Jump to ratings and reviews
Rate this book

Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi

Rate this book
Türkiye, öteki geri kalmış ülkelerle kıyaslanmayacak kadar köklü bir kültüre, tarihe, devlet geleneğine sahiptir; stratejik öneminden folklor çeşitliliğine uzanan ayrıcalıkları, bölgesel bir liderliğin potansiyel gücü, kalkınmanın insan ve kaynak şeklindeki hammaddeleri vardır. Ve bütün bu özelliklerine,
200 yıllık çabalarına rağmen Türkiye, geri kalmışlığı aşamamış bir ülkedir.

Temeldeki bozukluğun, 600 yıllık tarihin ve günümüzdeki genel durumun incelenmesi sonucunda ortaya şöyle bir gerçek çıkmaktadır: Türkiye'nin asıl meselesi kalkınmayı sağlayacak birikimlerin yokluğu değil, yanlış yönde ve biçimde, kalkınmaya önder olamayacak sınıf ve zümrelerin önderliğinde kullanılmış olmasıdır. Birikimleri harekete geçirecek dinamiklerin yeterli olmayışıdır...

Türkiye'de bin yıllık bir kültürün süzgecinden geçmiş insan birikimi de vardır, hatta sermaye de. Mesele bunların yanlış kullanılmasından, ya da hiç kullanılmamasından doğuyor. Yani un da vardır, yağ da vardır, şeker de. Ancak, helvanın yapılması için uygulanan tarif hatalıdır...

Türkiye Cumhuriyeti'nin yetiştirdiği en değerli siyasetçilerden biri ve en uzun süre görev yapmış dışişleri bakanlarından olan İsmail Cem, aynı zamanda bir düşün adamıydı. Türkiye'nin yakıcı sorunlarını iyi kavramış, sahip olduğu geniş birikim sayesinde bu sorunları geçmişten bugüne, tarihten şimdiki zamana uzanan bir süreçte, neden-sonuç ilişkileri içinde ve bir model kapsamında açıklama yolunu seçmişti. Bu önemli düşünsel çabanın ilk ürünü sayılabilecek ve herkesin kolayca anlayacağı bir üslupla kâğıda dökülen Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi, son 35 yılın en çok okunan tarih eserlerinden biri olurken, en az bir veya iki kuşağın siyasal ve kültürel tercihlerini de şu veya bu ölçüde etkiledi. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İsmail Cem'in bütün eserlerinin basımına yayıncılık tarihimizin "kült kitapları"ndan biriyle başlamaktan mutluluk duyuyor.

476 pages, Paperback

First published February 1, 1970

73 people are currently reading
980 people want to read

About the author

İsmail Cem

17 books13 followers
İsmail Cem was a Turkish social democratic politician, journalist, statesman and former minister of foreign affairs.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
297 (58%)
4 stars
165 (32%)
3 stars
38 (7%)
2 stars
5 (<1%)
1 star
1 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 47 reviews
Profile Image for Tuncay Özdemir.
291 reviews55 followers
April 2, 2016
İsmail Cem bu kitabı 29 yaşında yazmış. Bense 29 yaşımda okudum. Her şeyden öte bu yaştayken ülkenin geri kalmışlığını dert edinip bunun nedenlerini araştırmış, bunun üzerine kafa yormuş ve bunu kitaplaştırmış olması bile İsmail Cem'in ne kadar değerli bir insan olduğunu ortaya koyuyor.

Kitabın dili -Osmanlı dönemindeki aydınların ve paşaların orijinal osmanlıca sözlerini kenara bırakacak olursak- son derece akıcı ve sade. Bazı bölümlerde geri kalmışlığın temel nedeni olarak gördüklerini sık sık tekrar etse de ben ilgili kısımları "kendini tekrarlama" olarak değil, sözü edilen sebeplerin vuruculuğunu artırma çabası olarak yorumluyorum.

Cem, geri kalmışlığın nedenini çok eskilere götürüyor ve toplum yapımızı açıklayarak toplumsal dengemizi özetliyor. Bu dengenin hangi dönemlerde hangi sınıfların, hangi özlemleriyle değiştiğini ve bu değişimlerin toplumda nasıl yankı bulduğunu, bugüne nasıl etki ettiklerini açıklamaya çalışıyor. Batılılaşma modeliyle geri kalmışlığı alt etme çabamızı cumhuriyetle değil, tanzimat fermanıyla başlatıyor. Batıda işe yarayanın bizde neden yaramadığını ve geri kalmışlığımızı nasıl daha da kökleştirdiğini, yoksulluğumuzun ve bağımlılığımızın ne ölçüde arttığını ve halk kitlelerin buna karşılık bu ekonomik düzeni çözemeyip bu düzenin sorumlusu gördüğü batılılaşma ve düzenin savunucularına karşı nasıl nefret beslediklerini (özellikle ittihatçılar ve terakkiciler ile tek parti CHP'si dönemi), bu özlemlerle sarıldıkları geri dönüş heveslerinin (DP - AP ve devam edecek olursak AKP) ise bu düzenin daha da acımasızca devamını sağladığını oldukça net anlatıyor.

