Jump to ratings and reviews
Rate this book
Rate this book
Hayır... (1987), Adalet Ağaoğlu'nun yakın tarihimizi "dar zamanlar"da keskinleştiren tekniğiyle, edebiyatımıza kalıcı bir soluk kattığı roman dizisinin Ölmeye Yatmak ve Bir Düğün Gecesi'nden sonraki üçüncü halkası.

Bu tek başına olduğu kadar bağlantılı olarak da okunabilecek üçüncü halkada ise, bir yanıyla Aysel Dereli'nin çalışmalarıyla hak kazandığı yaşamboyu onur ödülüne hazırlandığı geceden yola çıkarak, hem kendi hem de üllkenin 1980 darbesi ve sonrasındaki yakın geçmişiyle hesaplaşması; diğer yandan da devamını özlettiren ipuçlarıyla "gelecek" yer alıyor.

Adalet Ağaoğlu (1929); '50'li yıllarda başlayan oyun yazarlığından '70 sonrasında hız alan roman, öykü, deneme ve günce yazarlığına, Cumhuriyet yazınımızın en önde gelen modern klasiklerindendir.

275 pages, Paperback

First published January 1, 1987

10 people are currently reading
554 people want to read

About the author

Adalet Ağaoğlu

66 books172 followers
Adalet Ağaoğlu, a writer born in Nallıhan in 1929, graduated from Ankara University's Faculty of Language and History-Geography, Department of French Language and Literature in 1950. Subsequently, she joined Ankara Radio in 1951, where she worked as a dramaturg, radio theater director, and program specialist following the establishment of TRT. He departed from his post in 1970, having served as the head of the Radio Department. Ağaoğlu's foray into poetry commenced with the publication of her work in the 1948 and 1949 issues of Kaynak magazine. She subsequently made her theatrical debut with the play "Bir Piyes Yazalım" (Let's Write a Play), which was staged in Ankara in 1953 and co-authored with a colleague. The initial work of fiction by Adalet Ağaoğlu was the 1973 novel Ölmeye Yatmak.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
166 (31%)
4 stars
201 (38%)
3 stars
133 (25%)
2 stars
18 (3%)
1 star
4 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 49 reviews
Profile Image for Zeynep Haktanır Eskitoros.
137 reviews69 followers
October 7, 2020
Üçlemenin tamamını arka arkaya okudum. Hepsi ayrı ayrı çok değerli kitaplar.

'Hayır' dan bir alıntı yapmak istiyorum buraya. Kitabı yansıtmayan ama tüm kitapseverlerin seveceğini düşündüğüm bir alıntı. Neden bu kadar tutkuyla okuyorum sorusuna yanıt gibi.

'Bak, yabancısı olduğumuz bu kentte de insanlar akşamları ışıklı yerlerde toplanrlar, yer, içer, müzik dinler, sohbet ederler. Birbirlerini tanımaya çalışırlar. Biz de çıkalım mı? Daha ekonomik olsun ve daha çok insanı, daha iyi tanıyalım diyorsak, kitap okuyalım. Venedik'te Ölüm'ü okuyalım mı? Ya da Savaş ve Barış'ı okuyalım...
Profile Image for Sine.
389 reviews478 followers
November 20, 2025
kitap belki tek başına iyi bir kitap olabilir ama ben bu kitabı ait olduğu üçlemeden, bu üçlemenin harika bir ilk kitabından, ve çok iyi bir ikinci kitabından bağımsız düşünemiyorum –ve bu bağlamda okurken içimden dedim ki: kral keşke bunu hiç yazmasaydın da bu üçleme yarım kalsaydı.
Profile Image for fundaerman.
50 reviews7 followers
September 21, 2016
Aysel , serinin son kitabında yaşlılık dönemini yaşamaktadır.
Aydın İntiharları ve Geleceğin Başkaldırısı isimli bir çalışma yaparken hem gerçek kişilerin hem de roman kahramanlarının intiharlarını araştırmaktadır.Kitabın pek çok sayfasında Albert Camus,Stefan Zweig ,Edward Bond,Thomas Mann gibi yazarlardan bahseder.O,68-70 ler döneminin başkaldıran profesörüdür.
Peki nelere başkaldırıyor?
*Sermayenin iyiden iyiye yerini sağlamlaştırmasına
*Gazete sayfalarında magazin haberlerinin artmasına
*Teknolojinin gelişerek aslında hayat kalitemizi bozmasına
*Ülkede aydınlara zamanında değer verilmeyip son demlerinde yapılan plaket merasimlerine
*Üniversiterside siyasete
*Faşist yönetime boyun eğen halka
Ve der ki:”Her durumda özgür kimliğimizi koruyabilmek ancak edimle söylenebilecek şu tek ve son söze bağlıdır:HAYIR…
Profile Image for Bahar.
159 reviews26 followers
September 12, 2025
Dar Zamanlar Serisi'nin üçüncü kitabı Hayır…’ı okurken kendimi sık sık derin nefes alıp düşünürken buldum. Bu kitapta, darbe sonrası Türkiye'de, bu kez Aysel'in yaşlılık dönemine geliyoruz. Anlatının temposu ilk iki kitaptan farklı: uzun antropoloji/ sosyoloji derslerini andıran bölümler ve çıkarımlar var. Bu ağır tempo, başta zorlayıcı oldu, ama bir yandan da artık olgunlaşan, hayatınn sonuna yaklaşan Aysel'in iç hesaplaşmalarına çok uygun. Ağaoğlu sanki gençlikteki ateşli tartışmaların yerini alan o “aydın yalnızlığı”nı, düşündürerek hayata tutunmayı göstermek istiyor.

