Jump to ratings and reviews
Rate this book

Hayâli Cihan Değer - Sâmiha Ayverdi ile Hâtıralar

Rate this book
Son dönem tasavvufî hayatımıza ışık tutan eser. Sâmiha Ayverdi'nin talebelerinden Özcan Ergiydiren Beyefendi bir ömür boyu süren o unutulmaz tasavvuf yolculuğunu bizimle paylaşıyor, bize geçmiş zamanı nefis ûslubuyla anlatıyor ve hayâli cihan değer diyor...

388 pages, Paperback

First published January 1, 2009

2 people want to read

About the author

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
3 (75%)
4 stars
1 (25%)
3 stars
0 (0%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Passive Apathetic.
82 reviews
Read
October 26, 2012
"Cemal Paşa geldi, askeri teftiş etti. Asker! dedi, Kanal'ı geçecek miyiz? Hep bir ağızdan haykırdık: Geçeceğiz! Mısır'ı İngilizlerden geri alacak mıyız? Alacağız! Dedik, ama herkes yavaş sesle söylendi: Allah senin cezanı versin!" (s.31)

--------------

Kış mevsiminde bazı geceler, komşu kadınlar bizde toplanırlar, ablam onlara roman okurdu. ... Ablam severek yaptığı bu işe yıllarca devam etti. Fakat evlenince, okuduğu son roman yarım kalmıştı. Hanımıyla beraber dinleyiciler arasında bulunan inşaat kalfası Arnavut Eyüp Usta da merakta kalmış ve bir gün sokakta rastladığı ablama "More Perihan, n'oolacak bu Jan Valjan'ın hali?" demiş. (s. 56)

---------------

Onu çok özlemiştim; o günlerde (9.1.1956 — "O"dan) şöyle yazmışım:
Sana gelişim, bir şey sormak, ya da öğrenmek için değil. Müşkülümü halletmen, derdime çâre bulman, acaba'larıma "evet" yahut "hayır" demen için gelmiyorum. Maksadım sana herhangi bir şeyden bahsetmek, "filân gün falana rastladım..." demek, veyâ "geçenlerde..." diye anlatmak değil. İstediğim, ne dünün güzelliklerini dinlemek, ne bugünün keşmekeşini görmek, ne de yarının vaatleriyle avunmaktır. Hiç biri değil, hiç biri. Sâdece seni görmek, gözlerinin sükûnunda dinlenmek istiyorum. Kalanı bahâne.
Bunu, sen de biliyor, fakat aldanmış görünüyorsun. Ne olur, bu güzel oyunu bozmayalım; sakın bana bildiğini söyleme. Mûsâ, Rabbine "Bu değneğimle koyunlarımı toplarım, yorulunca ona dayanır, acıkınca ağaçlardan meyveleri onunla düşürürüm..." diye uzun uzun anlatır da Rabbi ona "Her şey bana malûm değil mi ya Mûsâ?" diye sormazmış. (s. 103)

---------------


Yok mu cânâ âşıka hiç şefkatin (s.156)

http://www.youtube.com/watch?v=XdwleQ...

--------------



2 reviews
March 31, 2012
Onu çok özlemiştim; o günlerde (9.1.1956 — "O"dan) şöyle yazmışım:
Sana gelişim, bir şey sormak, ya da öğrenmek için değil. Müşkülümü halletmen, derdime çâre bulman, acaba'larıma "evet" yahut "hayır" demen için gelmiyorum. Maksadım sana herhangi bir şeyden bahsetmek, "filân gün falana rastladım..." demek, veyâ "geçenlerde..." diye anlatmak değil. İstediğim, ne dünün güzelliklerini dinlemek, ne bugünün keşmekeşini görmek, ne de yarının vaatleriyle avunmaktır. Hiç biri değil, hiç biri. Sâdece seni görmek, gözlerinin sükûnunda dinlenmek istiyorum. Kalanı bahâne.
Bunu, sen de biliyor, fakat aldanmış görünüyorsun. Ne olur, bu güzel oyunu bozmayalım; sakın bana bildiğini söyleme. Mûsâ, Rabbine "Bu değneğimle koyunlarımı toplarım, yorulunca ona dayanır, acıkınca ağaçlardan meyveleri onunla düşürürüm..." diye uzun uzun anlatır da Rabbi ona "Her şey bana malûm değil mi ya Mûsâ?" diye sormazmış.
(s. 103)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.