Norveçli bir ailenin oğlu olan Roald Dahl 1916'da doğdu. İkinci Dünya Savaşı'nda pilotluk da yaptı. Öyküleri, çocuklar için yazdığı kitaplar, dünyanın en çok satan ve beğenilerek okunan yazarlarından biri oldu. Son Perde, onun öyküleri arasında değerli öykücümüz Tomris Uyar'ın seçip Türkçeye çevirdiği bir kitap. Okuyunca göreceksiniz: alışıldık korku öyküleri değil Roald Dahl'ın öyküleri. Çağdaş toplumun bireye yaşattığı 'temel kaygı' duygusunu, zaman zaman alaycı, nükteci bir dille ve sağlam bir kurguyla işliyor yazar. Bazan yetkin bir yazarın da çok-satan kitaplar yazabileceğini kanıtlıyor Roald Dahl.
İçindeki öyküler:
1. Pansiyoncu Kadın 2. Cennete Çıkan Yol 3. Son Perde 4. Bayan Bixby ve Albayın Kürkü 5. Çeşni 6. Deri 7. Dilek 8. Georgy Porgy 9. Çakırpençe Foxley 10. Dev Otomatik Gramatizör
Roald Dahl was a beloved British author, poet, screenwriter, and wartime fighter pilot, best known for his enchanting and often darkly humorous children's books that have captivated generations of readers around the world. Born in Llandaff, Wales, to Norwegian parents, Dahl led a life marked by adventure, tragedy, creativity, and enduring literary success. His vivid imagination and distinctive storytelling style have made him one of the most celebrated children's authors in modern literature. Before becoming a writer, Dahl lived a life filled with excitement and hardship. He served as a Royal Air Force pilot during World War II, surviving a near-fatal crash in the Libyan desert. His wartime experiences and travels deeply influenced his storytelling, often infusing his works with a sense of danger, resilience, and the triumph of the underdog. After the war, he began writing for both adults and children, showing a rare versatility that spanned genres and age groups. Dahl's children's books are known for their playful use of language, unforgettable characters, and a deep sense of justice, often pitting clever children against cruel or foolish adults. Some of his most iconic titles include Charlie and the Chocolate Factory, Matilda, The BFG, James and the Giant Peach, Fantastic Mr Fox, and The Witches. These works are filled with fantastical elements and moral undertones, empowering young readers to challenge authority, think independently, and believe in the impossible. Equally acclaimed for his work for adults, Dahl wrote numerous short stories characterized by their macabre twists and dark humor. His stories were frequently published in magazines such as The New Yorker and later compiled into bestselling collections like Someone Like You and Kiss Kiss. He also wrote screenplays, including the James Bond film You Only Live Twice and the adaptation of Ian Fleming's Chitty Chitty Bang Bang. Despite his literary success, Dahl was a complex and sometimes controversial figure, known for his strong opinions and difficult personality. Nonetheless, his books continue to be treasured for their wit, originality, and the sense of wonder they inspire. Many of his stories have been adapted into successful films, stage plays, and television specials, further cementing his legacy. Dahl's impact on children's literature is immeasurable. His ability to connect with young readers through a mix of irreverence, heart, and imagination has made his stories timeless. Even after his death, his books remain in print and continue to be read by millions of children worldwide. His writing not only entertains but also encourages curiosity, courage, and compassion. Roald Dahl's work lives on as a testament to the power of storytelling and the magic of a truly original voice. He remains a towering figure in literature whose creations continue to spark joy, mischief, and inspiration across generations.
Hikayelerin hepsi bir fıkra gibi. Net bir son, şaşırtan bir sürpriz. Yazarın kısa zamanda çok şaşırttığı, gerdiği, üzdüğü, hissettirdiği hikayeler. Tekrar tekrar okumak, hatta bir arkadaşınızın başına gelmişçesine arkadaşlarınıza anlatmak isteyeceğiniz türden hikayeler.
Çok beğendim. Kendime hatırlatıcı nitelikte tüm hikayelerin özetlerini yazacağım. Dikkat,spoilerlar içerir!
Pansiyoncu Kadın: Genç bir adam kalacak bir yer arıyordur. Yolda görüp girdiği bir pansiyonun sahibi yaşlı kadın, büyük bir sır saklıyordur.
