Bir zamanlar endişeyle, elemle andığımız Yemen sayısız gencimize mezar oldu. Yıllarca "Gece bir ses geldi derinden derinden / Beni mi çağırdı Yemen çöllerinden" diyen yaşmaklı kızlarımızın yürekleri orada çarpardı. Cihan biliyor ki hiçbir milletin evlatları onların şartlarında, onlar gibi savaşmadı; destanların en dokunaklısını arkalarında bırakmadı. Ne hazindir ki şimdi o ıssız vadilerde, engin çöllerde ne mezar taşları, ne de ziyaretçileri var... Ansiklopediler "Yemen’de ölen Türklerin sayısını tarih bilmiyor, öğrenmekten de korkuyor" derlerken nesillerle süren dramımızı anlatıyorlar; fakat hiçbir dram unutmak ve unutulmak kadar dramatik değildir.
Mehmed Niyazi Özdemir, Akyazı'da doğdu. İstanbul Haydarpaşa Lisesi'ni ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi (1967). Almanya'da Marlburg, Bonn ve Köln üniversitelerinde Türk Kamu Hukukunda Temel Hürriyetler konusunda doktora yaptı. Uzun yıllar Almanya'da kaldı. Türkiye'de Zaman ve Tercüman gazetelerinde yazdı. Ufuk Çizgisi, Bayrak, Genç Akademi, Türk Yurdu, İnsan ve Kainat dergilerinde makaleleri yayınlandı.
Mehmet Niyazi tezli romanlarıyla tanınır. Eserlerinde millî konuları ön plana çıkarmıştır. İncelemelerinde Türkiye'nin sosyal yapısı üzerine görüşlerini açıklar.
Hakkında konuşmanın ve yazmanın asla bırakılmaması gereken tarihimizin yönünü romanlara inanarak sürdürüyoruz. Yemen'de ki şehit ve gazilerimize dua ederek okurken, bir taraftan da Polat Safi'nin Kuşçubaşı Eşref'ini hatrımda tutarak okudum.
savaş kitaplarını sevenler ve tarihle ilgisi olanlar için önerebileceğim nitelikte hoş bir romandı. Kitapta sadece savaş değil öncesindeki hazırlıklar askerlerin kişsel hayatına ve özlemlerine hoş bir bakış içerideki düşmanlar çok güzel anlatılıştı. sıkılmadan okuyacağınız bir yapıt tavsiye ederim
Osmanlı Devletinin ummadığı cephede aldığı yenilgiyi, binlerce gencin yemen çöllerinde kalan umudunu akıcı bir üslupla anlatan bu kitabı yediden yetmişe okutmak lazım.