Yazar, Allah'ı bir müslümanın idrak ettiği gibi idrak etmediği için, ona insanınkine benzer bir şahsiyet biçtiği için çok da fazla makul göremediğimiz, bir dediği bir dediğiyle çelişen fikirler sunuyor. Üstelik bu farklı idrakten dolayı yetkin olmadığı itikad konularına girip bunları açıklamaya çalışıyor, Kur'an'dan ayet seçerek bunları kendi düşüncesine göre delil gösteriyor.
İslam'ın, daha özelde Kur'an'ın bir müslümanın tüm hayatına dair olduğu ve kılavuzluk ettiği düşüncesini kavrayamadığı için İslam'ı, etki ettiği alanlara göre farklı kategorilere ayırıyor (söylem) ve sanki her biri ayrı mezhepmiş gibi bunlardan bahsediyor.
Okuması sabır isteyen, okuduktan sonra da yazarın ne yapmak istediğine dair kafamızı karıştıran bir kitap.
Not: Bu yazıyı kitabın bitmesine 30 sayfa kala yazmıştım. Tamamen bitirdikten sonra, yazarın saçmalamalarına kıyasla oldukça hoşgörülü ve kitabı - hak etmediği halde- mantık çerçevesinde tutmaya çalışarak eleştiri yapmışım, dedim.
Sunduğu her fikre karşı tutarlı ve mantıkî bir açıklama yapılabilir ama bu kitabı bunu yapacak kadar kaale alamıyorum.
Günümüzde kadının sosyal hayattaki yerine dair, iyi düşünülmüş birkaç fikir elde ederim, diye düşünerek okumaya başlamıştım. Ama bu kitap, maalesef, tam bir zaman kaybı olduğunu tekrar tekrar kanıtladı.
Not 2: Çevirmen hakkında da bir şeyler söylemem gerek. Anlatım bozukluğu çok olmamasına rağmen hataları olmadığını söyleyemeyeceğim. En bariz iki tanesi çevirmenin bu alandaki yetkinliğini sorgulatıyor. İlki abdest kelimesini Fransızcadan 'aptes' diye çevirmesi, ikincisi ise ilk önce Hasan bin Ali bin Ebu Talip olarak anılan peygamberin (sav) torunundan bir sonraki cümlede direkt Ebu Talip olarak bahsetmesi. Bu, Arapça isimlerin yapısını ya da Hz. Hasan'ın kim olduğunu bilmediğini gösteriyor.