Jump to ratings and reviews
Rate this book
Rate this book
Paperback. 13,00 / 19,50 cm. In Turkish. 510 p.

560 pages, Paperback

First published January 1, 1966

15 people are currently reading
913 people want to read

About the author

Aziz Nesin

387 books1,003 followers
Aziz Nesin was a Turkish humorist and author of more than 100 books.
Nesin was born in 1915 on Heybeliada, one of the Princes' Islands of Istanbul, in the days of the Ottoman Empire. After serving as a career officer for several years, he became the editor of a series of satirical periodicals with a socialist slant. He was jailed several times and placed under surveillance by the National Security Service (MAH in Turkish) for his political views. Among the incriminating pieces of evidence they found against him during his military service was his theft and sale for 35 Lira of two goats intended for his company—a violation of clause 131/2 of the Military Penal Code. One 98-year-old former MAH officer named Neşet Güriş alleged that Nesin was in fact a MAH member, but this has been disputed

Nesin provided a strong indictment of the oppression and brutalization of the common man. He satirized bureaucracy and exposed economic inequities in stories that effectively combine local color and universal truths. Aziz Nesin has been presented with numerous awards in Turkey, Italy, Bulgaria and the former Soviet Union. His works have been translated into over thirty languages. During latter parts of his life he was said to be the only Turkish author who made a living only out of his earnings from his books.

On 6 June 1956, he married a coworker from the Akbaba magazine, Meral Çelen.

In 1972, he founded the Nesin Foundation. The purpose of the Nesin Foundation is to take, each year, four poor and destitute children into the Foundation's home and provide every necessity - shelter, education and training, starting from elementary school - until they complete high school, a trade school, or until they acquire a vocation. Aziz Nesin has donated, gratis, to the Nesin Foundation his copyrights in their entirety for all his works in Turkey or other countries, including all of his published books, all plays to be staged, all copyrights for films, and all his works performed or used in radio or television.

Aziz Nesin was a political activist. After the 1980 military coup led by Kenan Evren, the intelligentsia was oppressed. Aziz Nesin led a number of intellectuals to take a stand against the military government, by issuing the Petition of Intellectuals (Turkish: Aydınlar Dilekçesi).

He championed free speech, especially the right to criticize Islam without compromise. In early 1990s he started a translation of Salman Rushdie's controversial novel, The Satanic Verses. This made him a target for radical Islamist organizations, who were gaining popularity throughout Turkey. On July 2, 1993 while attending a mostly Alevi cultural festival in the central Anatolian city of Sivas a mob organized by radical Islamists gathered around the Madimak Hotel, where the festival attendants were accommodated, calling for Sharia and death to infidels. After hours of siege, the mob set the hotel on fire. After flames engulfed several lower floors of the hotel, firetrucks managed to get close, and Aziz Nesin and many guests of the hotel escaped. However, 37 people were killed. This event, also known as the Sivas massacre, was seen as a major assault on free speech and human rights in Turkey, and it deepened the rift between religious- and secular-minded people.

He devoted his last years to fighting ignorance and religious fundamentalism.

Aziz Nesin died on July 6 1995 due to a heart attack, after a book signing event in Çeşme, İzmir. After his death, his body was buried in an unknown location in the land of Nesin Foundation without any ceremony, as suggested by his will.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
194 (57%)
4 stars
96 (28%)
3 stars
39 (11%)
2 stars
5 (1%)
1 star
1 (<1%)
Displaying 1 - 28 of 28 reviews
Profile Image for Gün.
157 reviews24 followers
September 3, 2018
Annemin verdiği, Böyle Gelmiş Böyle Gitmez serisinin ilk cildini, 13 ya da 14 yaşındayken okuyup bitirdiğimi ve çok beğendiğimi, buna rağmen, serideki diğer iki kitabı okumadığımı hatırlıyorum. Şimdi ise, yaklaşık 25 yıl sonra ilk kitabı tekrar okuyup, bıraktığım yerden seriyi tamamladım.

