Sherlock Holmes: Suç Detayda Saklıdır |3+/5|
Olay akışı sıralamasına göre dördüncü, kitap olarak ise ikinci Sherlock Holmes hikaye kitabının yorumuna hoş geldiniz! Martı Yayınları’nı tercih ettiğim seride ikinci kitabı da bitirmiş ve neredeyse yarısına yaklaşmış bulunmaktayız. Belirtmek isterim ki, aslında bu yorumlamam sadece Martı Yayınları’nın basmış olduğu yukarıdaki kitap için geçerli değildir. Sherlock Holmes hikayelerini sırasıyla basan bütün yayınevleri aynı sırayla gidecekleri için, herhangi bir yayınevinin ikinci kitaba da tekabül edecektir okumakta olduğunuz yorum.
Okuduğum iki hikaye kitabı arasında bunu daha çok sevdim. İlk Kitapta bir şey beni içeriden uzak tutmuştu. Londra’nın kasvetli caddelerine ve evlerine yarım yamalak konuk olabilmiştim ama bu öyle olmadı. Bu kitabı daha bir severek okudum.Eğer sebebini soracak olursanız, alışmak, derim.
Hikayelerin mantığına ve ilerleyişine alışmak, okumakta olduğum seriye haliyle daha çok sevgi besleyebilmemi sağladı.
Bir noktadan sonra hikayelerim formülünü çıkarır gibi olsanız da sevginiz eksilmiyor, en azından ben de öyle olmadı. Özellikle bu kitapta, Sherlock’un, başarısız olmak diye nitelendirilemeyecek ama onun dışındaki etmenlerle çözüme kavuşan hikayede var birkaç tane.
Bir de, bu kitabın, serinin gerçek sonu olan hikayeyi içermesi var. Kitabın sonunda yer alan Son Dava isimli hikaye, aslında Conan Doyle’un karakterin yanına kondurmak istediği noktaymış gerçekten. Ancak hayranlar baskı yapınca devam etmiş ve diğer hikayeler çıkmış. Bu yüzden gelecek hikaye kitaplarında bir kalite düşüşü beklemiyor değilim. Zorla yazıldıysa gittikçe yavanlaşma durumu da gözükebilir.
Yine de seviyorum Sherlock Holmes hikayelerini. Daha çok, günlük gazetenin köşesinde yayınlanacak tipte hikaye oldukları için okuduğumuz diğer kitaplarla edebi anlamda çok yakınlaşamasa da eğlenceliler. Bir fıkra, bir masal ayarında.
Okumadıysanız okumalısınız diyorum ve kaçıyorum. Davasız gelecek güzel günler dileğiyle. Kendinize iyi bakın.