Aysel her zaman, daha ufacıktan, genç Cumhuriyet’in kendisine yüklediği idealleri omuzlamış, gerçek bir birey, örnek bir kadın. Soğuk, mesafeli ama dürüst. Toplumsal roller uğruna rol yapmayı reddediyor, ancak kendine biçtiği rolü oynarken sanki duygularını hiç yaşamıyor.

Kitabın en çarpıcı sözlerinden biri, Aysel’in üniversitede öğrencilerine söylediği şu cümleydi: “Kendi hayatını yaşayamayan, başkalarınınkini de öldürür.” Kendi hayatını yaşama ısrarı, başkalarının hayatını gölgelemesini değil, aksine herkesin kendi yolunu seçmesi gerektiğini savunmasının özeti gibi.

İlk bakışta özgür, seçimlerinden pişmanlık duymayan, her zaman doğru bildiğini yapan bir aydın. Oysa Layana karakteri üzerinden reddettiği bir yaşam biçimini, tüm olası pişmanlıklarını görüyoruz. Ülkesini terk eden, şarklı, çocuk sahibi, başka bir hayata savrulan biri… Belki Aysel’in yapmadığı tüm seçimlerin cisimleşmiş hâli. Tıpkı sonu gibi, Aysel’in “öteki ihtimali” ...

Tüm seri boyunca Aysel’in taşıdığı yükü omuzlarımda hissettim. Belki de onun asıl yükü hep “ideal” olmak zorunda hissetmesi. Aydın olmayı, medeni olmayı, duygularını bastırmakla eşitlemiş gibi. Yıllar sonra Engin’in söylediği şu söz, bence bu yükü çok iyi anlatıyor:
“Ülkemin bir avuç aydını, onca itilip kakılmalara karşın hâlâ direniyor, hep de direnecek… Bunu bugün sizlerin tasavvur etmeniz bile olası değil.”
Ama bu direnişin bedeli yalnızlık, mesafe ve çoğu kez hayal kırıklığı.

“Hayır” demek, hayatta en zor ama en özgürleştirici edim. Bazen yüzümüze kapanan ihtimallerin adı, bazen de hayata karşı en sahici direniş. Aysel için “Hayır”, hem yaşamadıklarının yankısı hem de kendi kalabilmenin tek yolu.

Hayır… kesinlikle üçlemenin en zor okunan kitabı; buna rağmen seriyi tamamlayan, anlamını genişleten bir kapanış. Yine de, Ağaoğlu’nun bu kapanıştan yıllar sonra araladığı kapıdan geçen dördüncü kitabı (Dert Dinleme Uzmanı) merak etmemek elde değil.
Profile Image for Elçin G.
82 reviews9 followers
December 18, 2020
Kemal Tahir’in üçlemesinden sonra okuduğum ve her kitapta ayrı bir keyif aldığım bir seriydi. (Dörtlemeymiş gerçi dördüncü kitabı da varmış pek bilinmeyen. Fırsat olursa okuyacağım mutlaka)

Okuduğum üç kitaba ( Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi, Hayır ) da hakim olan içsel konuşmalar içsel hesaplaşmalar çok hoşuma gitti. Söylemek istenip söylenmeyenler söylenemeyenler, duygular düşünceler...

Aysel’in çocukluğundan yaşlılığına cumhuriyetin ilk yıllarından 90lara varana kadar olan uzunca bir zaman dilimi bir film izler gibi aktı. O cumhuriyetin ilk çocuklarının masumluğu ( Ölmez Atamız, Güvenpark’taki heykeller de kadınların eseri mi :) , Aysel’in yaşlılık döneminin hayatı, özgürlüğü sorgulamaları ve tabiki Adalet Ağaoğlu’nun bunları ifade ederkenki edebi gücü her yönüyle harikaydı.
Her karakter gerekli ve yerli yerindeydi. Hiçbiri fazla gereksiz yama durmuyordu.
Aydın’ın uçarılığı da Ali’nin dönüştüğü hal de Tezel’in nihilistliği de hepsi yerli yerindeydi.
Türkiye’nin çok önemli bir dönemine ışık tutmuş. Kitabın başlangıcındaki yeni Türkiye’yle 2000lere ulaşan Türkiye arasında düşünsel olarak çok da ileri gidemeyişimizin acı gerçeğini bir kez daha görmüş okumuş olduk.

