün onlardan bir beklentisi olamayacağından bahsederken daha geçen aylarda yaşanan bir tartışmayı hatırlattı.Behice Boran'dan bahsedilen kısmında siyasetin içine kadın hareketini entegre edememesi aslında o dönemde de meclisteki sembolik kadınlara çok iyi örnek.Behice Boran'ın yazdığı yazıları,fikirleri keşke o dönem için kadınlara ulaşabilseydi zira kendi soyadını kullanmak istemesi ,kendi varlığını kabul ettirme çabası çok önemli .Kitap beni son olarak Suat Derviş okumam konusunda perçinledi.Özellikle ''Fosforlu Cevriye''yi bu yıl için okumak istiyorum. Kitabı okurken birçok yazardan kitap not aldım.Özellikle de Serpil Çakır'ın Osmanlı'da Kadın Hareketi kitabını almayı düşünüyorum.Kitap değindiği konularla ve günümüze ışık tutmasıyla kitaplığımın en iyileri arasına şimdiden girdi.
August 24, 2026
Fatmagül Hoca bu sefer okuması daha kolay bir seçki hazırlamış. Kitapta kavramsal tartışmaların yanı sıra, Suat Derviş'ten Salem Cadı Mahkemeleri'ne, izlemesi daha kolay başlıklar var.
Özellikle "Kültürel Görecilik Çözüm mü?" makalesinde, "wokeness" (duyarkasıcılık) ana akım hâle gelmeden çok önce, yaklaşmakta olanı tespit etmiş Hoca. Makale o kadar iyi ve ufuk açıcı ki, bir noktada neredeyse tüm cümlelerin altını çizer oldum.
Özellikle "Kültürel Görecilik Çözüm mü?" makalesinde, "wokeness" (duyarkasıcılık) ana akım hâle gelmeden çok önce, yaklaşmakta olanı tespit etmiş Hoca. Makale o kadar iyi ve ufuk açıcı ki, bir noktada neredeyse tüm cümlelerin altını çizer oldum.
September 21, 2024
''Örneğin işçi sınıfı tarihçiliği çok uzun bir süre, feministlerin "her zaman meçhul askerden daha meçhul birisi vardır: Meçhul askerin karısı" sloganını haklı çıkarırcasına cinsiyet körü olarak kaldı ve proleter kadınların varoluş ve mücadele deneyimlerini dışarıda bıraktı.''
September 1, 2025
çok güzel bi kitaptı. dilin ağırdı ama çok ama çok güzel bi feminist bakış açısı kazandırdı bana. Herkesin okumasını öneririm. Çok beğendim.
January 25, 2023
Kafamı duvara vurmak istiyorum.
Displaying 1 - 14 of 14 reviews















