What do you think?


Antik Acılar
"Sunay Akın'ın yazdığı tür şiir değiştirilmezse, yani aynı şairde değiştirilmezse tıkanmaya yazgılı bir tür. Ama onda tıkanmıyor. Şiirleri çoğaldıkça bende bir şaşırma duygusu yaratıyor. Bu da onun başka bir erdemi elbet. Her gün, düşünüyorum, yarın ne yapacak, ne diyecek diye."
Cemal Süreya
Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru
Cemal Süreya
Bilerek mi yanına
almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı
çukuru
55 pages, Paperback
First published October 1, 1999
About the author
Sunay Akın
30 books240 followersŞükrü Sunay Akın (d. 12 Eylül 1962), şair, yazar, gazeteci, araştırmacı, tiyatro oyuncusu.
12 Eylül 1962 tarihinde Trabzon'un Maçka ilçesinde doğdu (bu yüzden 18 yaşından beri doğum gününü kutlamamaktadır). Ailesi, onun daha iyi eğitim görebilmesi için, 10 yaşındayken İstanbul'a taşındı. Lise öğrenimini İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Fizik Coğrafya Bölümü'nden mezun oldu.
İlk şiirini, Meteoroloji Müdürlüğü'nde çalışan bir memurun kızına yazar. Henüz 9 yaşındadır. Kızın isminin baş harflerinin dizelerini oluşturduğu şiiri, evlerinin terasında bulunan odunluk kapısının iç kısmına yazar. Kız, balkona geldiğinde odunluğun kapısını açar mahsusçuktan!. Ama şiir kızın gözüne hiçbir zaman takılmaz. Sunay Akın yıllar sonra (ki bir şairdir artık) çocukluğunun geçtiği Trabzon'a gittiğinde, sert geçen bir kışta, içindeki odunlarla birlikte kapının da sökülüp yakıldığını öğrenir. Şairin ilk şiiri "hava muhalefeti" nedeniyle kayıptır!.. 1984 yılında yayınlanan ilk şiiri de bir sobanın içinde kütürdeyen odunu anlatır! İlk şiir kitabı 1989'da "Makiler" adıyla yayınlanır. Arkadaşlarıyla birlikte 1989'da Yeni Yaprak şiir dergisini ardından, 1990 yılında da Olmaz adlı şiir dergisini çıkardı. Adını Cemal Süreyya'nın koyduğu bu kitabı "Antik Acılar, Kaza Süsü, 62 Tavşanı" izler.
1987 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü’nü Noktalı Virgül adlı dosyasıyla aldı. 1990 yılında ise Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü'nü Makiler[1] şiiri ile kazandı.
Anlık ilhamlara dayanan ve genellikle kısa olan şiirleri, Orhan Veli'nin şiirindeki bazı özelikleri günümüzde sürdüren bir yapıya sahiptir. Ayrıca, bu tür şiirlerde genellikle rastlanmayan, yumuşak, lirik bir tonu vardır. Şiirlerinde özellikle ince yergi ögelerini kullanmadaki rahatlığı ile dikkat çeker. Cemal Süreyya'nın etkisinde sürdürdüğü şiirlerde, dil oyunlarına dayalı yoğun bir alaycılık ve şaşırtma; çocuklar ve hüzünle birlikte şairin ilgi ve duyarlılığını göstermektedir.
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde ders verdi, Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde 5 yıl boyunca hem ders verdi hem ders aldı. Bu deneyimin de yardımıyla, tek kişilik oyunlar hazırlayıp oynamaya başladı. Türkiye'nin çok sayıda merkezinde ve yurtdışında (Frankfurt, Nürnberg, Londra) sayısız kez tek kişilik oyunlarını sergiledi. Halen Sunay Bey Tarihi adlı gösterisini sunmaya devam etmektedir.
23 Nisan 2005 tarihinde 11 yıldır dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncaklarla, yıllardır hayalini kurduğu İstanbul Oyuncak Müzesi'ni Göztepe, İstanbul'da ailesine ait dört katlı tarihi bir konakta açtı. Müze, Türkiye'de türünün ilk ve tek örneği olup, Avrupa Konseyi'ne bağlı Avrupa Müze Forumu (European Museum Forum) tarafından verilmekte olan Avrupa Yılın Müzesi Ödülü'ne 2010 yılı için aday olmuştur.
TRT 2 ve CNN Türk'de "Stüdyo İstanbul", "İzler", "Akşama Doğru", "5N 1K" gibi kültür sanat programları ve belgeseller hazırlayan, katkıda bulunan Sunay Akın, TV 8'de de "Gezgin Korkuluk" ve Ramazan Ayı boyunca Mahya Işıkları adlı programı hazırlayıp sundu.
