Jump to ratings and reviews
Rate this book

Osmanlı'da Devlet, Hukuk, Adalet

Rate this book
"Osmanlı devletinin 700. yıldönümünde, bu devletin birçok millet ve dini, altıyüz yıl nasıl birarada tutmuş ve idare etmiş olduğunu açıklamaya çalışmaktadır. Prensip bakımından Osmanlı ülkesi ve halkı, iktidarını Tanrı'dan alan ve yalnız Tanrı önünde sorumlu patrimonyal, mutlak bir hükümdarın hükmü altındadır. Bununla beraber onun bu iktidarı, nasıl siyası bir pragmatizm dairesinde kanun, adalet ve ahlak prensiplerine göre icra etme zorunda bulunduğu da bir gerçektir.
Bu esaslar, gerçekte bürokrasiyi, hatta idareye karşı dava hakkı olan reayayı, hükümdar karşısında direnç gösterebilen bir güç durumuna getirmektedir. Adalet anlayışı, haksızlıkları kaldırma çabasıyla ilan edilen adaletnameler, bu durumu açıkca ortaya koymaktadır. Bürokratlar, asker ve ulema ile birlikte hareket ederek bu prensipleri çiğneyen bir hükümdarın saltanatına son verebilir; Osmanlı tarihinde bunun misalleri az değildir. Bürokrasi; kanunu, yani devlet idaresinde objektif kuralları temsil eden bir kurum olarak, din ve devletin selameti adına hükümdarın karşısına çıkma gücüne sahiptir. Buna karşı hükümdar da, bürokratı (vezir-i azam) hiçbir kurala bağlı olmaksızın azletmek gücüne sahiptir; böylece bu iki güç arasında bir dengeden söz etmek mümkündür. Bu durum, yazıya dökülmemiş bir anayasal denge rejimini anımsatır. Osmanlı devletinin uzun yüzyıllar payidar olmasını, tarihçi böyle çözmektedir".

Halil İnalcık

208 pages, Paperback

First published January 1, 2000

11 people are currently reading
283 people want to read

About the author

Halil İnalcık

98 books321 followers
He was born in Istanbul to a Crimean Tatar family, which left Crimea for Constantinople in 1905. His birthday is unknown but İnalcık chose 26 May 1916 for his birthday. He attended Balıkesir Teacher Training School, and then Ankara University, Faculty of Language, History and Geography, Department of History where he graduated from in 1940. He completed his PhD in 1943 in the same department. His PhD thesis was on the Bulgarian question in the late Ottoman Empire.

He entered the same school as an assistant, then he became assistant professor in 1946 and after his return from lecturing in the University of London for a while, he became a professor in the same department in 1952. He lectured in various universities in the United States as a guest professor. In 1972, he was invited by the University of Chicago. Between 1972 and 1993 he taught Ottoman history at the University of Chicago. In 1994, he returned to Turkey and founded history department at Bilkent University where he is still teaching.

In 1993, he donated his valuable collection of books, journals and off-prints on the history of Ottoman Empire to the library of Bilkent University.

He has been member president of many international foundations. He is a member of the Serbian Academy of Sciences and Arts in Department of Historical Sciences. He is also a member of the Institute of Turkish Studies.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
59 (42%)
4 stars
55 (39%)
3 stars
21 (15%)
2 stars
4 (2%)
1 star
1 (<1%)
Displaying 1 - 9 of 9 reviews
Profile Image for Mehmet Eroğlu.
Author 7 books32 followers
April 29, 2019
Sultan tarafından taşraya, asayişi düzenlemek ve halkın yaşamındaki adaleti tesis etmek için memurlar tayin edilir. Bunlar görevini yaparken masraflarını da karşılayacak yerel birazda özel vergi sistemi oluşturulur. Saraydaki hesap bazen taşraya uymaz. Bir başka deyişle iyi niyetlerle kurulan sistem kötü niyetliler tarafından suistimale uğrar. Yozlaşmada yeni fermanlar, yeni kanunlar çıkar. Kitapta yozlaşmalardan, suistimallerden örnekler vesikalarla desteklenerek aktarılmış. Konunun uzmanından örnek vak’aları öğrenmek insana vay canına dedirtiyor. Hak, hakikat, adalet ne kadar teoride mükemmel olsa da pratik hayat bambaşka. Anadolu topraklarındaki halkın çilesinin uzun yıllardır benzer olduğu bundan sonra da değişmeyeceğini bir kez daha hissediyor insan. İbni Haldun demek ki boşuna demememiş “coğrafya kaderdir” diye. Kaderin taktirini ancak onu yazan değiştirebilir. İnsanın gücü değişime muktedir değildir.
Profile Image for AisegülA..
59 reviews8 followers
March 10, 2022
Altı asır boyunca egemenliğini devlet, hukuk, adalet anlayışıyla sağlayan Osmanlılar, iktidarı kanun ile ahlak dengesiyle ayakta tutmuşlardır.

