Jump to ratings and reviews
Rate this book

Robinsons blaues Haus

Rate this book
Dieser Roman erzählt die Fabel vom letzten Robinson in einer Welt nicht mehr vorhandener Freiräume. In Grevesmühlen, in blauer Südsee, im Londoner Kerker, im Spiegelhaus auf dem Wyman Tower. Es gibt einen hochpolierten Freitag, eine Dame mit Schritt, es gibt eine abgesoffene Kirche, ein Imperium von Besenkammern und es gibt Luxus, illuminierte Zahnbürsten, Tangomusik, bernsteinfarbenes Licht. Vor allem gibt es eine Unmenge virtuellen Geldes, mit dem man das alles kaufen kann und das sich auf Knopfdruck «löscht». Und der beste Freund erweist sich dann als der tödlichste.

319 pages, Hardcover

First published January 19, 2012

3 people are currently reading
96 people want to read

About the author

Ernst Augustin

18 books3 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
13 (13%)
4 stars
14 (15%)
3 stars
39 (41%)
2 stars
18 (19%)
1 star
9 (9%)
Displaying 1 - 13 of 13 reviews
Profile Image for İpek Dadakçı.
320 reviews393 followers
April 5, 2023
Robinson’un Mavi Evi, modern insanı ve açmazlarını oldukça yaratıcı bir kurgu ve renkli bir karakterle anlatan çok iyi bir roman. Gerçek adından emin olamadığımız, sanal ortamda kendisine rumuz olarak Robinson’u seçen bir karakterin ağzından anlatılıyor tüm hikaye. Topluma uyum sağlayamamış, kendi dünyasında yaşayan ve tüm dünyası oldukça sıradışı mekanları dönüştürerek tasarladığı muhtelif evleri olan, babasından kendisine kalan miras sayesinde maddi kaygılardan azade sürekli dünyanın farklı yerlerine seyahat eden ve fakat her gittiği yerde yine kendi evini inşa etmek isteyen biri bu karakterimiz. Sosyal ilişkilerinin zayıflığı küçük yaşta akran zorbalığına maruz kalmasına, büyüdükçe de derin bir yalnızlığa sebep olmuş ve hissettiği bu eksikliği gidermek için artık hepimizin neredeyse her konuda başvurduğumuz sanal dünyada kendisine arkadaşlar edinme yolunu seçmiş. Nitekim tüm roman da aslında karakterimizin kendisini, ailesini, geçmişini, yaptığı yolculukları ve evlerini bu sanal dostuna anlatmasından oluşuyor.

Robinson’un bu anlatımıyla, giderek globalleşen ve teknolojinin ilerlediği, buna bağlı olarak dünyanın her yerine seyahat edip, dört bir yanından insanlarla iletişime geçebilmek gibi pek çok şeyin mümkün olduğu çağda insanların tam tersine kendi kabuğuna daha çok çekilip, giderek daha yalnızlaşmasını, görünürdeki tüm bu ileriye gidişe rağmen aslında tüm ömürlerini bir ev inşa etmek için harcamak gibi çelişkilerle baş başa kalmasını işliyor yazar ve modern dünyanın da insanının da problemli işleyişini gözler önüne seriyor.

Kitaba ilk başladığımda, benim gibi içe kapanık, dünyası daha çok evi olan her insanın bu karakterde kendinden bir şeyler bulabileceğini düşündüm hep. Keza karakterimizin kurduğu her evde, ilk evinden hafızasına kazınan koku, ses ve belirli görüntüleri araması da okuru hafıza, nostalji ve duyuların bunlarla ilişkisi üzerine kendi dünyasına dönüp bakmaya sevk ediyor.

Robinson’un alışılmışın oldukça dışında yerleri, çılgın fikirlerini nostaljik duygularıyla harmanlayarak ev haline getirme serüveni ve dünyanın farklı noktalarına seyahatleriyle oldukça renkli ve eğlenceli hale geliyor hikaye. Yazarın dertlerini böyle keyifli bir metinle aktarması çok hoşuma gitti. İlerledikçe de yazarın hayal gücü ve yaratıcılığını etkileyici buldum.

