Gericilik ile hesaplaşmasını tamamlayamayan ve devrimini yarım bırakan toplumların karşılaştığı sorunlarla mücadele ediyoruz. İhanete uğrayan bir devrimin yol açtığı tarihsel ve sosyolojik sorunlar adeta nefes alamaz hale getiriyor.
Modern Türkiye, yolun sonuna gelmiş durumda; ya gericiliğe bütünüyle teslim olacak ya da yeniden tarihsel ilerleme kanalına dönecek. Türkiye yoluna böyle devam edemez.
#y:6486 Merdan Yanardağ’ın Türkiye’nin 22 yıldır içinde kıvrandığı İslamo-Faşist iktidar döneminin ideolojik, sosyolojik, politik, kültürel kökenlerinin çözümlemesini yaptığı çok beğendiğim bir kitap oldu. Osmanlı’dan köken alan ve 1980 darbesi ile gelişen ve atağa geçerek bugünlerin taşlarını döşeyen İslamo - faşizmin kökenlerini ve mücadele yollarını anlatıyor. Dolayısıyla kitap aynı zamanda harika bir yakın tarih kitabı.
Yazarın sosyalist yöntemden faydalanarak yaptığı çözümleme ile, gerici koalisyon iktidarının oluşturduğu bu sarmaldan çıkmamız için;
Bilim, özgürlük ve akılcılık eksenli ideolojik-kültürel mücadeleyi ihmal etmeyen, kucaklayıcı olmayı başaran etkin ve birleşik bir mücadele hattı kurmamız gerekiyor. Hem ideolojik, teorik, politik, örgütsel, kültürel mücadele hatlarını ayrışmadan, farklılıklarımızla bir araya gelerek oluşturmaktan başka bir yolumuz bulunmuyor. Geniş bir demokratik cephe kurmak tek çıkış yolumuz.
Merdan bey bugünlerde casusluk gibi zırva ve içi boş bir sebeple hapiste. Kendisinin suçu Türkiye’nin geleceğine dair baştakilerin dışında bir tahayyülü olması ve Türkiye’deki sol aydınlar içerisinde bugünü doğru anlayan ve Tele1 gibi bir kanalla buna karşı koyan bir yerde duruyor olması (şu anda kanal da kapandı). Kitap Türkiye’deki Türk-İslam sentezi, siyasal İslam ve ülkücülük akımlarının “yerli ve milli” olmayan kökenlerini anlamak için çok başarılı, bugünden geleceğe dönük yaptığı tahlillerine de büyük oranda katılıyorum.
4 yıldız vermemin sebebi ise tamamen bir zamanlama talihsizliği. Kitabın ilk baskısı Mayıs 2023 seçimlerinden önce, benim okuduğum ikinci baskısı ise seçimlerin hemen sonrasında çıkmış. Haziran 2023te yazılmış bu baskının kaçırdığı çok önemli olaylar var ki bu bence kitabın en önemli kısmı olan geleceğe dönük tahminleri etkiliyor. Bu olayların bazılarını şöyle sıralayabiliriz: CHP’de seçimle genel başkan değişmesi ve ardından gelen Mart 2024 seçim sürprizi, Suriye’de Esad’ın devrilmesi sonucu Orta Doğu’da yenilmiş görülen NATO’nun yeniden Orta Doğu konusunda iştahlanması, Amerika’da yeniden Trump’ın seçilmesi ile irtifa kaybettiği yanılgısına düşülen küresel aşırı sağ’ın yeniden güç kazanması ve Saraçhane direnişi. Bu değişimler bence kitabın son kısımlarındaki geleceğe dair ihtimalleri biraz güncelledi: kendisi İslamofaşist rejim, restorasyoncu cumhuriyet ve devrimci cumhuriyet olmak üzere üç ayrı ihtimalden bahsetmişti. Ancak bu olaylar ışığında restorasyoncu cumhuriyet ihtimalinin giderek zayıfladığı kanaatindeyim zira rejim giderek artan agresyonuyla birlikte sistem içi yumuşak bir geçiş ihtimalini giderek zorlaştırıyor. Ancak yine de geleceğe dair tespitlerinin büyük bir kısmının doğru çıkmakta olduğunu da ihmal etmeyelim kaldı ki gerçek bir aydın olarak çamura batmaktan kaçmaması ve fikirlerini açıkça söylemesi zaten takdire şayandır.