Doğaldır ki, kitaplar yazıldığı haliyle kalsa da insan aklı, zevkleri, hayata bakışı günbegün değişiyor. 13-14 arasında bir yerde, benzer yaşta olduğum küçük Mehmet Nusret'in penceresinden okuduğum kitabı, bu sefer yetişkin Aziz Nesin'in hatta belki de babası Abdülaziz Efendi'nin penceresinden okudum. Aradan geçen bu 25 yılda olaylara, olgulara bakışımın nasıl değiştiğini gözlemleme fırsatı elde ettim. Bu nedenle, burada kitap hakkındaki görüşlerimden çok, bu değişimden ve dikkatimi çeken bazı ayrıntılardan bahsetmek daha yerinde olacaktır.

Yine de adet yerini bulsun, kitap hakkındaki görüşümü de söyleyeyim, mükemmel bir hafızanın nakış gibi işlediği gerçek ve dokunaklı bir hayat hikâyesi. İlk kitap Aziz Nesin’in çocukluk anıları ile doluyken, diğer kitaplar daha çok okul anılarından oluşuyor. Bu nedenle genel olarak tüm seriyi beğensem de aralarında en güzelinin, ilk cilt olduğu pekâlâ söylenebilir. Yine serideki en dokunaklı kitabın da ilk cilt olduğunu söylemek mümkün. Osmanlı son dönem ve erken Cumhuriyet dönemi eserlerini, özellikle yaşam öykülerini okumaktan her zaman keyif almışımdır. Bu seriyi de toplumumuzun nereden nereye geldiğini anlamak isteyen okuyucuların seveceğini düşünüyorum.

Şimdi gelelim bende uyandırdığı farklılıklara;

Eskiden Aziz Nesin kitaplarını kahkahalarla, katıla katıla gülerek okurdum, demek ki neşeli bir çocukmuşum. Bu kitabı klasik Aziz Nesin mizahına dâhil etmek doğru olmaz ancak yine de nadiren ufak bir tebessümle, çoğu zamansa öfkeyle, hayal kırıklığıyla, üzüntüyle okuduğumu fark ederek şaşırdım. Yine de birkaç yerinde kahkaha olmasa da basbayağı sesli olarak güldüğümü itiraf edeyim. "Anne On Paa" hikâyesi, askeri okulda hocanın yazılı sınavları okumadığını keşfeden cin fikirli bir öğrencinin, konuya girer gibi yapıp arada maç hikâyesini anlatması, hocanın bunu çok sonra ancak başka bir öğrencinin ispiyonlaması ile fark etmesi gibi bölümler hemen aklıma gelenler.

Belki bilmeyenler olabilir, 1915 doğumlu Aziz Nesin çocukluğunda Kur’an hatmedip hafızlık yaparak, tekkelerde, derviş, mürit takımı ile zikrederek büyüyor. 1995’te kitabı ilk kez okuduğumda bu bilgiyi öğrenince çok şaşırdığımı, tabir yerinde ise şok geçirdiğimi hatırlıyorum. Bunun yanında Aziz Nesin gibi simge bir ismin, Atatürk ve cumhuriyet düşmanı olan babasına nasıl olur da kızmadığına şaşırmış, kitapta babasından böyle şefkatle bahsetmesine anlam verememiştim. Hey gidi hayat, şimdi ise babalara kızılmadığını, insanın baba olunca, kendi babasını anlamaya başladığını bilecek yaştayım.

Yine bu tekke, zikir meselesi ile birlikte küçük Mehmet Nusret’in, nasıl Aziz Nesin olduğuna çok şaşırmıştım. Şimdi ise insanlardaki azmin bazen çok şeye kadir olduğunu, bazen de ne kadar çabalarsan çabala bazı şeylerin değişmeyeceğini, bazen ise farkına hiç varmadığımız küçük tesadüflerin, yaşamda ne büyük etkilere denk geldiğini görecek yaştayım. İşte yazar, hem kendi yaşamının bu küçük tesadüflerle nasıl değiştiğini anlatırken, hem de oradan oraya savrulan, ziyan olan, aynı kuşağın birçok üyesinin dokunaklı öyküsünü paylaşıyor. O dönemde kuşağının birçok üyesi gibi yaşadığı yoksulluklar, çaresizlikler gözleri yaşartıyor. Hele ki bu düşkünlüğe rağmen utanma duygusunu kaybetmemesinin üzerinde durması, babasının ne olursa olsun Mehmet Nusret’e olan güveni görülmeye değer. Kitap, baba oğul ilişkileri için gerçekten benzersiz anekdotlarla bezeli. Yine de yazarın annesini erken kaybetmenin burukluğunu bunca yıl sonra bile yaşadığını görmek çok dokunaklı, sanki yoksulluğuna zamanla alışmış, zor da olsa bir şekilde üstesinden gelmiş ama daha annesine doyamadan yetim kalmayı hiçbir zaman üzerinden atamamış gibi.