“ Ortada sıkıyönetim yasalarıyla ziyana uğramış tek kişi kalmayana dek sizleri, hep birlikte bu yalan yönetimin bütün buyruklarına, “Hayır!” demeye çağırıyorum. Tarih önünde gerçekten suçlu olmak istemiyorsak, sırtımıza zorla binmiş olanların, kendi kendilerine yaptıkları bütün uygulamalara, “Hayır!” diyelim. Üstlerine oturdukları omuzlarımızı altlarından çekelim. “Hayır!” diyelim. “
Profile Image for divayorgun.
188 reviews30 followers
September 28, 2023
Dar Zamanlar serisinin son kitabı 'Hayır' serinin kuşkusuz en iyi kitabı.
Ölmeye Yatmak ile kendi hesaplaşmasını yapan bunu okuyucuyla beraber irdeleyen Aysel Dereli Bir Düğün Gecesi ile hiç dahil olmak istediği bir ortamda, insanlarla yine bir muhasebe içine girer ve hayatını sorgular. Serinin son kitabı Hayır ise daha çok Aysel Dereli'nin hayatının son demlerinde yaşadıklarının bir nevi toplamıdır.

Adalet Ağaoğlu'nun Türk edebiyatı içinde nasıl kendine has bir dili olduğunu,bunu nasıl dehşetle kullandığınız ispatıdır bu seri.

'İnsanın düşünsel faaliyeti derinlestikce,başkaldırı sesinin de derinlerden,boğuklaşmış olarak gelmesinden daha doğal ne var?"
Profile Image for Aysel HALLAÇOĞLU .
44 reviews13 followers
December 14, 2020
Kitaplarda geçmiş gelecek an döngüsü benim çok hoşuma giden tarz. Aysel’in hayatını değil bir varoluşu bir baş kaldırışı okudum. Hayır diyebilmeyi hiç bir çağdaşı yapamadı ama o yaptı. O ne olursa olsun tasını tarağını toplayıp gitti. Yumruğu hava da Aysel’i hissettim.
“ Her durumda Özgür kimliğimizi koruyabilmek ancak edimle söylenebilecek şu tek ve son söze bağlı : Hayır ...”

Gerçek mi düş mü, hangi zamanda hangi yerde sürekli düşündüğüm ama bir anda kendimi kitaba bırakıp akıp gidiverdim. Kitap romandan öte dikkatli okumayı gerektiren bir şaheser. Yenins te kitaba çuk diye oturmuş. Yenins le konuşmalarına bir kalp bıraktım.

Benim ufkumu açan bir kitap serisi oldu , fikir dünyamı sorgulayan bir seriyi bitirmiş olmaktan gurur duyuyorum.
İyi ki okumuşum.
Profile Image for Filiz Kartal.
42 reviews3 followers
December 23, 2020
Dar zamanlar serisinin 3. kitabı, hem çok etkileyici hem de çok yorucu. Kurgusal anlamda ilk 2 kitabın gölgesinde kalmış diyebilirim.

İlk kitapta oldukça kalabalık olarak çıktıkları bu hayat yolculuğuna, eksile eksile nihai son olarak Aysel yolculuğuna yalnız devam ediyor.

Sandal metaforu ile hayatın bir yolculuk olduğu, ve her yolculuğun aslen kendimize olduğunu, her türlü yıkım ve kayıplara rağmen yeni başlangıçlar yapmanın her koşulda mümkün olduğunu anlatmak istiyor
(hayatın yakasını hiçbir zaman koyvermeyelim dostlarım)

İnsan hiçbir zaman tam anlamıyla özgür değildir, sorular ve sorgulamalar hiç bitmeyecektir, çoğu zaman sorularımızın cevaplarına ulaşamayacağız bile, aslolan YAŞAMIN TA KENDİSİDİR.

Sahip olduğumuz yegane servetimiz VAROLUŞUMUZDUR. Herşeyimizi kaybettikten sonra, onunla başbaşa kalabilme gücünü bulabilecek miyiz ?


Profile Image for Duygu.
202 reviews105 followers
January 20, 2019
Dar Zamanlar üçlemesinin ilk kitabı, Ölmeye Yatmak'ı 16 yaşında okuduğumda bayılmıştım. 7 sene sonra, geçen yıl, Bir Düğün Gecesi'ni okuduğumda da seri benim için hala kıymetliydi; Tezel ve Ömer'in sahneye çıkışı ilk kitaptaki hikayeyi açtı ve anlamlandırdı. Ama üçlemenin son kitabı Hayır...'ı okuyunca Aysel Dereli'nin Türk edebiyatında en sevmediğim kahramanlardan birini olduğuna artık emindim, Aysel her savaştan muzaffer çıkan, cumhuriyeti eleştirirken cumhuriyet kadını sürüm 2.0 olan bir karakter gibi...Kabul, Dar Zamanlar serisi bir sonu kesinlikle hak ediyor; ama Bir Düğün Gecesi'ndeki ifşadan sonra (Tezel'in ve Ömer'in gerçekliğinin karşısında Aysel'in tatsız, hakikatsiz idealistliğinin ifşasını kast ediyorum) tekrar Aysel'in özneleşmesi nasıl kurulmaya kalkılır? Kurulursa da işte böyle olur, başarısız bir çaba.
Hayır...'da Ağaoğlu çok konuya temas etmeye çalışmış, evvela bu bir 12 Eylül anlatısı, sonra açık piyasaya geçen süreç, darbe sonrası söylem alanında görülen genişleme, evlilik kurumu eleştirisi, cinsellik, yaşlılık, kadın-erkek ilişkileri, varoluşçuluk...Fakat bunlar birbirine organik olarak örülmüş değil tam manasıyla; 300 sayfalık bir romanda bunların hepsini anlatmaya çalışmak da zaten büyük bir iddia. Ama işte her başlangıca bir son gerekiyor; bu da seriyi kapatmak adına yazılmış bir kitap gibi geliyor bana, yine de Ağaoğlu için bir bakılabilir.


