Usta oykuculugu ile kusaklar boyu okurlarin basucundan hic ayrilmayan Selim Ilerinin 1976 yilinda Sait Faik Hikiye Armagani kazanmis olan Dostluklarin Son Gunu adli oyku kitabi tazeligini hic yitirmedigini yillar sonra yeniden belgeliyor.Selim Ileri Dostluklarin Son Gununde yalin ve siirli dili, olaylari ve nesneleri en kucuk ayrintilarina kadar saran gozlemleriyle usta bir oykucu oldugunu kanitlar.Tahsin YucelDostluklarin Son Gunu, Turk oykuculugunun donemeclerinden biri...Sayfa 176Baski 2015 Everest Yayinlari
Bu ara ders çalıştığım için biraz yavaş ilerledim. Kemal karakteri üzerinden yalnızlık duygusu işlenmiş. Selim Ileri bende hüzün duygusu uyandırıyor. Her eserinde içine dönük bir karakter yer alıyor mutlaka. Her hikaye birbirini tamamlar nitelikte bir bütün oluşturuyor.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Zor okunan bir kitap. Hem biçim olarak hem içerik olarak. Ölümcül bir yalnizlikla boğuşan küçük bir erkek çocuğun çocukluk ve ergenlik gözünden eski İstanbul kesitleri. Kesit denilen bu olsa gerek: Başı sonu yok, giriş gelişme yok, sadece belli bir zamandan bir dilim almış, ve içinde gördüğünü yazmış. Sanki anlatılan herşeyi beyaz bir tülün arkasında seyrediyorsun, ve ara ara perde de kapanıp geri açılıyor, e tabi o arada da biseyler olmuş mesela. Şimdi anla anlayabilirsin. Ta ki son bölüme kadar. Yazarın bu kitaba yapılan kritiklere cevap olarak yazdığı son bölümü okumak, kitabın geri kalanından daha keyifli.
Oh be dedirten , neyi niçin yaptığını anlattığı,taşların yerine oturduğu, hem açıklama hem de savunma.
Bu kitabı okumak isteyenlere tavsiyem, ilk önce o son kısmı okuyun, hatta bu tür kitaplara öyle bir bölüm eklenmesi şart olsun, ki o kimin kime ne zaman söylediği anlaşılmayan cümleler, o zamandan soyutlanmış durumlar (Proust'tan çok etkilenmişmis), yüklemi olmadan biten cümleler (meğer Melih Cevdet Andaydan etkilenmiş, O'na göre bir cümledeki bir kelimeyi çıkardığında okuyucu alıyorsa demek ki o kelimeye gerek yokmuş) size bir anlam ifade etsin.
Küçükken neyse de, büyüyünce hiç çekilmez oldun Kemal, bu kadar duygusal olmayı bırak:)
Hikayeler belki de çok güzeldi. Belki de diyorum çünkü okurken yoruldum ve anlayamadım. Bu benim ayıbım olabilir. Sakin bir zamanda tekrar okumalıyım. Yoksa tam konsantre olduğum başka günlerde tüm hikayeleri kopmadan okuyabildiğimde seveceğim bir anlatış tarzıydı.
Kitaba ismini veren Dostlukların Son Günü “anladığım” en güzel öyküydü.
Ödüllü bir öykü yazarı olan Selim İleri'yi eleştirmek haddim olmayabilir. Kendim için doğru bir kitap tercihi yapmamışım, diyebilirim. Şiirsel anlatım bana göre değilmiş. Öyle ki, hikayelere hiç kendimi kaptıramadım. Dahası, anlatılanları kasvetli ve iç sıkıcı buldum.
Bu kitap aslında düşük puanı hak etmiyor. Mükemmel bir kitap da diyemeyiz ama başarılı bir kitap olduğunu düşünüyorum. En önemlisi yazar yirmibeş yaşından önce böyle bir eseri ortaya çıkartmış, bu büyük bir başarı bence. Selim İleri'nin dili genelde hep ağır ve kasvetli burda da öyle olmuş. Akıcı bir kitap diyemeyiz bazı kısımları dikkatlice okumak gerekiyor. Hem dilden dolayı, hem de akışı kesen bölümler var. Ama bunların dışında yazarın, karakterin ruhsal durumunu iyi şekilde aktardığını düşünüyorum. Sonlarda yer alan hikayeleri ise bence çok güzeldi. Çok çarpıcı gözlemler mevcut. Selim İleri'ye başlamak için iyi bir kitap.
"Çünkü bütün kitaplar sizinle dostluk etmeye hazırdır. Ama o zamanlar insanların dostlukları, arkadaşlıkları bana kuşku verirdi. Böyle böyle kitaplara kapıldım. Yaşadığım her şeyi adeta kitaplarda da bulmaya çalışıyordum."
Selim İleri bir romancı bu bir gerçek ama yine de öykülerinde yazma heyecanı yaşayan genç bir öykücünün ruhunu hissediyorum okurken. Bu çok önemli bence. Bu yüzden bu kitabı severim.
Dostlukların Son Günü Kısa öykü okuma seyahatimin ikinci durağı. Selim İleri'nin Oburcuk Mutfakta isimli denemelerini beğenmiştim. Bu kitabı da rafta indirimde görünce dayanamadım aldım. İyi ki almışım.
Öyküler genel olarak iki bölüme ayrılıyor. Bir kısımda Kemal isimli çocuk gözünden eski İstanbul'da çeşitli karakterler ve diğer kısımda yine tek bir karakter ve çevresindekiler ama bu sefer karakter bir yetişkin ve öyküler olay değil algı ağırlıklı. Ben doğal olarak ilk kısmı daha çok sevdim. Sanki siyah beyaz eski Yeşilçam filmi tadında betimlemeler. Çok zarif ve kibar tasvirlerin korkunçlukları saklamaması, aksine daha güzel vurgulaması. Çok keyif aldım ve duygulandım okurken. Bu kitapta favori öykü seçerken zorlandım. Ama düşündükten sonra görünüşe göre çoğunluğun (hatta yazarın bile) en sevdiği Gelinlik Kız öne geçti.
Selim İleri’nin hikâye kitabı (1975) • On altı hikâye. 130. sayfadaki "Kaç hayatı bir arada yaşıyoruz, her an bir başkası gibiyim." cümleleri bütün hikâyelerde bir leitmotif olarak belirginleşiyor. Kollara bölünmüş bir aile dağınıklığından gelen Kemal, bu hikâyelerde çocukluğunun anılarını ve şimdiki gençlik yaşantılarını anlatıyor. Eser, 1976 Sait Faik Hikâye Armağanı’m kazandı.
Kitabın içindeki betimlemeler çok güzel. Çocukluk anıları gibi, bitmek tükenmek bilmeyen misafirlik betimlemeleri harika. Sadece dil olarak biraz yorucu, yoğun bir dikkat gerektiriyor. Sular seller gibi akmıyor ama verdiği his güzel. Biraz karamsar öyküler genel olarak.