Kitapta yazarın her hafta gittiği Rufai tekkesinde yapılan zikirler bazı bölümlerde detaylıca anlatılıyor. Babası da bu tekkelerden birisinin kıdemli müritlerinden, eşi dostu tarafından Efendi Baba olarak anılan bir kimse. Yazar mahalle mektebine gitmek yerine, babasının samimi dostu ve aynı zamanda bir derviş olan Galip Amcasından hafızlık, Arapça, hesap/hendese (aritmetik/geometri) vs. öğreniyor. Galip Amca, bir Rufai / Kadiri dervişi, yazdığı divan şiirlerini tekkede, bazen de aşka gelip vapurda, kahvede okuyor, Arapça, Farsça, Fransızca kalem oynatıyor, cumhuriyet sonrasında ise Abdülaziz Efendi’nin aksine Atatürk devrimlerini savunuyor. Küçük Mehmet Nusret’i derinden etkiliyor, hayatını şekillendiriyor, zaten yazarın kendisi de bu durumu “Galip Amcam olmasaydı, ben bugünkü ben olamazdım” diyerek ifade ediyor. Yalnızca Galip Amca’nın hayat hikâyesini anlatan bir kitap olsa bile zevkle okunacağı muhakkak. Nedendir bilmem, Galip Amca’nın bölümlerini okurken gözümde hep Ali Suavi’yi canlandırdım :).

O dönem hiç farkına varmasam da şimdi şaşırdığım bir diğer konu, yazarın çocukluk döneminde devam ettiği tekkenin şeyhinin oğullarının öyküsü. Yazar, tekke faal durumdayken tanıdığı şeyhin küçük oğlunun, babasının tekkesi dağılınca sağda solda el açtığını görüyor ya da duyuyor. Daha sonra çocuk seyyar tezgâhta meyve satarken Mehmet Nusret ile karşılaşıyor. Yıllar sonra karşılaşmaları ise bir askeri manevra sırasında oluyor. Bu defa çocuğun kendisi gibi, Harbiye’yi bitirip subay olduğunu öğreniyor. O dönemde toplum katmanlarının geçirgenliği ne kadar gevşekmiş, ilk okumamda hiç dikkatimi çekmemişti.

Bunların dışında aklımdaki birkaç hususu daha paylaşayım. Serinin yarıya yakın kısmı, yazarın Harbiye’de okuduğu dönemde başından geçenleri aktarıyor ki bazı yaşananlar yürek burkan cinsten. O dönem okulda yaşanan oğlancılık öykülerini okurken dehşete kapılmamak elde değil. Yazar, anılarını yazarken bu konuyu örtbas etme veya eksiksiz olarak kâğıda dökme arasında tereddüt yaşıyor. O dönemki devre arkadaşları ile bu konuyu görüşmek için toplanarak fikirlerini alıyor ve sorumluluk duygusunun ağır basması ile yaşananları okuyucuyla paylaşıyor.

Seriyi okurken, Cumhuriyet öncesi ve erken Cumhuriyet döneminde eğitimin geometride, dilbilgisinde tamamen Arapça terimler kullanılarak yapıldığını, ders adlarının neredeyse tamamının Arapça olduğunu, hatta vücut uzuvlarının Türkçe karşılıklarının kaba bulunması nedeniyle, kibar ve uygun ifade etmek adına Arapça terimlerin kullanıldığını göreceksiniz. Örneğin onikiparmak bağırsağı yerine “em’a – i isni aşer” teriminin kullanıldığı, ciğer diyen bir öğrenci ile “Ne ciğeri? Arnavut ciğeri mi?” diye alay edildiğini, onun yerine akciğer için “rietan”, karaciğer için “kebd” denilmesinin istendiğini, tüm organların Arapça adlarının ezberlendiğini okumak çok ilginçti. Sadece fizyoloji ya da o dönemki adıyla vücud-u beşer dersinde değil, neredeyse tüm derslerde buna benzer bir anlayış mevcut. Eşkenar üçgen yerine “müselles-i mütesaviyüladla” (Allahım yazarken fenafillah mertebesine geliyorum.), iç ters açı yerine “zaviyetan-ı mütecaviretan-ı dahiletan” veya denklem yerine “cebir muadelesi” gibi adlandırmalar kullanılıyor.