Profile Image for izzet firat orfa.
66 reviews6 followers
June 6, 2025
Adalet Ağaoğlu’nun Hayır’ı, bir sabah uyanan yaşlı bir kadının zihninden geçenleri izleyerek, aslında koca bir hayatın iç yüzüne dalmamıza izin veriyor. Aysel’in sabah kahvesi, bastonunun yere takılması, diş protezinin gevşemesi... Bunların hepsi sıradan şeyler gibi duruyor ama roman boyunca hepsi birer metafora dönüşüyor. Kitap boyunca onun hem geçmişle hesaplaştığını, hem de bugüne tutunmak için kendince küçük savaşlar verdiğini görüyoruz. Hani bazen kendine bile itiraf edemediğin kırgınlıklar olur ya, Aysel onları düşüncelerle, hayallerle, hatta kendi içindeki bir hayali karakterle -Yenins- konuşarak dışa vuruyor. Aslında ortada büyük bir olay yokmuş gibi başlıyor ama zamanla fark ediyorsun ki, koca bir kuşak, bir kadınlık tarihi, hatta bir entelektüel yalnızlık anlatılıyor.

Aysel’in yaptığı “aydın intiharları” araştırması, tam da onun ruh haline ayna tutuyor. Kendini öldüren sanatçılar, roman karakterleri, hepsi Aysel’in düşüncelerinde yeniden doğuyor. Ama bu karanlık temalar, o kadar ironik ve zaman zaman komik detaylarla veriliyor ki insan bir yandan üzülürken, bir yandan da gülümsüyor. Ağaoğlu burada, hayatın sertliğini süsleyip sevimli hale getirmiyor; tam tersine, hayatı olduğu gibi, incitici ve kırılgan haliyle kabul ettiriyor. Ama bunu yaparken, dilini hiç yormadan, okuru yormadan yapıyor. Hayır, aslında “evet” diyemediğimiz her anın romanı gibi biraz.
Profile Image for Sirinasilayan.
144 reviews
December 16, 2020
Dar zamanlar üçlemesini bitirmenin sevinci içindeyim. Her kitapta başka bir doyum, başka sevinçler ve heyecanlar yaşadım.
En sevdiğim HAYIR oldu. Nasıl aktı roman, nasıl sürükledi beni derin sulara. En sevdiğim karakterlerden biri oldu Aysel. Varoluşun buhranlarından, dingin ve derin sulara ahh Aysel ahhh.
Edebî alanda ayrıntılı bilgim olmasada; Adalet Ağaoğlu teknik ve anlatımına diyecek söz bulamıyorum. Değerli bir yazar.
Okumanın değerli bir his olduğunu hatırlatan yazarı rahmetle anıyorum.
Profile Image for Wehappyfew.
134 reviews
November 30, 2021
ilk iki kitaba göre daha sönük kaldığı için...özellikle son kitaptan sonra Bir Düğün Gecesi'nin -özellikle yazılış tarzı olarak- baş döndürücülüğünün ne kadar iyi olduğunu şu an daha iyi anlıyorum. darbeden kısa bir süre sonra yazıldığı için olsa gerek karamsar hatta tekinsiz bir hava esiyor. yine de okumuş olmaktan mutluyum.
Profile Image for Ozlem.
154 reviews1 follower
June 13, 2025
Veee üçlemenin sonu. Birinci ve üçüncü kitabı aslında ikinci kitap için okudum.Kalbimde yeri başka olacak. Açıkçası üçüncü kitabın sonu ve tabii bence Ayselin sonu biraz havada kaldı. Yine de üçlemenin tamamını okumuş olmaktan mutluyum.
Profile Image for Betul Pehlivanli.
374 reviews14 followers
December 19, 2018
Üçlemenin son kitabını da bitirerek,bu ağır kitabı çantamda taşımaktan kurtulmuş oluyorum.Cumhuriyet döneminin ilk aydınlarından olan Aysel artık yaşlı bir profesördür.Hayata ve kendi yaşadıklarına dair içindeki hesaplaşmalarının yoğunlukta olduğu bir kitap.Kitabın her yerinde karşımıza çıkan bu iki karakteri anlayamamak benim ayıbım olabilir 🙈 Bu yüzden,Layana ve Yenins’i cidden ne maksatla kullandığını anlayamadığım için,kitapla ilgili yazılan tezleri de post-reading (okuma sonrası ) olarak okuyacağım 🙈 Belki de bu nedenle üçlemede en az keyif aldığım kitap bu oldu.Güzel yanıysa,üçlemenin üç kitabının da ayrı ayrı farklı dönemlere sosyolojik açıdan da şahane bir ışık tutuşu oldu.Kesinlikle bu üçlemeyi herkese tavsiye ediyorum.Bundan mahrum kalmayın derim.
186 reviews4 followers
August 4, 2020
Bu güzel seriye daha iyi bir son kitap yakışırdı diye düşünüyorum. Çok beğendiğim ilk iki kitabın aksine çok sönük kalan bu eserde artık profesör olan Aysel’in son zamanlarına tanık oluyoruz. Toplumdaki eksik noktaları eleştiren yazar, teknolojinin hayatımıza etkilerini, silahlanmayı,akademideki yozlaşmayı eleştiren yazar 68 dönemine ışık tutuyor.
Profile Image for Nurcan ATİLA.
62 reviews6 followers
July 3, 2019
" Zaman Öyle hızlı akıyor ki bugünden yarın oluyor."

