O kadar da yalnız değilim diye düşünüp gülümsedi. Sahilde yürüyen, sonra durup yerleri koklayan, sonra yine yürüyen ama hiçbir amacı olmadığı anlaşılan ve büyük olasılıkla canı sıkılan köpeğe baktı. Islık çalınca başını döndürdü köpek ve kuyruğu birkaç kez sallandı. Bu seslenişten hoşnut kaldığını göstermek istiyordu. Sonra yine başını önüne eğip sarsak adımlarla yürüdü. Uzun süre izledi onu.
“Çizgi dışı yaşam süren insanlara saygı duyuyorum, sıradanlaşmak yerine tükenişi seçseler de,” diyen Cemil Kavukçu’nun ilk kez 1997 yılında yayımlanan Bilinen Bir Sokakta Kaybolmak’ı, son yılların en iyi öykü kitaplarından biri. Öykülerindeki yalın, abartısız dil, canlı anlatım, sıradan insanların yaşamlarından incelikli gözlemler çıkarması, bu insanların dünyasına okuru başarıyla dahil edebilmesi, Kavukçu’nun yakaladığı başarıyı sürekli kılıyor.
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeofizik Mühendisliği bölümünü 1976'da bitirdi. Öyküleri, 1980 yılından bu yana çeşitli dergilerde yayınlandı. Patika adlı yapıtıyla 1987 yılında Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü'nü ve 1996 yılında "Uzak Noktalara Doğru" adlı öykü kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı, 2009 yılında "Angelacoma’nın Duvarları" adlı otobiyografik anlatı kitabıyla Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü kazandı.
Türkçe yazılmış en iyi öykü kitaplarından biri. En klasik Türkçe öykülerden Nolya'yı da içeren bu kitaptaki öykülerin her biri onlarca kez okunacak değerde. Kavukçu'nun ustalığı.
Bir oturuşta okuyup bitirebileceğiniz bir öykü kitabı.. Öykü kitaplarında her öykünün birbirimden bağımsız olmasını daha çok seviyorum. İyi başlayıp sonuna doğru bitsin diye hızlıca okuduğum bir öykü kitabı oldu...
Cemil Kavukçu ile bu denli geç tanıştığım için, böyle bir öykü ustasından bunca yıl ıskaladığım için çok hayıflandım okurken. Üç ana öykü içinde bambaşka hikayeler, paralel evrenler, alabildiğine sürrealizm. Özellikle edebiyatımıza kazandırdığı Nolya adlı müthiş öykü yıllarca aklımda yer edecek ve bir zaman sonra "bilinen bir sokakta kaybolmama" sebebiyet verecek.
Bu kitap çok güzel başladı. Yazar bütün hikayelere kolayca okuyanı da dahil ediyor. Kitaptaki tasvirler yerinde, karakterler canlı (ölü olanlar bile). Sonlara doğru biraz karıştı, gerçek dışı bir hale döndü.. ama yine de güzel, kısa bir kitaptı