What do you think?


Genç Kız Kalbi
Yayımlandığı dönemde büyük ilgi gören ve sevilerek okunan Genç Kız Kalbi İstanbul’a akrabalarını ziyarete gelen genç bir kızın günlüğünden aktarılan sayfalardan oluşur. Olayların merkezinde platonik bir aşkın yer aldığı romanda Pervin’in aşk ve evlilik konusundaki düşünceleri anlatılırken, Mehmet Rauf kadın erkek eşitliği, birey ve toplum eğitiminin önemiyle ilgili görüşlerini ve seçkin görünen zümrenin sürdürdüğü hayata dair eleştirilerini de dile getirir. Akıcı bir üslupla kaleme alınan Genç Kız Kalbi’nde kahramanın iç dünyasında yaşadığı gelgitler, arayışlar ile sevinç, üzüntü, umut gibi duyguların dikkat çekici bir gerçekçilikle ifadesi Mehmet Rauf’un derin gözlem gücünü ortaya koyar.
128 pages, Paperback
First published January 1, 1912
About the author
Mehmet Rauf
49 books47 followersMehmet Rauf, Türk edebiyatçı. İstanbul'da doğmuş ve küçük yaşta edebiyat ile ilgilenmeye başlamıştır. Bahriye Okulu'na gitmiş, İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir. Yakından takip ettiği Halit Ziya'nın eserlerine ve realizm akımına ilgi duymuştur. Fransız yazar Paul Bourget'yi okudu ve ondan etkilendi. 1896 yılından itibaren Servet-i Fünûn'da yazmaya başladı. Roman,hikaye ve tiyatro türünde eserler vermiştir.Psikolojik tahlillere büyük önem verir.Bu yüzden eserlerinde kahraman sayısı azdır.
Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır. Zaman zaman şiirler de yazmıştır
Romanlarında genelde İstanbul ve çevresinde yaşayan seçkin ailelerin arasında geçen aşk ilişkilerini konu almıştır. Zaman zaman şiirler de yazmıştır
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 30 of 113 reviews
September 29, 2020
Sorgulanan, tartışılan ve eleştirilen şeyler belki bugün için o kadar da çarpıcı değil ama yazıldığı dönem düşünülürse bence epey etkileyici olmuştur zamanının okuru için, ufuk açıcı olduğu bile söylenebilir belki. Bir de sadece zamanını ilgilendiren meseleler değil yazarın değindiği şeyler, aslında hala üzerine düşünülebilecek konular. Çarpıcı olmamasının nedeni Pervin'in bahsettiği olumsuzluklara alışmış olmamız bence, kabullenmişiz. Bazı şeyler hala aynı, düzelen hiçbir şey yok.
May 19, 2020
Dönemin kadınlarla ilgili düşüncelerine delirmemek elde değil. Şu an çok daha iyi durumda olsa da yüz yıldan fazla zaman geçtiği düşünülürse bu ilerleme tatmin etmiyor insanı. O dönemde de şimdi olduğu gibi bazı erkekler kadınların nasıl giyinmesi, davranması gerektiği hakkında çok fikir sahibiymiş. Tek ve büyük fark ise artık onların düşüncelerini kimse takmıyor :) Yazar bir genç kızın bakış açısını iyi yansıtmış, gerçekten keyifliydi okuması.
March 14, 2021
Zaman değişiyor ama fikirler sabit herhangi bir değişim yok. Kitabın sonunu biraz daha güzel bağlamasını isterdim aceleye gelmiş gibiydi kalbim bir miktar kırıldı.
December 2, 2025
ay çok sevdim zaten çok kısaydı da erkekleri oldurmek istiyorum defolun bi
May 6, 2024
eylül'den daha başarılı buldum.
December 11, 2020
Pervin'i kendime çok çok yakın gördüm aşk konusunda. İstanbul'a geldiğinde verdiği tepkilerde haklı kısımları çoktu ama İstanbul'dan nefret etmesi çok kolay oldu bence ya da ben her şeye rağmen bir İstanbul aşığıyım... Bazı şeylerin hala aynı şekilde devam etmesini tekrar tekrar görmek çok üzücü. Yıllar geçse de hiç değişmeyecek mi bunlar merak ediyorum... Keşke kitabın sonu böyle bitmeseydi dediğim kitaplardan biri oldu ayrıca.