Sonuç olarak üst yapıda İslamcı-Osmanlıcı bir toplum, özünde köküne kadar Batı çıkarında dizayn edilmiş kurumları ve politik düzeniyle geri kalmışlığına devam edecektir. Çünkü Türkiye'deki burjuva köksüzdür, girişimci değildir, aracı ve komisyoncudur, toplu konut yapıp satarak "tatlı kar" hedefler. Dolayısıyla az gelişmiş ülkelerde burjuvaya dayanarak oluşturulan ekonomik kalkınma modelleri, kitlelerin daha da sömürülmesinden, ülkenin dışa bağlılığını artırmaktan başka bir şeye hizmet etmez. Cem'in çözüm önerisi ise klasik solcu romantikliğinde kalmış maalesef: İşçi ve köylülerin bilinçlenmesi ve kendi özlemlerinin ışığında daha toplumcu bir politik düzen kurmaları. Bu perspektifte Türkiye'nin uzun vadede daha da kötüye gideceğini öngörmek zor değil.

"Ne olacak bu ülkenin hali?" diye soran herkesin okuması ve üzerinde düşünmesi gereken bir kitap.

Profile Image for Tuncer Şengöz.
Author 6 books272 followers
May 6, 2017
İsmail Cem'in klasikleşmiş eseri. İlk baskısı 1970 yılında yapılan eserde İsmail Cem, Türkiye'nin geri kalmışlığını, henüz 30 yaşında olmasına rağmen büyük bir olgunlukla tahlil ediyor. Eserin henüz başlarında çok doğru bir şekilde Türkiye'nin geri kalmışlığının bir Afrika ya da Latin Amerika ülkesinin geri kalmışlığı ile aynı olmadığını tespit ediyor. Daha sonra Osmanlı'dan başlayarak 1970'lerin başına kadar geri kalmışlığın hangi aşamalardan geçtiğini inceliyor.

Kitabın ilk bölümlerindeki "Osmanlı'nın ileri devlet düzeni" ve kitabın son bölümlerindeki İslam-Türk düşünce geleneğinin geri kalmışlıktan çıkışta itici güç olacağı görüşlerine katılmıyorum. Dahası, İsmail Cem'in geri kalmışlıktan çıkışta itici güç olacağını düşündüğü "işçi-köylüler" ve gelişmekte olan sermayenin doğru yönlendirilmesi düşüncelerini de hayalci buldum. İsmail Cem'in geri kalmışlığın aşılmasında tam olarak nasıl bir model önerdiği çok net değil: Devlet kapitalizmi mi? Sosyalizm mi? Kapitalizm ve sosyalizm dışında üçüncü yol mu?

Kitapta bir başka eksiklik, geri kalmışlığın sosyolojisinin ve bireylere, topluluklara, kültüre sinmiş kodlarının yeterince irdelenmemiş olması.

Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi önemli bir eser ve 1980'den sonrasını da kapsayacak şekilde genişletilmesi, sonraki tarihsel süreçlerle yeniden gözden geçirilmesi yeni nesil araştırmacıların görevi olmalı.
Profile Image for Smand.
56 reviews105 followers
July 6, 2018
"Memleketin hali" üzerine düşünmek isteyenler için yerinde bir çalışma. Yüzyıllarca semirip büyüyen sermayenin önüne engel çıkaran her şeyi nasıl alaşağı ettiği -Batı'nın bugünkü dünyayı inşa edebilmesinin önünü açan kilisenin yok edilmesi dahil- ve bu sırada Osmanlı toplumunun konumu hakkında güzel tespitler var. Türk toplumunun bu süreçten geçmemesinden ötürü Batı'ya benzer bir atılım yapamayacağını, yapılmak istenenin de toplumun tüm tabakalarına inemeyeceği gibi tezleri temellerine oturtarak açıklıyor. Fakat bugün Türkiye'de geri kalmışlığın alt edilmesi meselesinde ise din olgusu çok sorgulanmamış. O zincir kırılmadan bir şeylerin değişebileceğini ben düşünmüyorum. Kitap ilk baskıyı neredeyse 50 yıl önce yaptığından ve hala hiçbir şeyin değişmemiş, hatta kötüye gitmiş olduğundan bu sonucu çıkarabilmek çok da zor değil.
Profile Image for Baris Ozyurt.
922 reviews31 followers
February 25, 2022
“200 yıllık tarihimiz; iktidarların iki imkânsızı gerçekleştirmek çabasıyla geçmiştir. Kişilerin elinde memleketi kalkındıracak çapta sermayenin birikmesine ne tarihsel koşullar, ne de iç ve dış ekonomik koşullar el vermezken, sosyal, siyasal, hukuki ve ekonomik düzen bu ulaşılması imkânsız hedefe hizmet edecek şekilde biçimlenmiş; memleketin bütün güçleri, hâkim zümreler uğruna ve onun çıkarınca seferber edilmiştir.