" Anacığım, sen ölme. Henüz yaşamadın ki. "

" O, birden kucaklanacaklardan değil, yanında adım adım yol aldıkça sevinilecek lerden. "

" O'nun çirkin dokundurmaları kim bilir hangi doyumsuzluklarının sonucu."

" Kitaplardan edinilen bilgiler önce kafadan geçiyor, hayattan öğrenilenler önce yürekten... "
Profile Image for Gulen.
408 reviews
April 28, 2014
Kitabı bitirdikten sonra bir de hakkında yazılmış iki tezi incelemek zorunda kaldım, ondan sonra oturdu kafamda kitap. Anlamamak senin beceriksizliğin diyebilirsiniz, Allah'tan anlayanlar var da tez yazarak halkla paylaşmış.

Ölmeye Yatmak benim kült kitaplarımdan biridir, Aysel ise o roman ile beraber içime oturmuş bir kahramandır. Adalet Ağaoğlu'nun Ölmeye Yatmak'taki pek çok düşüncesi, satır arasında sunduğu pek çok fikri kendime çok yakın bulmuştum. Bir Düğün Gecesi'nde Aysel yoktu ancak Ömer, Tezel ve sonrasını öğrenince şoka girdiğim Ayşen, 70li yıllar ruhuna güzel bir bakış açısı sunuyordu.

Hayır ise 1987'de tamamlanmış, darbenin üzerinden 7 yıl geçmiş. Aysel darbenin etkilerini en kötü şekliyle yaşamış, geçmiş onun için tamamen acı dolu kitap kendisine verilecek olan bir onur ödülünü almak amacı ile hazırlandığını sandığımız bir süreçte başlıyor ve bitene kadar da muğlak bir süreçte devam ediyor. Tüm olanlar ya da olmuş gibi anlatılanlar muğlak

Yenins gibi bir karakterin ne anlama geldiğini ise , yalan söyleyecek değilim, BERNA AKKIYAL olmasa anlayamazdım. BERNA AKKIYAL kim derseniz, Bilkent Üniversitesi Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü nezdinde ADALET AĞAOĞLU’NUN DAR ZAMANLAR ÜÇLEMESİNDE “KİMLİK” SORUNSALI master tezinin yazarı. Bu kitabı okuyanlar, ya da genelde bu seriyi okuyanlar, bu teze de mutlaka göz atmalı.
Profile Image for Paninlabirenti .
63 reviews5 followers
October 13, 2024
"Her durumda özgür kimliğimizi koruyabilmek ancak edimle söylenebilecek şu tek ve son söze bağlı:Hayır"

"Her gerçek başlangıç, ölümle eşdeğerdedir, ölümü seçmek kadar yüreklilik ister."

Şu iki cümle için koskoca kitabı okumuş gibi hissediyorum ama bence Türk edebiyatının en varoluşçu metinlerinden birini okudum. Tezer Özlü'nün ağlaklığı olmadan bir Tezer Özlü metni okumuşum gibi, sosyete şımarıklığından öte bir aidiyetsizlik hissi. 999 sayfalık "Dar Zamanlar" macerem böylece son buldu. Bir daha Adalet Ağaoğlu okur muyum? Sanmıyorum. Ama bana güven olmaz okuyabilme ihtimalim her zaman var.
26 reviews
June 26, 2020
İtiraf ediyorum hiçbir kitap hakkında bu derece yanılmamıştım. Türkiye'nin başyapıtlarından biri diye düşünüyorum. Kitap kahramanı Prof. Dr. Aysel Dereli bir yandan, aydın intiharlarını ve intihar eden kitap kahramanları incelemesini sürdürürken bir yandan şimdi-geçmiş ve gelecek zamanı senkronize bir biçimde anlatıyor. Bu döngüde kaybolmaktan başdöndürücü bir hoşnutluk duyuyorsunuz.
Profile Image for Duygu.
12 reviews
November 29, 2025
“Cumhuriyetin ilk idealist kuşakları. Ey Türk gençliği, birinci vazifen… Hiç de hazırlıklı olmayan omuzların onca görevi üstlenişi ile yıkılan kuleler, bozulan düşler ve artık ya bizden öncekilerde ya bizden sonrakilerde yeni bir güç aşısı arayıp duruşlarımız. Her kezde birlikte suya gömülüşler ya da dıştalanış dıştalanış. Olmadık bir zamanda yeniden göreve çağırılış, olmadık zamanda yeni bir hücum. Görev. Görev. Başımızda eski kurtarıcılık tacımız. Sırtımızda eprimiş şövalye zırhımız. Yeniden başlamak, yeniden, yeniden. Ve artık istemeye istemeye, artık bıkkınlıkla yine de birbirimize sarılışımız.”

