Hoyrattir bu aksamustuler daima.Gun saltanatiyle gitti mi bir defaYalnizligimizla doldurup her yeri Bir renk cigligi icinde bahcemizden,Bir el cikarmaya baslar bohcamizdan Lavanta cicegi kokan kederleri;Hoyrattir bu aksamustuler daima.Dalga dalga hucum edip pismanliklar Unutusun o tunc kapisini zorlarVe ruh, atilan oklarla delik desik;Iste, dogdugun eski evdesin birden, Yolunu gozluyor lamba ve merdiven, Susmus ninnilerle gicirdiyor besik Ve cumle yitikler, magluplar, mahzunlar...Olvido ve Fahriye Abla'nm sairi, Turkce siirin en buyuk ustalarindan Ahmet Muhip Diranas'in butun siirleri..."Ahmet Hamdi, Yahya Kemal, Ahmet Hisim.Divan ve butun Fransiz siiri, Ahmet Muhip'e bir zemin olmustur. Ahmet Muhip, buyuk bir ustalik ve incelikle, gecmislerin deneylerinden yararlanir. Butun bildiklerini ustaca -sezgiyle- duzene koyar ve yanilmadan yapar siirini. Denebilirse o, korkunc bir siir gozlemcisidir." (Tanitim Bulteninden)Sayfa 170Baski 2016 Everest Yayinlari
He was born in Sinop, Ottoman Empire in 1909. Having completed his primary education in Sinop, he moved to Ankara and graduated from Ankara High School. He then went to Istanbul for a university degree and studied philosophy at Istanbul University. He returned to Ankara in 1938, and worked as a director in the CHP headquarters. Having completed his military service, he continued his career as a publication director in the Society for the Protection of Children (Turkish: Çocuk Esirgeme Kurumu) in Ankara.
In the 1950s he was a regular contributor of the Democrat Party newspaper Zafer.
İlk defa okuduğum şairin şiirlerinde incelik vardı. Okurken hoş ve keyifli hissediyordum ama duygularım yüzeyseldi. Şiirlerin içinde kendimi kaybedemedim. Beklentimin bir tık altında kaldı.
Elif kara taştan bir köyde yaşıyor, Bir damın sazı, bir ocağın ateşi; Her akşam kanlarla batan bir güneşi Başında ağır bir taç gibi taşıyor.
Süt emmiş Elif en eski destanlardan, Masalların altın beşiğinde uyumuş; Elif bir mağrada geçmiş zamanlardan Uğrun uğrun esen ninniyle büyümüş.
Ne kadar güzelsin Elif, dağın kızı! Derin ıssızlığın kokusuz çiçeği! Ey, sevincinde bir büyük geleceği Muştulayan içki, bin yılın kımızı!
Elbet bir ömre tek sözüdür kaderin Ağrı nın ak şafağı söken alnında Mutlu kıyıları kayıp cennetlerin, Elif sonsuza gebe kız, tek tanrıça! . Şiirin ne kadar öznel olduğunu her şiir kitabı okuyuşumda daha iyi anlıyorum. Ahmet Muhip Dıranas merak ettiğim bir şairdi. Kendisi edebiyatta da adı bolca geçen isimlerden olduğundan beklentim de haliyle fazlaydı. İlginç bir şekilde tam anlamıyla beğendiğim tek bir şiirine rastlayamadım. Bazıları hoşuma gider gibi oldu ancak bir yerden sonra yine etkisini kaybetmiş gibi hissettirdi. Çoğu şiirinde benzer bir havaya rastladım, güzeldi ama bana bir anlam ifade etmiyordu daha doğrusu anlamını bana aktarmayı başaramıyordu. Dediğim gibi edebiyat fazlasıyla şahsi ve şiir bunun da ötesinde bir yapıya sahip. Belki yanlış bir zamanda okudum belki de ne zaman okursam okuyayım aynı düşüncelerle okuyacağım. Herkesin şiir zevki bambaşka o yüzden merak edenler yine de bakabilir. Normalde ne zaman bir şiir kitabı okusam içerisinde sevdiğim bir şiiri alıntı olarak koyarım. Bu kitapta öyle bir durum olmayınca adıma yazdığı şiire yer vermeye karar verdim.
Cemal Süreya'nın seslendirdiği kar şiirini çok sevdiğimden bu kitabı alıp okudum. Ama neredeyse tüm şiirlerin suya sabuna dokunmayan tabiatla alakalı olması okurken zorladı beni.
"Ben yaşantımı şiire, şiirimi de bu sevgiye verdim. Sanırım kitapta savaş sözcüğünü bulmayacaksın."
Bu yüzden olacak ki şair en çok gökyüzünden bahsetmiş ve bence en güzel tanımları hep gökyüzünden bahsederken kullanmış.
Ya o gökyüzü, öylesine Mavi Üstümüzde, öylesine ebedi O gökyüzü ve öylesine gerçek; Büyük, Büyük, Büyük, kocaman çiçek. -‐--------‐‐----------------------------------------------------
Durma, durma, gözünün alabildiği kadar Sar bu sarki söyleyen, bu dans eden evreni Ve ayırma güzel gökyüzünden gozlerini; Yasamak kadar güzel, saf, mavi gökyüzünden Bağışlayan gökyüzünden ebedi gökyüzünden. -----------------------------------------------------------------
Gökyüzü sonsuz bir rüya denizi; Besleyen onlardır düşlerimizi. Her aksam peşinde götürür bizi. Asarken dağları bir bir, bulutlar. ‐------------------------------------------------------------------
Burada salt Gökyüzüne bak Bulutlar ağan, duru, uzak Gökyüzüne, dost Gökyüzüne.