Mesele yalnızca bir ekonominin uygulanması olsaydı, harcanan boş çabalar o denli önem taşımayacaktı. Ne var ki, imkânsızı gerçekleştirmek sevdası bütün bir toplum düzeninde yanlışlara, yabancılaşmalara, benimsenmeyen üstyapı değişimlerine, temelsiz zıtlaşmalara; en önemlisi, toplumun gelişmesinde zaman kaybına, gecikmeye yol açmıştır. Ortaya, yanlış ekonomik uygulamaların çok ötesindeki soysuzlaşmalar, garabet örnekleri, ikilikler çıkmıştır.

Batı'nın da çıkarına eş düştüğünden, Avrupalı devletler tercihi desteklemiştir. Ne var ki kurulan düzen Türkiye'yi kalkındıracak bir düzen olmamıştır. Batı'dan aktardığımız üstyapı kurumları ve çerçeve, bizim sermaye sahiplerini de kendilerine göre ayarlanan bir toplum düzenine kavuşturmuştur. Ancak, Batı'da bu çerçeveden yararlanan sınıf, ihtilalcı ve güçlüdür. Dolayısıyla toplumu ileri götürmüştür. Biz de yararlanan ise, yapısı itibarıyla, zayıftır. Dolayısıyla ithal edilen kurumlardan ve çerçeveden memleketi kalkındırmak için yararlanamamıştır. Bilakis, güçsüzlüğünden ötürü toprak ağalarıyla uzun süre işbirliği yapmış; Türkiye'yi sömürmek düşüncesindeki yabancılara isteyerek ya da istemeyerek alet olmuştur.

Hâkim zümrelerin (ve yabancı akıl hocalarının) kendi varlığını korumak ve genişletmek için yaptığı tercih Türkiye'nin bünyesine zıt gelen ve geri kalmışlığın yenilmesini imkânsız kılan bir toplum düzeninin Türkiye'de kurulmasına yol açmıştır. Tanzimat Batıcılığının amacı Batı'nın ekonomik, siyasal ve hukuki düzenini, yaşam biçimini Osmanlı İmparatorluğu'nda kurmaktır. Ekonomik düzen: Sermayesinin gönlündekini yapmasıdır. Siyasi düzen: Paralı zümrelerin meclise girerek kendi haklarını padişahın ve bazı bürokratların keyfi kararlarından sakınmalarıdır. Hukuk sistemi: Özel mülkiyetin Roma hukukuna dayanan kurallarla emniyete alınmasıdır. Yaşam biçimi: Ancak paralıların harcı olan şatafatlı ve geleneklerin baskısından arınmış bir serbestliktir.

Geçelim Meşrutiyet'e; soyut bir hürriyet kavramının, 'Milli İktisat'ın ardında aynı sosyal ve ekonomik anlayış devam etmektedir. Milli Mücadele'nin peşinden Milli İktisat Kongresi ve gene ‘Milli İktisat' adı altındaki burjuva yaratma çabaları gelmektedir. Daha sonra bu tutkuların açıkça belirtildiği DP-AP iktidarları, ‘her mahallede bir milyoner yaratma' sevdası, liberal iktisat dönemi başlayacaktır.

Tanzimat'tan bu yana ithal ettiğimiz hemen bütün sosyal, siyasal ve ekonomik kurumlar, aslında, yerli burjuvazinin güçlenmesi, sermayesini emniyete alması, bu şekilde memleketin kalkınması amacına dönüktür. Gerçi amaca kısmen varılmış, niteliklerini daha önce belirttiğimiz yerli burjuvazi kendi çapında gelişmiştir. Ne var ki bu gelişme, tarihsel, kültürel ve ekonomik koşullardan ötürü geri kalmaya mahkûmdur. Memleketi imkânlar oranında kalkındıracak güçte olmamış, yalnızca sermaye sahiplerinin, o da Türkiye ölçülerinde kalkınmasına yaramıştır.

Bu tercihin faturasını ise halk, hem de pek ağır şekilde ödemiştir.”(s. 292)
Profile Image for Emre Köse.
20 reviews2 followers
May 7, 2021
Çözüm aramak için öncelikle ortada bir sorun olduğunu kabul etmek gerekir. İktidarını yalanlar üzerine kuran güçler daima sorunların üzerini örter dolayısıyla hiçbir çözüm üretmeden toplumların hem bugününü hem yarınını çalar. Bu kitabı öncelikle dert edindiği konu açısından tebrik ve takdir etmek gerekir.

