Buğra Gülsoy is a Turkish actor, director, and screenwriter. Gülsoy spent his childhood and attended primary and middle school in Ankara. In the year 2000, he headed to Cyprus to study architecture at the Eastern Mediterranean University. While his first stage experience was at the age of 13, Gülsoy's acting career began when he appeared in the Eugene Ionesco play, 'Exit the King', under the 'Open Theatre', in Cyprus. After graduating from school as an architect, he continued to live in Cyprus.
In 2008, Gülsoy moved to Istanbul in order to shoot his first TV show which appeared on Kanal D, 'Hepimiz Birimiz Için'. After his success on the show, Gülsoy appeared in many more successful TV shows such as, 'Unutulmaz', 'Fatmagül'ün Suçu Ne?', 'Kuzey Güney', 'Eski Hikaye', 'Bana Artık Hicran De', and 'Aşk Yeniden'. His performances in the internationally watched TV hits; 'Fatmagül'ün Suçu Ne?', and 'Kuzey Güney' brought him fame on a global level, especially in Turkey and the Middle Eastern region.
In 2011, after teaming up with director Derviş Zaim in the movie 'Gölgeler ve Suretler', Gülsoy got even more recognition for his role of 'Cumali' in the 'Altın Portakal Film Festival' award winning movie 'Güzel Günler Göreceğiz', under the direction of Hasan Tolga Pulat.
Luna, yılın sonunda gelip favorilerim arasına yerleşen muhteşem bir kitaptı. 🔮
Luna’yı belirli bir türe sığdırabilmek mümkün değil, zira içinde polisiye, gizem, gerilim, distopya, ütopya gibi birçok elementi bir arada bulunduran, 200 sayfa olmasına rağmen yarattığı etki 200 kat daha fazla olan bir kitaptı. Üstelik kitapta geçen konu ve olaylar bizim yaşadığımız dünyaya hiç de uzak değil. Daha önce bu tanımın bir benzerini Cesur Yeni Dünya için yapmıştım, şimdi de Luna için aynısını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Dürüst olmak gerekirse kitabı satın almadan önce konusu yerine Luna’nın defterindeki yazılardan alıntılar beni çekmişti, kitabı okurken de en çok bu kısımları sevdiğimi fark ettim. Çünkü Luna, defterinde bazı kehanetlerden bahsediyor ama aslında çoğu günümüzde farklı şekillerde de olsa gerçekleşmiş ya da gerçekleşmesi an meselesi olaylar. Bununla birlikte, bahsi geçen kehanetler bir noktada o kadar mantıklı geliyor ki, “acaba gerçekten bir oyunun içinde miyiz” - “gözlerimizi gerçeklere kapatıp bir yalanı yaşamamızı mı istiyorlar” düşünceleri zihninizde dönüp duruyor. Komplo teorisi olarak adlandırılan, belki de arkaplanı görebilenlerin yazdığı, paylaşmaya çalıştığı gerçekler her zaman ilgimi çekmiştir. Luna da bu yönüyle beni çok etkiledi, devamının geleceğinden eminim, çünkü bu hikaye müthiş bir şekilde devam edebilecek potansiyele sahip.
Bu anlattıklarıma paralel olarak kaybolmuş bir de karakterimiz var, tıpkı biz insanoğulları gibi… Zaten adı da Âdem karakterimizin. Yaşadığı şeyler ağır, içinden geçtiği durumlar dramatik, tıpkı bizlerin yaşadığı şeyler gibi. Âdem’in bir farkı var, hem de büyük bir farkı var ama bunu sadece kitabı okursanız anlayabileceksiniz. Üstelik bununla birlikte Luna’nın aslında ne olduğunu anlama şansına da erişeceksiniz. Tabir-i caizse göz açan, gerçekleri göstermeyi kendine misyon edinmiş, çok değerli bir eser. Buğra Gülsoy’un kalemine de bayıldım, inanılmaz akıcı bir yazım tarzı var. Yazdığı büyülü cümlelerle insanı sonraki sayfalara adeta savuruyor. 🪷
Bahar dizisiyle yeniden gönlümüzün yıldızı olan, hayran olunası bir oyuncu Buğra Gülsoy. Kendisinin uzun zamandır yazdığını ve romanlarının olduğunu biliyor muydunuz? Polisiye ile başlayıp gizemli bir fantastik romana dönüşen Luna isimli kitabını okudum, çok beğendim. Meselesini , inandıklarını distopik kurgu içerisinde çok güzel işlemiş. Ayrıca youtube’ taki Buğra Gülsoy Official kanalına da bir bakın derim, insanlardan gelen soru cevap şeklindeki sohbetleri çok değerli, beyin açıcı.