Daha da ilginci, o dönem öğretilen dilbilgisinin ise zaten tamamen Arapça kurallarını işlediğini, gündelik konuşmada kullandığımız dilin tümleç, özne yüklem gibi unsurları yerine Arap dilinin yapısal terimlerinin (tecvit, emsile, bina, sarf ve nahiv vs.) öğretilmeye çalıştığını okumak oldu. Türkçe dilbilgisi anlatılırken dahi Arapça terimler kullanılıyor. Örneğin mişli geçmiş zaman, tekil, üçüncü kişi yerine “mazi-i şühudi, müfret gaip” deniyor ki okudukça sıyırmamak elde değil. Kaldı ki Mehmet Nusret gibi, yaşıtlarına göre ortalamanın üstü denebilecek bir çocuk bile bunları öğrenirken ne kadar zorlandığını sayfalarca anlatmış, okudukça ey Atam, daha sana ben nasıl teşekkür edeyim dedim :)

Son olarak serinin tamamlanamamasına değinerek artık bitireyim. Gönül isterdi ki, yazarın geçim derdi olmasa da kendi kuşağının yaşadığı sıkıntıları sonuna kadar yazabilseydi. Hâlbuki onun yerine araya giren yıllar, geçim derdi ile yazılan kitaplarla birlikte bu muhteşem hafızanın seksen yaşında sönüp gittiğini görmek insanı üzüyor. Özellikle serinin devamında, askerlik gibi bir meslekte başından geçenleri okumak isterdim. Ayrıca çok sevdiği subaylıktan neden atıldığını ileriki ciltlerde detaylı olarak açıklayacağını söylemesine rağmen anlatmaya fırsat bulamaması üzücü bir durum. Benim şahsen merak ettiğim bir diğer konu da Galip Amca'nın akıbetinin belirsizliği.

Yine de bu haliyle bile eşi benzeri olmayan bir hayat hikâyesi okudum. Benim gibi özyaşamöykülerini seven her okur, büyük keyif alarak okuyacaktır. Buraya kadar okuyan herkese teşekkür eder, iyi okumalar dilerim.
Profile Image for Laila Zakharia.
72 reviews29 followers
December 17, 2017
لم يخجل عزيز نيسين من الفقر والالم والمعاناة، فقد كان مؤمن ان تلك المعاناة أودته إلى هذة الطريق. ولا يجب على أي شخصاً منا مهما كان ماضيه أن يخجل منه، فالالم الذي لا يقتلنا يجعلنا أحياء.

في مذكراته أيضاً، يصف كيف كان الوضع الإجتماعي والسياسي والإقتصادي وبرغم أنه يتكلم عن مذكرات طفولته إلا أنه وصف حال مدينة إسطنبول والفقراء بشكل لا يصدق.
كتاب مذكراته لوحة كاملة مكملة، بكيت وضحكت من قلبي كثيراً.

ربما الرسالة التي أردت كتباتها إليك يا غريب من بعد مذكراته كالتالي،

ليساً عيباً أن نخجل من أوضاعنا السئية، ففي النهاية نحنُ لم نكن نريدها هكذا، ونحن لم نصنعها، بل هي التي صنعتنا أقوياء، مثقفين، وجعلتنا ما عليه الآن، بل بالعكس يجب أن نعتز بكل ضعفاً وكل ألماً مر بنا، فلولا ذلك لما كنتُ الآن أكتب، ولما كنت اليوم تقراً لي ولما كان نيسين من أعظم الكتاب الذي يُقرأ له.