October 1, 2019
Yazıldığı devrin çok ötesinde bir kitap. Özellikle yazarın yarattığı kahramanın savunduğu fikirler bile okumaya değer . Günümüz Türkiyesi ile karşılaştırıldığında değişen birşeyin olmaması ise de cabası ..
January 29, 2026
behic zikkim olsun sana her sey hadsiz manipulator
August 18, 2024
kitabin sonu erkek nefretimi ikiye katladi
November 27, 2017
Eylül, Türk klasikleri içinde en sevdiğim roman. Lisede okumuş ve çok etkilenmiştim. Ardından da okuyabildiğim kadar Mehmet Rauf okumuştum; ancak nedendir bilmem Eylül'den sonra en bilinen romanı olan Genç Kız Kalbi'ni okumamıştım. Türk klasiklerine ağırlık verdiğim bu dönemde Genç Kız Kalbi'ni okumadan duramadım.
Mehmet Rauf, dönemi ve ortamı düşünüldüğünde aslında kadına ilişkin takdir edilesi bir bakış açısına sahip, en azından karakterleri üzerinden yansıttığı fikirler böyle hissettiriyor, Yalnızca sonunda insan "kadın böyle olursa, erkek ile eşitliğini isterse, diğer kadınlar gibi kendisine sunulanla yetinmezse mutsuz olur" sonucu mu çıkıyor yani diye düşünmeden edemiyor. Bu noktada biraz rahatsız olduğumu söylemem lazım. Bununla birlikte Mehmet Rauf'un kadın karakterlerini bu denli derinlemesine anlatması ve bunda oldukça başarılı olması da kesinlikle takdire şayan.
Mehmet Rauf, dönemi ve ortamı düşünüldüğünde aslında kadına ilişkin takdir edilesi bir bakış açısına sahip, en azından karakterleri üzerinden yansıttığı fikirler böyle hissettiriyor, Yalnızca sonunda insan "kadın böyle olursa, erkek ile eşitliğini isterse, diğer kadınlar gibi kendisine sunulanla yetinmezse mutsuz olur" sonucu mu çıkıyor yani diye düşünmeden edemiyor. Bu noktada biraz rahatsız olduğumu söylemem lazım. Bununla birlikte Mehmet Rauf'un kadın karakterlerini bu denli derinlemesine anlatması ve bunda oldukça başarılı olması da kesinlikle takdire şayan.
March 26, 2025
Pervin’in bir süre farklı bir ortama adapte olma çabasını, aşık olmasını ve kitabın başında düşündüğü değerlerin tam zıttı değerlere sahip olup hayatı hakkında kararlar alışını izliyoruz. Pervin’in Behiç’e olan aşkının ne kadar saf ve içten olduğunu okudukça anlayabilirsiniz. Onunla alakalı yazdığı her satır özenle ve heyecanla yazılmış sanki. Bu heyecanını biraz gençliğine veriyorum ve yazarın gençliğin hararetini ve değişkenliğini Pervin karakterinde çok güzel yansıttığını düşünüyorum.
Bu kitapta çok duyduğum bir kelime:
Müşkülpesent: Zor beğenen demektirrrrr
Bu kitapta çok duyduğum bir kelime:
Müşkülpesent: Zor beğenen demektirrrrr
August 31, 2021
Konusunun günümüzde hala geçerliliğini koruyor olması çok üzücü.
December 14, 2025
güzeldi yani erkek olmasına rağmen yazar bazı yerleri bayağı iyi yazmıştı onun dışında kahrol behiç ya
This entire review has been hidden because of spoilers.
April 12, 2020
Yazıldığı dönemin kadınlarının gördüğü muameleleri ve yaşadıklarını aktarmakla birlikte, günümüz kadınlarının durumunu gösteren ve aslında çok da değişmeyen bir şey olduğunu hatırlatan bir kitaptı Genç Kız Kalbi. Kitabın sonu daha iyi bağlansaydı ve geçiş keskin olmasaydı ortaya muazzam bir eser çıkabilirmiş.
