MUSTAFA İSMET İNÖNÜ
"Bizim tarihimiz, halk çocuklarının tarihidir. Halk denen hazinenin bitmek tükenmez verimliliği, Türk tarihinin akışında bu akışa damgasını vuran büyün Önder Şahsiyetlerin kaynağı olmuştur. Bu kaynak onları doğurmuştır, kucağında büyütmüştür, şekilleştirmişti. Denebilir ki Türk Tarihi, aslında, Halkın ve Halktan gelenlerin tarihidir" (s.5)
"Galiba, Bernard Shaw'a ait olan bir söz vardır: -Birinci adam güneşi, İkinci Adamı gölgeyi sever" (s.10)
" İkinci Sultan Mahmut bu sefer de Ruslardan asker istemek zorunda kaldı 5 nisan 1833'te öncü olarak 15 000 kişilik bir Rus ordusu Boğaziçi'nde Beykoz kıyılarına ayak bastı. Bütün bu şartlar altında Osmanlı devleti kalmışsa, bunun nedeni, Alman Meraşali Helmuth Von Moltke'nin dediği gibi, bu devletin mirasını paylaşmakta, mirasçların ittifak edememlerindendi. " (s.33)
"bir Aksiyon ki, sonuçları toplumun kaderini etkiler. Toplum, yarattığı siyasi şahsiyetlerin elinde ya mutlu, ya bedbaht olur. Yani siyasetçi, Toplumun öyle bir eserdir ki, Toplum onu hem kendisi yaratır, hem kendi iradesini onun iradesine bağlar. Kendi kaderini, kendi yarattığının kaderiyle birleştirir" (s.203)
"Ama teferruat hususunda bir Üstat'tı" (s.207)
"Başkan Hap - Yeryüzündeki iyi niyetli insanlara selam" (s.226)
"Demokrasi, bir inkilap nizamı değildir. İnkilap nizamı, azınlığının iradesinin, çoğunluğunun iradesine, inkilabın zararuretleri nedeniyle, cebir ve zor yoluyla hakim oluşudur.
Eğer inkilap, henüz son sözünü söylememişse, onun fırtınlar içinde girişilecek, 19. yüzyıl tipinde bir Demokrasi çabası, hiç bir başarı vadetmez" (s.287)
"Takrir sahibi Ferridun Fikri bey, bir meclis tahkikatı heyetinin kurulmasının acele karara alınmasını istiyordu. Ama iş Rauf beyle, kabinenin savunucuları arasında bir çarpışma halini aldı. Hatta Ali Çetinkaya bir aralık kürsüye fırladı. Rauf Beye onun Çerkez asıllı oluşunu ima ederek:
-Sen bu toprakta oturamazsın. Ecdadının, babanın ve dedenin geldiği yere gidersin. Bu toprak bunu istiyor" (s.294)
" Mesele düşünmeli ki, 1926'da bile Adapazarın'dan patates İstanbul'a, Marsilya'dan gelen patatesleslerden daha pahalıya mal oluyord ve Merzifon pirinci Samsun'dan Hindi-Çin'i pirincine rekabet edemiyordu." (s.351-352)
"Recep Peker- Liberalizm Vatan Hıyanetidir" (s.406)
" -Ne okuyorsunuz gazetede? Şu bizim Dizbağı nişanı meselesini ni?
-Dizbağı nişanı mı? O da ne?
- A duymadınız mı? Bir Amerikan gazetesinden naklen, bütün dünya matbuatına yayılan havadisi? İngiltere Kralı bana Dizbağı nişanı verecekmiş. Söylendiğine göre bu, İngilizlerin en büyük nişnaı imiş...
-İyi ama, bunu size ne münasebetle vereceklermiş?
-Bunu herkesten ziyade sizin bilmeniz lazım gelir. İngiliz Milleti beni sever de ondan
Gazi'nin mümkün olduğu kadar tatlılıkla söylediği bu söze karşı, İsmet Paşa, dudaklarında istihzalı bir gülümseme ile omuzlarını silker.
Gazi'nin sesi sertleşmeye başlamıştır:
-Evet, İngiliz Milleti beni sever ve sevgisini, Lyod Corc'u düşürmek suretiyle ispat etmiştir.
-O meselenin harici siyasetle hiç ilgisi yoktur. Loyd Corc, Partiler arasındaki ihtilah yüzünden düştü.
-Ya?... Bu ihtilafın, tam Dumlupınar Zaferi üzerine çıkışına ve Avam Kamarasında Lyod Corc'a yapılan hücumlarda, en ziyade Türkiye'ye karşı takip ettiği düşmanca politika üstünde durulmasına ne dersiniz?" (s.468)