أنا أعلم وشبه واثقة جيداً، أن لا يوجد أنسان لم يدق طعم المر بتاتاً، فكلنا نعاني بشكلاً أو بأخر. المرض أو الحرب أو الجوع أو الفقر أو الحب ربما، مر علينا وجعلنا نعاني ولو قليلاً وهذا ليس بعيب، العيب الحقيقي أن نخفي تلك الألم، لأن تلك الألم تجعلنا في النهاية بشر وتضمنا إلى بشريتنا.

مذكرات عزيز نيسين من أروع المذكرات التي قرأتهم إلى حتى الآن. أحببته جداً وتمنيت بحق لو أنني أراه ولو مرة. رحمة الله
Profile Image for Sine.
389 reviews476 followers
October 29, 2025
okuması zaten keyifli bir öz yaşam öyküsü, o cepte. ama bu kitabı okurken beni en çok bir çocuğun gözünden erken cumhuriyet dönemini okumak keyiflendirdi. ne güzel, o yıllara, gerçek bir insanın gözünden, filtresizce şahit olmak.
Profile Image for Veli BAYAR.
9 reviews
March 31, 2020
İlk kez Aziz Nesin okuyorum. Ustaların ustası olduğunu biliyordum, ama yazdıklarını okuyunca neden öyle dediklerini çok iyi anladım doğrusu.
Herkesin içerisinde mutlaka kendisine ait bir parça bulabileceği, okuduğum en içten kitap diyebilirim.
Serinin devamını okumak için sabırsızlanıyorum.
Profile Image for Maysoooma.
3 reviews
June 30, 2015
ليساً عيباً أن نخجل من أوضاعنا السئية، ففي النهاية نحنُ لم نكن نريدها هكذا، ونحن لم نصنعها، بل هي التي صنعتنا أقوياء، مثقفين، وجعلتنا ما عليه الآن، بل بالعكس يجب أن نعتز بكل ضعف وكل ألم مر بنا، فلولا ذلك لما كنتُ الآن أكتب، ولما كنت اليوم تقراً لي ولما كان نيسين من أعظم الكتاب الذي يُقرأ له.

أنا أعلم وشبه واثقة جيداً، أن لا يوجد أنسان لم يدق طعم المر بتاتاً، فكلنا نعاني بشكلاً أو بأخر. المرض أو الحرب أو الجوع أو الفقر أو الحب ربما، مر علينا وجعلنا نعاني ولو قليلاً وهذا ليس بعيب، العيب الحقيقي أن نخفي تلك الألم، لأن تلك الألم تجعلنا في النهاية بشر وتضمنا إلى بشريتنا.

مذكرات عزيز نيسين من أروع المذكرات التي قرأتهم إلى حتى الآن. أحببته جداً وتمنيت بحق لو أنني أراه ولو مرة. رحمة الله
Profile Image for Abdullah.
256 reviews
October 4, 2023
كلما كنت أتوغل أكثر في ذكريات الطفل مح��د نصرت الشهير بعزيز نيسين كلما كنت أتخيل نفسي مكانه حيث أتمنى الهروب من هذه الحياة المقيتة والبدء من جديد في عالم آخر
21 reviews1 follower
June 5, 2021

كاتب مريح للأعصاب ، يتحدث عن فترة زمنية نحب الاطلاع عليها بأسلوب حديث وغير رومنسي، عن تفاصيل حياتية بسيطة وغير تصادمية ، صادق ، ولا يمانع بإظهار عيوبه ومعاناته ، عن مواضيع مثل : التداوي بالأعشاب ، الإيمان بالخرافات ، الميل للإيمان بالمعجزات ،
ضرب النساء.

. بعض الاقتباسات :

- لا شيء يلهم الإنسان ويدفعه إلى العمل الزائد ، مثل الحذاء المثقوب .
- كم تمنيت لو أني حصلت على واحد من تلك الأعمال التي كانت أمي تصنعها لأعطيت مقابلها ،جميع كتبي التي كتبتها والتي لم أكتبها حتى الآن .

- خجلت من نفسي. لأنني أحسست أنني قمت بعمل ألام عليه. ويسألوني دائما، لماذا تمزح على الدوام. لا أدري. ولكن أعتقد أن الشيء الذي جعلني ساخرا ممازحا. هي طريقة حياتي التي عشتها. ولم استطع الوصول إلى هنا إلا من خلال الدموع الكثيرة التي ذرفتها.

