Jump to ratings and reviews
Rate this book

Tanrı Misafiri

Rate this book
Tanrı Misafiri; Reşat Nuri Güntekin'in, Türkiye toplumunun her kesiminden eşsiz insan manzaralarını ustalıkla sunduğu hikayelerini kapsar. Hikayelerin adları bile yazarın geniş yelpazesi hakkında fikir vericidir: Tanrı Misafiri, Yaseminli Yuva, Deniz Banyosu, Münzevinin Esrarı, Yanakların Taksimi, Gece Ziyaretçileri, Su Çekme ve Bulaşık Yıkama, Şapka Duası, Bir Aile Meselesi, Madeni Günahlar, Bir İstifa, Bir Centilmen, Porselen Çay İbriği, Hatıra Defteri, Kesatlık, Bir Modern Genç Kız, Sinema, Çocuk ve Sokak, Biçilmiş Kaftan, Bir Artist, Diplomasız Doktor, Hasta Çocuk, Bir Gümrük Kaçakçılığı.

175 pages, Paperback

First published January 1, 2011

9 people are currently reading
160 people want to read

About the author

Reşat Nuri Güntekin

53 books468 followers
Reşat Nuri Güntekin (Istanbul, 25 November 1889 - London, 13 December 1956) was a Turkish novelist, storywriter and playwright. His novel, Çalıkuşu ("The Wren", 1922) is about the destiny of a young Turkish female teacher in Anatolia; the movie was filmed on this book in 1966, and remade as TV series in 1986. His narrative has a detailed and precise style, with a realistic tone. His other significant novels include Yeşil Gece ("Green Night") and Yaprak Dökümü ("The Fall Of Leaves")

Biography

His father was a major in the army. Reşat Nuri attended primary school in Çanakkale, the Çanakkale Secondary School and the İzmir School of Freres. He graduated from Istanbul University, Faculty of Literature in 1912. He worked as a teacher and administrator at high schools in Bursa and Istanbul, then as an inspector at the Ministry of National Education (1931). He served as the deputy of Çanakkale between 1933 and 1943 in the Turkish Parliament, the chief inspector at the Ministry of National Education (1947), and a cultural attaché to Paris (1950), when he was also the Turkish representative to UNESCO.

After his retirement, he served at the literary board of the Istanbul Municipal Theatres. He died in London, where he had gone to be treated for his lung cancer. He is buried at the Karacaahmet Cemetery in İstanbul.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
52 (19%)
4 stars
76 (28%)
3 stars
103 (39%)
2 stars
24 (9%)
1 star
8 (3%)
Displaying 1 - 16 of 16 reviews
Profile Image for Banu Yıldıran Genç.
Author 2 books1,455 followers
May 8, 2024
bunu söyleyeceğimi ummazdım ama reşat nuri’den okuduğum en kötü kitap. bence külliyatına yakışmıyor hatta.
ilk iki hikâye hariç. kitaba adını veren “tanrı misafiri” yer yer dazla uzamış olsa da nefis bir humor taşıyor ve bugün bile başımıza gelebilecek bir olayı anlatırken zevkle okunuyor.
ikinci hikâye “yaseminli yuva” da fena olmayan öykülerden ama elbette klasik aklına girilen zengin ve saf evli kadın muhabbeti var. kadının bu derece saf ve anında oyuna gelir gözükmesi reşat nuri için çok basit kaçmış. ama şair inayet tiplemesi başarılı.
bunların dışınızdaki öyküler muhtemelen gazetelerde filan çalakalem not edilmiş parçalar. bakın öykü bile diyemiyorum. tiyatro, köşe yazısı, bi arkadaşım anlattı da denen anektodlar, fıkralar… içinde işlense iyi olurmuş diyebileceğim yok gibi. muhtemelen o dönem gazetelerde dergilerde sevilmiş, sonunda kıssadan hisse çıkaran (halkımız bayılır), eğlenceli, kahve muhabbeti gibi kadınlarla dalga geçen şeyler..
hele kadınların hukuk fakültelerinde okumayı tercih ettikleri haberi üzerine yazılan bir “neler göreceğiz” öyküsü var ki aman allahım. çalıkuşu’nu yazan bir yazar nasıl böyle şeyler düşünebilmiş…
neyse külliyat olarak yayımlanınca arada böyle şeyler oluyor ama bence ilk iki hikaye başka bir kitapta olabilirdi, diğerleri de “gazete metinleri” filan gibi bir başlık altında toplanmalıydı.
Profile Image for İlhanCa.
906 reviews7 followers
July 17, 2025
Kısa kısa hikâyeler ama her biri insanın yüzüne vuran ince ince tokatlar barındırıyor. Reşat Nuri, yine sakin sakin anlatıyor ama sonunda hep bir “hmm...” dedirtiyor insana.