February 18, 2021
Cok keyifli ve bir çırpıda okuduğum bir kitap oldu. Pervin biraz burnu havada ve zor beğenen biri. Aşık olduğunda ise işler tam tersine dönüyor.
Üzerinden bir asır geçmiş olmasına rağmen ülkemizde birçok şeyin değişmemiş olduğunun bir kanıtı aslında "Genç Kiz Kalbi" Sadece ülkemizde değil tüm dünyadaki cinsiyet eşitsizliğini düşündüm sık sık. Kısaca okunmalı.
Üzerinden bir asır geçmiş olmasına rağmen ülkemizde birçok şeyin değişmemiş olduğunun bir kanıtı aslında "Genç Kiz Kalbi" Sadece ülkemizde değil tüm dünyadaki cinsiyet eşitsizliğini düşündüm sık sık. Kısaca okunmalı.
June 3, 2025
Daha naif çok az kitap okudum gibi hissediyorum, bayıldım…
June 12, 2026
pervin'im.. başlarda istanbulu beğenmediği için bi bozuşmuştuk ama kıyamam sana ya of BEHİÇ YATACAK YERİN YOK
April 1, 2024
Hayattaki en buyuk arzusu muthiş sığ bir emel olan bir kadin karakterin hicbir seyi begenmeyen, ultra burnu havada, evin icinde ve disinda ne kadar insan varsa her birini hakir goren, bu gorusunu "kokuşmuş" gibi nahoş ifadelerle anlatan 19 yaşında bir kizin hikayesi.
Behiç isimli bir şaire aşik olur bu kiz kitabin ilerleyen sayfalarinda. Kimseyi kendine layık bulamazken Behiç'i bulur. Birazcık entelektüel, birazcık şair olduğundan.
Ayni zamanda izmir'de bir jandarma kiza taliptir ve ailesi jandarmayi bir damat adayi olarak fevkalade bulur. Kız evlenmemek için intihari dusunur.
Osmanlida kadinlari bogasiya baskilama sorunu var o kadar ki hareme gitmeyi kurtuluş biliyorlar. Harem ise ici kafeslerle dolu bir kadin odasi veya evi. kafeste padisahi ve sehzadeleri memnun etmek icin varligini surduren bir cesit insan kolesi. Boyle bir yerde olmayi kurtulus sayacak kadar bir karanlik var orada. Mehmet Rauf buny elestirmek istemis. Kadinin kompleden mahrem oldugunu. Bunu yaparken karakteri siğlaştirmaya gerek yoktu bence. Muhtemelen kadin agzindan yazan bir erkegin ortaya koydugu bir eser oldugundan karakter uslubu epeyce siğ dökülmuş kalemden. Karakterle bağ kurmak çok zor. Evdeki kadinlara duşman, disaridaki kadinlara yine duşman. Bir ara durup bir duşündüm ikiyuzluluge dair bir alt eleştiri olsun diyerek mi boyle yazdi acaba bu karakteri dedim. Omer Seyfettin'in aşk dalgasi oykusunde mesela turk kadinini yerden yere vurdugu satirlar var. Basina gelenlerden kadinlari sorumlu tuttugu gibi bir de ustune birbirlerine dusman ilan ediyor. Komplesi yanlis diyemem. Turkiyede feminizm konusu bir kadin oldukten sonra gundemde patliyor. Yasayan, guclu, yetenekli, basarili, guzel kadinlar ise taslaniyor. Yani sefil olmak lazim onlarin destegi icin. Oysa gokdelenden firlatilmis bir zavallinin hesabini sormak icin feminist mi olmak lazim? insan olmak yetmez mi? ortalama duyarli bir insan. Kadin meclisleri mesela magduriyetten perisan kadinlarin yaninda. Sonucta feminizm kadinlara dovmeye yarayan bir sopaya donusuyor. O zaman ne yapmak lazim? Mutemadi bir bati orneklemesi ve ozenmesi feminizmde de var. Ancak Amerikali kadinlarin feminizm anlayisi da benzer sekilde. Belki iran kadinlarini ornek lazim? burnumuzun dibinde, kocaman bir medeniyetin, kulturun, sanatin, edebiyatin ve fennin vakti zamaninda ardi ardina dogum verdigi bereketli topraklarin birtakim kadinlari bir seriat mucadelesinde bugun bile. Kuvvetli ihtimal mucadelede galip gelecek kadinlar onlar. Yuzumuzu doguya mi donmek lazim acaba? Toplumu bastan asagi ikiyuzlu yapan sey kulturel kodlarina uymayan toplumlara benzemek icin cirpinmasi olabilir mi? Dusunmek lazim.
