Onur Ataoğlu, Japon Yapmış dizisinin ikinci kitabında, Japonya’da yabancı olmayı, günlük hayat koşturmacası içinde Japonya’nın çeşitli kültürel görünümlerini, Japon mutfağını, Japon bahçelerini, akıl ötesi Japon icatlarını, Japon mafyası yakuzayı, sinek avlayan polisleri, dini festivalleri, Japon öcü hikâyelerini, pachinko salonlarını, karaokeli gece hayatını, efsanevi Kodo davul grubunu, “düşlerinin resmini yapan” ünlü sinema yönetmeni Akira Kurosawa’yı, Hiroşima’ya atılan atom bombasından etkilenerek kan kanserinden ölen bir “kız çocuğu”nu, İkinci Dünya Savaşının bittiğinden habersiz, ormanların derinliklerinde saklanarak yaşamaya çalışan Japon Rambolarını, kısacası Japonun neler yaptığını, hem düşündüren hem de eğlendiren bir dille anlatmaya devam ediyor...
İlk kitaba göre daha iyi olmakla beraber okurken çok keyif aldım. Evet, belki bilgi konusunda zayıf kalıyor fakat anı kitabı olarak çokça güldüren, aynı zamanda samimi bir sohbet havasını bolca hissettiğim güzel bir kitap olarak yer edindi bende.
Kitap cok akici ve eglenceli bir dille yazilmis. Hic sikmadan bir cirpida bitiyor. Yazar ayrintili, ogretici sekilde Japonya ve Japon Kulturu hakkinda bilgiler vermis.
Kitabi sadece Japonya hakkinda bilgi edinmek icin okumak yazara haksizlik olur. Bir ulke nasil yasanir nasil deneyimlenir bir kultur nasil ogrenilir bunlari da cok guzel anlatmis. Uc yilda dil bilmeden bu kadar cok sey yasamasi, gozlem yapabilmesi beni cok etkiledi. Icinde buyudugum kendi kulturum hakkinda bu kadar cok sey bilmedigim kesin.
Keske bu dilde baska gezi kitaplari da yayinlansa, zira bir solukta bitirdim kitabi. Japonya'da ben de yasadim 7-8 ay boyunca ve kitabin dogrulugunu onaylayabilirim.
Herkese tavsiye ederim, surukleyici ve guzel bir kitap.
Japonya'da 3.5 yıl yaşayan bir Türk diplomatın deneyimlerini anlattığı, eğlenceli, okuması keyifli bir kitap. Kitap Japonya'nın yemek kültürü, festivalleri, eğlence hayatı, iş disiplini konusunda ayrıntılı bilgiler sunuyorken bunu son derece esprili bir biçimde anlatıyor. Japonya kültürünü araştıran ve merak eden bir insan için oldukça ayrıntılı bilgiler sunuyor. Günlük hayatta herhangi birinin işine yarayacak bir kitap olmasa da dünyanın farklı coğrafyalarında insanların birbirine ve işlerine karşı olan saygısını öğrenmek hem insanlık adına bana umut veriyor hem de ülkemizin durumunu düşünüp hayıflanmama neden oluyor.. Biz de bir gün bu kadar hassas düşünüp, diğerlerine saygı gösterir miyiz bilemiyorum ama belki o seviyeye ulaşmak için Japonlar ne yapmışlar araştırılabilir.
Onur Ataoğlu'nun Japonya'da Ekonomi Müşavirliğinde bulunduğu sırada aldığı notların ve yaşanmışlıkların süzgeci diyebiliriz. Diplomat olması nedeniyle hem çok yönlü gezmiş hem de farklı açılardan yorumlamış Japon kültürünü. Kitap bir gezi rehberi olma özelliği taşımıyor, daha ziyade Japonya'da yaşayacaklar için Japonya ve kültürünü anlamak için güzel bir eser.
23 Şubat 2012 Perşembe tumkedilergridir (Blogspot)
Japon yapmış, hem de ne yapmış ama Onur Ataoğlu da ne yazmış...
2010'da okuduğum "Japon Yapmış"ın devam kitabı olan "Japon Ne Yapmış" aynı ilki gibi son derece başarılı.
Onur Ataoğlu Japonya'da sadece bir kaç yıl geçirmemiş, bu geçirdiği zamanın her dakikasını yaşamış, her detayı gözlemlemiş, her yere gitmiş, araştırmış ve anlamış. Sonunda da ne iyi yapmış da bize bunları aktarmış.
Bence bu iki kitap Japonya'ya gitmiş, gitmeyi düşünen, merak eden ve tanımak isteyen herkes için bulunmaz bir kaynak. Japonya'yla uzaktan yakından bir ilginiz yoksa da bu keyifli kitapları okuyarak hem güzel vakit geçirebilir hem de aklınızın ucundan geçmeyen bu gizemli toplumla bir anda yakınlaşabilirsiniz.
İnanılmaz bilgi ve gözlem içeren "Japon Yapmış" ve "Japon Ne Yapmış" espirili ve rahat okunan dilleriyle de okuyucunun kalbini kazanıyorlar. Ben size bu kadar derin gözlem sundum siz de beni sabırla okuyun, çaba sarf edin demiyor bu kitaplar, su gibi akıyor ikisi de. Böyle keyifli bir dille yazılmış olmalarına rağmen gerektiğinde son derece duygusal olmayı da başarıyorlar ki Japonya gibi ilginç bir kaderi olan bir ülkeyi anlatırken bence bu da gerekli.
Bu kitapların içerdikleri benzetmeler, şakalar sebebiyle Türk okuyucu kitlesi tarafından kabullenilmesi tabi ki daha kolay ama aslında Japonya'yı merak eden herkes için çok güzel bir kaynak, umarım başka dillere de çevrilir. Sanırım en çok da Japoncaya çevrilse hoş olur. Japonlara Japonları anlatmaya ne gerek var diye sorulabilir ama bence bir yabancının gözünden kendilerini dinlemek Japonlar için de çok keyifli olabilir.