- أكثرنا يخجل من الفقر. وكأنه ذنبنا. وأنا كذلك أخجل من عيب الفقر. على مدى سنوات طوال. حتى اليوم الذي صرت فيه كاتباً . وما فهمته بعد ذلك، أن العيب هو في الأثرياء. في بلد غالبيته من الفقراء .

- الإنسان مجموعة ذكريات ، والمجتمع كذلك ، أين ذكرياتنا : نحن أولاد الفقراء ؟



- الأهم من كل شيء أن يحس الإنسان بالسعادة وهو يئن تحت حمله الثقيل. وإيجاد الطرق السوية كي يأخذ نصيبه من السعادة ويشعر بلذة الحياة التي لا بد أن يحياها. هذه الطريق الصاعدة القاسية لا بد من اجتيازها شئنا أم أبينا. لأن الحرية لا تأتي إلا من خلال المسؤولية الملقاة على عاتقنا وليس الخلاص والانهزام.

- هل الخروج عن الأنظمة والقوانين خدمة للآخرين ، يعتبر جريمة ؟
- لماذا كتبت؟
هذه المذكرات لم أكتبها لأن لها أهمية كبرى. هناك سببان رئيسيان مهمان لكتابة مذكراتي. أردت أن أقدم شريط مسجلا للمجتمع الترکی. بناء على المجريات الحاصلة والدافعة ليومياتي ومذكراتي. وهذه المذكرات تعتبر قطعة رائعة وصورة حية لبنية المجتمع التركي آنذاك. هناك تشابهات كثيرة بين مذكراتي وبين مذكرات الذين جاءوا قبلي بقليل، والذين جاءوا بعدي بقليل. كلنا جئنا من تحت الحصار . الحصار الفكري
- والاقتصادي حتى وصولنا إلى ما نحن عليه الآن.
Profile Image for Taha Noman ( طه نعمان ).
868 reviews56 followers
September 14, 2015
كتاب جميل ممتع هو الجزء الاول من سيرة حياة الكاتب التركي عزيز نيسيين وهو عبارة عن مذكرات من طفولة الكاتب في بداية القرن العشرين رغم فقره ومعاناته الا أنه لم يخجل أبداء" من ذكر كل ذلك والحقيقة أنه حبي بوالدين يحبانه أيما حب فوالته التي توفت في صباه والتي أحبها بشكل متميز ولا زال يكن لها الحب رغم تجاوزه السبعين أم والده الذي رعاه وبادله حب بحب حيث عمله وهو الطفل الصغير بكل أحترام وتقدير ( الوالد يقدر أبنه ) حيث يقول الكاتب أنه لم يتهمه بالكذب رغم أنه يعرف أن أبنه يكذب عليها الا أن الاب كان يحسس أبنه أن ه صادق فيما يقول فهو يثق في أن أبنه لا يكذب مما كان يشعر الابن بالمسؤولية عن أفعاله وأعماله ... وفوق كل ذلك تعطينا هذه المذكرات صورة واضحة لتركيا خلال تلك الفترة فالكاتب يصور لنا الاوضاع والاحداث والعادات والمناطق بشكل يعطينا لمحة فريدة عن ذلك الزمن الذي عاش فيه ,,, أنها مذكرات تحمل الصدق وتنقل الصورة دون تجميل أو رتوش بأسلوب عزيز نيسين السهل البسيط الغير معقد .. كتاب ممتع
Profile Image for Maelmihi.
125 reviews6 followers
December 18, 2017
الكتاب جميل يحكى معاناة أسرة وطفل فى عشرينيات القرن العشرين فى فترة تحول تركيا من خلافة عثمانية الى الحكم الجمهورى العلمانى وفترة انتهاء الحرب العالمية الاولى. الكتاب يظهر الفقر والمرض والمعاناة التى يعيش فيها الناس فى هذه الفترة.
بالرغم من فقر عائلة المؤلف المدقع فأنه كان يستمتع باللمسات الصغيرة التى توفرها له أمه وأبوه والناس المحيطة به. الجميل فى هذا الكتاب اصرار الكاتب وأهله على التعليم وبالرغم من شقاوة الكاتب وهو طفل وكذبه فأنه كان مصرا على الحصول على التعليم.
أعطيت تقدير ثلاثة من خمسة لضعف مستوى الترجمة الذى لم يساعد على إظهار مدى جمال النص الاصلى.
الكتاب هو الجزء الاول ويوجد جزء ثانى استكمالا لباقى الذكريات.
Profile Image for Fulden.
14 reviews
July 19, 2018