Türkiye'de geri kalmışlığı esasında Osmanlı'nın çağdaşlaşma süreci ile başlatan yazar daha en baştan sahip olduğumdan başka bir bakış açısı ortaya koydu. Batının liberal ekonomisinin Türk toplumuna uygun olmadığı uzunca anlatılmış. Tarihsel veriler ile desteklenmiş. Türk burjuvazisinin istenen seviyeye bir türlü gelemediğine ben de kaniyim lakin Türkiye'de (ve Osmanlı'da) liberal politikaların yeterince layıkıyla pratik edilmediğini düşünüyorum. Toplumumuzun geçmişteki yaşayışı sosyalist ideale yakınlığı ile değerlendirilerek övülmüş ve daha sonraki liberal ekonomiye ayak uyduramamamız buna bağlanmış.

Türkiye'de burjuvazi olma imkanı zaten belli bir güce sahip olanların elindeydi. Başlangıçta Avrupa'da da böyle oldu muhakkak ancak kıyıda köşede kalmış bireysel yetenekleri keşfedip parlatmak konusunda çok ilerlediler. Buna imkan veren kurumlar inşa ettiler. İnsanların cesaretini perçinleyen adalet mekanizmasını kurdular. Çağdaşlaşma sadece ekonomik yapıyı ve günlük yaşayış pratiklerini kopyalamak ile olamazdı, olmadı.

Kitapta bakış açımı zenginleştiren çok fazla şey var. Örneğin Batılılaşma hareketine karşı verilen dini tepkinin ekonomik temellere dayandığı temellendirilerek anlatılmış. Değerli çok güzel fikirler edindim.
Profile Image for Hale.
97 reviews13 followers
August 25, 2023
Bölümleri art arda okurken kimi zaman tekrara düşmüş gibi hissetsem de bu topraklarda bir şeylerin hala değişmediğini gösteriyor.

