Modern öykücülüğümüzün öncülerinden Sait Faik Abasıyanık adına konan Sait Faik Hikâye Armağanı, yarım yüzyılı aşkın tarihi, Armağanı alan öykü kitaplarının edebi değeri, seçici kurulların oluşumunda gösterilen özen ve süreklilik açısından Sait Faik’e ve öykücülüğümüze yaraşır bir ödül. Bu ödülü kazanmış 54 kitaptan birer öykünün yer aldığı İnsanlar İçinde Bir İnsan, ülkemizde bir edebiyat ödülü bağlamında hazırlanan ilk antoloji.
Nursel Duruel İstanbul Üniversitesi Arkeoloji bölümünden mezun oldu. 1965’te TRT’nin ilk prodüktör kadrosunda yer aldı, başta edebiyat olmak üzere çeşitli alanlarda sayısız radyo programı ve program dizisi yayınlandı. Reklam yazarlığı, ansiklopedi yazarlığı, televizyon yazarlığı ve program danışmanlığı yaptı. BRT’de (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Radyo Televizyonu) yönetici olarak görev aldı.
İlk kitabı “Geyikler, Annem ve Almanya” (Adam, 1982) dosya halindeyken 1980 Akademi Kitabevi Öykü Ödülü’nü aldı; basıldıktan sonra 1983 Sait Faik Hikâye Armağanı’na değer görüldü; Makedoncaya çevrildi. Kitaba adını veren öykü filme çekildi; 2005’te “İmge Öyküler” dergisinin yazarlar arasında düzenlediği “1980’den günümüze en beğenilen on öykü” soruşturmasında ilk sırayı aldı. “Yazılı Kaya” (Telos, 1992) kitabındaki “Burgaç” öyküsü 1990’da Yunus Nadi Yayımlanmamış Öykü Armağanı’nı kazandı. Bazı öykülerine İngilizce, Fransızca, Almanca, Yunanca, Japonca, Arapça antolojilerde yer verildi. Çeşitli alanlardaki ortak kitaplara katkısının yanı sıra aralıklı olarak dergilerde yazmayı, yazarlarla söyleşi yapmayı ve bazı edebiyat ödüllerindeki seçici kurul üyeliğini sürdürmektedir.
Öykü okumayı sevenler için 1955-2018 yılları arasında ödül almış hikayelerden oluşan Sait Faik Hikaye Armağanı Antolojisi. Okumaktan en zevk aldığım hikayeler; Kelime Nenemin Arabası, Su İşi, Sen O Zaman Parasız Yatılıdaydın, Neden ve Niçin, Maçka Palas, Onat'ın Odası, Gazoz Ağacı ve Geyikler, Annem ve Almanya. Bu eserle birçok öykü yazarını tanımış oldum. Pelin Buzluk, Kemal Varol, Sine Ergün, Nursel Duruel ve daha niceleri...
Benim için uzun soluklu ve keyifli bir yolculuk oldu bu kitap. 1955-2018 yılları arasında Sait Faik Hikaye Armağanı almış öykücülerin birer tane öyküsünden oluşuyor. Güzel düşünülmüş bir antoloji.
Nursel Duruel en sevdiğim öykücülerdendir. Hele o Geyikler ve Almanya öyküsü yok mu? Kendisinin Beyoğlu'nda bir söyleşisine katılmıştım. Öyküye verdiği değeri bir kez daha orada anladım. İnce eleyen sık dokuyan bir yazar. Bu seçkide onun imzasının olduğunu duyunca hemen aldım. Zaten edebiyatımızda benim bir numaram Sait Faik Abasıyanık'tır. Onun öyküleri insanlık var oldukça okunacak türden öykülerdir. Böyle bir antoloji çok iyi olmuş. Bu antolojiyi de bir başıma baştan sona okuyup bitirmedim. İnstagramda bir hesap var YAZARIYLA KONUŞANLAR oradaki arkadaşların haftalık seçkilerine eşlik ederek okudum. Çok da keyif aldım. Bu öykülerde sadece hikayeciliğin güzel örnekleri değil geçmişten günümüze ülke tarihimiz de var.
İnsan okudukça aslında ne kadar az okuduğunu keşfediyor. Bu müthiş eser her öyküde bu gerçeği yüzüme çarptı.
Bu okumanın bu kadar uzun ve zorlu olmasının en büyük sebebi her öyküden sonra o öyküyü yazanı tanıma çabam.
Öyle güzel insanlar öyle güzel öyküler gelmişler geçmişler ki, bazılarını okurken gözyaşlarımı tutamadım bazılarında öfkeden dişlerimi sıktım. Kiminde kendimi buldum kiminde kaybettim.
Bu okumanın benim açımdan en acı yanı, bir çok öykücünün ilk kez adını duydum. Beni affedin ey güzel insanlar !
Deneysel bir okuma oldu benim için. Öyküleri karışık okudum çünkü 1955'ten 2018'e kadar Tükçe'nin gidişatını, dili, yazarları inceleme fırsatı bulmuş oldum. Sait Faik ve öykü sevenlerin bu yolculuktan ne kadar hoşnut olacaklarını bir düşünün.