Yazı serüvenine doğrudan doğruya "fantastik" yazarak atılan yazarlarla, yıllardır yazdığı öykülerin içine hiç usanmadan fantazi ve bilimkurgu unsurları katan yazarlar yan yana duruyorlar bu seçkide. Bu anlamda Türkçe edebiyatta bir ilk 1002. Gece Masalları; farklı edebi geleneklerden gelen, farklı kuşakların öykülerini ortak bir paydada buluşturuyor.
Ne de olsa her öykü sözün güzelliği için okunur!
Barış Müstecaplıoğlu, İksir Ustaları Giovanni Scognamillo, Kâbuslar Mağarası Nazlı Eray, Harita Ümit Kireççi, Kıyamet şıkları Kadir Aydemir, Kara Uyku Altan Öktem, Oyun Arzu Çur, Ellerinizi Arkanızda Tutun! Ferhan Ertürk, Helena Yiğit Değer Bengi, Son Kahraman Gündüz Öğüt, Ölümsüz Kağan Orhan Duru, Kadınlar İzzet Yasar, Çalışkan Ruhlar Evren İmre, Sfenksin Doğuşu Levent Şenyürek, Çiçekler Dondu Çiler İlhan, Vulgata Sadık Yemni, Bekleme Odası Levent Mete, Sınırsız Düşünce Özgürlüğü Muammer Yüksel, Oyundan Çıkmak İster Misin? İhsan Oktay Anar, İnşaat İşçisi Rıfkı'nın Dehşet Verici Akıbeti
1977 yılında doğdu. 2001 yılında Xasiork Ölümsüz Öykü Kulübü ve 2003 yılında İthaki – Jules Verne kısa öykü yarışmalarında dereceye girdi. Marmara Üniversitesi Eskiçağ Tarihi Bilim Dalı’nda yüksek lisansını yaptı ve doktorasına devam ediyor. 2005 yılında yayına hazırladığı 1002 Gece Masalları ve 2006 yılında Çift Başlı Kartal isimli öykü kitabı yayınlandı ve 2009 yılında (“Shatten Der Zeit” adıyla) Almanca’ya çevrildi. Alman DTV yayınevinin hazırladığı Türk Edebiyatı kısa öyküler seçkisinde (Alles Blaue, alles Grüne dieser Welt) yer aldı. Çevirmenlik, düzeltmenlik ve serbest editörlük yapmaya devam ediyor.
Türünün ilk ve tek örneği olması itibariyle önemli ve okunması gereken bir kitap bence. Yine de itiraf etmeliyim ki bu kitap beklentilerimin altında kaldı. İki sebebi var. Birincisi fantastik edebiyatta daha iyi yerlerde olduğumuzu tahmin ediyordum ama ne yazık ki henüz dünya edebiyatı ile kıyaslanacak derecede güzel eserler çıkmamış, onu gördüm. İkincisi de içinde sadece adı bile beni heyecanlandıracak birkaç yazarın bulunduğu geniş yazar kadrosu ile büyük beklenti içine girmiş olmam.
Belki de bu kitabın beklentimin altında olmasının sebebi fantastik öykülerden oluşmuş olmasıdır. Aslında fantastik daha çok romana yatkın bir türdür. Yani o kurguyu üç beş sayfada verebilmek genellikle zordur o nedenle beklentilerimi bu yönde belirleseydim belki daha çok keyif alabilirdim kitaptan, bilemiyorum.
Kitap başlarda fantastik nedir, edebiyattaki ve kendi edebiyatımızdaki yeri nedir minvalinde genişçe bir sunuş ve önsöz ile başlıyor. İlk hikayesi “İksir Ustaları” ile vaay deyip devamı için merakla ve hızla diğer hikayelere geçtim. Gerçekten ilk hikaye çok başarılı idi. Fakat ne yazık ki diğer hikayelerde aynı kaliteyi görememek biraz hayal kırıklığı yaratsa da yine güzel öykülerle devam ediyor kitap.
En beğendiğim hikaye “İksir Ustaları”, en az beğendiğim ise “Kadınlar” isimli hikaye. Fakat İhsan Oktay Anar’ın hikayesi “İnşaat İşçisi Rıfkı'nın Dehşet Verici Akibeti” beni en çok hayal kırıklığına uğratan hikaye oldu. Onun Haricinde “Ellerinizi Arkanızda Tutun”, “Son Kahraman”, “Olumsuz Kağan”, “Sfenks’in Doğuşu” hoşuma giden diğer hikayeler. “Oyun”, “Çalışkan Ruhlar”, “Çiçekler Dondu” ise ilginç bulduğum ve arada kaldığım hikayeler.
Böyle bir çalışma yapıldığı ve okuma şansı yakaladığım için bu çalışmada emeği geçen başta Yiğit Değer Bengi’ye ve kitaptaki diğer yazarlara teşekkür ederim. Umarım bu çalışmaların devamı gelir.