İnsan kişiliğini de bir yerde ev inşa eder gibi mi oluşturur, öyleyse giderek her şeyin hızlandığı ama ruhunu kaybettiği, maddi kaygıların sanat gibi uğraşıların yerini aldığı modern dünya şartlarında bozulan estetik algısı ve fakirleşen iç dünyasıyla insan neyi ne kadar inşa edebilir ve evin bodrumu ya da zemini gibi bu kaygı ve problemlerin altta birikmesiyle modern insan nasıl başa çıkar gibi sorularla baş başa kalıyorsunuz bitirince. Çok beğendim.
Profile Image for Eylül Görmüş.
759 reviews4,797 followers
June 25, 2023
"Sevgili Cuma, bir şeyi idrak ettim, seninle paylaşmak isterim. İnsanoğlu yaptıklarıyla tanımlanır, evet ama bu doğru değil, daha çok yapmadığı bir yığın şeyle tanımlanır. Örneğin nasıl ve nerede uyuduğuyla. Nasıl durduğu ve oturduğu ve nereden koparılamayacağıyla. İnsanoğlunu tanımlayan onun sabitliğidir, statik dirayetidir, bu konuda onu kimse alt edemez."

Alman yazar Ernst Augustin'in "Robinson'un Mavi Evi" kitabı epey tuhaf açıkçası. Yer yer sevdim, yer yer "bu kadar postmodernizm bana fazla" diye hissettim. İnternette kendi "Cuma"sını bulup onunla sohbet etmeye başlayan bir Robinson'umuz var; ona hayatını, çocukluğunu, gezdiği şehirleri, ama en çok da bu şehirlerde inşa ettiği (yahut inşa ettiğini iddia ettiği mi diyelim?) tuhaf evleri anlatıyor, biz de bu mektupları okuyoruz.

İddia ettiği dedim çünkü anlattıklarının ne kadarı gerçek, ne kadarı hayal ürünü anlamak pek mümkün değil. Anlattıkları rengarenk, çok güçlü imgeler yaratıyor yazar gözünüzün önünde, kitabı bitirince sanki bir renk ve ışık cümbüşünden çıkmış gibi oluyorsunuz, buna diyecek hiçbir sözüm yok.

Ancak yukarıda dediğim gibi, bu kadar postmodernizm bana biraz fazla ya. Her ne kadar okuduklarımdan keyif almış olsam da, biraz fazla uçan kaçan bir metin bu benim için. Bir süre sonra öykü bağlamından kopuyor, dağılıyor, takip edilemez hale geliyor. Uçup kaçacaksanız bunu Cortazar gibi yapınız efendim; öyle bir anlatınız ki ne anlattığınızdan bağımsız bayılarak okuyalım, değil mi ama?

Evet anlattığı şeylere metaforik bakmak lazım, biliyorum; evler, birey olmak, yalnızlık, iç dünyamız, toplumla ilişkilenememe, bir kokuya/sese/hisse tutunarak var ettiğimiz nostalji duygusu vd. konuları anlatıyor aslında yazar ama yok, ben sevemedim ve içine giremedim maalesef. Ne yapayım?
Profile Image for Burak Kuscu.
567 reviews126 followers
October 11, 2023
İş Kültür Çağdaş serisinden okuduğum beşinci kitap olan Robinson'un Mavi Evi şimdiye kadarki en zayıf eserdi diyebilirim.

Teknolojiyle, hafif muzip, hafif münzevi bir karakteri, zekice düşünülmüş bir kurguya yerleştirmiş yazar. Burada sıkıntı yok. Yalnız kitap çok dağınık. Temposuz başlıyor. Tam çocukluğa dönüp bir şeyleri anlatmaya başladığı, hızlandığı bir anda yeniden balon gibi sönüyor ve oldukça sönük sona eriyor.

Ana karakterin amacı ne çözemiyoruz zira babasından kalan ucunu bucağını bilmediğimiz(anlatıcının da bilmediği) serveti sayesinde her istediğini yapabilen ancak tedbil-i kıyafetten de hoşlanan bir garip adam bu. Dünyanın farklı yerlerinde kendine iç mekânlar tasarlayıp oralarda yaşamayı hedefliyor. Sanırım. O kadar dağınık ki emin olamıyorum.