“Ulemanın yozlaşması sonucunda bir zamanlarım göğüs kabartıcı düşünce ve vicdan hürriyeti, yerini koyu taassuba bırakıyordu. Tarihçilerin belirttiğine göre, iktidardakilerin fikrine aksi görüş savunanların kafir olduklarına dair bu dönemde fetvalar alınıp verilmiş, muhalifler zulüm ve tedhişe maruz kalmış; uğursuz oldukları gerekçesiyle vezirler görevden uzaklaştırılmıştır…” “İthal edilen kültürün ekonomik fonksiyonunu sezemeyen halk, onun dış görüntüsüne düşman oldu; yaşam tarzını ve yaşayanları, savunucularını gavurlukla niteledi. Tek sığınabileceği mercie, kendi geleneksel yaşantısına ve ancak öteki dünyada kavuşmayı hayal edebileceği bir mutluluğun tek ümit kaynağı olan dinine, büyük bir kıskançlıkla, şuursuzca, adeta katolikçesine sarıldı.”
53 reviews1 follower
July 9, 2023
İsmail CEM'i çocukluk dönemimde bakanlık yaptığı zamandan biliyorum. Ama kitaplarını okumak bu zamana nasip oldu. Daha önce sosyal demokrasi ve sol üzerine kitaplarını okumustum. Beğendiğim için bu kitabin da çok güzel olacağından şüphem yoktu, ancak mükemmel olmasını da beklemiyordum. Kitap hem bir sosyolojik inceleme hem de tarih kitabı gibi. Sanki Halil iNALCIK'tan Devlet-i Aliye’yi okuyormuşum gibi hissettiğim zamanlar oldu. Mükemmel bir sosyolojik tahlil kitabı. Türkiye'nin geçmişte neleri doğru yaptığı için büyük bir imparatorluk kurduğunu, sonradan yapılan hataları, geri kalmışlığın sebeplerini ve çözümlerini bulabileceğiniz bir kitap. Çok yerinde tespitler ve reçeteler kurmuş. Okumanızı tavsiye ederim.
10 reviews
May 14, 2022
Ülkenin durumuna hayıflanan "neden böyleyiz, nasıl düzeliriz, nasıl toplumun tüm kesimleri belli bir refah düzeyinin üzerinde yaşayabilir" sorularını soran herkesin mutlaka okuması gereken bir eser. Üzerinden neredeyse 50 yıl geçmiş olmasına rağmen günümüze hala ışık tutmaya devam ediyor çözüm yollarını işaret edebiliyor. Eleştirileri, cumhuriyet dönemine dahi beklenmedik ölçüde cesur ve isabetli.
Yazarı İsmail Cem'i saygıyla anıyorum. Mekanı cennet olsun.
Profile Image for Umut Kaya.
44 reviews1 follower
November 3, 2023
Toplumların özelliklerinden başlayarak, önce Osmanlı sonrasında Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet teşkilatlanması üzerine detaylı bir çalışma. Ekonomik ve politik hamlelerin Türk toplum/ kültür yapısı ile uyuşmaması sonucu dışa bağımlı; ancak istenilen ölçüde refaha sahip bir ülke konumuna nasıl gelindiğini en ince noktalarına kadar anlatılmış. Türkiye'nin dünya düzeni içinde nasıl sebeplerle nasıl bir yerde olduğunu daha iyi anladım. İktisadi kavrayışta 5 yıl büyüdüm.
Profile Image for Yiğit Güler.
24 reviews1 follower
January 9, 2024
Çok beğendim. Çok yerinde tahliller var. Sadece özellikle sonlara doğru acaba sosyalizm propagandası mı yapıyor diye işkillendim ama benim kuruntum da olabilir :) Umarım 70’lerden günümüze kadar olan kısmı da aynı nitelikte ele alan bir kitapla karşılaşırım.
29 reviews
August 12, 2025
Kitabın adına bakınca insan İsmail Cem’in yaşadığı dönemdeki aksaklıkları anlatacağını zannediyor ama kitap bir tarih kitabı. Yer yer başka ülkelerin tarihinden yer yer de Osmanlı’dan bahsederek geçmişten günümüze nelerin doğru nelerin yanlış yapılarak bugüne gelindiğini anlatıyor. Beğendim.
Profile Image for Sinan Öner.
399 reviews
Read
January 31, 2023
Gazeteci, SHP İstanbul Milletvekili, DSP Kayseri Milletvekili, DSP İstanbul Milletvekili, Dışişleri Bakanı, Tarihçi İsmail Cem, "Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi" kitabını 1973-1980 CHP Hükümetleri sırasında yazmıştı, 12 Eylül 1980 Müdahalesi sonrası Cem Yayınevi'nde yayınladı. Can Yayınları yayını ile "Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi", 19. Yüzyıl Sanayi Devrimi sonrası gelişen dünyada Osmanlı İmparatorluğu'nun niçin geri kaldığını tartışmakla başlıyor, sonra, 1923 yılında Cumhuriyet'in ilânı ile Cumhuriyet Devrimleri'nin Türkiye'yi nasıl yenilediğini açıklıyor, daha sonra, 1939-1945 yıllarında İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye'nin durumunu anlatıyor, İkinci Dünya Savaşı sonrası yeniden inşâ edilen dünyada, dünyanın kapitalist dünya, sosyalist dünya, azgelişmiş ülkeler sıfatlarıyla nitelenen üç ayrı dünyada gelişmesi sırasında Türkiye'nin yeni bir geri kalmışlığa nasıl sürüklendiğini açıklıyor. 1950 sonrası köylerden şehirlere göç, sosyal sınıflaşma sürecindeki çelişkilerin neden olduğu eşitsizlikler, kargaşa ya da bunalımlar, "Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi" kitabında İsmail Cem'in bakışıyla tanımlanıyor. İsmail Cem, Türkiye'nin Batılaşma ya da Avrupalılaşma çizgisinde geri kalmışlığı ile çağdaşlaşma ya da sosyal demokratlaşma çizgisinde geri kalmışlığının koşut bir çizgide Türkiye Halkı'nın İkinci Dünya Savaşı sonrası tarihini belirlediğini yazıyor. İsmail Cem'e göre, sosyal demokrasinin Türkiye Halkı'nın gelişme programlarını belirlediği yeni bir Türkiye'de geri kalmışlık aşılabilirdi, aşılabilir!
67 reviews1 follower
September 2, 2025
Bu coğrafyada geriligin/geri zekalı ligin/geri kafaliligin tarihini bir de İsmail Cem' den dinlemek istedim.
Osmanlı'nın batılılaşma patinajlarindan başlayarak -osmanlinin son 200 yılı-tcnin 1970lere kadar gerçekleşen süreçlerini anlatmış sayın bakan, ama yer yer Cehape 1965 yılı parti tüzüğü gibi sıkıcı, ustenci bir dil de kullandığı olmuş. Genel anlamda beğendiğim bir eser olduğunu söyleyebilirim. Müslüman bir sağcı annesinin pezevenkligini yapıyor, anasını yok fiyata elin adamlarının altına atıyor desem nasıl olur , iftira , hayatta inanmam dersin helbet. Ama 1946 ve aslında 1950 sonrası tcnin natoya yada genelde uluslararası anlamda dünyaya nasıl orospu edildiğini, bunu da son derece milli dini yerli kişilerin yaptığını detaylarıyla bu kitapta okuyabilirsiniz. Tabi siz yine yalan, iftira, hayatta inanmam demek isterseniz, siz bilirsiniz.
Sevr ne güzel antlasmaydi aslında, sadece yürürlüğe girmesi için dpnin iktidar olmasi gerekti diye bir çıkarım da yapabilirsiniz eğer bu kitabı anlayarak okuyabilirseniz.
Hatta ABD'nin NATO ayakları yaparak ikinci dünya savaşı hurdası silahları Tcye kaktirdigini ve akabinde tcnin Kıbrıs'ta bu silahları kullanırsa ambargolar altında iç savaşa ve Kenan evren darbesine suruklenecegini de okuyabilemezsiniz. Çünkü kitap 1970lerde yazılmış ve epey umut dolu bir son sözü var.
işçi ve köylü el.ele verip toplumsal yapıyı güçlendirip, gelirleri eşit bir şekilde paylaşırsa imtiyazlı geri kalmışlığıdan kurtulacaktır diye.
He benim Cem abime , şimdi.mezarinda ters dönüyorsundur abicim , artık TC bir tarikatler cumhuriyeti.
Profile Image for Taha Talü.
61 reviews2 followers
April 28, 2022
Çok şey öğrendiğim bir kitap olmasına rağmen katılmadığım birçok nokta var.
1- Yazar 19yy’daki Batılılaşma hareketlerini Avrupa’ya yaranma ve hatta bazı yerde hainlik olarak nitelendiriyor. Bu büyük çabaları yanlış değerlendirdiğini düşünüyorum. Pek çok alanda yüzeysel olsalar da sırf cümle içinde Fransızca kelimeler ve redingot giymekten ibaret değildi Tanzimat hareketi. İnalcık hocanın editörlüğünde çıkan Tanzimat makale derlemesini okursanız ne kadar önemli olduğunu görürsünüz. Örneğin Adana’daki pamuk sanayiinin temelinin tâ o döneme dek uzandığını görmüş olursunuz.
2- Âli Paşa’yı Fransızların adamı, Reşit Paşa’yı İngilizlerin adamı olarak nitelendirmesi bu adamların kutlu mirasına halel getirmektedir. Denkleri olan diplomatlarla değil imparatorlar ve çarlar ile cebelleşen bu insanlar konjonktür gereği bazen bir tarafa yönelik siyaset işlemişlerse de her zaman Türkiye çıkarlarını ön planda bulundurmuşlardır. Napolyon III’ün Fuad Paşa tarafından kafalanıp İngiltere ile beraber Kırım harbine sokulmasına bakabilirsiniz.

