Mutlu Aşk Yoktur, ünlü Fransız şairi Aragon'un seksene yakın şiirini bir araya getiriyor. Daha önce yayımlanan Elsa'ya Şiirler dışındaki şiirlerinden yapılan bu derleme, onun çok yanlı kişiliğini, akılcı ve devrimci yanıyla birlikte ince duyarlığını da belgeliyor.
Aragon, kitaba adını da veren, George Brassens'in bestelediği ve yaygınlaştırdığı Mutlu Aşk Yoktur'un, 1943'de yazdığı bir şiirin dizesi olduğunu hatırlatarak, "Söz konusu mutsuzluk, işgal yıllarının mutsuzluğu." diyor, "Fransa'nın içinde bulunduğu, o acıklı durumda mutlu bir aşk olabilir miydi? Ortak bir mutsuzlukla bireysel mutlulukların olmayacağı teması, o zamanlar işlediğim bu tema, aslında, hemen yazdığım tüm yapıtlarda da var. Gerçekte, bu şiirde ortaya çıkan sorun, mutlu aşkın olup olmayacağı değil, mutlu çiftin olup olmayacağıdır. Kadın-erkek çiftini, erkeğin ve kadının en yüce şekli olarak düşündüğümü söylemiştim. Umarım gelecek günler kadın-erkek çiftine mutluluk taşır."
French writer Louis Aragon founded literary surrealism.
Louis Aragon, a major figure in the avant-garde movements, shaped visual culture in the 20th century. His long career as a poet, novelist, Communist polemicist and bona fide war hero secured his place in the pantheon of greats.
With André Breton and Phillipe Soupault, Aragon launched the movement and through Paysan de Paris (Paris Peasant), his novel of 1926, produced the considered defining text of the movement.
Aragon parted company with the movement in the early 1930s, devoted his energies to the Communist party, and went to produce a vast body that combined elements of the social avant-garde.
Aragon, a leading influence on the shaping of the novel in the early to mid-20th century, gave voice and images to the art. He, also a critic, edited as a member of the Académie Goncourt. After 1959, people frequent nominated him for the Nobel Prize.
Yaşadığım bir aydınlanma ânından bahsedeceğim size. Meslek hayatımın ilk yıllarında şimdilerde rahmetli olan çok sevdiğim bir şairin asistanlığını yapıyordum. Kendisi jürisinde bulunduğu bir şiir ödülünün çok da iyi olmayan bir kitaba verilmesi için diretmişti ve verilmişti de ödül. Kendisine gidip neden bu kadar ısrar ettiğini ve kitabın aslında o kadar da iyi olmadığını söylediğimde bana şöyle demişti: "Bir şiir kitabının çok iyi ve ödüle layık olması için tek bir mısra yeterlidir." Sonra bana bahsettiği o mısrayı gösterdiğinde gerçekten çok güzel olduğunu düşünmüştüm ama yeniyetmeydim ve yine de bunun çok da normal bir şey olduğunu düşünmemiştim. Kabullenememiştim. Belki de fazla radikaldim.
Aragon büyük bir şair. Okuma zevki çok yüksek. Bu kitap için kötü hiçbir şey söyleyemem. Ama kötü bir şiir kitabı olsaydı bile bu kitap "Harabelerde Bağıra Çağıra Okunacak Şiir", "Çağdaş Kurtlaşma" ve "Mutlu Aşk Yoktur" şiirleri için bile bütün övgüleri hak ederdi. Tek başına büyük bir eser olan bu şiirler üstüne bir de tek kitapta olunca nutkum tutuldu. Ayrıca "Sonsöz" şiirini okuduktan sonra bir taş kaldı yüreğimde. Artık anlıyorum o çok sevdiğim şairi.
Muhteşem bir kitaptı. Keşke daha önce karşılaşsaydım da demeyeceğim çünkü bence tam zamanında tanıştık Aragon'la. Benim bu kitabı okumamı sağlayan çok sevgili, biricik "o"na da ayrıca teşekkür ederim. Sayesinde dünyaya bambaşka bir yerden bakabiliyorum.
"Ve her şey alt üst olabilir insan insandan sorumlu ise"
Çeviri şiirlerden pek haz etmesem de keyifli bir okuma oldu benim için. Özellikle kitaba adını veren mutlu aşk yoktur şiiri çok iyiydi. Ayrıca terk edilen isimli şiir de çok güzeldi. Önsözde belirtilen bir detayı da buraya not almak istiyorum. Aragon mutlu aşk yoktur derken aslında yaşamsal dertleri olan bir toplumun içinde mutlu aşık olmanın yolu yoktur demek istemiş. Tam da ülkemizdeki mutsuzluğu hatırlattı bu ifade bana.
Aragon'un şiirleriyle 1993 yılında tanışmıştım. 'Garip bir şeydir dünya', 'Elsa'nın Gözleri', 'Çağdaş Kurtlaşma', 'Harabelerde bağıra çağıra okunacak şiir' bu kitapta en sevdiğim şiirler arasında yer alıyor.
Tabi ki kitaba adını da veren 'Mutlu Aşk Yoktur'u da atlamayayım.
Çevirmenler Gertrude Durusoy ve Ahmet Necdet'i başarılı buldum.
Hiçbir şey yaşam kadar geçici değildir Hiçbir şey geçici değil var olmak kadar Bu kırağı için biraz da erimektir Ve hafif olmayı çağrıştırır her rüzgar Vardığım yer ise yabancı diyar
Koskoca kitapta hoşuma giden bir şiir ve iki dörtlük bulabildim, varın gerisini siz düşünün. Bu sefer de gereğinden fazla abartılmış bir şair ile karşı karşıyayız.