Keyif alarak okuduğum bir kitaptı. Bazı hikayeleri çok sevdim, kimisini biraz biraz atlayarak okudum. İçlerinde en çok İhsan Oktay Anar'ın Ümraniye'de yaşayan bir vampiri anlattığı hikayeyi beğendim. Ümraniye'yi iyi bilen biri olarak orada bir şato ve vampir olması fikri çok komik geldi. Tabii ilçeyi bilmeyen biri hikayeyi basit bulabilir, olay Ümraniye'yi bilmekte bitiyor bence. İçi fantazya hikayeleri dolu bir Türk işi kitabı okumak her zaman nasip olmuyor. Fantastik severler sırf bunu deneyimlemek için bile kitabı okumalı.
19 Farklı yazara ait 19 adet bilimkurgu ve fantastik türde öykülerden oluşan kitabı, aslında Barış Müstecaplıoğlu ve Nazlı Eray için almıştım. İyi ki almışım çünkü bu yazarların öykülerini çok beğenmiş olmakla birlikte, daha önce adını hiç duymadığım yazarlarla da tanıştım. Altay Öktem, Sadık Yemni ve Evren İmre'nin öykülerini çok ama çok beğendim. Zayıf kalan öyküler de vardı tabii bunların yanında ama yine de okurken çok keyif aldım hatta bir çırpıda okudum diyebilirim.
Herhangi bir okurun, herhangi bir öykü derlemesindeki bütün eserleri çok sevmesi mümkün değil (diye düşünüyorum.) Ben de bu kitaptaki bütün öyküleri çok sevmedim, hatta hiç sevmediklerim de oldu.
Barış Müstecaplıoğlu’nun öyküsünü –İksir Ustaları– beğenmişim. Epeyce uzun, detaylı ve gerçekten güzel bir öykü yazmış Müstecaplıoğlu. Neredeyse, bir roman dizisindeki karakterlerin geçmişini anlatan bölüm gibi. Bayıldım! Altay Öktem ne yazsa seviyorum, bu kitaptaki öyküsü Oyun’u da çok sevdim. Ferhan Ertürk’ün Helena’sı çok üzücü bir probleme değiniyor, yine de okurken sırıttığımı (gülümseme değil, hayır) inkâr edemem. Sadık Yemni imzalı Bekleme Odası harika bir öykü, defterime yazdığım notu aynen aktarıyorum: Mistik politik fantastik. Levent Mete’nin Sınırsız Düşünce Özgürlüğü adlı öyküsü ise bilim kurguya yaklaşıyor ve yine çok güzel.
Yeni nesil yazarlarımızdan fantastik eserler veren birçok isim var, ben sanırım hiçbirini okumadım. Bu kitap, Türk fantastiğini biraz tanımak için çok iyi bir başlangıç oldu. Fantastik edebiyat sevenlerin, bir de öykü sevenlerin keyifle okuyacaklarını düşünüyorum.
Yurtdışında farklı fantastik kurgu ve bilimkurgu derlemelerinin olduğunu görmekte ve niye Türkiye’de de olmuyor diye düşünmekteydim. Yiğit Değer Bengi’nin editörlüğünde 1002. Gece Masalları isimli fantastik kurgu derlemesinden haberdar olduğumda büyük bir merakla kitabı aldım ve bir süre rafımda bekledikten sonra hikâyeleri okumaya başladım.
İçlerinde çok orijinal hikâyelerde vardı ve yine ilgimi çekmeyenlerde oldu. Ama yine de 1003. Gece Masallarının da olmasını isterdim. Üzerinden 8 sene geçmesine rağmen bu şekilde bir hareket yok gibi.
Barış Müstecaplıoğlu’nun İksir Ustaları isimli hikâyesini gerçekten çok başarılı buldum, birkaç sayfada neler yapılabileceğini göstermiş.
Sanırım benim zaafım, Orta Asya ve eski Türkler ile ilgili teması olan eserler, Gündüz Öğüt’ün Ölümsüz Kağan isimli eserini çok beğendim. Keşke o tarzda bir kitap yazmış olsa.
Diğer hikâyeler ile ilgili kısa yorumlarımı ve kafamda nasıl kategorize ettiğimi aşağıda bulabilirsiniz. Yıldızlar ile her birine ait puanımı da göstermeye çalıştım. En büyük hayal kırıklığımı İhsan Oktay Anar’ın hikâyesi ile yaşadım.
