Seni gecenin, soğuğun ve kalabalığın içinde görünce dilime gelen bu oldu: Garip. Sen garipsin. Görüyorum. Şimdi bu kanepede otururken gözlerine, onlardaki gurbete bakıyorum. Gurbetin bir resmisin sen. Seni sadece bu sözcük anlatabilir. Gurbet kimi insana hal, kimisine mekân olurmuş. Senin halin garip. Garip bir mekânda duruyorsun. Sessiz, öylece, saatlerce... Gözlerini elinden kaçırıyor, birkaç saniye sonra tekrar dönüyorsun. Hallerine bakıyorum günlerdir. Baktıkça görüyorum ki, içindeki derinliğe doğru kayboluyor, gizleniyorsun. Sırlanmışsın meğer gözlerimden. Seni tanıdığımı sanıyordum, yanılmışım.
Sadık Yalsızuçanlar (d. 1962, Malatya), roman ve öykü yazarı, TRT Ankara Televizyonu'nda yapımcı.
İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Türkoloji Bölümünü bitirdi (1983). Bir süre yayıncılık ve öğretmenlik yaptı. Halen TRT Ankara Televizyonu’nda yapımcı olarak çalışıyor. Şehirleri Süsleyen Yolcu ve Rüya Sineması’yla TYB öykü ve deneme ödülünü, Ozanın Kopuzu Aşığın Sazı ve Kırkambar belgeselleriyle TMKV ve TYB tv program ödüllerini kazandı.
"Az önce annesi, Iraklı kör bir çocuğu ayaklarına taş bağlayarak suya attı. Adı Zin idi çocuğun. Dört yaşındaydı. Amerikalı askerler cemselerle çamurlu yolda koşuyorlardı. Kadının mavi, naylon ayakkabıları vardı. Yüksek, kayalık bir tepeye çıktı. Yüzlerce metre aşağıdaki kayalıklara bıraktı kendisini. Ayakkabıları uçurumun kenarında, yosun tutmuş kayanın üzerinde kaldı. İleri toprak yolda cemselerden Amerikan askerlerinin bağırtısı geliyordu." cümleleriyle beni mahvetmiş kitap.