Sade. Basit. Samimi. Naif. Mühim. Elzem.
İslâm dininde; Allah'tan başka ilâh olmadığını ve Hz. Muhammed(sav)'in O'nun kulu ve elçisi olduğunu kabul ettikten sonra, "merhametlilerin en merhametlisi" olana ulaşmak için çeşitli veçheler elbette mevcut. Ama şahsi kanaatim (ki nefsimi bu noktada ne aklıyor ne de ona güveniyorum, o yüzden bunu nasipten öte göremiyorum), bu yolların içinde tasavvuf bambaşka bir lezzete sahip. Bu yol, kalplere öyle hitap eden bir yol ve bu yol içinde mevcut yöntemler ile işi bilen ustalar, taliplerin kalplerini öyle döndürüyorlar ki, işte o zaman ortaya etrafta pek az gördüğümüz "insan" çıkıyor.
Shems Friedlander ve Robert Frager, "aynı bahçenin iki gülü", işte bu yolun tozunu toprağını yutmuş, kokusu üzerine sinmiş öyle iki güzel şahsiyet. Ağızlarından öyle ahım şahım cümleler duymuyorsunuz belki ama kalbe bu derece tesir eden sözcükler sarf etmek, çağın tehlikelerine karşı sizi kibarca uyarıp, hakkı tavsiye etmek de her babayiğidin harcı olmasa gerek.
Kendisinin, bu güzel kitabı yazan ellerinden hürmetle öperim.