Gündelik hayat, mahalle dedikodusu, küçük hesaplar derken aslında bayağı ders var içinde. Ne çok uzatıyor, ne boş yapıyor aslında, tam kararında hşkayeler. Hani hem hafif okuyayım, hem içime dokunsun diyorsan, tam o kafada.

Bense bugünlerde ders veren hikayelerden, kitaplardan sıkıldığım için beni çok etkilemedi açıkçası. Sade bir eser okumuş olmanın keyfi var üzerimde, o kadar.
Profile Image for Beyza.
54 reviews13 followers
August 31, 2019
Çok yerinde ve zekice anlatılmış hikayeler
Profile Image for Terken.
168 reviews1 follower
February 1, 2022
Kitaptaki hikâyelerin basılmadan önce gazetede tefrika edildiğini okuduğumu hatırlıyorum, ama nerede okuduğumu bulamadım.

İlk hikâye kitaba da adını vermiş. Biraz metafor yapıştırıp okuyunca, ev, karakterler güncel hale geliyor. Her dönemde bir Hafız var. Yapışkan sülükten kurtulamayan ev sahibi var. Kurnaz Hafız'a kapılan sersem ev sakini var. Hikâyeye bakarsak, bizim de sonumuz karanlık; günümüz Hafız'ından kurtulmak zor.
İkinci hikâye Yaseminli Yuva'dan sonrakiler de, ilk ikisi gibi fakat nispeten kısa, sosyal meselelere temas eden, okuması rahat, mesajlı, dersli klasik türde hikâyeler. Bu yüzden çok tatlı, hareketli, zengin olmalarına rağmen günümüz okuyucusuna çok bir şey vermeyebilir. Yine de Reşat Nuri'nin güzel dili ve gözlem kabiliyeti okumayı zevkli kılıyor.
Profile Image for Beyza Kaya.
4 reviews
Read
August 31, 2023
Reşat Nuri Güntekin'in Acımak ve Bir Kadın Düşmanı romanlarını okumuştum. Şimdiye kadar öykülerini okumadığım için ilk öyküsündeki mizah öğeleri beni hem şaşırttı hem de keyiflendirdi. Anlatmaya çalıştığı meseleyi, vermeye çalıştığı mesajı mizahla harmanlaması döneminin benzer amaçlarla edebiyat eserleri üreten yazarlarından da onu ayıran bir özellik.

İkinci öykü olan Yaseminli Yuva da bir sosyal mesaj içeriyor. Öykünün merkezindeki konu, kadın-erkek ilişkileri ve evlilik kurumu, nüktedan ve okuru da sorgulamaya iten bir anlatımla ele alınıyor. Şöyle ki, Pakize'nin maruz kaldığı manipülasyon gerçeğinin yanında, sorguladığı şeyler hiç de boş ve önemsiz şeyler değil. Buradaki sorun aslında Pakize'nin bunları düşünmesi, sorgulaması değil bunları tamamen şair İnayet Bey'in tesiri altında düşünmesi, onun söylediklerini de sorgulamadan kabul etmesi.

Aydın'dan İstanbul'a kocasıyla birlikte göç eden "saf ve görgüsüz" bir kadın olan Pakize, katıldıkları "kibar takımının partilerinden" birinde şair İnayet Bey ile tanışır. Şair İnayet Bey ile arkadaşı Piyanist Rasim çok önceden bu tanışmayı zaten planlamışlar ve oynayacakları tiyatroyu başından sonuna planlamışlardır. (Hatta ilk plan İnayet'in başka bir kadını aldatması üzerinedir ama Rasim'in teklifiyle Pakize'ye yönelirler. Asıl amaç, Rasim'in Pakize'ye yaklaşabilmesidir. Şuan yaşı geçkin ve çirkin olan Rasim, İnayet Bey'in Pakize ile yaşayacağı maceradan nemalanmak ister. İnayet Pakize'den soğuyup uzaklaştıktan sonra Pakize'nin sırdaşı ve ağlayacağı omuz olacağını tasarlar. Bu muhite yeni gelen ve kolayca aldanacak saf bir kadındır onların gözünde, keza öyle de olur.)

Şair İnayet Bey, Pakize'ye sürekli kocasına nefret hisleri doğuracak düşünceler aşılamaya başlar. Örneğin partide Pakize'nin kocası Müeyyet "Artık gidelim mi Pakize?" dediğinde, Şair İnayet Bey konuyu adamın tüccarlığına ve hayatının bundan ibaret olmasına getirir. Şöyle der: "Şiir, kitapta değil, tabiatta ve tabiatı gören ruhtadır hanımefendi... Zevciniz beyefendi şüphesiz yarınki ticaret işlerini de düşünerek erkenden eve dönmek istediler. Halbuki siz, mehtabı tercih ettiniz. Bu noktadan zevciniz beyefendi ile aranızda küçük bir mizaç ve hassasiyet farkı var."