Üçlemenin en zor kitabı kesinlikle ‘Hayır’. Çok uğraştıysam da sevemedim. Gerçekle hayali ayırt edemediğim (hatta ne olur bu kısım gerçek olmasın dediğim), bırakmayı düşündüğüm, ilk kitabın hatırasına hakaret ettiğini hissettiğim yerler oldu. Yer yer sosyoloji makalesi gibi, çok çabalı geldi. Engin, Cemal size ne oluyor kuzum neden şahit oldum ben sizin hayatınıza? Bu kadar mı önemlisiniz Aysel’in hayatında? Ya da Ömer’e ne demeli? Karakterleri sevmemek ya da kızmak bir yana hikaye ve temaya da katkıda bulunduklarını düşünmüyorum. İlk kitaptan kalbimde yer eden Aysel’in hikayesinin sonu bu olmamalıydı. Çevreden bakanların ‘Geldi bizim deli saraylı’ dediği bir kadına dönüşmesi hayal kırıklığı. Hayatı boyunca ‘edimiyle varolma’ çabasına karşılık hep yalnız kaldı, kendi kişiliğine bile direndi, sırtındaki ağırlıklardan hiç kurtulamadı, üzdü.

“Atom ilk parçalandığında dedelerimiz, babalarımız bayram etmişlerdi. Avrupalılarla özellikle yaşlı Almanlarla konuş. Onlara 2. Dünya Savaşında bütün o kıyımlar olup biterken neden hiçbir şey yapmadıklarını, neden sessiz kaldıklarını sor. Sana ‘Bizim hiçbir şeyden haberimiz yoktu’ diyeceklerdir. ‘Bilmiyorduk’ diyecekler. Yarın da insanlar bugün için haberimiz yoktu mu diyecekler? Hepimiz böyle mi diyeceğiz? Bilmiyorduk, haberimiz yoktu. Mezarı olmayan ölülerimiz olduğundan bile haberimiz yoktu.”
Profile Image for Zübeyde Özgür.
101 reviews19 followers
December 13, 2020
1930'larda başlayıp 1980 sonrasına dek uzanan uzun soluklu bir seri olan Dar Zamanlar'ın son kitabı Hayır biraz zor bir okuma süreciyle de olsa bitti. Zor olmasının sebebi Aysel'in artık epey yaşlanmış olması ve geçmişe dönük pişmanlıklarını oldukça bunaltıcı bir şekilde anlatması.

İnsanın kendi seçimiyle yaşadıklarından pişman olması hiç anlamadığım bir durumdur. Kendi inşa ettiğin bir hayattan ne diye bu kadar pişman olursun ki? Bütün seçimler senin eserin sonuçta istediğin yöne gitmekte özgürsün. Sonunda bu kadar hayıflanmak niye?

Kitap sadece Engin'in veya Cemal'in kitabı olsaydı çok daha severek okurdum. Engin bir şeyler yapmaya çalıştı en azından ama olmadı. Aysel gibi sırça köşkünden devrim yapmaya çalışmadı, sokaklarda halkla
beraber yürüdü, isyan etti ve en sonunda siyasi mülteci olarak yurt dışına kaçmak zorunda kaldı. Bu zamana kadar bir çok insan gibi.

Veya Cemal olsaydı? Yine çok severek okurdum. Çünkü Cemal'i delirten süreç çok daha fazla ilgimi çekerdi Aysel'in pişmanlıklarını okumaktansa.

Hayır'ı kapatırken Aysel'den nefret etmiş olarak kapatıyorum oysa Ölmeye Yatmak'ta küçük kız halini ne çok sevmiştim. Mücadelesi benim için alkışlanasıydı. Herkese örnek olarak okutulması gerekiyordu. Ama sonra dönüşümü ve en son hali. Güzel ülkemde hâlâ en büyük sorun aydınların halkı anlamaması, halka inememesi. Yazıp çizerek anlaşılmaz isyanlar, aynı safta savaşmak gerekir. Bunun için Engin karakterini çok fazla sevdim. Annesinin mücadelesi Engin'in hayata bakış açısını belirledi ve kitabı okumaya devam etmemi sağladı diyebilirim.
Profile Image for Aslihan.
202 reviews29 followers
November 23, 2025
Dar Zamanlar üçlemesinin sonuncu ve bence en karmaşık en zor okunanı oldu. Öncelikle bir önceki kitaptaki karakter çözümlemeleri ve hesaplaşmalar bu kitapta ağırlıklı olarak baş karakterle sınırlı kalıyor ve çevresindeki az sayıdaki kişiye kısmen temas ediyor. Kitabın kurgusu yer yer karmaşık ve takibi zor, yer yer de fazla tekrara düşüyor. Bunun baş karakterin yaşlılık dönemini yansıtmak için, zihnindeki yaşlanmayı yansıtmak için bilinçli yapıldığını düşünüyorum, çünkü bunu karşılayacak biçimde belli rutinler ve tekrarlar da vurgulanmış. Kitabın ana teması yaşlılık, belli ki bir ömrün, bir dönemin, belli ilişkilerin de kapanışı. Ama okur için aynı zamanda üçlemenin kapanışı, bu nedenle ilk iki kitabı okumadan bu kitap çok anlam kazanmıyor.
Profile Image for Yasemin Salihoglu Karagul.
323 reviews27 followers
May 23, 2020
Yap-boz gibi bir okumaydı. Anlamaya çalışmak yerine kendini romanın akışına bıraktım ve Aysel'i düşünüp durdum...
28 reviews
Read
January 7, 2018
hakikatin olmadığı, öznenin paramparça olduğu postmodern dönemde bunun acısını en derinden duyumsayanlar haliyle aydınlar ya da düşünsel düzlemde yaşayan insanlar oluyor.