Yaşam Radyo, Radyo Kent, Best FM'de radyo programları yaptı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde öğretim görevlisi olarak ders verdi.
12 Eylül 1962 tarihinde Trabzon'un Maçka ilçesinde doğdu (bu yüzden 18 yaşından beri doğum gününü kutlamamaktadır). Ailesi, onun daha iyi eğitim görebilmesi için, 10 yaşındayken İstanbul'a taşındı. Lise öğrenimini İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Fizik Coğrafya Bölümü'nden mezun oldu.
İlk şiirini, Meteoroloji Müdürlüğü'nde çalışan bir memurun kızına yazar. Henüz 9 yaşındadır. Kızın isminin baş harflerinin dizelerini oluşturduğu şiiri, evlerinin terasında bulunan odunluk kapısının iç kısmına yazar. Kız, balkona geldiğinde odunluğun kapısını açar mahsusçuktan!. Ama şiir kızın gözüne hiçbir zaman takılmaz. Sunay Akın yıllar sonra (ki bir şairdir artık) çocukluğunun geçtiği Trabzon'a gittiğinde, sert geçen bir kışta, içindeki odunlarla birlikte kapının da sökülüp yakıldığını öğrenir. Şairin ilk şiiri "hava muhalefeti" nedeniyle kayıptır!.. 1984 yılında yayınlanan ilk şiiri de bir sobanın içinde kütürdeyen odunu anlatır! İlk şiir kitabı 1989'da "Makiler" adıyla yayınlanır. Arkadaşlarıyla birlikte 1989'da Yeni Yaprak şiir dergisini ardından, 1990 yılında da Olmaz adlı şiir dergisini çıkardı. Adını Cemal Süreyya'nın koyduğu bu kitabı "Antik Acılar, Kaza Süsü, 62 Tavşanı" izler.
1987 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü’nü Noktalı Virgül adlı dosyasıyla aldı. 1990 yılında ise Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü'nü Makiler[1] şiiri ile kazandı.
Anlık ilhamlara dayanan ve genellikle kısa olan şiirleri, Orhan Veli'nin şiirindeki bazı özelikleri günümüzde sürdüren bir yapıya sahiptir. Ayrıca, bu tür şiirlerde genellikle rastlanmayan, yumuşak, lirik bir tonu vardır. Şiirlerinde özellikle ince yergi ögelerini kullanmadaki rahatlığı ile dikkat çeker. Cemal Süreyya'nın etkisinde sürdürdüğü şiirlerde, dil oyunlarına dayalı yoğun bir alaycılık ve şaşırtma; çocuklar ve hüzünle birlikte şairin ilgi ve duyarlılığını göstermektedir.
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde ders verdi, Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde 5 yıl boyunca hem ders verdi hem ders aldı. Bu deneyimin de yardımıyla, tek kişilik oyunlar hazırlayıp oynamaya başladı. Türkiye'nin çok sayıda merkezinde ve yurtdışında (Frankfurt, Nürnberg, Londra) sayısız kez tek kişilik oyunlarını sergiledi. Halen Sunay Bey Tarihi adlı gösterisini sunmaya devam etmektedir.
23 Nisan 2005 tarihinde 11 yıldır dünyanın dört bir yanından topladığı oyuncaklarla, yıllardır hayalini kurduğu İstanbul Oyuncak Müzesi'ni Göztepe, İstanbul'da ailesine ait dört katlı tarihi bir konakta açtı. Müze, Türkiye'de türünün ilk ve tek örneği olup, Avrupa Konseyi'ne bağlı Avrupa Müze Forumu (European Museum Forum) tarafından verilmekte olan Avrupa Yılın Müzesi Ödülü'ne 2010 yılı için aday olmuştur.
TRT 2 ve CNN Türk'de "Stüdyo İstanbul", "İzler", "Akşama Doğru", "5N 1K" gibi kültür sanat programları ve belgeseller hazırlayan, katkıda bulunan Sunay Akın, TV 8'de de "Gezgin Korkuluk" ve Ramazan Ayı boyunca Mahya Işıkları adlı programı hazırlayıp sundu.
Yaşam Radyo, Radyo Kent, Best FM'de radyo programları yaptı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde öğretim görevlisi olarak ders verdi.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 21 of 21 reviews
March 30, 2020
YouTube kanalımda Antik Acılar kitabının da içinde bulunduğu kitaplık turu videomu izleyebilirsiniz:
https://youtu.be/a3ctaLux8B4
Cemal Süreya'nın, hakkında "Her gün, düşünüyorum, yarın ne yapacak, ne diyecek diye." dediği adamdır Sunay Akın.