Çok fazla tesadüf. Tamam bunlar bir yerde bağlanacak anlıyorum ama olayların oluş biçimi doğal değil. Karakterlerin derinliği yok. Ve aşırı derecede Yeşilçam draması. Bilim kurgu Yeşilçam diyebiliriz sanırım.
Özellikle ilk başlarda okumakta zorlandım muhtemelen diline alışmam vakit aldı. Sonrasında keyifle ilerledi. Ama sık sık daha önceden okuduğum kitaplardan etkilenmeler var. Ama genede 1 gecede bitirecek kadar keyifle okudum
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri. Buğra Bey'den samimi söylemek gerekirse beklemediğim bir performans olmuş. Hatta sadece Buğra Bey'den değil bir Türk yazardan beklemediğim bir performans. Tek kelime ile kitaba BAYILDIM. Ben bu kitabı fantastik olarak kafamdaki bölüme kaydetmek istiyorum ama gerçekten fantastik mi? o kısım kafa karıştırıcı. kitapta basit bir iyilerle kötülerin savaşı anlatılıyor gibi ama derinlerine bakınca DC nin yarattığı hayali bir evrende de değil de gerçek dünyada bunun karşılığı var gibi. Yani Buğra Bey'in söylediklerinde gerçeklik payı olabilir mi? Son yıllarda artan, ülkemizde ve dünya genelinde yaşanan kötülükler, bunları yapanların insan olamayacağı hissini veriyor. Haberleri okurken kanım donuyor, beynim uyuşuyor, yok artık bu da olamaz dediğim noktada daha büyük kötülükleri duyuyor okuyorum. belki de değildirler? Çözüm iyiliğin tekrar tekrar anlatılması, çocukların iyi insan olarak yetiştirilmesi. ve asla bu çürümüşlüklerin normalleştirilmemesi... sonuç olarak; Buğra Bey, kaleminize, emeğine sağlık... Bir kişinin bile sorgulaması önemli sanırım.
I don't know why some people consider themselves as writers or wannabe writers. If this book wasn't written by someone who was not already known by his career in soap operas, it wouldn't even get published! This guy isn't a writer! The story is predictable and in some cases it doesn't even make sense! If you want to read science fiction do yourself a favor and read some books from people that are true writers, not some celebrities who try to gain more money because they have some kind of career in turkish soap operas!!
Tamda depremlerin olduğu hafta bu kitabı okuyor olmam tesadüf olamaz … diğer varlıklar kaos dünyanın sonu covid ile hayatımıza giren tüm komplo teorilerini içeriyor ve garip kısmı hepsine inanıyor olmam Baya başarılı buldum yazarın oyuncu Buğra olduğunu öğrenmem daha da bi şok yaşattı
Beğendim akıcı temiz bir dil. Polisiye ile başlayıp, distopya olarak ilerledi gibi. Ülkemizde de böyle distopya/ütopya tarzı kitaplar çıkınca ayrı seviyorum. Merak uyandırıcıydı ve sonu da devamı olacak gibi bitti. Teşekkürler... :)
2,5 yıldız üzerinden 3 yıldız. Kitap nispeten güzel başladı ancak sonuna doğru yaratıcı konunun ve verilmek istenen mesajın kitabın "kitap olma vasfının" ve okunurluğunun önüne geçmeye başladığını düşündüm.