Şairleri ve müzisyenleri dinlemek gerekir, sonluluğumuzun çekiciliğinde yaşamak gerekir, rüzgarla, denizle, oyunlarla, kahkahalarla, eğlencelerle, danslarla; ama zaman zaman da filozofları ve matematikçileri dinlemek ve düşüncemizi sonsuza ulaşmak için bir yay gibi germek gerekir. Çünkü bu sonsuza, tam da Cantor’un “sonsuz bir küme, sonsuz bir sayı olan omega vardır” dediği gibi, düşünce yoluyla bir hedefe varırcasına erişiriz. Bu ikisine, sonlunun sevincine ve sonsuzun gücüne sahip olursak, mutluluğa kavuşacağımıza inanıyorum. Mutluluk her zaman, sonlu ve de sonsuz olan bir şeydir.
Sonsuz karşısında geri çekilmemiz şaşırtıcı değil ve bu şekilde tanınan sonsuz karşısında geri çekilme eğilimindeyizdir. Pascal’ın dediği gibi: “sonsuz uzayların sessizliği beni korkutuyor”. Bir ürküntü, bir korku var, zira sonsuz sonuçta bizim sıradan varoluşumuzun ötesinde yer alıyor. Aynı zamanda da, bu bir şeyin bedeli ya da karşılığıdır. Her zaman sıradan hayata yerleşmeye razı olmak ile, yaşamda en azından bir kere, titreyerek de olsa sonsuzla karşılaşmak arasında bir dengedeyiz.
Alain Badiou, Ph.D., born in Rabat, Morocco in 1937, holds the Rene Descartes Chair at the European Graduate School EGS. Alain Badiou was a student at the École Normale Supérieure in the 1950s. He taught at the University of Paris VIII (Vincennes-Saint Denis) from 1969 until 1999, when he returned to ENS as the Chair of the philosophy department. He continues to teach a popular seminar at the Collège International de Philosophie, on topics ranging from the great 'antiphilosophers' (Saint-Paul, Nietzsche, Wittgenstein, Lacan) to the major conceptual innovations of the twentieth century. Much of Badiou's life has been shaped by his dedication to the consequences of the May 1968 revolt in Paris. Long a leading member of Union des jeunesses communistes de France (marxistes-léninistes), he remains with Sylvain Lazarus and Natacha Michel at the center of L'Organisation Politique, a post-party organization concerned with direct popular intervention in a wide range of issues (including immigration, labor, and housing). He is the author of several successful novels and plays as well as more than a dozen philosophical works.
Trained as a mathematician, Alain Badiou is one of the most original French philosophers today. Influenced by Plato, Georg Wilhelm Friedrich Hegel, Jacques Lacan and Gilles Deleuze, he is an outspoken critic of both the analytic as well as the postmodern schools of thoughts. His philosophy seeks to expose and make sense of the potential of radical innovation (revolution, invention, transfiguration) in every situation.
Küçük Konferanslar serisinden ikinci küçük okumam. Çocuklar için düzenlenen konferanslar. Gitmek/Yola Çıkış’ı okumuştum. Sonlu ve Sonsuz’u da Murat Erşen çevirmiş. Zaman, başlangıç, bitiş, sayılar ve matematiğin alanı, Omega tüm bu soyut ve zorlu kavramlara çocukluk bilgeliğinin sorularıyla ve derin yalınlığıyla kapılar açmış Alain Badiou.
dostum anna'nın arşivinde legal bir şekilde kitaplara bakınırken rastgele seçtim bunu.
amanın.
ilk defa ölüm hakkında bir şey okurken bilincimin tatsız bir şekilde bir boşluk tatafından hüpletildiğini değil de nötr hissettim, sonsuz uzayların ebedi sessizliğinin ürküttüğü tek kişi pascal değil, neyse ki badiou bizi karşısına alıp matematiğin ölümden daha güçlü oluşunu açıklıyor. badiou bunu sonlu ve sonsuzu açıklarken nasıl başardı bilmiyorum ama şapka çıkarıyorum. vay be. bunun mümkün olduğunu bilmiyordum. özellikle bu kadar kısa ve keyifli bir metinle.
işte bu yüzden matematikçiler süper! (ve bazı başka yüzlerden)
matematikle aram açılırsa aşkımızı tekrar alevlendirmek için danışabileceğim bir yer (daha) biliyorum artık. teşekkür ediyorum. ya da badiou görürse anlayacağı şekilde, merci.
sanata ve tanrıya kadar uzanan tehlikeli analojiler…
İki yönden sonsuza uzanan sayı doğrusunda ne negatif, ne pozitif olan sıfırı merkez/orta kabul etmek, sonsuz olanı ölçme çabasına varmıyor mu? Öyleyse buradaki sonsuz olan şeyin ortası var mıdır ve bu nasıl açıklanır? Onu farklı yapan nedir? Bu şekilde başlangıçta dildeki ‘sız’ı kullanarak iki bulanık kategori yaratıp sonlu ve sonsuzu aralarındaki sözde çelişkiden yola çıkarak bu kategorilere sığdırmaya çalışmak ve meseleyi sayılarla ölçülebilirliğe indirgemek pek mantıklı gelmedi.
Vine por el maoísmo y me quedé esperando que llegase en algún momento. No entiendo bien por qué esto es un libro ni a quién va dirigido. 3 estrellas porque bueno, es Badiou, un mal día (y las ganas de robar 8.5€ a lectores despistados) los tiene cualquiera.
Bu kısa metinde Badiou sonlu ve sonsuz kavramlarını felsefe, tanrı, fizik ve matematikle örneklendirerek öylesine yalın ve samimi bir anlatımla aktarıyor ki daha fazlasını istetiyor okuyucuya.
"her zaman sıradan hayata yerleşmeye razı olmak ile yaşamda en azından bir kere titreyerek de olsa sonsuzla karşılaşmak arasında bir dengedeyiz"
ilk review'a beni mahveden bir quote ile başlıyorum. elif'e teşekkür ederim bu buluşma için. çok tatlıydı, bir çırpıda okudum ve düşüncelere daldım. hala oralarda bir yerdeyim.