Cennete Çıkan Yol: Herhangi bir yere geç kalmak en büyük korkusu, hatta fobisi olan bir anneanne ve yaşlı kocası. Kocasının kendisini zıvanadan çıkarmak için özellikle her yere son dakikada yetişecek şekilde gitmesini yıllarca çekmiş bir kadın. Bir gün çok önemli bir yolculuğa çıkacaktır ve kocası yine "evde bir şey unuttum" bahanesiyle onu oyalamaktadır.
Son Perde: Eşiyle çok mutlu bir hayat yaşayan bir kadın, onun ölümüyle yıkılır. Defalarca intiharı gözden geçirir. Arkadaşının ona bulduğu iş sayesinde hayata tutunur. İş gezisinde gittiği bir şehirde, lisedeki eski erkek arkadaşıyla buluşmasıyla dengeler yine bozulur.
Bayan Bixby ve Albayın Kürkü: Yıllarca, sıkıcı bir dişçi olarak gördüğü kocasını, zengin bir albayla aldatan bir kadın, albaydan ayrılık hediyesi olarak çok değerli bir kürk alır. İhanetinin anlaşılmasından korktuğu için eve getiremediği kürk için bir plan yapar: Kürkü isimsiz olarak rehinciye bırakır. Kocasına, takside rehinci fişi bulduğunu söyler. Ertesi gün, kocası kürkü onun yerine almaya gider. Fakat karısına verdiği şey, başka ve çok daha değersiz bir kürk atkıdır. Şok olan kadın, kocasının muayenehanesinden çıkarken, albayın kürkünü, asistanında görür.
Çeşni: Bir şarap uzmanı ve bir aile babası çok büyük bir iddiaya girerler. Baba, ortaya kızını koyar, şarap uzmanı ise çok büyük miktarda para. İddia şudur: Babanın getirdiği şarabın bağını, uzman, sadece tadarak bulabilecek midir? Gerilim dolu dakikalardan sonra hizmetçi, şarap uzmanına, oturma odasında unuttuğu gözlüğünü uzatır.
Deri: Genç bir ressam ve arkadaşları olan bir çift. Erkek olan, ressamdan bir şey rica eder: Karımın resmini sırtıma dövme olarak işleyebilir misin? Yıllarca fakirlik içinde sürünen adam, genç ressamın tablolarından birini bir galeride görür ve içeri dalar. Sırtındaki dövmeyi herkese gösterir. Dövmeye karşılık çeşitli teklifler alır.
Dilek: Bir çocuğun halı üzerinde verdiği mücadele.
Georgy Porgy: Çok sevdiği annesini çocukken trajik bir şekilde kaybetmiş, o günden beri kadınlara hep uzak durmuş bir peder. Farelerle bazı deneyler yapar ve kadınların neden üzerine bu kadar düştüğünü anlar. Onları alt etme amacıyla bir çay davetine gider. Sonra bir dudak tarafından yutulur ve iç organlarda yaşamaya mahkum edilir.
Çakırpençe Foxley: Sıradan yaşamından çok memnun bir memur, bir gün tren kompartmanına yabancı bir adamın binmesiyle düşüncelere dalar. Onu birine benzetiyor, ama bir türlü çıkaramıyordur. Sonunda bulur: Bu adam, ilkokulda ona türlü işkenceler eden Foxley'den başkası değildir. Adam, geçmişi tekrar yaşar ve Foxley'ye kin dolar. Cesaretini toplayıp onunla yüzleşmeye karar verir, yıllar sonra. Onu rezil edecek şekilde kendini tanıtır, fakat adam sandığı kişi değildir.
Otomatik Dev Gramatizatör: Bir öykü yazma makinasını icat eden genç bir adam ve gittikçe yozlaştırdığı "yazı" sektörü.
Dahl'ın büyükler için öykülerinin de en az çocuklar için yazdıkları kadar (onların da çocuklar için yazıldığı tartışılır gerçi ya) ilginç, eğlenceli ve şaşırtıcı olduğunu görmek güzel oldu. Üstelik okuru tetikte tutuyor yazar; öyle "onlar ermiş muradına" son'lar sunmuyor, böylece her bir öykünün sonunda hayallere dalıp o öykünün sizi taşıdığı yerden devam etmek serbest!