O giderir susuzluğunu, Gökyüzü; o, sonsuzluğunu Sütü gibi emziren anne.
Tam olarak bana hitap etmiyor. Dili çok duru ama kafiyelere takıldığım için pek sarmadı. Bazen tekerleme gibi, aralarda altı çizilesi dizeler var. Ama genel olarak sarmadı. Bazı şiirleri çok güzel. Yıldızlara, evrene, yağmura, gökyüzüne, denize takılıp kalmış sanki. Rüyaları da başka güzel. ____
EVRENİ SEVMEK Kİ...
Aç mısın kardeşim, gel olanı bölüşelim, Ama şiirlerimle seni doyuramam ki; Ta, yıldızlara değin uzansa bile elim, Daha ötelerine, daha...buyuramam ki.
İnsanı insan diye sevmişim, hep severim; Ve onu tanrılara karşı bile överim. Ben bütün bir evreni sevmişim; alın terim Var evrende; öz, üvey diye ayıramam ki.
Güzellikleri alır satarım, gelişim bu. Güzel tellalıyım ben; alan var mı? neşem bu. Güzel'le yüceltirim insanlığı, işim bu, Çirkini, kabayı ve hamı kayıramam ki.
İnsanoğulluğunu kulluk diye almışın! Düşüncenin orakla biçilmesine karşın Bir geleceğin dulda düşlerine dalmışın; Bu derin aldanıdan seni uyaramam ki. Kim zafere erecek? Zafer ne? Bir akşamda Güneşi bağlamaksa geceye karşı, ya da Haykırmaksa, gür... varım, bir güldür açan, ama Kini bir hançer gibi kından sıyıramam ki.
Hep Tanrı mı gerek, ey tapınağı dünyanın, Özgürlükler üstünde?... Bir yüce aramanın Yıldızsal kulesinden sesleniyorum: kalkın! Duyuramam ki ama beni, duyuramam ki...
Şair, Gazeteci, Eleştirmen, Tiyatro Yazarı, Politikacı Ahmet Muhip Dranas'ın "Şiirler"ini okumak için uygun bir an! Ahmet Muhip Dranas'ın Eşi Münire Dranas 100 yaşında, 1923 yılında dünyaya gelmişti Şair Münire Dranas. Ahmet Muhip Dranas, "Şiirler"deki şiirleri ile Eşi Münire Dranas'a seslenmeyi seviyordu. "Şiirler"de, Ahmet Muhip Dranas'ın "Ağrı", "Serenad" gibi ünlenmiş şiirleri var, daha bir çok şiirlerle Ahmet Muhip Dranas'ı okumak şansını Yapı Kredi Yayınları okurlarına sunuyor. Ahmet Muhip Dranas, Türk Şiiri'nin yenilenmesinde öncü bir rol oynayan Şairler içinde saygın bir Şair, şiirlerinde eleştirilecek bir şey olmadığını eleştirmenlerin Ahmet Muhip Dranas'a yaklaşımlarından anlıyoruz, "Ağrı" şiirindeki gibi şiir yeteneğini okurlarına yansıtmaktan kaçınmadığı için belki! Ahmet Muhip Dranas'ın "Şiirler"iyle 2023 yılına, merhaba!
Cemal Süreya Seslendiriyor https://www.youtube.com/watch?v=gJEJ7... kardır yağan üstümüze geceden, yağmurlu, karanlık bir düşünceden, ormanın uğultusuyla birlikte ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte kar yağıyor üstümüze, inceden.
sesin nerde kaldı, her günkü sesin, unutulmuş güzel şarkılar için bu kar gecesinde uzaktan, yoldan, rüzgâr gibi tâ eski anadolu'dan sesin nerde kaldı? kar içindesin!
ne sabahtır bu mavilik, ne akşam! uyandırmayın beni, uyanamam. kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına, allah aşkına, gök, deniz aşkına yağsın kar üstümüze buram buram...
buğulandıkça yüzü her aynanın beyaz dokusunda bu saf rüyanın göğe uzanır -tek, tenha- bir kamış sırf unutmak için, unutmak ey kış! büyük yalnızlığını dünyanın.
Geldim işte mevsim gibi kapına Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ. Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak, Ben aşkımla bahar getirdim sana; Tozlu yollarından geçtiğim uzak İklimden şarkılar getirdim sana.
Fahriye Abla şiiriyle tanıdığımız Dıranas'ın toplu şiirleri. Dıranas şiirlerinde farklı biçim denemeleri yapmaya çalışmış, ama ifade zenginliği konusunda pek başarılı olamamış.
Bir şiir kitabı için "puan vermeyeceğim" ama bu şiir kitabının bana göre olmadığını söyleyebilirim rahatlıkla. Hiç sevmedim değil, yer yer sevdim ama öyle çok sevemedim maalesef.
Dıranas'ın en çok sevdiğim şiiri DARAĞACI oldu:
... Gün doğmak üzere, eşya kabarıyor, Yeryüzünün çatısı ağarıyor. Acı bir gün! Karga ağlanır durur, Adam darağacında sallanır durur...
Daha başka türlerde şiirler okumayı deneyeceğim. Bu kategori cidden önemli bir kategori idi. Biraz sancılı bir süreç ile okudum ama olsun. Daha fazla şiir okuyacağım. Özellikle Didem Madak ve Küçük İskender ile Cemal Süreya ve Nazım Hikmet okumayı düşünüyorum.