insan gelişen teknolojiyle araçsallaştırılıyor.
hem de ideolojilere kıyasla teknoloji bunu çok daha acımasız bir biçimde gerçekleştiriyor. Geleceğe yönelik umutları silip süpürerek "insandaki boş alanları" kullanıyor. Tüketilip kenara fırlatılanın geride yankısı bile kalmıyor.

İnsanın derdi artık Tanrı değil, yaşamın anlamı değil.
Her şeyin değişmekle lanetlendiği bir düzlemde kendi bütünlüğünü nasıl sağlayacak?
Kendim diye adlandıracağı "içsel tutarlılığı", o yapıyı kuracağı taşları nereden bulacak.

Aysel biraz da bunun peşinde.
Profile Image for bellatrix begins.
263 reviews17 followers
June 18, 2021
Serinin çok beğendiğim ilk iki kitabından sonra bu kitap beni tatmin etmedi. Dağınık, takibi zor, aslında bir sona karar verilememiş gibi.
Profile Image for Deniz Bayram Görmez.
51 reviews1 follower
December 22, 2020
''Hayır...'' Dar Zamanlar üçlemesinin son kitabıdır. Ölmeye Yatmak'ta 1930 ve 40'lı yıllar, Bir Düğün Gecesi'nde 1970 ve 70 Darbesi sonrası yıllar, Hayır...'da ise 1980'li yıllar ele alınmaktadır. Ölmeye Yatmak'ta kurgunun merkezinde olan Aysel, Bir Düğün Gecesi'nde daha çok kurgunun arka planında yer almıştı. Ancak üçlemenin son dizisinde Aysel tekrar kurgunun merkezine yerleştirilmiştir. Yaşlıdır ve gerçekten de ''ununu elemiş, eleğini duvara asmıştır''.
Roman; Sabah, Akşamüstü, Gece, Gündoğumu ve An başlıklı beş bölümden oluşur.
Yazar romanın bölümlerinde üçlemede yer alan diğer karakterlerin(Ömer, Tezel, Ayşen, Engin, Aydın, Fitnat Hanım vs.) hayatları hakkında bilgiler serpiştirmiştir.

Olay örgüsünden biraz bahsetmek gerekirse.
Sabah bölümünde;
Aysel artık yaşlanmıştır ve artık yaşlılık kendini hissettirmeye başlamıştır. Romanın başında Aysel'in yeğeni Ayşen, kocası Ercan Özkan'dan (Bir Düğün Gecesi'nde kurgunun merkezinde olan karakter) boşanmıştır. Ömer'le Ayşen birlikte yatıp kalkmaktadırlar. Bu ilişkinin de bir meyvesi olarak Ayşen Ömer'den hamile kalmıştır. Bu durumu öğrenen Aysel Ömer'den ayrılmış, boşanmışlardır.
Tezel, romanın başındaki mektuplardan anladığımız kadarıyla, kendine çeki düzen vermiş. Uslanmış ve İspanya’ya yerleşmiş, burada kendine yeni bir hayat kurmuştur. Aysel'le de sık sık mektuplaşmaktadır.
Akşamüstü bölümünde;
Engin, ülkeden yurtdışına kaçmış ve siyasi sığınma talebinde bulunmuştur. Aysel, Engin'e Avrupa'dan tanıdığı prof.a iş ayarlamasını ister. Engin, Kopenhag'ta Dr. Bernst adında bir adamla deliler hastanesinde çalışmaktadır. Yanlarında hasta olarak da eski sınıf arkadaşı Cemal vardır. Engin, orada Petra adında bir kadınla tanışmış ve onunla ilişki yaşamaktadır. Hatta ondan bir çocuğu olacaktır. Ancak Engin Petra'ya karşı sadece tensel hazlar hissetmektedir. O Aysel'i hala unutamamıştır. Onu hala çok sevmektedir. Aysel bir gün ödül almak için onun bulunduğu ülkeye gelir. Orada Engin'le buluşurlar. Aysel yaşlanmıştır ama Engin hala onu sevdiği, aşık olduğu haliyle görmektedir. Aysel o akşam Engin'le buluştuktan sonra ülkeden ayrılır. Bundan sonra Engin sürekli Aysel'i telefonla arar fakat Aysel kendini üzerinde titizlikle çalıştığı '' Aydın İntiharları ve Geleceğin Başkaldırısı'' adlı incelemesine adamıştır. Bu sebeple bir türlü ona ulaşamaz.
Romanda geçen diğer bölümlerde ise daha çok Prof Aysel ve çevresinin düşünsel ögeleri ağır basmaktadır.
Roman; genç bir bilim adamının kendini trenin altına atmasıyla ve Aysel'in bir sandala binip sis içerinde denizde kaybolmasıyla ve son bulur.