Yani bir düşünün, sizi her gün düşünen ve ne yapacağınız hakkında merak içerisinde olan bir Cemal Süreya var. Eliniz ayağınıza dolaşırdı belki kim bilir? Üniversiteye hazırlanan ya da okul birincisi olmak için çabalayan bir gencin yakalamak için çabaladığı nesnel başarıdan ne farkı var peki Sunay Akın'ın yazım tarzının?
Anı defterine bir şeyler karalayan yağmur damlacıkları, dağın ardından kentin ilk gökdeleni görününce yüreklerindeki telaşı duyulan mısır tarlaları, savaş gemilerinin artık geçmediğini unutan iskelelerin altına sığınmış denizler, batmak üzere olan gemide herkes panik içindeyken iplerinin çözülmesine sevinen bir filika... Bunlar nasıl kişileştirmelerdir? Cemal Süreya boşuna meraklanmamış bence Sunay Akın hakkında.
İnsanların bir türlü farkına varamadığı bir güzellik olan yalnızlığı Sunay Akın nesnelere sanki doğuştan bir yetenek gibi görünecek şekilde gerekli mesajları yerine ulaştırmak üzere yüklemeyi başarmış. Çağdaş tüketim kültürü üstü kapalı bir anlatımla harika bir şekilde eleştirilmiş. Epey naif bir şekilde kimseyi kırmadan çağdaş rahatsızlıklarını dile getirmiş sayın Akın.
Zaten artık geçmişte kalan acılarımız bile o değerli yalnızlıklarının bu kadar farkındalığında olarak yaşayabiliyorken, modern acılar kim oluyormuş ki onların yanında?
https://youtu.be/a3ctaLux8B4
Cemal Süreya'nın, hakkında "Her gün, düşünüyorum, yarın ne yapacak, ne diyecek diye." dediği adamdır Sunay Akın.
Yani bir düşünün, sizi her gün düşünen ve ne yapacağınız hakkında merak içerisinde olan bir Cemal Süreya var. Eliniz ayağınıza dolaşırdı belki kim bilir? Üniversiteye hazırlanan ya da okul birincisi olmak için çabalayan bir gencin yakalamak için çabaladığı nesnel başarıdan ne farkı var peki Sunay Akın'ın yazım tarzının?
Anı defterine bir şeyler karalayan yağmur damlacıkları, dağın ardından kentin ilk gökdeleni görününce yüreklerindeki telaşı duyulan mısır tarlaları, savaş gemilerinin artık geçmediğini unutan iskelelerin altına sığınmış denizler, batmak üzere olan gemide herkes panik içindeyken iplerinin çözülmesine sevinen bir filika... Bunlar nasıl kişileştirmelerdir? Cemal Süreya boşuna meraklanmamış bence Sunay Akın hakkında.
İnsanların bir türlü farkına varamadığı bir güzellik olan yalnızlığı Sunay Akın nesnelere sanki doğuştan bir yetenek gibi görünecek şekilde gerekli mesajları yerine ulaştırmak üzere yüklemeyi başarmış. Çağdaş tüketim kültürü üstü kapalı bir anlatımla harika bir şekilde eleştirilmiş. Epey naif bir şekilde kimseyi kırmadan çağdaş rahatsızlıklarını dile getirmiş sayın Akın.
Zaten artık geçmişte kalan acılarımız bile o değerli yalnızlıklarının bu kadar farkındalığında olarak yaşayabiliyorken, modern acılar kim oluyormuş ki onların yanında?
May 12, 2015
... geçim parası için
nice yaşlının
eski istanbul evlerinden
getirdiği eşyalar
üstüne kar koyulup
satılıyor antik
acılar çarşısında.
Sunay Akın’ı birçok insan gibi “Yaşamdan Dakikalar” isimli enfes programda tanımıştım. Yani o programda gördüm “çocuksu ve sevimli” hallerini. O programda daha bir sevdim kendisini ve heyecanını… Daha sonra birçok programda daha takip ettim kendisini ama Yaşamdan Dakikalar’ın yeri hep bir başka oldu...
Yalın, duru ve hafif bir üslubu var Sunay Akın’ın. Okurken bizi yormayan şiirleri, basit düzeninin içinde insana sürekli “vaay be” dedirten tespitler ve ifadelerle dolu. Genelde şiir kitaplarını yayarak okumayı severim ama bu kitap bir oturusta bitiverdi nasıl bittiğini anlamadan...