Barış Müstecaplıoğlu, İksir Ustaları - ★★★★☆ – Perg evreninde geçen bir high fantasy hikâyesi Giovanni Scognamillo, Kâbuslar Mağarası - ★★★☆☆ – High Fantasy Nazlı Eray, Harita- ★★☆☆☆ – Low Fantasy Ümit Kireççi, Kıyamet Âşıkları- ★★★☆☆ – İlginç bir hikâye Kadir Aydemir, Kara Uyku- ★★★☆☆ - Supernatural Altan Öktem, Oyun- ★★★☆☆ – Fantastik öğelerden oluşan orijinal bir polisiye olmuş Arzu Çur, Ellerinizi Arkanızda Tutun! - ★★★☆☆ – İstanbul’da geçen bir mitolojik öykü Ferhan Ertürk, Helena - ★★☆☆☆ – İstanbul’da geçen bir paranormal hikâye Yiğit Değer Bengi, Son Kahraman - ★★★☆☆ – Yiğit Değer Bengi yine Assurlular zamanını anlatan, Bağdat’da Assurlular ve Hattiler ile ilgili kısa bir hikaye anlatıyor Gündüz Öğüt, Ölümsüz Kağan - ★★★★☆ – Orta Asya Türklerini tema olarak kullanan çok güzel bir hikaye Orhan Duru, Kadınlar - ★☆☆☆☆ - Yorumsuz İzzet Yasar, Çalışkan Ruhlar - ★★☆☆☆ – İstanbul’da geçen bir paranormal hikaye Evren İmre, Sfenksin Doğuşu - ★★★☆☆ – Farklı konusu olan bir hikaye Levent Şenyürek, Çiçekler Dondu- ★★★☆☆ – Ankara’da geçen bir hayalet hikayesi Çiler İlhan, Vulgata - ★★☆☆☆ – İstanbul’da geçen melekli cinli bir paranormal hikaye Sadık Yemni, Bekleme Odası - ★★★☆☆ - Paranormal Levent Mete, Sınırsız Düşünce Özgürlüğü - ★★☆☆☆ – Bu hikaye bilim kurgu olmuş sanırım. Muammer Yüksel, Oyundan Çıkmak İster Misin? - ★★☆☆☆ - Supernatural İhsan Oktay Anar, İnşaat İşçisi Rıfkı'nın Dehşet Verici Akıbeti- ★★☆☆☆ – İstanbul’da geçen low fantasy ve vampirli bir hikâye
Ursula Guin ya da Tolkien okuduktan sonra Türkiye'de yazılan fantastik metinlere burun kıvırmak çok kolay ama bu kitap gerçekten çabalıyoruzun iyi bir göstergesi. Fantastik yazmasına rağmen Barış Müstecaplıoğlu'nu beğenmedim. Nazlı Eray özellikle fantastik yazmamasına rağmen en iyi öykü onunkisi. Yiğit Değer Bengi, Altay Öktem, Sadık Yemni fena değildi.
İçindeki öykülerin yarısının kötü olduğu; ancak şu anda güncel edebiyat piyasasında yer bulan yazarların bilinmeyen öykülerinin olduğu bir toplama kitaptır.
Türkiye'nin ilk fantastik öykü derlemesi olarak tarihimizde yerini alan 1002. Gece Masalları'nı 20 yıl aradan sonra yeniden okumak ilginç bir duygu. Bu tarz derlemeler -hele ki türünün ilk örnekleri- yazıldığı dönemin ruhunu ve algısını yansıtır. Bu derleme özelinde bakacak olursak fantazyanın 20 yıl önce yazarlara ne anlam ifade ettiğini göz alıcı bir çeşitlilik içine görüyoruz: bazısı türün batılı örneklerini kendi meşrebince yorumluyor; bazısı yerelleştirerek yeniden üretiyor, bazısı tamamen özgün ve yenilikçi bir tasarı ortaya koyuyor... Kimisi şehirli ve modern, kimisi tarihsel kimisi mitolojik veya tamamen masalsı bir yerden bakıyor.
Bu çeşitililik içinde tabiidir ki her öykü her okuyucuya eşit ölçüde hitap etmiyor. Bazı öykülerinse "sipariş üzerine" yazıldığı çok belli. Ama Yiğit Değer Bengi'nin titiz editörlüğü, derlemedeki her öyküyü en azından okunabilir kılmayı başarmış.
Bugün bile pek muadili olmayan bu derlemeyi bir yerlerden bulup edinmek her fantazi okurunun boynunun borcu.
1002. Gece Masalları çeşitli yazarlara ait 'Fantastik Öykü'lerin yer aldığı, Yiğit Değer Bengi tarafından hazırlanmış bir derleme. Ülkemizde yerli Fantastik eserlerin sayısı düşünüldüğünde derleme olması açısından ilklerden biri. Bu tarz genç dimağların, yaratıcı yazarların bolca olduğu kitapları çok seviyorum. Hele ülkemizde üretimin ve verimin düşük olduğu Fantastik Kurgu, Bilim Kurgu, Polisiye gibi alanlarda yeni yazarlar keşfetmek, olağanüstü başarılı kurgu ve yazım kabiliyetine sahip yazarlarımızın olduğunu görmek hem büyük bir mutluluk hem de umut kaynağı.