"Birkaç en devrimci çıkıp, 'Nâzım'ı yazıp çizmek size mi düştü?" diyebilir. Yanıtım çok kısa, 'Hayır salt bize düşmedi. Ben yalnız okumayan kişilere Nâzım okutmanın bir yolunu bulduğumu sanıyorum. Bilmiyorum bunu siz yıllarca hiç düşündünüz mü? '
Savaş ve ben mizahla uğraşır olduğumuzdan, Nâzım'ın yaşamındaki birçok olaya da mizahçı gözüyle baktık. Zaten de öyle o mahkemeler, tutuklamalar falan, göreceksiniz ya...
Sahneye ilk kez 1953 yılında Hırka-i Şerif İlköğretim Okulu'nda ilk piyesinde çıktı. Aynı yıl Doğan Kardeş çocuk dergisinde şiirleri yayımlandı. Yine bu yıllarda İstanbul Radyosu Çocuk Kulübü'nde mikrofonla tanıştı. 1956-57 yıllarında çeşitli amatör tiyatro topluluklarında rol aldı ve 1960 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları' nda profesyonel oldu. Aynı yıl Vefa Lisesi'ni bitirdi. 1961 yılında İstanbul Belediyesi Konservatuvarları Tiyatro Bölümü'ne girdi. 1962 yılında ilk filmini çevirdi. Gezen, 1963 yılında ilk özel tiyatro çalışmasını yaptı. Münir Özkul ve Muammer Karaca Tiyatroları'na girdi. 1963-64 yıllarında sanat dergilerinde şiirleri çıktı. 1964-1966 yılları arasında askerlik yaptı ve oyun yazma denemelerinde bulundu. 1966 yılında Ulvi Uraz Tiyatrosu'na girdi. 1967 yılında arkadaşlarıyla birlikte Halk Oyuncuları'nı kurdu. 1968 yılında ilk kez kendi özel tiyatrosunu açtı ve aynı sezon İstanbul Tiyatrosu'nda çalıştı. 1970 yılında sahne çalışmaları ve film çalışmalarında ve aynı zamanda TV çalışmalarında bulundu. Aynı yıl Elif adlı kızı dünyaya geldi. Gazete ve dergilerde yazdı. 1975 yılında ilk kitabı yayımlandı. 1999 yılı itibariyle 28 yayımlanmış kitabı vardır[kaynak belirtilmeli]. Ayrıca, ilkokul Türkçe kitaplarında yazıları mevcuttur[kaynak belirtilmeli]. 1982 yılında bir yayınevi kurdu[kaynak belirtilmeli]. Yine aynı yıl İstanbul Belediye Konservatuvarı ve sonradan İ.Ü. Devlet Konservatuvarı'nda Türk Tiyatrosu öğretmenliği yaptı. Aynı yıl, yazar arkadaşı Kandemir Konduk'la birlikte "Güldürü Üretim Merkezi"'ni kurdu ve büyük gazetelerde mizah sayfası yönetti[kaynak belirtilmeli]. 1991 yılında MSM'yi kurdu. 1992 yılında "MSM Ormanı"'nı kurdu. 1995 yılında Hamlet Efendi adlı oyunu ödül aldı ve Devlet Tiyatroları'nda oynandı. 1996-1998 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde yazdı. 1997 Devlet Tiyatroları'nda oyun yönetti. Aynı yıl Babam adlı oyunu ödül aldı. 1998 yılında ilk kez adını taşıyan tiyatrosunu kurdu. Yüz civarında filmde, elli civarında oyunda, binden fazla radyo ve TV Skecinde rol aldı, bunların bir bölümünü yazdı ve yönetti. Müjdat Gezen aynı zamanda şair. 74 adet şiirden oluşan "Şiirim geldi bırakın beni" isimli bir albümü var. Albümde kendisiyle birlikte Savaş Dinçel, Mustafa Alabora, Perran Kutman, Ali Poyrazoğlu, Rutkay Aziz ve Sunay Akın gibi isimler yer alıyor.