Annesine yazdigi siirle actigi kitabi, annesinin ölümüyle kapatiyor. Otoboyigrafi olmasina ragmen Aziz Nesin’in en, en, en iyi kitabi oldugunu dusunuyorum. Edebi yonunden, akiciligindan gectim, donemi anlatisi, alabildigine samimiyeti, -annesi öldügü gunku o cocuk firsatciligini ya da babasinin o super yobaz toplumsal durusunu/ve bu durusa karsi babasina olan saygisini ve askini, kac tane yazar o samimiyetle anlatabilirdi acaba- ayrica yoklugu en mukemmel haliyle resmedisi.
Bu seriyi cok kucukken okumus ve hayran kalmistim, simdi hayranligim bin kat artti.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Sophie.
172 reviews6 followers
May 29, 2018
Συγκινητικό.
Profile Image for Sengul.
23 reviews
February 1, 2021
Aziz Nesin'i anlayabilmek icin kesinlikle okunmali.
Profile Image for Mustafa Taşkın.
68 reviews1 follower
October 29, 2024
Aziz Nesin’in henüz Mehmet Nusret olduğu çağlarda, 12 yaşına kadar olan özyaşam öyküsü. Tüm ayıbıyla, masumluğuyla, samimiyeti ile yazmış. Sadece Aziz Nesin’i tanımak için değil cumhuriyet devrimlerinin toplum tabanındaki yansımasını görmek ve o dönem insanlarının profilini anlamak için de okunmalıdır. Kitabı 31 yaşındayken okudum ve kitap okumaya başladığım ortaokul çağlarında okumadığım için pişmanlık duydum. Şu an hayalim henüz 6 aylık olan oğlumun liseye geçtiği çağlarda kendisine bu kitabı okumasını tavsiye etmek ve kitap üzerine onunla sohbet etmek, çocukluktan çıkan bir bireyin gözüyle neler hissettiğini duymak.
Profile Image for Nihan.
35 reviews6 followers
August 16, 2018
Aziz Nesin’in 12 yaşına kadar olan anılarını anlattığı, 3 ciltlik otobiyografisinin ilk kitabı. Anlatım dili çok sürükleyici, çok duygusal, yalın ve etkileyici bir eser. Türkiye’nin o dönemki gelişimini, Cumhuriyet’e geçiş sürecini ve toplumsal yaşayışı anlamaya yardımcı oluyor. Kesinlikle okunmalı dediklerimden.
Profile Image for Beyza.
294 reviews19 followers
August 22, 2019
"Çoğumuz kendi suçumuzmuş gibi yoksulluğumuzdan utanırız. Ben de yıllarca yoksulluk ayıbımdan utandım, taa yazar olana dek… Çoğunluğun yoksul olduğu ülkede, yoksulluğun değil, varsıllığın daha utanılası olduğunu yazarlığa başlayınca anladım.” sf 33

"İnsan, anılarının toplamı. Toplum da öyle..." sf 95

"Binlerce, yüzbinlerce yavru, iyi dileklerine aykırı, yurtlarına yeterince yararlı kişi olamamışlarsa, suç, bu düzensiz topluma egemen olan tesadüflerin elinde yoğrulmaktadır. Tesadüflerin elinde iyi, tesadüflerin elinde az iyi, kötü, çok kötü oluruz. Ancak toplum düzene kavustukça, insanlar, tesadüflerin elinde oyuncak olmaktan kurtulurlar." Sf 320

"Bunu şunun için yazıyorum: Okulda da, işte de, bütün yaşamda, en parlak zekâlı, en atak, en cin gibi olanlar atılıyor, ayıklanıyor, geleceğin asıl umutlarına hiç hoşgörü gösterilmiyor bunun sonunda da seçilen sünepeler, en uyuşuklar, en çekingenler, korkaklar kalıyor geriye; böyleleri her alanda işbaşlarına geçiyor; eğitim adına, çocuklara, gençlere bugün de çok yazık ediliyor." sf 368