Karakteri çok itici bulduğum için kitabı beğenmedim. Mehmet Rauf'un kadın karakter yazımı biraz sıkıntılı.
Behiç isimli bir şaire aşik olur bu kiz kitabin ilerleyen sayfalarinda. Kimseyi kendine layık bulamazken Behiç'i bulur. Birazcık entelektüel, birazcık şair olduğundan.
Ayni zamanda izmir'de bir jandarma kiza taliptir ve ailesi jandarmayi bir damat adayi olarak fevkalade bulur. Kız evlenmemek için intihari dusunur.
Osmanlida kadinlari bogasiya baskilama sorunu var o kadar ki hareme gitmeyi kurtuluş biliyorlar. Harem ise ici kafeslerle dolu bir kadin odasi veya evi. kafeste padisahi ve sehzadeleri memnun etmek icin varligini surduren bir cesit insan kolesi. Boyle bir yerde olmayi kurtulus sayacak kadar bir karanlik var orada. Mehmet Rauf buny elestirmek istemis. Kadinin kompleden mahrem oldugunu. Bunu yaparken karakteri siğlaştirmaya gerek yoktu bence. Muhtemelen kadin agzindan yazan bir erkegin ortaya koydugu bir eser oldugundan karakter uslubu epeyce siğ dökülmuş kalemden. Karakterle bağ kurmak çok zor. Evdeki kadinlara duşman, disaridaki kadinlara yine duşman. Bir ara durup bir duşündüm ikiyuzluluge dair bir alt eleştiri olsun diyerek mi boyle yazdi acaba bu karakteri dedim. Omer Seyfettin'in aşk dalgasi oykusunde mesela turk kadinini yerden yere vurdugu satirlar var. Basina gelenlerden kadinlari sorumlu tuttugu gibi bir de ustune birbirlerine dusman ilan ediyor. Komplesi yanlis diyemem. Turkiyede feminizm konusu bir kadin oldukten sonra gundemde patliyor. Yasayan, guclu, yetenekli, basarili, guzel kadinlar ise taslaniyor. Yani sefil olmak lazim onlarin destegi icin. Oysa gokdelenden firlatilmis bir zavallinin hesabini sormak icin feminist mi olmak lazim? insan olmak yetmez mi? ortalama duyarli bir insan. Kadin meclisleri mesela magduriyetten perisan kadinlarin yaninda. Sonucta feminizm kadinlara dovmeye yarayan bir sopaya donusuyor. O zaman ne yapmak lazim? Mutemadi bir bati orneklemesi ve ozenmesi feminizmde de var. Ancak Amerikali kadinlarin feminizm anlayisi da benzer sekilde. Belki iran kadinlarini ornek lazim? burnumuzun dibinde, kocaman bir medeniyetin, kulturun, sanatin, edebiyatin ve fennin vakti zamaninda ardi ardina dogum verdigi bereketli topraklarin birtakim kadinlari bir seriat mucadelesinde bugun bile. Kuvvetli ihtimal mucadelede galip gelecek kadinlar onlar. Yuzumuzu doguya mi donmek lazim acaba? Toplumu bastan asagi ikiyuzlu yapan sey kulturel kodlarina uymayan toplumlara benzemek icin cirpinmasi olabilir mi? Dusunmek lazim.
Karakteri çok itici bulduğum için kitabı beğenmedim. Mehmet Rauf'un kadın karakter yazımı biraz sıkıntılı.
March 16, 2016
'Eylül'ün yazarı Mehmet Rauf'un 1911 yılı yazında, yalnızca 1 buçuk ayda tamamladığı bir genç kız günlüğü... Dönemin genç kızlarının yaşadığı 'görücü usulü evlilik, özgürleşememe, aşkı tanıyamama, karşı cinsi tam olarak anlamadan evlendirilme' gibi konulara Yeşilçam usulü değiniyor.