1950 sonrasına ait politikalara dair çok değerli şeyler öğrendim. Amerikan yardımlarının hüviyeti, koşulları vs konularda oldukça aydınlatıcıydı. Yine öte yandan Nato’ya girme girişimiz, o dönem için nasıl bir aldatma oluşu vs

Yazarın yazdıklarını bol bol istatistiklerle desteklemesi çok değerliydi. Özetle bu değerli müteveffa ve sabık hariciye nazırının 29 yaşında kaleme aldığı bu eseri herkesin okumasını tavsiye ederim.
Profile Image for Sertaç Erenmemişoğlu.
14 reviews
January 28, 2021
İsmail Cem memleketin yetiştirdişi en kıymetli aydınlardan biriydi maalesef çok erken kaybettik. Bu kitabı geri kalmışlığımızı Osmanlı Devletinin yükselme döneminin sonlarına kadar sürdürdüğü toprak rejiminin oluşturduğu dengenin bozulmasına, batılı ülkelerin bu dönemde yeni keşif ve buluşlarla ile kapital birikiminin burjuvazide birikmesi ve bu kesimin girişimciliği ile oluşan gelişmeye, yine aynı dönemdeki sömürgecilik ile batıdaki zenginleşmeye bunlara karşın Türkiyenin batılılaşma hevesiyle uyguladığı yanlış politkalara bağlıyor. O zamandan beri kaynakların heba edilmesi, sürekli artan borçlanmaya karşın ağır sanayiye halk tabanının faydalanacağı bir yatırım seferberliğinin olmaması bu kısır döngüden çıkamamamıza sebep oluyor.
Kitapta çok tekrarlanan bölümler var. Aynı fikirler veye gelişmeler dönüp dönüp tekrar aktarılıyor okuyucuya. Bu memnun kalmadığım bir yanı.
Bir de Yazar tarihsel eleştirisine karşıt olarak kapsamlı bir çözüm önerisi ve bir model maalesef getiremiyor. Tek çözüm olarak gördüğü işçi ve köylünün ezilmişliğinden fakirliğinden uyanıp kendi ağırlığını koyması ve söz dahibi olması.
Profile Image for Selim Çiğdemtepe.
9 reviews
March 8, 2022
Kitap gerçekten çok güzel ve ufuk açıcı ama ismi "Türkiye'de Toprak Rejiminin Bozulmasının Geri Kalmışlık Üzerindeki Etkisi" olsa daha doğru olurmuş. Çünkü, özellikle Osmanlı döneminin anlatıldığı ilk kısımda tamamen Tımar sistemi ve bu sistemin bozulmasının toplum ve geri kalmışlık üzerindeki etkisi anlatılmış. Belkide en önemli etken budur ama Anadoluda ki cehalet, gerilik ve yoksulluk sadece toprak sistemine mal edilemeyecek kadar derin ve karmaşık. Okuma yazma oranı? Arap alfabesi ve islamın etkisi? Matbaanın ve demitryolunun Osmanlı tarafından bile istete anadoluya sokulmayışı? Türklerin orta asyadan kalma yapısı ve yaşananlar? Anadolu ve Türkler tek maddeyle açıklanamayacak kadar karmaşık ve derin...
16 reviews
March 28, 2025
kitabın il bölümü osmanlı dönemini anlattığı için biraz anlaması zor olsa da güzel bir kaynak. atatürk dönemine ait de bilgilerin olması çok aydınlatıcı. kitap yazıldığı yıllara göre öngörüsü kabul edilebilir ancak şu anki dünya konjoktüründe genel çıkarımlar geçersiz kalmış. bunun sebebi yazar değil dünyanın küreselleşmesi. türk milletinin geri kalmışlığının tarihsel bir durum olduğu kanıtlanmıştır. atatürkün biraz daha sağlıklı olup türkiyenin temellerini sağlamlaştıramaması ülkemizin kötü şansızlığıdır. kitapta en çarpıcı kısım menderes hükümetinin şu anki hükümet gibi inşaat sektörüne önem vermesidir. ülke her türlü etnik kesim evrilirken sağ merkez siyasetin gram gelişmemesi kötü kaderimiz değil bizim seçimimizdir. ismail cemin eline sağlık.
Profile Image for Yagizalp Aksoy.
6 reviews
July 27, 2025
Zaman zaman kendisiyle çelişen, sığ ve oryantalist bir bakış açısıyla yazılan bir kitap. Yazıldığı dönemde Türkiye tarihini çok daha iyi ve kapsamlı analiz eden kitaplar bulunmakta (örneğin Niyazi Berkes’in eserleri).