Din ve devletin selameti adına devlet-hukuk-adalet güçleri bir direnç unsuru olarak daima bir arada yaşamış ve yaşatılmıştır.

*Cuma günleri başşehrin büyük Camii'ne gitmek Sultan için dini bir vecibe idi. Sultan burada halk ile konuşur ve suistimaller neticesinde ortaya çıkan yazılı ve sözlü şikayetleri (rık’a) kabul ederdi. Sultan'ın halkının sıkıntılarına gösterdiği yakınlık ve alakayı temsil etmekte ve bu tavır İslam devlet geleneğinde yöneticinin en önemli fonksiyonu sayılmaktaydı.
Profile Image for Şeyma Reyhan Gözen.
Author 2 books10 followers
January 20, 2021
Toplumun inşaasında ki ahlaki boşluklar, hep sorun olmuş, kayırma, kuralları esnetme, disipline edilmeme uzerine kurulu olan ahlâki zaafiyetlerle mücadelede için üretilen çözümler, zaman zaman kadıların bile suistimal ettigi kurallar, günümüz toplumunun sorunlarından hiçte farklı değil ne yazık ki.
Toplumu anlamak, insanı ve hayatı anlamak noktasında cok önemli bir bilim insanı Halil İnalcık kalemi ve titiz çalışması. Ruhun Şad olsun Sevgili Halil İnalcık...
Profile Image for Atrona Grizel (Sov8840).
571 reviews4 followers
Read
September 27, 2025
Throughout my life I never took seriously a single sentence adults told me or a single harangue they delivered; and what increased over the years was not my admiration for them—not “finally noticing their depths”—but stripping them utterly bare and exposing their absurdity. As I grew older, I grew ever further away from bodily adults.
Profile Image for Volkan ER.
61 reviews
October 5, 2020
İlk kısım millet sistemi hakkında derin ve detaylı bilgilerle donatılmış tip bir Halil İnalcık eseri. İkinci kısmında bu bilgilerin dayandırıldığı kaynakların orjinal vesikaları ya da kopyaları uzun yer tutuyor.
Profile Image for Dilek.
742 reviews
February 4, 2021
Kitap tamamen Osmanlı'daki yönetimi ele alıyor. Oldukça akademik bir dille yazılmış kaynak kitap niteliğinde. Bölümleri;
1.Kutadgu Bilig
2.Türk İslam Devletleri'nde Devlet Kanunu Geleneği
3.Şeriat ve Kanun, Din ve Devlet
4.Şikayet Hakkı
5.Adaletnâmeler
Profile Image for Bane Cronotse.
120 reviews1 follower
December 2, 2022
Hocamın kitabı çok teknik, çok profesyonel. Konuyla alakanız yoksa çok detaylı gelebilir, adeta konunun bir nebze de olsa meraklılarına ve uzmanlarına yazılmış gibi.
Profile Image for M Eren Yasar.
66 reviews1 follower
December 19, 2025
Mükemmel bir kitap. Genel okuyucu da çok kolaylıkla anlayabilecektir. Halil Hoca sadece kitabın içeriği ile değil kitabı yazma usulüyle de tarih biliminin nasıl yapılması gerektiğini bizlere göstermiş. Okurken çok keyif ve bilgi aldım. Sizlere tavsiyem öncesinde veya sonrasında İlber Ortaylı'dan ''Kadı'' kitabını da okumanız böylece Türk Hukuk Tarihi bilhassa Osmanlı hukuk tarihi açısından çok daha kapsamlı bilgiye sahip olabilirsiniz.

Tarih biliminin hatta genel bilimlerin yapılışına, makale usulün de burada tekrar değinmek istiyorum. Hoca ilk önce argümanını koyuyor. ''XXX Mesele böyledir ve ben bunu kanıtlayacağım.'' Ve ardından argümanına işaret eden kaynaklı bilgiler ve olaylara değiniyor ve bir sonuç bölümü yazıyor; ''İşte bu YYY sebeblerden ötürü eski türk hukukunda pers etkisinden çok orta asya etkisi görülmektedir.'' en basit anlamda bilim yapmak bu demektir. Teori ve kanıtlama.

