Ali Teoman’dan “yeni” bir öykü kitabı: Taş Devri Taş Devri, Ali Teoman’ın beşinci öykü kitabı. Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı (1991), İnsansız Konağın İkonu (1993), Pervaneler (1998), Aşk Yaşama Çok Uçuk (2006) ile kendi çizgisini derinleştiren Teoman, ustalıkla kullandığı bilinçakışı teknikleri ve söz oyunlarını bu kitapta iyiden iyiye üç boyutlu, plastik bir yapıya kavuşturuyor.
Ali Teoman, biçimle dili, sözle anlamı, işitsellikle görselliği, acıyla alayı kaynaştırarak öykücülüğümüzün yenilikçi damarını kabartıyor.
Asıl adı Ali Tataroğlu'dur. İstanbul'da doğdu. Orta öğrenimini İstanbul Alman Lisesi’nde, yükseköğrenimini ise İTÜ Mimarlık Fakültesi, MSÜ Mimarlık Fakültesi ve Sorbonne Üniversitesi Plastik Sanatlar Fakültesi’nde tamamladı. Bir süre iş ve öğrenim nedeniyle yurtdışında bulunduktan sonra 1993'de İstanbul’a döndü ve yazmaya daha fazla zaman ayırmak için mimarlığı bırakarak çeşitli üniversitelerde İngilizce okutmanı olarak çalıştı. Bir süre sokak müzisyenliği yaptı.
1980'li yılların sonuna doğru öykü yazmaya başlayan Ali Teoman 1992 yılında, İnsansız Konağın İkonu isimli öyküsüyle, Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği yarışmada ikincilik ödülü aldı. Ali Teoman'ın tam 16 yıl gizli kalmış bir sırrı, ortaya çıktığında edebiyat dünyasını çok şaşırtmıştı. 1991'de Haldun Taner Öykü Ödülü alan Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı isimli kitabın yazarı olarak Nurten Ay ödül almıştı. Ancak kitabın asıl yazarının Ali Teoman olduğu 2007 yılında ortaya çıktı. Ali Teoman bunun kendi isteğiyle düzenlenmiş bir oyun olduğunu belirterek şu açıklamayı yapmıştı: "Bu adi dolandırıcılık değil, yazınsal bir oyundur. Nurten Ay birkaç kez oyunu bırakmak istedi. Onu ikna ettim. Bunca yıl açık vermeden bana yardım ettiği için kendisine çok teşekkür ederim."
"Uykuda Çocuk Ölümleri" başta olmak üzere tüm yapıtları edebiyat çevrelerinde etki yaratmakla birlikte Ali Teoman çok satan bir yazar olmadı. Çok satan yazar olmak isteyip istemediği de tartışmalıdır. Ali Teoman, geçirdiği bir rahatsızlık sonucu 23 Mart 2011 sabahı hayata veda etmiştir.
Hem içerik hem biçim olarak oldukça deneysel sularda dolaşıyor yine Ali Teoman. Bu da öykülerle çok sıkı duygusal bağlar kurmayı engelliyor tabii çünkü dünyalarına dahil olmak hiç kolay değil. Çoğunu “hmmm ilginç” diyerek bitirdim ama ne anladın tam diye sorarsanız çoğu öykü için havalara bakarım. Bu söylediğim öykülerin biricikliğinden hiçbir şey götürmüyor bu arada. Aksine böyle öyküler oldukları için mutluyum. “Portakal Soyması” favorim.
Ali Teoman'ın son öykü kitabıymış (2011). Baskıdan çıktığını görememiş. Öyküler deneysel. Ali Teoman'ı sevenlere ilginç gelecektir, diğerlerine bir şey ifade etmeyebilir. "Portakal Soyması"nı sevdim en çok.
Ali Teoman biçimi bozuyor dili yüceltmek için, sözü bozuyor anlamı çoğaltmak için ve alayı acıyla öyle bir kanırtıyor ki tokatlar ardı ardına geliyor. Masum olmayan bir anlatıcı tekinsiz öyküler anlatıyor. Bu anlattıkları ile bildiğinizi unutturabilir.