Günlüğün yazarı Pervin, 19 yaşında, batı eğitimi almış, açık fikirli, İzmirli bir genç kız. Osmanlı geleneklerinin tamamına başkaldırmış; Avrupalı yaşıtları gibi yaşamak istiyor. Gözünde çok büyüttüğü İstanbul'a, amcasının yanında kalmaya geldiğinde, hem şehri hem de İstanbullu kadınları yakından tanıyor ancak ne İstanbul'da gördüklerinden ne de hemcinslerinin, kendilerine biçtikleri alaturka hayattan hoşlanıyor. Pervin ne vakit ki amcasının uzak akrabası şair Behçet Bey'le tanışıyor; işte o zaman içsel olarak büyümeye başlıyor...
Dönemine göre cesur bir roman ama şimdilerde okunduğunda, -cumhuriyet öncesi edebiyata meraklı olanlar haricinde-, kimseye bir şey katmayacağını düşünmüyorum. 'Eylül' gibi bir romanı yazan Mehmet Rauf'tan daha derinlikli bir şeyler bekliyordum ben.
Günlüğün yazarı Pervin, 19 yaşında, batı eğitimi almış, açık fikirli, İzmirli bir genç kız. Osmanlı geleneklerinin tamamına başkaldırmış; Avrupalı yaşıtları gibi yaşamak istiyor. Gözünde çok büyüttüğü İstanbul'a, amcasının yanında kalmaya geldiğinde, hem şehri hem de İstanbullu kadınları yakından tanıyor ancak ne İstanbul'da gördüklerinden ne de hemcinslerinin, kendilerine biçtikleri alaturka hayattan hoşlanıyor. Pervin ne vakit ki amcasının uzak akrabası şair Behçet Bey'le tanışıyor; işte o zaman içsel olarak büyümeye başlıyor...
Dönemine göre cesur bir roman ama şimdilerde okunduğunda, -cumhuriyet öncesi edebiyata meraklı olanlar haricinde-, kimseye bir şey katmayacağını düşünmüyorum. 'Eylül' gibi bir romanı yazan Mehmet Rauf'tan daha derinlikli bir şeyler bekliyordum ben.
February 17, 2020
Bu seriden şu zamana kadar okuduğum en iyi kitaptı!
May 18, 2025
2/5⭐️ - Book Club Read
52K Kitap Kulübü - Mart 2025
52K Kitap Kulübü - Mart 2025
January 1, 2026
ay bir adamla omur mu gecer sen de gulben 2.5⭐️
October 23, 2023
Bir erkek yazarın günlüğünü yazabilecek kadar bir genç kızı anlayabileceği, hissedebileceği konusunda şüphelerim var. Bu konuda kitabın başarılı olup olmadığını da bilemiyorum bu yüzden. Ayrıca kadın olmaya dair bazı konularda tuzumuz kuru olduğu için konuşma hakkına sahip olmadığımızı düşünürdüm. Yine de -kitabın özellikle yazıldığı dönemde ne kadar sevildiği göz önüne alınırsa- tepkilere göre bir şeyleri güzel bir şekilde aktarmış olmalı.
Kitabın başkarakteri Pervin'de biraz Jane Austen karakteri (belki Jane Eyre de olabilir) özellikleri hissettim. Ancak bir temel farkla: Jane Austen karakterleri (ve dahi Jane Austen'in kendisi) kadının kendi başına var olmasını amaçlarken Sevgili Pervin tüm varoluşunu, mutluluğunu evliliğine ve kocasına bağımlı görüyor. Yazıldığı zaman bu görüşler özgürlükçü olabilir belki (tıpkı Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç'ta olduğu gibi) ama ne yazık ki olması gerekenden çok çok uzak.
Bir hayalperest mutlu olacağına inansa bilinir ki sonu hüsranla biter. Kitabın sonu bunu bir kez daha kanıtlamış oldu.