Bir anneler günüydü kitabı okurken ve en çok beğendiğim bir yer olan o kısmı bu vesile ile buradan paylaşmış olayım. “Reçel” isimli şiirin son bölümü:
“... ve bilmezdim
annemin yaşantısındaki
renkliliğin yalnızca
raflarda dizili
kavonozların içindeki
reçeller olduğunu.”
Ülkemizdeki annelerimiz için ne kadar da doğru bir tespit… Ne de güzel bir ifade… Bunun gibi kitabın içinde çocukça ve çok masum tespitler de var, hayata dair bizden izler de var. Mesela çocukken hangimizin böyle yanılgıları olmadı?
“yol kenarındaki
yağmur mazgallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım.”
Peki siz kimlerden veya nelerden alacaklısınız?
nice yaşlının
eski istanbul evlerinden
getirdiği eşyalar
üstüne kar koyulup
satılıyor antik
acılar çarşısında.
Sunay Akın’ı birçok insan gibi “Yaşamdan Dakikalar” isimli enfes programda tanımıştım. Yani o programda gördüm “çocuksu ve sevimli” hallerini. O programda daha bir sevdim kendisini ve heyecanını… Daha sonra birçok programda daha takip ettim kendisini ama Yaşamdan Dakikalar’ın yeri hep bir başka oldu...
Yalın, duru ve hafif bir üslubu var Sunay Akın’ın. Okurken bizi yormayan şiirleri, basit düzeninin içinde insana sürekli “vaay be” dedirten tespitler ve ifadelerle dolu. Genelde şiir kitaplarını yayarak okumayı severim ama bu kitap bir oturusta bitiverdi nasıl bittiğini anlamadan...
Bir anneler günüydü kitabı okurken ve en çok beğendiğim bir yer olan o kısmı bu vesile ile buradan paylaşmış olayım. “Reçel” isimli şiirin son bölümü:
“... ve bilmezdim
annemin yaşantısındaki
renkliliğin yalnızca
raflarda dizili
kavonozların içindeki
reçeller olduğunu.”
Ülkemizdeki annelerimiz için ne kadar da doğru bir tespit… Ne de güzel bir ifade… Bunun gibi kitabın içinde çocukça ve çok masum tespitler de var, hayata dair bizden izler de var. Mesela çocukken hangimizin böyle yanılgıları olmadı?
“yol kenarındaki
yağmur mazgallarını
kumbara sanıp
harçlığımı atardım
bu yüzden en çok
denizden alacaklıyım.”
Peki siz kimlerden veya nelerden alacaklısınız?
Read
December 25, 2020
"Batmak üzere olan
Bir gemide
Panik içindeyken herkes
Ne de çok sevinir
İpleri çözülen
Filika"
Not: Bir şarkı önerisi: Voo Voo - Gdybym
Bir gemide
Panik içindeyken herkes
Ne de çok sevinir
İpleri çözülen
Filika"
Not: Bir şarkı önerisi: Voo Voo - Gdybym
March 28, 2019
Uzun soluklu şiir açlığımı kapatmak için elime almıştım. Tarzını her zaman merak ettiğim biriydi Subay Akın ancak kafamda hâlâ net bir şey yok. Bu nedenle de yakın bir zamanda başka bir kitabını daha da okurum diye düşünüyorum.
Şiirlerine gelecek olursak... Ben hece ölçüsünü seviyorum anlaşılan şair seviyor :)
Bazen bir mısrayı bir kelime oluşturuyor bazen mısralara dağılmış bir şiiri tek cümle... Buna rağmen aralarında sevdiğim şiirler oldu.
Somut öğeler ve olaylar üzerinden gittiği için çoğunlukla beni anlamak için kıvranırdırmadı. Ama çoğunlukla ;)
Şiirleri okurken en çok aklıma takılan şairin ebeveynleri oldu. Anneden babadan bahsedilen şiirlere etkileri ne kadardı merak ediyorum.
Şiirlerine gelecek olursak... Ben hece ölçüsünü seviyorum anlaşılan şair seviyor :)
Bazen bir mısrayı bir kelime oluşturuyor bazen mısralara dağılmış bir şiiri tek cümle... Buna rağmen aralarında sevdiğim şiirler oldu.
Somut öğeler ve olaylar üzerinden gittiği için çoğunlukla beni anlamak için kıvranırdırmadı. Ama çoğunlukla ;)
Şiirleri okurken en çok aklıma takılan şairin ebeveynleri oldu. Anneden babadan bahsedilen şiirlere etkileri ne kadardı merak ediyorum.
