Jump to ratings and reviews
Rate this book

İpi Kopuk Kuklalar

Rate this book
“Bugün çıktım perdesi hiç kapanmayacak bir sahneye.
Üzerime bir rol yüklendi ancak bu rolü ben üstlenmedim,
Hayalbaz kurdu oyunu,
Ben de kukla değil miyim, bozsun diye bekliyorum,
İzleyenim yok, alkış tutanım hiç olmadı.

Sanırım özgürlük nihayetinde böyle ölecek.
Ve mezarına gidecek yüz bulamayacak insanlık.”

Hayalbaz adı verilen yaratıklar Omm ülkesinin yönetimini ele geçirdiğinde, gençler için hayat bir sahneye dönüşür. Yeni bir kitap okumaları, yeni bir şarkı yazmaları, gelişime dair atacakları her adım yasaktır. Ulaşacakları potansiyelden uzaklaştırılan bu gençler hiç bu kadar kendilerine yabancılaşmamışlardır. Nihayetinde o sahnede, hiçbir zaman bitmeyecek bir gösteriyi, hiçbir zaman alkışlamayacak olan halklara sergilerler.

Ve gençler yasaklanırlar.

Kuklalar adı verilen bir topluluğun başkanı olan Amber Edin, yasaklandığı zaman hükümetin onları mahkûm ettiği bir hapishaneye götürüleceğini sanır. Ancak yola çıkarken varacağını düşündüğü o hapishane, aslında çok daha farklıdır.

“Bu ülke ruhu çalınmış bir çocuk mezarıdır. Ve bu ülkede her çocuk ailelerinin ebeveyni olmak zorunda kalır.

Sevgili Amber Edin,

Sen onlardan birisin.”

496 pages, Paperback

Published May 9, 2023

3 people are currently reading
47 people want to read

About the author

Almina Taner

3 books9 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
22 (35%)
4 stars
24 (38%)
3 stars
10 (16%)
2 stars
5 (8%)
1 star
1 (1%)
Displaying 1 - 13 of 13 reviews
Profile Image for ece.
35 reviews
June 28, 2023
birkaç kez her şeyin hükümet yanlısı bir projeden ibaret olması ihtimali aklıma gelmişti ama "o kadar büyük bir plot twist'le uğraşmış mıdır acaba," diye düşünmüştüm. uğraşmış. metaforları kullanış biçimini beğendim, çok çok güzel bazı cümleler vardı ve kitap hakkında konuşurken kitapta kendi dünyamdan bulacağımı iddia ettiği kadar bir şeyler buldum. ama olayları anlatış biçimi bazı yerlerde fazla basit kaçıyordu, bazı kısımlar sırf yazılmış olsunlar diye yazılmış gibilerdi. yine de anlatıma genel olarak kötü diyemem, araya serpiştirdiği öyküye benzer kısımlar da hoşuma gitti, aşk kadınımın çıkardığı ikinci kitap olduğu göz önünde bulundurularak özellikle konu ve olay örgüsü açısından cidden beğendim 7/10
This entire review has been hidden because of spoilers.
81 reviews4 followers
August 4, 2023
Almina'nın kalemini çok beğendiğimi fark ettim. Bu kitap da çok güzel kurgulanmış ve yazıya aktarılmıştı. İkinci kitabı baya merak ediyorum.
Profile Image for Asil.
29 reviews
June 10, 2023
"Gözlerini kör ettiğinizi sandığınız Kuklalar, her şeyin farkındalar. Yalnızca sahnenin açılmasını bekliyorlar."
Hayalbaz adlı yaratıklar Omm ülkesinin yönetimini ele geçirdiğinde gençler için hayat küçük sınırlar içine sıkıştırılmış, onlardan çıkılması halinde olmayan suçları yargıladıkları mahkemelere götürülüp bir bahane ile hapislere tıkılmaları kaçınılmaz sonları olmuştur. Yeni bir şarkı yazmak, söylemek, yeni bir roman yazıp okumak, kısaca kendilerini geliştirip farkındalık kazanabilecekleri ne varsa yasaktır.

Manidar, öyle değil mi?

Bu saçma düzenin uzun süredir farkında olan Amber, ancak ucunun ona; en sevdiğine değmesiyle harekete geçmek istemiştir. Kendini yasaklatmakta bulur çözümü. Ancak hapishaneye götürüldüğü sırada işler hiç de umduğu düzeyde gerçekleşmez. Bu yolda yalnız değildir. Bu düzendeki yüzlerce genci temsil eden beş yol arkadaşı vardır. 'Dünyanın en ilginç yolunun en ilginç yol arkadaşları...'

