Kastaş Yayınları'nın çok bilinmeyen kitapları bastığı bu serisinden yine bir kitap seçip bu ayki okumalarıma ekledim. Vahşi Aşk, ne daha önce yazarını duyduğum ne de kitabı bildiğim bir eserdi fakat yazarı Sinclair Lewis, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk Amerikalı yazarmış ve Amerika'da edebi çevrede büyük saygı gören biriymiş fakat ne yazık ki ülkemizde sadece bu kitabı Türkçe'ye çevrilmiş olarak bulunuyor ve bu kitap en ünlü kitabı bile değil. Hal böyle olunca kitapla ilgili çok bir beklentiye girmedim ama yazarın Nobel kazanmış biri olması biraz da ilgimi çekmedi değil.
Kitabımızın baş kahramanı Ralph, New York'da iyi bir kariyere sahip ve düzgün entelektüel çevreye sahip bir avukat. Bir gün iş temposundan yorulup tatil planları yapmaya başlayan bu orta yaşlı adam, bir spor salonunda tanıdığı Woodbury adlı adamın doğaya yaptığı yolculuğu merakla dinliyor, adamın anlattığı ada hayatı, egzotik yaşantı ve Kızıldereliler ile beraber balık tutma gibi ada maceralarını ilgiyle takip ediyor. Woodbury ise şansa bak ki buraya tekrar gitme planı yapıyor ve Ralph'i de davet ediyor. Ralph de bu daveti kabul ediyor ve ikisi beraber teknelerle, kayıklarla uzun ve inanılmaz bir yolculuk yapıp istedikleri yere varıyorlar. Fakat Ralph'in planladığı gibi gitmeyen bu tatil, ona inanılmaz sıkıcı ve sıkıntılı geliyor çünkü ikili çoğu noktada anlaşamıyor. Ralph, mesleği ve çevresi gereği kaba işlere gelemeyen biri ve sırf bu yüzden Woodbury'nin saçma sapan zorbalığına maruz kalıyor ve daha sonra bu adaya gelen ticaret ustası Joe ile anlaşıp beraber gidiyorlar ve arkadaşı Woodbury'yi bırakıyor Ralph. Joe ile güzel bir ilişki kuran Ralph, sonrasında Joe'nun karısı Alvy ile tanışıyor ve bu çiftin arkadaş çevresiyle güzel bir tatil geçiriyor fakat Ralph'ın gün geçtikçe Alvy'ye olan ilgisi de artıyor, hem yeni arkadaşına ihanet etmemek hem de Alvy'ye umut vermemek için çabalayan Ralph'ı okuyoruz en çok.
Kitap, başlarda çok ilgi çekici gelmedi bana ama daha sonra tam da istediğim yerde olayların gelişmesi ve daha ilgi çekici yerlere gitmesi sebebiyle beni içine çekmeyi başardı. Yazarın bu kurgusu belki de çok farklı ve özgün değildi ama anlatımını ben çok sevdim. Betimlemeleri çok iyiydi diyebilirim, karakter analizlerini çok beğendim. Ralph'ın girdiği ruh halleri, Alvy'nin güçlü kadın duruşu gibi çok güzel tutumlar vardı kitapta. Karakterleri çok güzel anlatmış yazar. Kitabın sonu çok beklediğim gibi değildi ama bu haliyle de beğendim ben çünkü dostluğun da önemli olduğunu çok iyi yansıtmış yazar. Bunun dışında kitabın ön sözünde okuduğum şekilde yazarın sarkastik bir dili var ve bu eleştirel kısmı da kitapta örneklerin içinde yansıtmış, mesela Kızılderelilere yapılanlar ya da şehirli köylü farkları gibi.
Ben kitabı gerçekten beğendim. Belki şaheser, mükemmel diyemem ama yine de okunabilir bir kitaptı ve bana keyifli bir zaman geçirtti. Kitabın akışını sevdim ve bu şekilde merak ede ede bitirdim kitabı. Ada macerası, karakterlerin sağlamlığı, biraz dram ve romantizm için çok güzel bir kitap diyebilirim.