Kitap çok önemli değil de, yazarın hayatı daha ilginç. Hayatının son on yılını kör olarak geçirmiş bir psikiyatr Augustin. Şizofreni ile çok haşır neşir olunca kalemi de buğulanmış biraz. Eseri görmediği yıllarda yazdığını da belirteyim. Görme engeli de yine bir operasyon sırasında meslektaşının malpraktisi sayesinde ortaya çıkıyor. Oldukça üzücü. Augustin her coğrafyada çalışmış bir enteresan abimiz. O gezginliğinin izleri de bu kitapta görülüyor zaten.

Savruk yapısıyla yazardan bir daha zor kitap okurum dedirtmiş, vasatı aşamayan bir kitaptı benim için.
Profile Image for Sabine.
107 reviews31 followers
August 5, 2025
Die Rezension selbst wird schon nicht einfach, denn das ist ein wirklich mysteriöses Buch für mich gewesen. Auf wunderbare, wenn auch teils verwickelt-komplizierte Art und Weise vermischt der Autor den Protagonisten mit Phantasie-Elementen, das man häufig Schwierigkeiten hat, auseinanderzuhalten was jetzt was ist. Aber genau das macht den Charme dieses Buches aus und seine unglaubliche poetische Schönheit.

Die komplette Rezension findet ihr hier: http://bingereader.org/2015/07/12/rob...
Profile Image for Nil Gurun Noyan.
119 reviews41 followers
October 3, 2025
3,5 / 4

Robinson’un Mavi Evi, daha ilk sayfalardan itibaren sizi hem içine çeken hem de sürekli mesafede tutan, baştan sona gizemli bir kitap.

İnternette kendisine “Robinson” adını veren bir anlatıcımız var. Belki bir adaya sıkışmış değil ama kendi yalnızlığının içinde bir tür sürgün hayatı yaşıyor. Hayattaki tek eşlikçisi ise “Cuma” adını verdiği sohbet arkadaşı. Babasından kalan servetinin ucu bucağı öylesine belli değil ki, kendisi bile sınırlarını tam olarak bilmiyor. Londra’dan Lüksemburg’a, Güney Pasifik’ten New York’a kadar uzanan rahat bir yaşam sürüyor. Gittiği her yerde evler, odalar inşa ediyor, ya da en azından bunu yaptığını sanıyoruz. Bu evler gerçek mi, yoksa yalnızca zihninde mi var, asla tam olarak emin olamıyoruz. Zaten kitabın temel cazibesi de burada yatıyor.

Önemli olan evlerin somutluğu değil, Robinson’un onları kurarken kendisini var etme çabası. Bir yandan geçmişe, köklere açılıyor, diğer yandan kendi varoluşunu anlamaya çalışıyor. Çocukluğunda babasıyla konuşmalarında, günümüzde ise Cuma’yla yazışmalarında insanı derinden etkileyen bir samimiyet var.

Yazar, kitapta hem felsefi hem de ironik bir tonla hayatın anlamına, insan ilişkilerine ve yalnızlığa dair çok şey söylüyor. Kendi hayatı da bir o kadar ilginç. Okurken itiraf etmeliyim ki, bazen kitaba girmekte zorlandım, anlatı kısmen karmaşık ve kimi zaman parçalı bulutlu bir yapıya sahip. Ama bu zihin oyunları içinde kayboldukça, kitabın şiirselliğine daha çok kapıldım.

Robinson’un Mavi Evi, tam olarak ne hakkında olduğunu söyleyemediğim ama büyüsünden de kolay kolay çıkamadığım harika bir kitap. Kafamda tamamen çözülemeyen, ama tam da bu yüzden akılda kalan bir deneyim.

