Hagop Baronian was an influential Ottoman Armenian writer, satirist, educator, and social figure in the 19th century. Born in Edirne, Paronian is widely acknowledged as the greatest Armenian satirist of all time. Baronian's most famous work was the novel "Honorable Beggars", which parodies the almost beggar-like state of writers and publishers in that period. Baronian was also known for his biting, sarcastic criticisms of leading figures in the Armenian social circles of Istanbul; some of these critical comments appear in his book National Bigshots. Unfortunately, he himself suffered the same fate as the characters in "Honorable Beggars", and died penniless on the streets of Istanbul. He was buried in an Armenian cemetery in Istanbul, but the precise location of his grave has been lost. The Yerevan State Musical Comedy Theatre was named after Hagop Baronian (Հակոբ Պարոնյանի անվան Պետական Երաժշտական Կոմեդիայի Թատրոն).
Հրատարակությունը դասական ուղղագրությամբ էր։ Տարօրինակ էր սկզբում՝ արևելահայիս համար, բայց վարժվելու վրա է։ Արևմտահայերենը՝ հրաշք, ուրիշ բառ չկա։ Գրքից հետո բոլոր արևմտահայերին հարցնում եմ՝ իսկ քո համար Ստամբուլ է, թե Պոլիս։ Ցավոք շատերի համար արդեն Ստամբուլ է։ Ժամանակ կար՝ Պոլիս էր։ Դա մի կողմ։ Հրաշալի գիրք է հասկանալու ժամանակը, ժամանակի ծաղրը, հայկական Պոլիսը, հայկական առօրյան ու պոլսահային, նրանց դարդն ու ցավը, շունչը՝ պատկերացնելու համար, թե ինչու եղավ այն, ինչ եղավ։ Մյուսը՝ «Ազգային ջոջերն» է լինելու։
So far I've read a few stories in the English translation of Baronian's famous book of short stories. I have great respect for the translator, Jack Antreassian, greatly admiring his translation of one of my favourite books, Yerevant Odian's Comprade Panchoonie.
However, so far into the Baronian book I believe one really has to read it in Armenian. The flavour so far is not in the stories. Yes, it is in the settings and attitudes. But more so it is in the expressions, the way the characters talk, their vocabulary. I'll be back with more comments when I progress reading.
Yazarın üslubu güzel ve komik. O dönemki adab-ı muaşeret kuralları günümüzde pek geçerli olmadığı için okurken insanın içi çok daralıyor. Her bir öyküde kitabın ana fikrini iyice vurgulamak ve ana karakterin ne kadar daraldığını hissettirmek için konuşmalar çok uzatılmış. Edebi bir tarafı yok ama eğlenceli ve kolay okunuyor.
Պատմվածքներից ավելի շատ սիրում էի մանրամասներ իմանալ հայկական մշակույթի մասին ։ Ես ուսումնասիրել եմ Հայաստանի Սահմանադրությունը, հռետորական արվեստը, մուսաների իմաստը ։ Օսմանյան հայ արիստոկրատներին անվանում էին ամիրաներ ։ հիգարը նաև հայկական հումորային ամսագիր էր ։ Ես ուզում եմ այս ամենը մանրամասն իմանալ: Շնորհակալություն, Բարոնյան:
Daha önce yazarın İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti kitabını okumuş ve yazarın mizahına hayran kalmıştım. Bu kitapta, diğerindeki kadar olmasa da topluma yönelik -daha ziyade dönemin Ermeni cemaatine- ince eleştirilerle hiciv yeteneğini konuşturmuş Baronyan.
Maalesef bitiremedim. Çocuksu bir mizah kitabı. Ermeni kültürü hakkında bilgilenmek için bitirmekti niyetim ama yapamadım. Sanırım mizah türü bana uygun değil, Aziz Nesin'in eserlerini okumaya çalışırken de aynı hissetmiştim.
"Yok aslında birbirimizden farkımız, biz Osmanlı Bankasıyiz" sloganının ne kadar başarılı olduğunu ortaya koyan kitap. 1800'lerin İstanbul'u. Ermeni azınlığın adabı muhaseretin esareti altında geçen hayatından keyifli kesitler. Kolay okunan, kafa dağıtan bir kitap.