Kitabın başkarakteri Pervin'de biraz Jane Austen karakteri (belki Jane Eyre de olabilir) özellikleri hissettim. Ancak bir temel farkla: Jane Austen karakterleri (ve dahi Jane Austen'in kendisi) kadının kendi başına var olmasını amaçlarken Sevgili Pervin tüm varoluşunu, mutluluğunu evliliğine ve kocasına bağımlı görüyor. Yazıldığı zaman bu görüşler özgürlükçü olabilir belki (tıpkı Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç'ta olduğu gibi) ama ne yazık ki olması gerekenden çok çok uzak.
Bir hayalperest mutlu olacağına inansa bilinir ki sonu hüsranla biter. Kitabın sonu bunu bir kez daha kanıtlamış oldu.
August 14, 2026
"Bazen düşünüyorum da dünyaya gelmek bir afetken, sonra bu memlekette, üstelik kadın olarak doğmanın daya-nılmaz azabına nasıl tahammül ettiğime hayret ediyorum. Mesela yalnız erkek olsaydım, bugün beni zorlayan ve harap eden bu elemlerin birçoğundan bihaber olacaktım. Kadın olmak, yani erkeklerin ruhlarının ihtiyacı için fazla fazla alçaldığımız halde ıstırap içinde bir esir hayatı sürmek zorunda olmak...,"
"erkeklerin hayatlarına serbestçe devam ettikleri bu yaşta siz kendinizi tutmaya, hislerinizi saklamaya mecbursunuz"
"En küçük fırsat-larla avazı çıktığı kadar haykırarak, "Hay Allah belanızı versin! Ulan siz adam olmayacaksınız hiç!" diye kükredikçe güleceğim geliyor. Sanki kendisi bir adammış gibi... Çocuk-larını kendi kötü örneğiyle, kendi ahlaksızlığıyla harap ve berbat etmiş, sonra bu halden onları sorumlu tutuyor. Bir evde aile hayatı bu ev kadar bozuk ve düzensiz olursa o hayat içinde büyüyen çocuklar nasıl bir terbiye kazanabilirler? Mesela, "Ananıza hürmet ediniz asi evlatlar!" diyor da sonra o anayı en küçük bir öfkesine yenik düşerek, yalnız çocukların yanında değil, hizmetçilerin yanında bile en adi, en pis sözlerle rezil etmekten çekinmiyor."
Cok cok guzeldi. Herkes hayatinda bir kere okumali. Bizim askvegurur kitabimiz da bu olsun
"erkeklerin hayatlarına serbestçe devam ettikleri bu yaşta siz kendinizi tutmaya, hislerinizi saklamaya mecbursunuz"
"En küçük fırsat-larla avazı çıktığı kadar haykırarak, "Hay Allah belanızı versin! Ulan siz adam olmayacaksınız hiç!" diye kükredikçe güleceğim geliyor. Sanki kendisi bir adammış gibi... Çocuk-larını kendi kötü örneğiyle, kendi ahlaksızlığıyla harap ve berbat etmiş, sonra bu halden onları sorumlu tutuyor. Bir evde aile hayatı bu ev kadar bozuk ve düzensiz olursa o hayat içinde büyüyen çocuklar nasıl bir terbiye kazanabilirler? Mesela, "Ananıza hürmet ediniz asi evlatlar!" diyor da sonra o anayı en küçük bir öfkesine yenik düşerek, yalnız çocukların yanında değil, hizmetçilerin yanında bile en adi, en pis sözlerle rezil etmekten çekinmiyor."
Cok cok guzeldi. Herkes hayatinda bir kere okumali. Bizim askvegurur kitabimiz da bu olsun
April 28, 2020
Türk Edebiyatı Klasiklerini okumaya yeni yeni başladım ve bir elin parmaklarını geçmeyecek şekilde sevdiklerim kısıtlı.
Genç Kız Kalbi ise sevdiklerim arasında itinayla yerini aldı diyebilirim 🌸
Pervin adında genç bir kızın İzmir'den Istanbul'a amcasının yanına gelmesiyle başlıyor. Pervin'in İstanbul'a olan hayranlığı çok fazla fakat rıhtıma ayak bastığı anda hayallerinde ki gibi olmadığını fark ediyor. Fazla hayalperest ve aşık olmak isteyen biri, evleneceği kişinin görücü usulüyle değil de kendi seçeceği birinin olmasını istiyor.