***

Üzerine o kadar çok şey söyleyebilir, yazabilirim ki bu kitabın... Harikaydı. Günümüz distopyası o kadar çarpıcı ve olay örgüsüyle öyle güzel birleştirilmişti ki hayran kaldım. Almina'nın dili, akıcılığı, samimiyeti... Bugün Kadıköy'deki imzasında tanışma fırsatı buldum, dünya tatlısı biri. Kalıpların içine hapsolmuş yüzlerce belki binlerce gence ayna tutacak bir roman.
5 reviews
August 15, 2023
Kitapta hayalbaz adı verilen örgüt benzeri yaratıklar var ve bunlar musallat oldukları ülkede yeniliğe dair hiçbir şeye izin vermiyorlar.Ne kitap okumaya ne yeni bir şarkı dinlemeye ne rekor kırmaya hiçbir şeye.Ve bunları yapanları da yasaklıyorlar yani hapishaneye atıyorlar,işkence çektiriyorlar.Ana karakterimiz Amber de yeğeniyle birlikte (8) denize gidiyorlar ve yeğeni yanlışlıkla nefes tutma rekorunu kırıyor.Kızı yaka paça alıyorlar, yasaklıyorlar.Amber de yeğenini kurtarmak amacıyla bir yazı yayınlayarak kendini yasaklatıyor.Mahkemeden çıkınca hapishaneye gitmek için bindiği arabada ise hiç beklemediği yüzler görüyor ve beklemediği olaylar gerçekleşiyor.Kitap genel olarak böyle

Öncelikle kitapta çok güzel betimlemeler, alıntılar vardı.Fakat bölüm 12'ydi yanlış hatırlamıyorsam her ne kadar gerçekleşmemiş ve üstü kapalı anlatılsa da böyle şeyleri ne okumayı,ne izlemeyi,ne haberlerde görmeyi seviyorum bu yüzden biraz rahatsız oldum.Favori karakterim kesinlikle Bera'ydı kusursuz bir karakter gerçekten.Nilin'i ve Çakıl'ı hiç sevmedim Mine'yi de hiç sevmedim iyi ki Mine'yi sadece bir kere okuduk.Umarım ikinci kitapta başımıza iş açmaz.

Bera ve Amber arasında pek çekim yoktu açıkçası ama ikisini okumak güzeldi ikinci kitapta daha çok çekim olur ve okuruz diye düşünüyorum.
Bir serinin giriş kitabı olarak gayet ideal bir kitaptı puanım 7,5-8/10
Profile Image for Elif Delibal.
11 reviews
May 22, 2024
gerçekten çok güzel düşünülmüş ve yazılmış bi kitap bence. Beklediğimden daha ustaca bi kurguya ve dile sahip ipi kopuk kuklalar. Ayrıca Amber’i de Bera’yı da diğer karakterleri de akılda canlandırabilmek ve tanıyabilmek kolay oldu çünkü Almina duyguları, düşünceleri, belki adını koyamadığımız küçük ama etkisi büyük olan hisleri çok güzel anlatmış. Kitabın sonuna geldiğimde hikaye sanki yeni başlıyormuş gibi hissettim o yüzden ikinci kitabı da merak ediyorum. Son olarak bu kitapla bana tekrardan fantastik okumayı sevdirdiği için de Almina’ya teşekkür ederim 🫶🩶
Profile Image for Siyah Hayaller.
109 reviews2 followers
October 7, 2023
Kitabın konusu çok güzeldi. Sizi böyle hafiften fantastik bir dünyanın içinde gibi hissettiriyordu ama fantastik bir dünyayı okumuyorduk. Kitap çok akıcı gitti. Sürükleyiciydi. Karakterleri de çok sevdim. Özellikle Tanyeli benim için çok ayrı bir karakter. Sonu beni o kadar mahvetti ki. Sonunu okurken hem şok içindeydim hem de çok üzgündüm. Böyle olmamalıydı. Bu son beni gerçekten mahvetti. Yazım dili de gayet güzeldi. Sıkıcı bir anlatımı yoktu. 9/10.
Profile Image for clawrainn .
8 reviews
October 10, 2024
Başlarda mantık hataları biraz rahatsız etse de türk yazarların distopya konusunda adım atması beni çok mutlu ediyor. İkinci kitabı almayı düşünüyorum, kitabın sonunda olan Amber ve Nilin'in kavgasında ne olacağın, Amber ve Bera'nın ilişkisinin nereye gideceğini ve şimdi ülkede kaçak olarak ne yapacaklarını merak ediyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Snhzng.
20 reviews
December 28, 2025
Konu çok güzel karakterler çok iyi sadece 5/5 değil gözümde ama tek gece bitmişti akmıştı gayet kitap. Hızlıca ikinci gelsin isterim
Profile Image for Nesta .
121 reviews
December 28, 2025
Evren daha iyi yazılabilirdi ama bu kadar küçük bir yaşa bu kadar iyi yazım tarzı beğendim.
Profile Image for nazlı hilâl.
77 reviews
August 29, 2025
wait, is this play about us???
VE BERAYI KIZ SANIYORDUM KITABI BITIRDIKTEN COK SONRA FARK ETTIM KIZ OLMADIGINI🤯🤯🤯
Profile Image for Rümeysa.
175 reviews9 followers
July 14, 2023
çok dürüst konuşucam.