Mehtaba, yıldızlara ve tüm manzaraya kendini kaptıran, bunları abartılı ve yapmacık edebi cümlelerle Pakize'ye "pazarlayarak" kendisini incelikli, şair ruhlu ve hassas; kocayı da kaba saba para işleriyle meşgul, sanattan anlamayan dümdüz bir adam gibi karşılaştırmaya sevk eder sürekli. Bu tür adamlar gece hep horlar, uyurlarken de ağızları burunları oynar gibi cümleler söyler. Gece gerçekten de kocası horladığında Pakize bir sinir krizi geçirir. Gittikçe kocasından soğur ve onun para işlerinden de inceliksizlerinden de bıkar. Kocasına, "Saadet, yalnız paradan, vücut rahatından ibaret olsa anlarım... Fakat bir kadını mesut etmek için bu kafi değildir. Kadının bir de ruhu olduğunu unutuyorsun. Daha doğrusu, sen bunu hiç anlamadın." der. Kocası zamanla olanların farkında varır ve karısının bir tuzakla karşı karşıya olduğunu fark eder. Zekice bir hamleyle her şeyi karısına gösterir ve olgunlukla yaklaşır meseleye.

Pakize gerçekten hayatından ve evliliğinden tatmin olsaydı bu tür cümlelerle kimse onun aklına giremezdi herhalde. Kocasının, sade ve sıradan karı-koca hayatımıza dönelim dediği hayat da onu aldatan bir hayat (veya "evlilik"); iki oyuncunun onu içine çekmeye çalıştığı tuzak da onu aldatan bir hayat aslında.
Profile Image for Marla'dan Alıntılar.
363 reviews50 followers
Read
November 9, 2020
Tanrı Misafiri yazarın öykülerinin olduğu bir kitap. Reşat Nuri’yi ve romanlarını oldum olası sevmişimdir ama onun ne kadar iyi bir öykücü olduğunu birkaç yıl önce keşfetmiştim. Leyla ile Mecnun kitabı da öykülerinden oluşuyordu. O kitabı okurken aldığım tat hâlâ aklımda. Bu yüzden yazarın elimde okunmamış romanları varken tercihimi öykü kitabından yana kullandım. Yine çok güzel bir kitap okumuş oldum. Özellikle kitaba ismini veren öykü yıllar geçse de unutulmayacak cinsten. Yazarı ve öykülerini henüz keşfetmemiş kişiler varsa bu kitabı kaçırmasınlar.

https://suleuzundere.blogspot.com/202...
Profile Image for Okan.
44 reviews3 followers
December 13, 2024
İlk 2 öykü hatrına 3 yıldız
Profile Image for Selma Dalbastı.
162 reviews32 followers
June 3, 2021
İki harika hikayeyle başladı ama sonraki hikayeler sanki olgunlaştırılmamış, sadece bir kenara not alınmış gibi geldi.
Profile Image for Tantunicemilbey.
98 reviews5 followers
June 21, 2018
13 yaşında hikayelerinden bir derleme olan ''olağan işler''i okurken baya eğlenmiştim. Bu kitaptakiler yazarın hikayeleri unutmamak üzere kenara aldığı notlar gibi... gökyüzü, değirmen, eski hastalık ve miskinler tekkesi gibi değerli eserlerinin yanında adeta çer çöp gibi...
Profile Image for Esen.
18 reviews
December 12, 2017
Daha önce "Çalıkuşu" ve "Acımak" gibi romanlarını okuduğum Reşat Nuri Güntekin'in bu kitabı bana yazarın mizahi yönünü tanıtmış oldu. Okurken gerçekten keyif aldığımı söyleyebilirim. Döneminin ötesinde bir yazar olması sebebiyle kadın sorunundan, din istismarına kadar farklı konuları mizahi bir dille ele almış. Bu da yazarın döneminin cesur yazarlarından biri olduğunu kanıtlar nitelikte. Okurken insana biraz Muzaaffer İzgü'yü anımsatıyor. Ayrıca bu kitapla Reşat Nuri Güntekin'in diğer kitaplarında da olduğu gibi, aslında aşina olduğum fakat zaman içinde dilimde erozyona uğramış bazı kelimeleri de tekrar kelime dağarcığıma kazandırmış oldum. Okurken kafanızda zaman zaman "Yeşilçam" kesitleri canlanabilir. Yabancı kelimelerin sıkıcılığını bahane etmeden keyifle okumanız dileğiyle...
Profile Image for Alper Gündoğdu.
153 reviews4 followers
July 11, 2020
Sanırım eski gazetelere dergilere yazdığı eğlenceli hikayelerden oluşuyor bu kitap. Hikayeler kısa kısa olunca Reşat Nuri kendini gösterememiş bence. Hiç beğenmedim.
Profile Image for Ozy.
183 reviews4 followers
Read
November 2, 2025
Okurken güldürdü., düşündürdü. Kısa kısa birçok hikayenin birleşimi bir kitap ve ismini aldığı hikaye de çok hoşuma gitmişti. Bir türlü gitmeyen misafir...
Displaying 1 - 16 of 16 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.