Bedenimizle, sesimizle, varlığımızla yer kaplamaktan çekinmiyoruz. Dış görünüşe önem veren şekilcilikten kaçınıyoruz. Bedenimizden utanmıyoruz. Kendimizi ve başkalarını fiziksel özelliklere göre değerlendirmiyoruz ve yargılamıyoruz. Bedenimizi her haliyle, olduğu gibi seviyoruz. Bedeni alay konusu yapmıyoruz. Bunu yapanları uyarıyoruz. Bedenlerimizin farklı ölçüleri ve şekilleri olduğunu kabul ediyoruz. Kusurlara inanmıyoruz çünkü her bedenin kendine has özellikleri olduğunu biliyoruz. Arkadaşlarımızla kol kola giriyor, bedenimizi kalıplara sokmaya çalışan herkese ve her şeye karşı mücadele ediyoruz.
Ortaokulda fazla kiloları yüzünden zorbalığa maruz kalan küçük Yaprak'ın da bu kitabı okuyabilmesini çok isterdim. 💜 Kardeşiniz, yeğeniniz ya da ergen bir kızınız varsa bu kitabı hediye edin lütfen 🥲
Herkese selam 🙋🏼♀️ bugün öyle tatlı öyle güzel bir kişisel gelişim kitabıyla geldim ki bu türü sevmeyene bile sevdirir 😍 bedenlerinizin nasıl olduğu önemli değil, içinde birazcık feministlik olan ya da olmak isteyen her kesimden kadının okuması gereken bir eser!
İşte Bu Benim Bedenim, kadının bedeninin gelişimini en başından ele alarak bize anlatmaya başlıyor. Ama buradaki kilit nokta bedenimizdeki kusurlar. Aslında bizim kusur olarak gördüğümüz fakat kusur olmayan detaylarımız. “Kötü” iyi’nin zıttı ve hoş olmayanıdır. Ama “iyi” olmasaydı “kötü” de olmazdı. Tıpkı bunun gibi. “Zayıf” olmasaydı, “şişman” olmayacaktı. Ve bedenimiz ya da cildimizle ilgili oluşan her detayı bu şekilde adlandıran bizleriz.
Veronika Ölmek İstiyor adlı kitapta “Doğru nedir?” Diye soruluyor. Yanıt olarak da “Toplum için ideal olandır,” cevabı veriliyor. Yani toplum ne derse o, sizin ne düşündüğünüz nasıl hissettiğiniz önemli değil. Günümüzdeki toplumda ideal olan: zayıf bir kadın, pürüzsüz bir cilt, uzun bacaklar, ince bel, çıkık göğüsler vs vs. Ben hiçbir zaman toplum için ideal olanı “balık etli”, “sivilceli” görmedim. Ama bence artık toplum için değil kendimiz için yaşamanın zamanı geldi. Kitapta geçmişten günümüze değişen beden algısını okuduğumda baya şaşırdım. Zaman ilerledikçe kadınların zayıf olması idealleşmiş.
Peki kardeşim buna kim karar veriyor? İstersem yüz kilo olurum size ne?
Benim dahi takıntılı olduğum hususlarda kitap beni aydınlattığı için çok mutluyum. Kitap size notlar aldırarak bazı boşlukları doldurmanızı istiyor. Sizinle sohbet ediyor. Yalın bir şekilde toplum için ideal olanı değil “gerçekleri” öğretiyor. Bunu yaparken yazarla sohbet edebilmeniz hem eğlenceli hem de ufuk açıcıydı bana kalırsa. Üstüne bir de kitabın son bölümü birçok önemli kadınla yapılmış röportajlara ayrılmıştı ki bunu da ayrıca sevdim.
Ben kitabı zevk alarak ve dersler çıkararak okudum. Ve size de şiddetle tavsiye ederim 💜
her kadının bu kitapta kendinden birer parça bulacağına ve "keşke bunu ergenliğimde okumuş olsaydım" diyeceğine emin gibiyim.
kitabın içi okuma ve izleme listeleriyle, meraklısı için kaynakçalarla dolu. illustrasyonlar ve sevgili seda'nın akıcı dili kitabı daha da keyifli bir hâle getiriyor. hemen hepimizin yakından tanıdığı kadınlar da kitabın sonuna doğru karşımıza çıkıyor ve kendi yaşamlarından deneyimlerini anlatıyor.
canım dirmit kız, nezaket erden'in kitap için verdiği cevaplardan biriyle bitireceğim yorumumu, çünkü çok sevdim:
"(...) benim için güzellik belli şekillerle belirlenen bir şey değil. güzel olanı böyle görüp öğrenmedim. güzelliği daha çok anneannemden ve annemden öğrendiğimi fark ettim. onlar da dolaysız bir şekilde doğadan öğrendiler. onların kilimlere, kanaviçelere işlediklerine bakıyorum; güzelliği orada görüyorum. anneannemin gazete kağıtlarını keserek süsleyip yaptığı perdede görüyorum. kusurlu ama olduğu gibi olan her şeyde görüyorum."
sevgiler.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Vogue dergisinde bu yazarın bir kitabı önerilmişti, bu kitabı da kendim seçip aldım. Kitabı internetten almanın azizliğine uğradım diyebilirim.. Editöryel bir hata mı bilmiyorum ama kitabın içinde sürekli bir font değişimi, punto değişimi, görsel olarak abartılı farklı tablo kenarları, çizgiler, oklar vs. envai çeşit yamuk yumuk şey var ve bu kesinlikle okuma deneyimini kötüleştiriyor. En son bu şekil bir kitap okuduğumda 9-10 yaşlarında falandım heralde, aşırı rahatsız etti beni. İçerikle alakalı olarak şunu söyleyebilirim ki son kısım en beğendiğim kısım oldu. Bunun dışında yer yer minik ansiklopedik bilgiler verilmiş, o hoşuma gitti. Geri kalan kısımları beğenemedim.