Çizgilerle Nazım Hikmet, Nazım'ın hayatını çizgi roman şeklinde anlatan çok keyifli bir kitap📙 Savaş Dinçel'in çizimlerini yaptığı kitap ilk kez 1978 senesinde basılmış ve sonra yasaklanmış. Yazan ve çizenler 21 sene hapis istemiyle cezaevine atılmış.😢 ⚡️ Kırmızı Kedi Yayınevi, baskıyı yaparken özgün tasarımındaki yazım şeklini aynen korumuş👏🏻 ⚡️ Nazım'ın çocukluğundan ölümüne tüm hayatını çizgi roman olarak okuyoruz. Kitapta gerçek fotoğraflara da yer verilmiş. ⚡️ Şairin hayatını okumak için, eğlenceli ve etkileyici bir yol olmuş bence👌🏻 ⚡️ Sonunda gözlerim doldu yine (yaşlandıkça duygusallaşıyorum galiba)😢🙈 Bir çırpıda okunabilecek, bence kütüphanenizde olmasından keyif duyacağınız bir eser bu.
Müjdat Gezen'in içeriğini yazdığı ve Savaş Yücel'in çizimini yaptığı hoş bir çalışma. Nazım'ın yaşamını büyük resim olarak görebiliyorsunuz,tabii ki bu kadar büyük bir şairin yaşamını bir grafik kitaba sığdırmak imkansız.Harbiye davası ve yargılamalarına biraz daha ağırlık verilmiş, aşk hikayeleri ise çok az yer tutuyor.
Daha kapsamlı ve daha iyilerine ihtiyaç olsa da 1978 yılında yapıldığı, bu nedenle Müjdat Gezen ve Savaş Dinçel'in yargılandığı güzel bir çalışma
Müjdat Gezen ve Savaş Dinçel’in hapis yatmalarına sebep olmuş bu kitap, Müjdat Gezen’in samimi diliyle Nazım’ın hayatını genel hatlarıyla özetliyor. Aynen Gezen’in hedeflediği gibi bir çırpıda zevkli şekilde de okunuyor.
Hangi gazetedeydi hatırlamıyorum, bilmem kaç kupon karşılığında verilen bir yasaklanan kitaplar seti vardı ve bu kitapta onların arasındaydı. Daha ben doğmadan önce, 1977 yılında Müjdat Gezen’in fikri ile ortaya çıkmış. Her ne kadar bugünkü satış sitelerinde geri planda bırakılsa da çizimlerini yine usta bir tiyatrocu, rahmetli Savaş Dinçel yapmış. Bu kitap sayesinde Savaş Dinçel’in karikatüristliği olduğunu da ilk kez öğrendim.
Çizgilerle Nazım Hikmet, her iki sanatçının da kısa özgeçmişleri ile başlıyor. Ardından yine iki sanatçının bu sefer doğal olarak upuzun özgeçmişleri var. Müjdat Gezen’in kaleme aldığı giriş bölümünden, kendisinin turnede, otobüs yolculuklarında Tom Miks, Zagor ve Teksas okuduğunu öğreniyor, sempatimi ikiye katıyorum. Zaten Nazım Hikmet’in hayatını çizgilerle anlatma fikri de böylelikle ortaya çıkmış. Gerçi bunu ifade ederken “Bu adamlar bana ve benim gibi kim bilir kaç kişiye bu zırvaları ve bu denli kolay okutmanın yolunu nasıl bulmuşlar” gibi bir cümle kursa da görmezden geliyorum.
Öncelikle belirtelim, kitap bir çizgi roman ya da grafik roman havasında değil. Nazım Hikmet ile ilgili olaylar, konular, başkalarının anlattığı hatıralar, başından geçenler, şiirleri vs. daha pek çok şey resimler eşliğinde verilmiş. Bu açıdan çizgi roman gibi değerlendirmek yanlış olur. Çizimler karikatürize, zaman zaman da gazete kupürlerinin üzerine eklenerek çizilmiş. Önsöz’de “Şimdiki (2007) imkânlar olsa çok daha iyisini yapardım.” demiş Savaş Dinçel. Bence bu hali ile çok daha güzel, çok daha emekçi işi. http://ucalisan.blogspot.com.tr/2015/...
Fikir gayet güzel olmakla birlikte anlatım zayıf. Bazı yerlerde Savaş Dinçel'in el yazısı içeren illüstrasyonları okunmuyor (Nazım Hikmet'in orijinal el yazısıysa belirtilmeliydi; ve okunabilir bir şekilde aşağıda açıklanabilirdi).
Öte yandan; gazetecilere, sanatçılara yapılan baskının bu coğrafyanın kaderi olduğunu göstermesi bakımından Nazım Hikmet'in hayatı bilinmeli. Komik olan ise -kitabın arkasında da mahkemeden bir kare var- bu kitap için Gezen ve Dinçel'e de dava açılması.