“Günün birinde aşk seni esir alacak. Günün birinde, bir gecede gökyüzünden atlayan bir atmaca gibi ansızın üzerine çullanacak ve her şey değişecek. En derinindekiler dışarı sızacak ve aslında değişmemiş olan ama değişmediğini senin bilmediğin dünya, içine yerleşecek ve bu hem korkunç hem de muhteşem olacak.
O gün gelecek.”
Profile Image for Wortsplitter.
19 reviews
March 30, 2012
Ich habe keine Ahnung.
Wirklich, ich weiß nicht, worum es in diesem Buch geht. Es ist eine farbenfrohe Seifenblase, die zerplatzt, sobald ich das Buch zuschlage. Zurück bleibt die Freude an der Schönheit und ein Gefühl von Leichtigkeit, gleichzeitig aber auch ein leicht seifiger Geschmack auf der Zunge und ein Hauch von Schwermut.

Ob es die Sonnenblumen sind, ein Mandelbaum, eine Brücke oder eines der vielen Selbstbildnisse, Vincent Van Goghs Werke zeichnen sich fast durchgängig durch eine besondere Farbigkeit aus. Auch Edward Munch und Wassily Kandinsky sind Meister der Farben.

Besonders im ersten Teil des Buches, und zwischendurch immer wieder, denke ich beim Lesen an die Gemälde dieser Künstler, nicht nur weil das Buch vor Farbnuancen überquillt, sondern weil es ebenso verzerrt wirkt, wie die Werke eines Munch oder verfremdet wie ein Kandinsky. Aber es gibt noch etwas, was diese Künstler gemeinsam haben. Die moderne Psychologie sagt ihnen Symptome von Schizophrenie nach.

Vor einiger Zeit habe ich mit Kunst im Verhältnis von Schizophrenie beschäftigt und musste sofort daran denke, als ich begann das Buch zu lesen. Es war mein erster Eindruck.
Wie überrascht war ich, als ich den Titel seiner Doktorarbeit las: “Das elementare Zeichnen bei den Schizophrenen”. Dieses Thema scheint ihn auch in seinen anderen Büchern niemals ganz zu verlassen.

In einem Artikel der FAZ erzählt Jan Bürger von seiner Begegnung mit dem erblindeten Autor. Für interessierte Leser kann ich das Interview sehr empfehlen. Es hat mir den Autor und das Buch näher gebracht. Auch wenn ich es noch immer nicht begreife, kann ich doch besser mit dem Nichtbegreifen leben.
Und es erklärt meine Faszination, die ich für die Sprache Augustins empfinde. In seiner Geschichte baut die Hauptfigur, die sich selbst Robinson nennt, unentwegt Räume, Häuser – Daheime. Und auch wenn man den Worten die führende, bauende Hand anmerkt, wirkt es nicht konstruiert, sondern ein Heim formend, ohne bemüht zu wirken.
- Verschachtelt, gemütlich, mit einer Spur Luxus und Humor und, nicht zu vergessen, der Wärme teefarbenem Lichts -

Nun möchte ich doch einen Versuch starten euch den Inhalt näher zu bringen.

Mehr oder weniger chronologisch erzählt Robinson von seinem Leben, oder besser von den vielen Räumen, die er in seinem Leben gebaut hat. Angefangen von der Taucherglocke, der gefluteten Kirche, den Besenkammern, bis hin zum lichtdurchflutetem Totenkopfhaus auf einer Insel beschreibt er die Farben und die architektonischen Besonderheiten und scheut sich dabei auch nicht, einen gefeierten Architekten in den Freitod zu treiben. Nein, natürlich nicht wirklich in den Freitod, schließlich hat er ihn ja noch aus der Oper kommen sehen.
Dabei wird er von den immer gleichen Gestalten gejagt. Einem kleinen Herrn in Anzug und Hut und 2 gut gekleideten Ganoven.

