“Yenemeyeceğin tek kişi kendinsin ve sen kendinle savaşıyorsun.” Ezgi Çora, geçirdiği trafik kazasından sonra iki ay komada kalır. Uyandığında son üç yılına dair hiçbir şey hatırlamıyordur ve zihninde kendi sesi dışında başka sesler de vardır. İyileşmesini bekleyen insanları gördüğünde yeni hayatının yalanlar üzerine kurulduğunu düşünür. Üzerine titreyen anne babası, sevecen arkadaşları ve ilgisiyle şaşırtan Asilkan ona çok yabancı gelir. Çünkü Ezgi’nin hatırladığı son şey, aslında ne kadar yalnız olduğudur. Okul çıkışında gelip onu seyreden, ortak geçmişlerinin olduğunu söyleyen ama kimsenin tanımadığı Ushan da aklını iyice karıştırır. Anılarını hatırlamaya ve asıl benliğini bulmaya çalışan Ezgi’nin en büyük savaşı kendiyle olacaktır. Kazanmak istiyorsa zihnindeki seslerden bir an önce kurtulması, yoluna tek başına devam etmeyi öğrenmesi gerekmektedir. “Mavinin küçük vedasınaydı, siyahın buruk tebessümü.”
Zeynep Sey, nasıl bir yazar diye soranlar olursa artık kafamda oluşturduğum bir çizelge var derdim. Onlara "kendini git gide dönüştüren, farklılaştıran, bambaşka karakterlerle bizleri daha tanıdık simalarla tanıştırıyor derdim. Her yeni kitabı bir öncekiden daha oturmuş ve gittikçe yukarı çıkan bir çizelge gözlerimin önünde derdim. Siz ne düşünüyorsunuz? Bence bu kitap onun kalemine olgunluk tozları serpiştirmiş diyebiliriz.
Ezgi, kötü bir kazadan dolayı iki ay sonunda bitkisel hayattan çıkıyor. En son hatırladığı şey neydi? Kendini yanlız hissetmesi mi? Peki ama anne babası, çevresindekilerin ona bakışlarına ne demeli? Ya Ushan'da kimin neeiydi? Çevresindekilerin onu tanımadığı fakat Ushan'ın ona geçmişte oetak paylaşımlarını ısrar söylemesi Ezgi'nin bulanan aklına gem vuruyordu. Kimler doğru kimler hatalıydı burada? Ezgi bunların hepsini yavaş yavaş su üstüne çıkaracak ama nasıl?
Gittikçe beni kalemiyle şaşırtan bir yazar öyle ki böyle sağlam karakterin duygu analizlerini bizlere yansıtması beni en şoke eden unsurlardan biriydi. Herkesi etkisi altına alacağına inandığım güzel bir hikayeydi. Ushan karakterini en az Ezgi kadar çok sevdiğimi söylemek isterim. Aralarındaki kimya her okurun kalbine dokunacaktır eminim.
Ezgi’m; derinlerde saklısın hep de öyle kalacaksın. Benim her zaman okuduğumda yüzümde tebessüm oluşturan güzel yazarım. Ezgi’nin mücadelesi çok özeldi, her şeyiyle. Kitabın içinde yapılan atıflar o kadar hoşuma gitti ki anlatamam. Ushan’la olan ilişkisi... Ushan senin yıllardır bir numaralı fanınım ya! Böyle bir tatlılık olamaz, öylesine naif ve özel bir karakter ki her okuduğumda gülümsetiyor beni bal okyanus gözlüm. Kitabın adım adım işlenmesi, her şeyin bir düzen içinde gidişi ve Ezgi’nin her şeye adım adım yaklaşmasını okuyoruz özellikle de psikiyatrisiyle yaptığı görüşmelerde kendini keşfedip öğrendiklerini bize aktarmasının tatlılığı💙kitabın yazarı da aynı zamanda psikoloji mezunu oradan biliyorum. ^^ Kitabın başlarda nasıl buhranlı bir havası varsa ileri de bir o kadar aydınlığa doğru giderken buluyoruz kendimizi. Ezgi ve Ushan ne kadar tatlı olsalarda kitapta asıl Ezgi’yi okumak benim sevdiğim başka bir kısımdı. Kitap akıcı olmasının yanı sıra bana çok şey de kattı aynı zamanda, içinde verilen çok güzel mesajlar vardı. Benim için zaten özel bir yeri vardı, Kayıp apayrı yere sahip oldu. Bilmeyenler için Kayıp düzenlenmiş haliyle tekrar tek kitap haliyle basıldı, öncesinde Siyahın Buruk Tebessümü ve Mavinin Küçük Vedası adında iki kitaplık bir seriydi. Ben abartısız 5 defa okumuşumdur Siyahın Buruk Tebessümü’nü daha önce ve benim için çok çok ayrı bir yere sahipti bu yüzden Kayıp için de çok heyecanlıydım. Kitapta ikiye bölünmüş gibi düşünebilirsiniz.
Çok sevdiğim bir kitap oldu. Aslında bittiği için içim biraz buruk. Karakterlere çok bağlandığımı hissettim. Özellikle Ushan karakteri kadar güzel bir karakter isterdim hayatımda. Ve Ezgi Çora'ya gelirsek... Ah Ezgi Çora... Ezgi yeri geldiğinde kendimi gördüğüm yeri geldiğinde çok iyi empati yapabildiğim yeri geldiğinde düşüncelerine hak vermediğim yeri geldiğindeyse haklı olduğunu düşündüğüm bir karakterdi. Ezgi'yi bu kadar seveceğimi tahmin etmezdim. Ezgi gibi güçlü bir karakteri okumak çok hoşuma gitti. Tabi Ushan karakterinin de hakkını yememek lazım. Ushan da çok anlayışlı ve sabırlı mükemmel bir karakterdi. Ezgi'nin yaşadıklarını okumak benim için çok güzel bir deneyimdi. Tabi yazarın yazım dilini de atlamamak lazım. Harika akıcılıkta bir yazım dili var. Okuyan kimse bu yazım dilinden sıkılmaz. Sizi hikayenin içine çekiyor ve siz karakterlerle beraber onların yaşadıklarını yaşıyorsunuz. Psikolojik bir kitap olması da benim için artı yönde bir puan kazandırdı. İyi ki okumuşum dediğim kitaplar arasında. Ayrıca yan karakter olan Rüya'nın hikayesini de çok merak ediyorum. Sonu beni gerçekten tatmin etti. Tam kitaba uyan bir sonu vardı. 10/10.
Puanım aslında 3,5 Kitabın önceki halini hiç sevmesem de bu halini çok sevdim, tek kitap olması daha iyi olmuş. Kitabı bir günde bitirdim. Konusu ve karakterlerine bayıldım,özellikle Ushan karakteri tam bir green flag. Tekrar okuyacağım bir kitap olacak.
Yazarın diğer kitaplarını da okumustum bu kitap bambaskaa🌟 Kalemi çok gelişmiş konusu,işlenişi içimize dokunması çok güzeldi kesinlikle okumalısınız 🧚♀️