"İyi adam deyince büyükler, yumuşak başlı, kabuğuna büzülmüş, nemegerekçileri anlıyorlar; hep böyle yılgın insan yetiştiriyorlar. Oysa ilerleme hep başkaldırmalardan, aşırılıklardan, kabına sığmazlıklardan doğmuştur." sf 369
Profile Image for ehk2.
369 reviews
August 25, 2022
İlk, Darüşşafaka'dan haftasonları bazen evci olarak çıktığım tanıdıkların evinde okumuştum. Çok etkilendiğimi hatırlıyorum ama hatırımda yıllar boyunca kalan pek az ayrıntı olmuştu. Yıllardır tekrar okumak için bir fırsat arar dururdum. Epey sonra nihayet yeniden okuyabildim.

Hani, bazı kitaplar, özellikle ilk çocukluk/ergenlik zamanlarında okunanlar vardır ya; kişiliğini derinden etkiler, sonraki seçimlerinizde hep izlerini belli eder, hatırınızda apayrı bir yer edinirler... Benim için de öyle bir kitap bu. Yine çoğu zaman gözü yaşlı, elimden bırakmak istemeyerek okudum.
Profile Image for Hasan.
123 reviews4 followers
May 1, 2023
Aziz Nesin’in çocukluğunu anlattığı bir yaşam öyküsü kitabı. İlk izlenimim; babasına karşı öfkeli, babasının değerlerini hiç anlayamamış. O dünyaya yabancılaşmış bir adam. Batıcı laik dünya ile de kavgalı. Bütün bunları yaşadığı aşağılık kompleksine bağlıyor. Hem ana hem baba tarafından bir köke sahip değil. İstanbul’da yalnızlar, hiç akrabaları yok. Bir de anasına karşı duyduğun sevgi kitapta çok öne çıkıyor. Çocukluğunda yaşadığı gariplik, kimsesizlik, yaşadığı topluma karşı bir nefrete dönüşmüş.
Profile Image for sesil004.
38 reviews
April 17, 2021
Özyaşam öykülerinin ilk serisi. Aziz Nesin’in hayatını çok merak ediyordum. Kalemine saygı duyduğum nadir yazarlardan. İyi ki bu topraklarda var olmuşsun Mehmet Nusret Aziz. Bu kitapta doğumundan 12 yaşına kadar yaşadığı hayat hikayesini okuyacaksınız. Hem de büyük keyifle eski İstanbul’u gözünüzde canlandıracaksınız. Kesinlikle okuyun, okutturun.
124 reviews4 followers
July 19, 2023
Türkiye’nin en büyük mizah ustalarından Aziz Nesin’in anılarının 12 yaşına kadar olan bölümü. Bir solukta okudum, bazı bölümlerde gözlerim yaşardı, çaresizliğe, fakirliğe, yokluğa isyan duygularım kabardı. Su gibi akıp giden, özellikle Cumhuriyetin hemen öncesi ve sonrasındaki toplumsal olayları mikroskop altına alan bir kitap.
Profile Image for Gökçe Dağlı.
1 review3 followers
June 26, 2019
Uzun zamandır okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Pek çok sayfasını gözlerim dolarak okudum. Mutlaka okunması gereken inanılmaz keyifli bir Dili olan Aziz Nesin eseri.
Profile Image for ragheb aljaoor.
29 reviews3 followers
September 9, 2024
أردتُ يوماً ترياقاً للحياة فقرأت هذا الكتاب.
آبناء آدم جميعهم يعانون، شكراً لصدقك يا عزيز
شكراً لأنك لم تخجل من الفقر، العوز، الألم
شكراً لأنه استحال بين يديك ناراً دافعة وقوّة مُحرّكة

هذه الكتاب فيه من النور ما يُضيء صدر المكلومين
Profile Image for Talha Peker.
31 reviews3 followers
January 3, 2021
aziz nesin'in bu kadar duygusal biri olduğunu bilmiyordum, çok güzel kitap.
Displaying 1 - 28 of 28 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.