Halil İnalcık'ın Osmanlıda Devlet, Hukuk, Adalet kitabı ile birlikte Adalet Kitabının içerisindeki makalelerini okuduktan sonra Halil Hocanın Osmanlı ve diğer eski Türk devletler Hukuku üzerine yaptığı tespitleri özetlersek;

1) Osmalı Devletinde 16. asra kadar Türk-Moğol Yasasının etkisi şeriata nazaran çok daha ağır basmaktadır. Başa geçen hükümdarın Kanunname ve Adaletname düzenlemesi bilinen en eski Türk yazılı eserlerinde (Orhun Yazıtları gibi) anlatılan bir teamüldür. Osmanlı Devletinde de başa geçen hükümdarların kendi adlarına çıkartılan kanunnamelerini bol bol gözlemleriz.

2) Yine eski Türk devletlerinden gelen mutlak hükümdar otoritesi Şeriî hukuku bastıran bir diğer unsurdur. Yönetici yayınladığı hatt-ı humayunlar, fermanlar aracılığı ile otoritesini tanıtır ve kuvvetlendirir. Eski Türk devletlerinden gelen inanışta KUT hanedana bahşedilmiştir. Yani hanedan seçilmiş bir zümredir. Bu durum mutlak otoritelerini, şeriat ile paylaşmalarını dahi imkansızlaştırır. İki maneviyatın çakışması görülüyor.

3) Atanamayan ve yığılan kadı sorununun çözülmesi adına Kanuni devri şeyhülislamı Ebusuud Efendinin uygulamaları ve düzenlemeleri (sınırlandırlamalar, rotasyon vs) ulema sınıfının çok daha bürokratik hale gelmesine ve bozulmalar göstermesine sebebiyet vermiş. Atanabilmek adına Diğer devlet görevlileri ile yakınlık kurmaya irtibat kurmaya çalışan kadı ve kadı adayları rüşvete ve haksızlığa karışır hale geliyorlar. Kadılık kurumunun bozulması devletin çöküşüne zemin hazırlıyor.

4) Lise çağlarında öğretilen Osmanlı Devletinin Hoşgörü politikasının çok manevi bir unsur olmadığını da anlıyoruz. Fütuhat yapılan yerlerdeki gayrimüslimler genellikle feodal despotlukların otoritesi altında yaşadıklarından verdikleri vergiler ve maruz kaldıkları curümler belirsizlik, istikrarsızlık ve keyfilik göstermekte. Osmanlı Hukuk sistemi yaş Kanun-i Osmani ile birlikte gelen "Kanunilik ilkesi" yaş belirlilik ve basitlik oradaki yerel halk tarafından kolayca benimseniyor ve bu yüzden Osmanlı idaresi altında kalmayı tercih ediyorlar.

5) Osmanlı Devletinin kuruluş tarihinin 1299 değil 1302 olması meselesi; Osman Gazi'nin aşiretin başına geçişi 1299 dur ancak ortada henuz bir devlet yoktur. Şöyle ki hem II. Murad devrdinde yazılan Tevarih-i Selçuk ta hem de çağdaş bizans kaynaklarında 1302 Bafeus Savaşı sonrasında Osman Gazi ye diğer Gazilerin biat ettiği ve adına para bastırıldığı anlatılıyor. Yani Selçuklu Devletinin Uc beyi olmaktan çıkıp yeni bir sultanlık başlıyor o zafer sonrasında. 1299 tarihinin kullanılmasının nedeni Osman Gazi nin hep soylu bir sultan olduğunu vurgulamak içindir. Ancak gerçek kuruluş 1302 dir.

6) Kadılar görev yaptıkları Kazadaki hane başına maaş alıyorlar. Ve aldıkları maaşa göre hiyerarşi içindeler 150-300-500 akçe şeklinde sınıflandırılıyorlar. Maalesef kadı sayısının artması dolayısıyla arttırılan kaza sayısı neticesinde, kadıların mesul oldukları hane sayısı düşüyor ve doğru orantılı olarak maaşları da düşüyor. Bunun neticesinde kadılar düşen maaşlarını telafi etmek adına korkunç yolsuzluklara bulaşıyorlar. Kadılar öyle bir hale geliyor ki Osmanlı devletindeki en güvenilmez meslek gruplarından biri olarak atasözlerine bile konu olmuşlar.
Profile Image for Salim Azak.
42 reviews3 followers
December 15, 2019
Osmanlı devlet düzeni hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin okuması gereken bir kitap. Yazar kitapta devletin işleyiş şeklini ve kurulan adalet sistemini anlatmaktadır. Yazılı bir anayasası olmayan Osmanlı Devleti'nde kuralların nasıl işlediğini, hükümdar karşısında bürokrasinin nasıl çalıştığını, tesis edilen adalet sisteminin, yayınlanan adaletnamelerin taşraya kadar nasıl işletildiği yazar güzel bir üslupla anlatmış. Keşke daha ayrıntılı ve uzun bir kitap olsaydı. Okumanızı tavsiye ederim.
Displaying 1 - 9 of 9 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.