February 7, 2017
Sunay Akın' ın tüm kitapları gibi şiir kitapları da okunmaya değerdir. Okumadıysanız, birini alın ve okuyun.
December 28, 2018
Yol kenarındaki
Yağmur mazgallarını
Kumbara sanıp
Harçlığımı atardım
Bu yüzden en çok
Denizden alacaklıyım.
Yağmur mazgallarını
Kumbara sanıp
Harçlığımı atardım
Bu yüzden en çok
Denizden alacaklıyım.
April 30, 2021
Şiir sevmeyen biri olmama karşın Sunay Akın'ın tarzını oldum olası dikkat çekici bulmuşumdur. Çok vurucu söz oyunları, güçlü betimlemeler, öykü havasındaki şiirleri gerçekten ilgimi çekti. Her şiiri ara vererek okumama karşın, bu değişik tarz kitabın tümüne yayılınca biraz albenisini yitirmedi değil...
May 10, 2017
Kısa olmasını çok yoğun duygular hissettirmesiyle tolere eden, bittiğinde insanda hafif bir burukluk bırakan harika şiir kitabı. Sunay Akın'ın öykülerine aşinaysanız, biliniz ki şiirleri de öyküleri kadar güzel. Kesinlikle tavsiye ederim. =)
December 23, 2018
Ukalalık olmayacaksa zorlama bir edebiyat yapma çabasını okudum bu kitapta diyebilirim.
May 10, 2020
"Şemsiye yapımcıları
Islanmaktan
Tek kişiyi koruyacak genislikte
Kesince kumaşları
Yağmur değil
Yalnızlıktır yağan"
Islanmaktan
Tek kişiyi koruyacak genislikte
Kesince kumaşları
Yağmur değil
Yalnızlıktır yağan"
August 3, 2020
Qəlbə toxunan misralar var.
December 2, 2020
Güzel insan, güzel şiirler
January 27, 2021
Son zamanlarda okurken en çok zevk aldığım ve hüzünlendiğim şiir birikintisi diyebilirim. Her şiir içinize içinize işliyor ve her satırı derinden hissediyorsunuz.
December 14, 2024
şairin yazım tarzını çok beğendim. diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum
March 12, 2017
sunay akın'ın öyküleri kadar şiirlerini de beğenmişimdir her zaman. bir çırpıda bitiyor ama kelime oyunlarına, ne anlatmak istediğine kafa yormak lazım.
March 10, 2017
Bir-iki orijinal fikir dışında, ancak tweet olabilecek bir gözlem / metafor devrik cümle haline getirilip rastgele paragraflara ayrılmış gibi. Böyle bir his içinde bitiverdi kitap.
January 9, 2020
“Güveniyordum
Oysa ben sevgimize
Vapur iskelesi
Ya da tren istasyonundaki
Saatin doğruluğu kadar”
Oysa ben sevgimize
Vapur iskelesi
Ya da tren istasyonundaki
Saatin doğruluğu kadar”
July 22, 2016
"Batmak üzere olan
bir gemide
panik içindeyken herkes
ne de çok sevinir
ipleri çözülen
filika"
Sevdiğimi söyleyebilirim ama okuduğum her şiirde istediğim etkiyi alamadım. Bu kitaba mı özel yoksa Sunay Akın'ın genel olarak şiirleri böyle mi bilmiyorum ama şiirler somut nesneler üzerinden yazılmış gibi geldi.
Tabi bunun yanında fazlasıyla etkilendiğim, kendime uyarladığım şiirler de oldu. Yakın zamanda olmasada Sunay Akın'ın diğer şiir kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
bir gemide
panik içindeyken herkes
ne de çok sevinir
ipleri çözülen
filika"
Sevdiğimi söyleyebilirim ama okuduğum her şiirde istediğim etkiyi alamadım. Bu kitaba mı özel yoksa Sunay Akın'ın genel olarak şiirleri böyle mi bilmiyorum ama şiirler somut nesneler üzerinden yazılmış gibi geldi.
Tabi bunun yanında fazlasıyla etkilendiğim, kendime uyarladığım şiirler de oldu. Yakın zamanda olmasada Sunay Akın'ın diğer şiir kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
October 9, 2014
Yazarın, bana Sunay Akın şiir yazmasın dedirttiren kitabı.
July 22, 2015
"Beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana"
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana"
September 26, 2021
Ne kadar uzaklaşsam denizden
O denli artar
Hem bir kentin
Giriş tabelasına yazılan
Hem de içki masasındaki
Susuz rakım
- Bendeniz
Displaying 1 - 21 of 21 reviews



