Jetzt wird es etwas unstet.
Die Geschichte eines sich selbst überlassenen Jungen wird von der des verfolgten Mannes abgelöst. Zwischendurch beginnt ein krimihafter Einwurf über den Vater, und die Andeutung einer Liebesgeschichte. Doch am Ende ist es nichts von Allem oder …

Ich hab keine Ahnung.
Aber es war eine wundervolle Erfahrung.
Profile Image for Andrea.
119 reviews15 followers
December 8, 2013

Robinsons blaues Haus ist eines dieser herrlichen Bücher, bei denen man am Ende nicht genau sagen kann, worum es eigentlich ging. Statt Handlung und Charaktere gibt es vor allem Baupläne und großangelegte Skizzen von Höhlen, Panikräumen, Kammern und Bunkern. In dem Wissen, dass sich ab einem gewissen Alter jegliche Bautätigkeit der Männchen unmittelbar auf das Weibchen bezieht, geht es wohl auch um einen Gestrandeten, der für seine Brieffreundin Freitag das schönste, höchste und allersicherste Hochhaus direkt in Manhattan baut. Eine mondäne Liebesgeschichte, die einen nicht beunruhigen muss, denn die große Liebe, große Leidenschaft und die sechs Stockwerke Sehnsucht sind allzu eindeutig das Interieur eines grandiosen Ich-Containers, in dem es sich der kleine Architekt Robinson unverschämt gemütlich macht.
Profile Image for Mav.
105 reviews
April 21, 2022
Der Roman ist zwar gut geschrieben, aber die Handlung kam mir als verwirrend vor. An einigen Stellen war die Handlung zusammenhanglos insbesondere wenn der Erzähler spricht von einem Ereignis und blitzartig übergeht zu einem anderen, der gar nicht mit dem ersteren in Zusammenhang steht. Zum Beispiel, er erzählte von einem Mann, den er auf den Insel Tahiti kennengelernt hatte, aber dann begann er über New York und eine von ihm gemietete Appartementwohnung zu sprechen, statt das Kennenlernen mit den Tahitier zu besprechen.
Profile Image for John Hatley.
1,383 reviews234 followers
May 14, 2013
This is a very interesting, mysterious book. The author intricately weaves the main character's reality with fantasy, so intricately in fact that it is often difficult to distinguish which is which. This uncertainty actually adds to the book's mystery and its beauty.
Profile Image for Fatih.
623 reviews36 followers
April 16, 2023
Kassandra Damgası ve Ucuzayiyenler'den sonra uzun zamandır bir kitabı bitirmeye bu kadar zorlanmamıştım. Kendi hayal aleminde olan bir çocuğun onlarca hayali evinde garip geçişlerle dolu macerasını dinlerken bunu sosyal medyadaki hayali arkadaşını da tanıyoruz. Benim için zaman kaybı oldu.
Profile Image for Elif Şenel.
17 reviews1 follower
February 6, 2025
Can Yayınları'nın çok çekici kapağına bakıp almıştım. Keşke roman da kapak kadar etkileyici olsaydı..
Profile Image for Aynur.
4 reviews
July 8, 2024
Kitap benim için arkasını okuduğumda heyecanlandığım ve bir an önce okumaya başladığım bir kitap olsa da başladığımda beklediğim o akıcılığı vermedi ve yazarın anlatımının dağınıklığı benim odağımın dağılmasına sebep oldu.

Kitaptaki metaforik anlatımlar çok güzel tanımlamalarla yapılsa da hikayenin ana akışı benim için durgundu ve odaklanmayı zorlaştırıyordu.

Yazarın maalesef ki kör olarak hayatına devam ettiği yıllarda yazdığı bir eser olması ve bu sırada ruhsal sıkıntılar da geçirmesi dikkat çekici bir durum,çünkü hikayede ara ara anlatıcı sanrılara mı düşüyor diye düşündürüyor. Yazarın birçok coğrafik bölgede hayatını geçirmesi de hikaye anlatımına yansımış. İş kültür yayınlarının çok daha güzel kitaplarını okuduğum için benim için 3 yıldızlık bir kitap oldu.
Profile Image for Books&coffee.
9 reviews8 followers
February 24, 2013
So wundervoll!
Man braucht Zeit und ganz viel Tee, denn die Sprache packt einen so, dass man gar nicht mehr losgelassen wird. Farben, Gerüche und Formen werden auf ganz wundervolle Art beschrieben, wie man es selten liest. Zum Inhalt möchte ich gar nicht viel verraten, es ist ein Abenteuer, eine Lebensgeschichte. Räume spielen wohl mit die größte Rolle in diesem Roman.
Displaying 1 - 13 of 13 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.