Dicle Köy Enstütüsüne gidene kadar olan açlık, sefillik, acı, şiddet, korku ve işkence dolu yıllarını oldukça sade bir dille, sıklıkla ezgi, ağıt ve şiirlerle süsleyerek anlatmış yazar
Yaşadıklarını okurken insanın yüreği dayanmıyor, küçük bir çocuk bunlara nasıl.dayanmış akıl almıyor. O kadar acının içinde tek dayanağı buldukça okuduğü kitaplar olmuş
Köy Enstütüsü hayatını kurtarmış, kayıp bir ruhu ülkeye kazandırmış