"Dunya buyuk bir yalnizlik diyariydi, insan yalnizca kendisini bilmenin yalnizligi icindeydi."Guvercine Agit, Gursel Korat'in Zaman Yeli'nden sonra yazdigi ikinci Kapadokya odakli roman. Bu hikiyeye adim attigimiz andan itibaren 13. yuzyil sonlarindaki cokkulturlu, cokdilli etnik zenginligin icinde dolasiyoruz. Yazarin ayagini sikica bastigi Ic Anadolu cografyasinda dervisler, kesisler, Mogol askerleri, Venedikli tuccarlar var. Donemin iktidar kavgasi ise derinligine kavranmis kisilerin ardindaki panoramada gorunuyor.Bir "olumsuz kahraman" romani Stavro, butun kotulukleriyle ama butun ruhsal acikligi icinde gozumuzun onunde. Bir adanmis kisilikler ve asklar romani ayni Saruca Abdal ve Gulbeyaz goz kamastirici bir oykuyle belirginlesiyor. Guvercine Agit, tutku ve comertlik romani biraz Civan ile Samnalika unutulmaz. Guvercine Agit'i safligin ve iyilikseverligin romani haline getiren Enduluslu Tuccar Fizil ile yol arkadasi Mihayil, sozleri kulagimizda cinlayan Alitokus, hirsiyla can sikici Muhyiddin, iyilik dolu Turkmen kocalari, guclu ve carpici kadin kahramanlar, hepsi butun diger karakterlerle birlesiyor ve zihnimizde koca bir destana donusuyor. Sarsici ve buyuk bir destana…(Tanitim Bulteninden)Sayfa 208Baski 2016 Yapi Kredi Yayinlari
Gürsel Korat, 1960’ta doğdu. Çocukluğu ve ilkgençliği Kayseri’de geçti. Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi’nde tamamladı. Çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yayımladı. Bazı film projelerinde senarist olarak yer aldı, çeşitli üniversitelerde dersler verdi.
Anadolu'nun 5 farklı bölgesinde, aynı anda yağan yağmur ve sonrasında ortaya çıkan ay ışığı ile başlıyor bu muazzam eser. Kapadokya üçlemesinin ,kinci kitabıdır bu arada ve birinci kitabı olan Zaman Yeli, Anadolu'nun Moğol işgali altındaki durumu konu almaktayken, devamı niteliğindeki Güvercine Ağıt kitabı da Moğol işgalinin ilk tanıklarının üçüncü kuşaklarının durumunu ele almaktadır. Mest oluyor kurgusal tarih okurken. Bana sultanları , ermenileri , tacirleri , ermişleri , bektaşileri , sofuları anlatın diye bağırasım geliyor.
Kısa not; Gürsel Korat , Türkçe Edebiyatın değerinden çok daha az dikkat çeken yazarların en başındadır.
Kitap Anadolu'daki kültür karmaşısını çok güzel anlatmış. Özellikle dinler konusunda çok kafa yoran benim için oldukça tatmin edici öğeler vardı.
Okumayı planlıyorsanız çok arayı açmadan, 2-3 gün içinde bitirmenizi tavsiye ederim yoksa bir bakmışsınız karakterlerin yarısını hatırlamıyorsunuz.
Kitapla ilgili tek sıkıntım kadınların betimlenme şekli. Fiziksel özellikleri o kadar ön plana çıkmış ki karakterleri ciddiye alamadım maalesef, özellikle de Gülbeyaz'ı. Ama bu göz ardı edilebilir bir mesele çünkü geri kalan karakterler oldukça iyi yazılmış, yine de böyle güzel bir kitabın, bütün kadın karakterlerin içini bu kadar boşaltması beni üzdü.
Keyifli bir okuma sağlayan, güzel bir kitaptı. Serinin (bu üçleme için seri demek de ne kadar doğru, bilemedim) ilk kitabına nazaran, özellikle sonlara doğru biraz zorlama felsefi mesajlar verilmeye çalışıldığını hissettim. Bunun dışında gayet keyif alarak okuduğum bir kitap oldu. Son olarak; emin olamamakla birlikte, kitapta bahsi geçen farklı milliyetlerden özellikle birisi için kullanılan dil bana enteresan geldi. Yazar, sanki mevcut dönemdeki dünya görüşü nedeniyle 1000 yıl önce geçen kurguda böyle bir dil kullandı düşüncesine kapıldım. Umarım ben yanılmışımdır. Özellikle iki yerde bu yüzden rahatsızlık hissettim.
Gürsel Korat'ın okuduğum ilk romanı. 13. yy Anadolu'suna lirik bir bakış. Kapadokya severlerin bilhassa okumasını öneririm. "Kim var imiş burada biz yoğ iken?" sorusuna da bir cevap niteliğin de...
Gürsel Korat'ın Kapadokya üçlemesinin 2. kitabı bizi ilk kitabın bıraktığı yerden 50 yıl sonrasına götürüyor. Kitap Peristrema Emiri Stavro, Ermeni papaz Civan, Sarıca Abdal ve daha bir çok karakterin bir noktada kesişen birbirinden ayrı hikayelerini anlatırken bizi yine 13. yy Anadolu'sunun çok renkli dünyasında gezintiye çıkarıyor. Parçalanmış bir Selçuklu hükümdarlığı, bölgede aktif bir güç olan Moğollar, artık azınlık olan Hıristiyanlar ve diyar diyar gezen abdallar, dervişler, kalenderiler ile günümüz Kapadokya'sı sınırları içerisinde hem tarihi hem de mistik bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Bu kitabı okumadan önce serinin ilk kitabı "Zaman Yeli" kitabını okumanızı tavsiye ederim.