Üçlemenin son romanı psikolojik ve düşsel roman sevmeyenler için oldukça zor okunaklı bir romandır. Okurun gerçekten de diğerlerine nazaran daha çok sıkılabileceği bir eser olmuştur. Yazar düşsel anlatımının sınırlarını bütünüyle zorlamıştır ki bir noktadan sonra düşle gerçeğin içe içe geçtiği sanılabiliyor. Olaylar değil diyalogların gerçekliği okur tarafından ciddi bir şekilde sorgulanabiliyor...
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Serap.
236 reviews4 followers
August 22, 2025
Dar Zamanlar serisinin üçüncü kitabı. Türk edebiyat tarihinin en önemli kadın karakterlerinden, artık profesör olan kahramanımız Aysel Dereli’nin iç hesaplaşmalarına devam ediyoruz yine. Bir Düğün Gecesi’nde Aysel’den biraz uzaklaşmış gibiydik, varlığını her ne kadar hissetsek de. Hayır…’da darbeler tarihiyle hem vatandaşlarına hem aydınlarına sürekli bir sorgulama fırsatı sunan(!) ülkemizin 1980 sonrasını okuyoruz.

Aslında olay yine bir dar zamanda, tek bir günde, Aysel’in bir onur ödülü alacağı törenin yapılacağı günde geçiyor. Ama tabii ki alışık olduğumuz tarzda bu bir güne hem ülke tarihi, hem kişisel yaşantılar, pişmanlıklar, hesaplaşmalar sığdırılıyor. Ağırlıklı olarak Aysel üzerinden okuyoruz hikayeyi. Aysel artık yaşlanmış, özel ve aile hayatında hiç de hafife alınmayacak ağır olaylar yaşamış aslında. Bir de 1980 darbesi gibi zor yıllar da eklenince hayat Aysel’i biraz huysuzlaştırmış gibi hissettim bu romanda. Yine de özellikle politik anlamda yaptığı analizleri ve sorgulamaları okumak keyifliydi.

Hayır… diğer iki romana göre biraz daha dağınık bir anlatıma sahip. Postmodern roman yapısına uygun şekilde anlatıcı çeşitliliği ve zaman geçişleri odaklanmayı zorlaştırıyor. Kopmamak için çok direndim. Özellikle Gece bölümündeki Yazar karakterinin ihtimaller ve sanrılar üzerinden anlattığı kısımlarda bazen bir şeyler kaçırdım, galiba yanlış anladım hissiyle geri alıp alıp tekrar okudum. Ki bunu hiç sevmem.

Şimdi seriyi bitirmiş oldum mu yoksa Dert Dinleme Uzmanı’nı okuyunca mı tamamlanmış olacak bu konuda hislerim çok karışık. Sanırım bir ara vereceğim. Şimdilik seride en az beğendiğim kitap Hayır… oldu. Yine de bu muhteşem seri muhakkak okunmalı diye düşünüyorum.
Profile Image for Dilek Anul.
20 reviews
September 8, 2020
Dar Zamanlar serisinin 3.romanı. Artık yaşlanmış olan Aysel'in bunca yıl ülkenin içinde bulunduğu ve bizzat kendisinin de içinde yaşadığı savaştığı siyasi olayların ardından artık "kendisinden bu güzel vatan için daha pekçok değerli çalışmalar bekliyoruz ve bu plaketi ona bu dilekle sunuyorum" roman başlar. Yazarımız Aysel in ödülü almaya gitme ve konuşmasını yaptığı dar bir zamanı roman yapmış. Bunu yaparken aynen bizim beynimizin dar zamanlarda aklından geçen,  alakalı ya da çok alakasız kişi ve düşüncelerle aklımızı bambaşka yerlerde ve olayları düşünürken  bulduğumuz durumda anlatıyor. Artik hayatında bir de Yenins var. (Sanırım Yeni İnsan) Bundan önceki 2 romanda bulunan karakterler de fiziken yoklar.
Ve romanında adı:
Her durumda özgür kimliğimizi koruyabilmek ancak edimle söylenebilecek şu tek ve son söze bağlı:HAYIR....
Profile Image for Nevra Arslanturk.
252 reviews5 followers
February 25, 2021
Tek bir an’ın o en kısa sürenin romanını yazamadı kitaptaki yazar ama bizim üçlemede Adalet Ağaoğlu bunu denemiş oldu. 3 Romanda tek bir günde geçiyor aslında, zamanın iç içe üst üste geçişleri birbirini izliyor, tek bir günde geçse de öyle hissetmiyor. Ölmeye yatan Aysel’i sona uğurluyoruz bu kitapla bir nevi. Yine çok derin, iyi yazılmış bir sürü satır arası dolu bir roman daha, çok beğendim.

Yinelemeye Hayır, kendini değiştir, tekrara hayır, yetinmeyelim! Değiştirelim! Kalıpları reddedelim!
“Parçalanmış değerler karşısında hayatla uyum sağlamak ikiyüzlülüktür.” Değer ölçülerini yitirmiş bir zamanda hayatta kalanlar.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Displaying 1 - 30 of 49 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.