İncelemesinin 2. cildinde 1950-75 döneminin onbeş eserini ele alan Moran, bu dönemde düzen eleştirisi sorunsalının merkeze oturduğunu tespit ediyor. Bu etkenin geleneksel halk edebiyatına dönüşle ilişkisi ve Anadolu romanının özelliklerinin bu süreç içinde belirlenişi üzerinde duruyor. Berna Moran, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ı ile Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli’ni özel olarak ele alıp inceliyor.
Berna Moran Türkiye'de modern edebiyat eleştirisi alanında öncülerdendir. İstanbul’da doğdu. Ortaöğretimini Darüşşafaka ve Işık Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1941’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdi. 1945’te mezun olarak aynı bölümde asistanlığa başladı. 1950-51 yılları arasında Birleşik Krallık'ta Cambridge Üniversitesi’nde doçentlik çalışması yaptı. 1956’da doçent, 1964’te profesör oldu. 1981’de emekli oldu. Moran, 1972’de yayımlanan Edebiyat Kuramları ve Eleştiri adlı yapıtıyla büyük ilgi gördü ve 1973 Türk Dil Kurumu Bilim Ödülü’nü kazandı. Moran, daha sonra Birikim, Çağdaş Eleştiri gibi dergilerde yazdığı çeşitli incelemeleri Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış adlı incelemesine aldı. Türk romanının doğuşunu ve o dönemin toplumsal koşullarını Batılılaşma olgusu içinde inceleyen bu kitap Türk edebiyatı eleştirisi geleneğinin en önemli eserlerinden biri olarak karşılandı. Berna Moran, Kasım 1993’te hayata veda etti.
“Bir anlatı metninin iki yönü vardır; birincisi ‘öykü’, ikincisi ‘söylem’dir. ‘Öykü’ bir olay serisinden, kişilerden, çevreden oluşur ve ne anlatıldığı sorusuyla ilgilidir. ‘Söylem’ ise, ‘öykü’nün nasıl anlatıldığı sorusuyla. Öyküyü bize ileten söylemdir; yalnız ve yalnız söylem yoluyla öğrenebiliriz kişileri ve olayları. Onun için bir anlatı metninde okuduğumuz öykü, söylemden geçmiş bir öyküdür. Başka bir deyişle, belli bir şekilde düzenlenmiş ve belli bir yöntemle sunulmuş öyküdür. Yazar öyküsünü dile getirirken söylemle ilgili bir sürü sorunla karşı karşıyadır. Öyküye nereden başlamalı? Başından mı, ortasından bir yerden mi? Hangi olayları seçip anlatmalı? (Örneğin, Yusuf'un yola çıkarken, karısıyla vedalaşmasını anlatmalı mı?) Neye ne kadar yer ayırmalı? Hangi olayları sahnelemeli, hangilerini özetlemeli? Öyküyü kime anlattırmalı? Öykünün kişilerinden birine mi, yoksa öykü dışı bir anlatıcıya mı? Bu anlatıcı kişilerin içini dışını bilen bir anlatıcı mı olmalı, yoksa bilme konusunda ayrıcalıklı olmayan, gerçek yaşamdakine benzer bir insan mı olmalı? vb. vb. Yazar bilinçli olarak bu noktaların her birini düşünmese de, yazdığı metinde bu sorunların şu ya da bu şekilde çözümlendiğini görürüz.”(s.48)
Berna Moran, Türkiye'de edebiyat eleştirisi alanında usta bir isim. Bu ciltte 1950-75 arasında yazılan 15 eseri inceliyor.Kitapta yazar ; Kemal Tahir, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Fakir Bayburt,Sabahattin Ali, Oğuz Atay ve Yusuf Atılgan gibi edebiyatımızda önemli yerleri olan isimlerin eserlerini inceliyor. Kitabı okurken yapbozun parçalarını bir araya oturtuyor, böylece; hem Türk edebiyatı hakkında bilginizi arttırıyor hem de anlatımsal (Narratif) hususlarda yenilikleri ve bunların edebiyatımıza nasıl yansıdığını görüyorsunuz. Benim Tutunamayanlar-Oğuz Atay hakkındaki fikrimi baştan sona değiştirdi. Türk edebiyatıyla hem akademik anlamda ilgili hem de yazar olarak ilgili herkes için başucu eserlerinden biri Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış üçlemesi. Edebiyatımız için Berna Moran ve Nurdan Gürbilek gibi isimlerin bulunması edebiyatın bütün paydaşları için büyük bir şans.
Berna Moran Turk romaninin 2. kismini toplumsal sorunlara yozlasmalara koy yasamina egilen yazarlara ayirmis. Turkiye de roman hala tam gelismemis topallama donemlerinden geciyor da olsa sinif ayrimlarinin temelini olusturdugu Bati romaninin bire bir kopyalamanin iyi isler cikarmadigi ve kendimizden parcalar tasimasi gerektigini savunan bu donemde birbirinden renkli bicimler konular var. Huseyin Rahmi Gurpinarda sosyalizm etkisi ve din elestirisinden Oguz Atayin modernist ve postmodernist denemelerine Yasar Kemalin mitoslardan nasil etkilendigine kadar bir suru renk var. Kendini tamamlamamis da olsa Turk romanini anlamadan Dunya klasiklerine gecmemek gerektigini dusunuyorum.
İlk kitaba bakarak bu kitaptaki kitaplar pek ilgimi çeken kitaplar değildi. Tabi okuduğum, sevdiğim kitaplar vardı içerisinde. Seve seve okuduğumu söyleyemem ama kitaplar hakkında bilgi edinmek için çok iyi bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Kitapların bizim görmediğimiz kısımlarını bize göstermiş oluyor yazar. Türk romanında belli başlı olan bu kitaplar hakkında verimli bir okuma olsun; okuduklarım aklımda kalsın istiyorsanız mutlaka Berna Moran'ın bu kitaplarını okumalısınız... Özellikle alanı edebiyat olan edebiyata ilgisi olanlar mutlaka bakmalı...