Civan, cagdas edebiyatimizin usta kalemlerinden Muge Iplikci'nin, dar dunyalarin akmayan zamanlarini ve o zamanlarin, icinde biriktirdigi curumuslugu ele aldigi son romani. Durgun bir su birikintisinin dibinde kendini cogaltarak varligini derinlestiren o sakli hayati aciga vurmaya yonelik bir bakis bu. Bir arastirmacinin tum gizleri aralamasina yarayacak olan o son soruyu sorma cabasi gibi bir bakima.Muge Iplikci, Civan'da bir kiz cocugunun kacirilmasi ile bir anda dalgalanan bir kasabanin hayatini sahneye koydugu kitabinda bizi, kasaba dunyasina ait bircok gizemle yuz yuze getiriyor. Bir zamanlar adi efsane gibi anilan ama gecmisi sirlarla orulu bir narkotikci eskisi polis memuru... Gecmiste yasanmis bir ask... Yitirilmis bir baska evlat... Ve yerlerinden yurtlarindan edilmis, simdi de bu kasabada artik fazlalik olarak gorulen Kurtler... Bir anda alevlenen, en yakinlari bile birbirine dusman eden ayriliklar... Suc ve kimlik kavramlarinin en acimasiz yuzleri...Muge Iplikci, gunumuz Tur
Çağdaş Türk edebiyatının güncel ve toplumsal konuları işleyen, toplumsal düzende kadının rolüne ve sıkıntılarına özellikle eğilen bir yazarıdır. Yetişkinler için yazdığı romanların yanı sıra çocuk ve gençler için de kitapları vardır.
Doğu’ dan çok göç almış Pınarlı ilçesinde yaşayan Rana’ nın sahilde bıraktığı gençliğinin marazi hayali Rüya ile gelgitleri ile geçmişle bağlantıları olan, savruk, suçlu bulmaya takıntılı Dumrul' un halüsinasyonlarından ortaya çıkmış modern bir halk hikayesi. Irkçılık ve toplumsal cinnet konularının da işlendiği romanda ilginç metaforlar var; hayat kaynağı “ atlama ipi”, Rana’ nın aşka kaçışlarındaki “çikolatalar” , Rüya’ nın düzen bozan “çamurlu botları” ve kader çizgisi "mutfak tezgahındaki çatlak “... Günümüzde ön yargılara ve yasaklara kurban olan gençliğe ithafen romanın adı da belli ki “ civan “ olmuş. Kitaptan;
” İpin hareketsizken bir gölgesi vardı ipten farklı. Çuvala benziyordu. Zaman ne olursa olsun asla uzayıp kısalmayan bir gölgeydi. Geçmişti. Tutsaktı. Yalnızdı. Zamanda mühürlenmiş olandı. “
Kendi halindeki bir sahil kasabasında bir gün bir kız çocuğu kaçırılır. Tüm şüpheler kasabanın Kürt mahallesi üzerine yoğunlaşıp, önyargılar, yerlilik/millilik, hassasiyetler bir şiddet dalgasına sebep olurken, geçmişi karanlık ama bir o kadar da acı dolu olan bir polis, kızı bulmaya çalışır.
Civan, hikayesi heyecanlı ama anlatımı ve karakterleri bu heyecana yetişemeyen bir roman. Sonunu çok sevdim ama 😎😎😎