Bu kitapta bazı doğru bilgi ve analizler bulunsa da, 2025 yılında yeni araştırmalar ışığında hazırlanan kitaplar çok daha iyi bilgiler sunuyor.

Gerileme paradigması Princeton Üniversitesinin akademisyenleri tarafından tarihe gömüldüğünden 2025 yılında ve sonrasında bu kitabı okumak için hiçbir sebep yok. Şevket Pamuk, Donald Quataert, Çağdaş Sümer, Baki Tezcan, Gökhan Atılgan gibi bir sürü güncel akademisyenlerin çalışmalarına göz atılıp daha doğru bilgiler bulunulabilir.
Profile Image for Sencer Turunç.
138 reviews23 followers
August 30, 2018
İlgi çekici bir kitap oldu benim için...
Türkiye kolonyalist talihsizliklere uğramış bir ülke değil ancak Türk insanı kolonyalist eziyetleri çeken halklarla benzer bir kader paylaşıyor. Kitapta buna ilişkin doneler mevcut, ayrıca bazı tahliller Afrika'nın post kolonyal döneminde ortaya çıkan analizlere oldukça benziyor...
Metnin Franz Fennon'un Yeryüzünün Lanetlileri gibi bir evrenselliği olmamakla beraber (kitabı okurken devamlı aklıma geldi), ulusal ölçekte durumu düşünüp tartışmak isteyen herkes için faydalı bir kaynak olacağını rahatlıkla söyleyebilirim.
Profile Image for Bora Erdogan.
150 reviews1 follower
March 18, 2020
Öncelikle İsmail Cem’i tekrar sevgi ve özlemle anıyorum. Ve bu kadar sevilmesinin hakkını tekrar vermek istiyorum. Zamanının çok ilerisinde, birikimli ve halka hizmeti görev edinen bir şahsiyet-İsmail Cem

Okuması zor bir kitap, arada verilen referansların dili zaman zaman zor olsa da, verdiği bilgiler ve sağladığı bakış açısı paha biçilemez.

Özellikle yakın tarihe geldikçe, kolaylaşan ve akan bir kitap.