öncelikle kurguyu beğendim.

ama üsluptan pek hazzedemedim. bunu sonrasında da açacağım ama özellikle okuyucuyla konuşuyormuş gibi “size böyle olursa böyle hissederdiniz” ya da soru işaretli vb. biçimlerde anlatımlar bu tip kitaplarda beni çok irrite ediyor.

karakterlerin hepsinden kısaca konuşamayacağım. bodoslama dalıyorum. öncelikle amber karakterinin overthinking, low selfesteem/manipüleye yatkınlık ve liderlik haricinde bir kişilik özelliği olduğunu düşünmüyorum. üslubu sevmememin sebebi bu karakterin anlatıcılığı da olabilir. kendisini seven karakterlere de anlam veremedim, ilişkileri de tanımlayamadım. zira kendisinin bir karakteri yok. nilin ve çakıl karakterlerini ilgi çekici buldum, çakıl’ı az çok anlasam bile nilin’le amber arasındaki ilişkinin bizim hayatımızda da böyle bir ilişki olmalıymış ve öncesini buna göre çıkarmalıymışız gibi anlatıldığını düşünüyorum. ağaçları ve sorunları hariç birbirleriyle ne paylaşırlar, neye gülerler, hiçbir şey bilmiyoruz. ama “çok yakınlardı.” “çok seviyorlardı birbirlerini.” bu sıkıntıdan sonrasında da bahsedeceğim ama karakterlere devam ediyorum: bera hiç benlik bir kişi değildi. amber hakkında neyi sevdiğini, ilişkilerinin gelişeceğini bilsem de niye geliştiğini anlayamadım. ayrıca hareketleri ve sevgisini gösteriş şekli hiç benlik değildi. spoiler vermemek adına çok bahsedemiyorum ama genel olarak kitapta sahnelerin ne için yazıldığını anladım ama hiç hissedemedim. baba figürünü de çok onpoint buldum.

kitabın birçok şeyle derdi var ama bu dertlerin nereden geldiğini hiç bilmiyorum. anlatıcı a şeyinden başlıyor ve birdenbire kendi sıkıntılarıyla (bu sıkıntılar niçin onu da bilmiyorum) ilgili özlü sözler, “relatable” paragraflar patlatıyor. örneğin bir karakter başka bir adla hikâyeye dahil oluyor. sadece bir kere konuştuğu, hiçbir şey bilmediği bu kişinin sadece bu hareketinden isimlerle ilgili bir sürü şey patlatıyor. kitabın isimlerle zaten bir derdi var ama bu derdin neden ve niçin geldiğini hiçbir şekilde bilmiyoruz.

amber karakterinin anlatıcılığından mı yoksa üsluptan mı bilmiyorum ama anlatılan şeylerin sadece farkındalık yarattığını ve okuyucuyu hissettirmeye yöneltmediğini düşünüyorum. amber çok sinirleniyor ama çok sinirlendiği bu süreçte bera’dan, overthinklediği bazı “tema”lardan ve kaygılarından bahsediyor. sonra saygı çerçevesinde konuşuyor. “sinirden köpürüyor” ama yine aynı şekilde bunu tek cümle duyuyoruz. bence sinirlenmemişsin yani, amber ben seni hiç sinirli görmedim ve iç dünyanı literal anlamda okuyabiliyorum, haberin olsun. miren hakkında düşünmek konusunda da 500 sayfalık kitap boyunca 5 kere falan bahsetti. o kız senin aklında yok, ben sana söyliyim yine amber. biri “miren” diyince ya da kabus gördürdüğünde falan iki dakika vicdan azaplı bir paragraf düşünüp gidiyo. böyle bi azap olmaz. spoiler değil ama kitabın bir kısmında atak sahnesi var. o kadar düz yazılmış ki atak olduğunu diyaloglarda nefes almadığı söylendiğinde anladım. sürekli bir şeyler gösteriliyor ama hiçbir şekilde içine girilmiyor. karakter dramaları da üslup da beni sıktı bu yüzden.

bu ergen karakterler kan ve ölüm görüyorlar. buna rağmen travmatize olduklarını okumuyoruz. herkes hayatına bir şekilde devam ediyor. konuşmuyorlar beş gün ya da hahha hihih konuşuyorlar, o kadar. kendi dertleri onları travmatize ediyor, çok etkiliyor ama sıfır şaka gözlerinin önünde silahların ateşlenmesi ve daha da kötüsü onları yüksek sese karşı duyarlı kılmıyor bile. ilginç bir durum vallahi.

sonunu da genel bağlamda tahmin etmiştim. yine de öylesine bir anda bile amber’in son olarak iç dünyadında özlü söz bırakmasına, kitabı öyle kapatmasına hiç bayılmadım. karakter bile anın içinde değil.

özetlemek gerekirse kurguyu ve olay örgüsünü genel bağlamda, tahmin de etsem beğendim ama işleniş, üslup ve karakterler (derinlikleri) bana hiç geçemedi.
Displaying 1 - 13 of 13 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.