Çok tatlı ve naif bir kitaptı, günlük şeklinde olduğu için elinizde sürünmesine imkan yok. Okumadıysanız bir bakın derim.
Genç Kız Kalbi ise sevdiklerim arasında itinayla yerini aldı diyebilirim 🌸
Pervin adında genç bir kızın İzmir'den Istanbul'a amcasının yanına gelmesiyle başlıyor. Pervin'in İstanbul'a olan hayranlığı çok fazla fakat rıhtıma ayak bastığı anda hayallerinde ki gibi olmadığını fark ediyor. Fazla hayalperest ve aşık olmak isteyen biri, evleneceği kişinin görücü usulüyle değil de kendi seçeceği birinin olmasını istiyor.
Çok tatlı ve naif bir kitaptı, günlük şeklinde olduğu için elinizde sürünmesine imkan yok. Okumadıysanız bir bakın derim.
May 22, 2023
4/5
Son sayfalara gelene kadar benim için ortalama bir kitaptı ama o son kısım beni cidden şaşırttı ve bir o kadar da karaktere karşı sinir etti. Sinirim ana karakter olan genç kızımıza değil merak etmeyin. Hatta o açık yürekliliği ve gerçekçi bakış açısı ile beni en çok etkileyen karakter oldu. Fakat her zaman mantık duyguyu yenemiyor işte. Bu kitapta da bunu görüyoruz diyebilirim. Günümüz türkçesiyle de yazıldığı için okuması kolay ve zevkliydi. Tavsiye ederim🌺
Son sayfalara gelene kadar benim için ortalama bir kitaptı ama o son kısım beni cidden şaşırttı ve bir o kadar da karaktere karşı sinir etti. Sinirim ana karakter olan genç kızımıza değil merak etmeyin. Hatta o açık yürekliliği ve gerçekçi bakış açısı ile beni en çok etkileyen karakter oldu. Fakat her zaman mantık duyguyu yenemiyor işte. Bu kitapta da bunu görüyoruz diyebilirim. Günümüz türkçesiyle de yazıldığı için okuması kolay ve zevkliydi. Tavsiye ederim🌺
May 21, 2026
1911 yılında yaşayan Pervin'in 2011'deki Türk kızlarından pek bir farkı yok. 100 yılda kadınlarımızın maruz kaldığı boğucu toplum pek değişmedi. Görece cinsiyet eşitliği elde ettiğimiz hayatımla bir çok paralel gördüm okurken.
Mehmet Rauf'un kadınların içinde olduğu durumun sarsıcı etkisini daha o zamanlarda bu kadar doğru bi şekilde kaleme alması ise büyük bi maharet.
Mehmet Rauf'un kadınların içinde olduğu durumun sarsıcı etkisini daha o zamanlarda bu kadar doğru bi şekilde kaleme alması ise büyük bi maharet.
November 26, 2025
"Çünkü yaşamak için hayat lazımdır... Hayal değil..."
Behiç bey bunları gerçekten söyledi mi evdekiler şeytanlık mı yaptı bilmiyorum ama genç kız kalbi.. daima kırılıyor BÖYLE BİTMEMELİYDİ pervin de tüm genç kızlarla aynı kadere mahkum oldu kabul etmiyorum ya KABUL ETMIYORUM BU SONU😭😭cildiracagim
Behiç bey bunları gerçekten söyledi mi evdekiler şeytanlık mı yaptı bilmiyorum ama genç kız kalbi.. daima kırılıyor BÖYLE BİTMEMELİYDİ pervin de tüm genç kızlarla aynı kadere mahkum oldu kabul etmiyorum ya KABUL ETMIYORUM BU SONU😭😭cildiracagim
October 8, 2020
Mehmet Rauf'un ne kadar da çağının ilerisinde bir insan olduğunu, insan psikolojisini çok iyi gözlemleyebildiğini gösterdi bu kitap. Hala, 100 yıl sonrasında bile aynı insani problemlerle aynı coğrafyada uğraştığımızı görmek üzücü.
January 31, 2021
kitapta geçen dönemdeki kadınlarla ilgili görüşlerin günümüzde de devam ediyor olması üzücü
Displaying 1 - 30 of 113 reviews





