Her Türk gencinin okumasını şiddetle öneririm.
Ben gençken almıştım ama Corona günlerindeki orta yaşıma kısmetmiş.
Profile Image for Mehmet Ektirir.
56 reviews1 follower
January 13, 2021
İlk baskısı 1970'in öncesinde yazılmış, 1970'e kadar olan Türk Tarihi'ni belirli bir perspektif olan ekonomi penceresinden temellendirilmeye çalışmış. Dünyada değişen ekonomik parametreleri ve bunların dünya toplumları üzerindeki etkileri tahlil edilip ardından Türk Toplumuna dökerek örneklendirmesi şu an bile çözülemeyen bir çok konunun çekirdeğindeki nedenlere uyanmamıza neden oluyor. Cumhuriyet sonrası dönem özellikle 2. dünya savaşı sonrası Türk devleti hükümetlerinin yaptıkları, dönemin siyasi konjonktürü ve yazarın buradan ne kadar etkilendiği göz önüne alınarak değerlendirilmeli.
Profile Image for Berk Üstünel.
50 reviews1 follower
February 19, 2025
Uzun süredir okumak istediğim kitapların arasında yer alıyordu bu kitap. Özellikle güzel ülkemiz Türkiye'nin yaşadığı sosyoekonomik trajedinin aslında ne kadar eski ve köklü olduğuna ışık tutan bir kitaptı. İsmail Cem orta gelir tuzağına girmemize sebep olan siyasi ve sosyoekonomik tüm noktaları Türkiye'nin ve Osmanlı'nın devlet yönetimini de inceleyerek çok güzel bir araştırma hazırlamış. Kitabı okurken son 20 senede suç attığımız şeylerin aslında gerisinde çok yüklü ve köklü bir miras var. Tarih tekerrür ediyor belki ama ederken kar topu misali çoğala çoğala ediyor.
Profile Image for Emre Aslan.
2 reviews4 followers
November 6, 2019
Biraz okumaya fırsat bulamamaktan, biraz da kitabın uzunluğu ve konunun iç bunaltıcı olmasından bitirmem 7 ay sürdü. Sonunda bitirdim. Bence üniversite aşamasında herkesin okuması gereken bir kitap, geri kalmışlığın nedeninin yüzeysel değil de çok derinlerde olduğunu, İsmail Cem kitabı her ne kadar iyimser bitirmiş olsa da kolay kolay muasır medeniyet seviyesine erişemeyeceğimizi anladım ben kitabı bitirdiğimde.
Profile Image for Timur Oruç.
47 reviews1 follower
November 7, 2021
Okuduğum en iyi tahlil kitaplarından biri. İsmail Cem, ülkemizin geri kalmışlığını tarihsel köklerinden başlayarak ekonomik, sosyolojik, demografik, politik açılardan irdeleyerek çok net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu kitap sosyal bilimlerde tüm üniversitelerde zorunlu olarak okutulmalıdır bence. Kitaptan bir söz ile noktayı koyayım. " Taş devrini yaşayan bir toplumu sanayi çağına getirmek başka şeydir, donmuş bir medeniyeti uyandırmak başka şey..." - Rene Gendarme
84 reviews
November 7, 2021
Bu kitap için ne yazılsa hep eksik bir şey kalır sanırım. Türkiye'nin ta Osmanlı döneminden beri girmiş olduğu tarım-sanayi açmazını, ekonomik çelişkileri, yöneten sınıf ile yönetilenin arasındaki ideolojik ve ekonomik bağ'ı çok iyi özetlemiş bir eser. Kitabın yazılmasının üstünden çok uzun süre geçmesine rağmen içinde yazan her kelimenin güncelliğini koruduğunu okurken fark edeceksiniz, Türkiye'yi anlamak isteyen herhangi birisi için başucu eseridir...
Profile Image for Selcuk Bas.
36 reviews
May 3, 2019
Gerçekten faydalı bir kitap, ancak İsmail Cem çok iddialı cümlelerde kullanmış. Aslında farklı bir sebebinin olduğu yorumlanabilecek durumları katiyetli kendi fikri doğrudur gibi savunmuş. Bu görüşümde kitabın 1970 sonlarında yazılmış olmasının sebebi olabilir. Günümüz koşullarında farklı bir bakış mevcut olabiliyor. Yine de bir bütün olarak ekonomik gelişmemizi güzel anlatan bir kitap.
Profile Image for Avşar.
Author 1 book34 followers
October 27, 2019
Her şey o kadar gerçek ve bana gerçek diye gösterilenden o kadar farklı ki, bir kurmaca gibi okudum tüm kitabı. Ya da tüm okuduklarım kurmaca imiş bu konuda. 1970'te yazılmasına rağmen döneminin merkez/çevre-çeper ikilemine düşmeden geri kalmışlığı anlatabilmiş Cem, henüz 30 yaşında. Tüm üniversitelerin Tarih dersinin okuma listesine alınması gerekir.
Profile Image for Melihcan.
25 reviews
April 26, 2020
Türkiye’nin geçmişine bakıp bu ülke neden bu halde diye soran derli toplu bir çalışma. İsmail Cem’in bu kitabı yazarken henüz 30 yaşında olması ve bu konulara kafa yorması gerçekten etkileyici. Ve aslına bakarsanız günümüzde daha kötü bir durumdayız. Bu yönden bakınca da bana umutsuzluk yükleyen bir kitap oldu. Ancak yine de memleket hakkında kafa yormak isteyenler için kesinlikle öneririm.
39 reviews
September 1, 2020
Ders kitabı olarak okutulması gerekir desem abartmış olmam. Müthiş bakış açıları ile Türk tarihinin temel sorunlarını inceleyen bu kitapta, halen güncel hayatta yaşadığımız bir çok politik ve ekonomik karın ağrısının tarihsel sebepleri oldukça detaylı olarak, bir çocuğa anlatır gibi anlatılmış. Merhum İsmail Cem yaşasaydı, bir de 2020 yorumlarını almayı çok isterdim.
Displaying 1 - 30 of 47 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.