Her dönem “dâhi besteci” olarak anılan Mozart’ın 250. doğum yılı çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bu çerçevede Aydın Büke, Mozart’ın yaşamöyküsünü yazarak bestecinin Türkiye’de daha iyi tanınması ve yapıtlarının daha iyi anlaşılması yönünde önemli bir adım atıyor. Türkçede yayımlanan ilk bütünlüklü Mozart yaşamöyküsü olan Mozart - Bir Yaşamöyküsü besteciyi bütün yönleriyle anlamamızı sağlayacak bir başvuru kaynağı olma özelliği taşıyor.
Aydın Büke, ülkemizde en çok da Türk Marşı’yla bilinen Mozart’ın yaşamöyküsünü yazarken geniş bir kaynak taraması yaptı; besteciyi, yaşadığı tarihsel dönem, yetiştiği koşullar, ailesiyle –özellikle babasıyla– olan ilişkisi ve duygusal dünyasıyla bir bütün olarak anlattı. Kitabın sonuna dünya ve müzik tarihinin önemli olaylarını ve Mozart’ın yaşamının ana duraklarını gösteren bir kronoloji ekledi. Kitapta, bestecinin özel hayatına dair kendi kaleminden ipuçları içeren, ilk defa Türkçeye hiç kısaltılmadan çevrilen iki mektubunu da okuyacaksınız. 1756’dan 1791’e dek süren otuz beş yıllık kısa yaşamında yarattıklarıyla müzik tarihinde bir kilometre taşı olan bu “harika çocuk”un başarısını ve trajedisini, duru bir su gibi akıp giden müziğini dinler gibi okuyacaksınız.
Mozart’ın 26 Ekim 1778 tarihinde
babasına gönderdiği mektuptan:
Eğer az kişi geleceğini daha evvel tahmin edebilseydim, salonu dolu görebilmek mutluluğuna erişmek için, büyük bir memnuniyetle konseri bedava yapardım ve bu hoşuma giderdi. Bana seksen kişi için kurulmuş bir sofrada, üç kişinin yemek yemesinden daha çok hüzün veren bir şey olamaz.
Mozart'in tum yasami ve eserlerini kronolojik olarak kanitlarla yazan guzel bir kitap. Aydin Buke cok iyi bir yazar, kitap cok surukleyici. Mozart'in ozellikle Viyana, aile ve babasi ile olan iliskilerini cok iyi bir sekilde anlatip, onu anlamamizi sagliyor.
Kim derdi ki sikortalı bir iş derdmde ömrünü geçirsin koca Mozart! Hey gidinin Mozart'ı hey.
Aydın Büke'nin kalemine sağlık, benim gibi müzik cahili bir insana iyi geldi. Belki de tek talihsiz nokta John Berger'in Picasso ile ilgili müthiş kitabından sonra okumuş olmamdır.
Mozart’ın hayatını bir 'dahi çocuk' masalı gibi okumayı bekleyenler bu kitapta hayal kırıklığına uğrayabilir; zira karşımızda popüler biyografilerin sığlığından uzak, tamamen akademik bir çalışma var. İçerik o kadar detaylı, isim ve kaynakça trafiği o kadar yoğun ki, konuya özel ilgisi olmayanlar için takibi oldukça güç olabilir. Açıkçası bir okur olarak benim için bile yer yer fazla teknik ve zorlayıcıydı; ancak müzik tarihine akademik düzeyde meraklı olanlar için oldukça nitelikli bir kaynak
Oldukça detaylı hazırlanmış ve iyi kaynaklardan yararlanılmış bir Mozart biyografisi. İçinde bol miktarda da Mozart'ın mektupları var. Ancak bir yerden sonra fazla detaycılık sıkmaya başlıyor. Daha doğrusu, bu kadar malzeme içinde Mozart'ın hayatına dair daha ilginç noktalar ele alınabilirdi. Yine de oldukça bilgilendirici ve kronolojik açıdan titizce hazırlanmış bir kitap.
Mozart'ın hayatı ne kadar etkileyiciyse Aydın Büke'nin kalemi de o kadar kuvvetli. Uzun olmasına rağmen okuyucu yormadan bütün bir yaşamı ayrıntılarıyla anlatmayı başarmış yazar. Biyografi sevenlerin okuması gereken, bir dahinin yaşam öyküsü.