Tarih, Kültür, Etimoloji, Atasözleri, Deyimler ve Galat-ı Meşhurlara Dair Bir Kahve Sohbeti
“Mangal Yürekli” deyimindeki Mangal kimdir? “Gel, gel, ne olursan ol yine gel!” sözü gerçekte kime ait? Karalar neden bağlanır? Para nasıl pul, adam nasıl 40 paralık olur? Atatürk’ün yazdığı bir mektup neden sansürlenmiştir? Öteki Şeylerin Tarihi dilimizde, kültürümüzde, alışkanlıklarımızda, yanlış bildiklerimizde, unuttuklarımız ve unutturulanlarda yaşayan; geçmişin izlerini takip ederken nedenleri ve nasılları sorgulayan, şaşırtırken meraklandıran, bilgi sevenler için hazırlanmış sıra dışı bir kitap. Sema Soykan, kültürel ortaklığımızı sağlayan atasözleri ve deyimlerin çıkış noktalarına mercek tutarken, ilginç tarihi olayların ve de anlam kaybına uğrayan kelimelerin serüvenlerini de öykü tadında sunuyor. Sinek Avı Seferberliği’nden Mao’nun Serçe Katliamı’na, İnsanat Bahçeleri’nden Cobra Effect’e, 731. Birim’den The Türk’e,icatların karanlık tarihinden foyası dökülen sırlara, yerelden evrensele, Fabl’lı, mizahi ve renkli bir yolculuk sizleri bekliyor.
Adsız Roman: 1864 Çerkes Sürgünü ve Soykırımı, Keşke: Bir Köy Enstitüsü Romanı ve Kilit Taşı: Aşkın, Cesaretin ve Dayanışmanın Romanı kitaplarıyla tanıdığımız, aşk kurgusu ile zengin tarihi bilgileri harmanlamasıyla dikkatleri çeken Sema Soykan, uzun yıllara yayılan titiz araştırmalarıyla biriktirdiği bilgileri bu kez sohbet tadında kaleme aldı. Siz de bu keyifli sohbete eşlik etmek ister misiniz? Kahveniz hazırsa başlayalım!
Keyifli bir okuma oldu. Bazı bildiğim şeylerin üzerine yeni şeyler ekledim, bazı yepyeni ve şaşırtıcı şeyler öğrendim ve bazı aşina olduğum şeyleri de tekrardan okumuş oldum. Kitabın anlatım şeklinin biraz fazla "kahve eşliğinde sohbet" tadında olması bazen canımı sıkmış ve beni yormuş olabilir, onun yerine daha az yorumlu, bilgi odaklı, klasik bir kurgu dışı anlatımı tercih ederdim ama kitabın yazılış gayesi de benim tercih etmediğim yöntem olduğu için yapacak bir şey yok.
Selam millet Kalemini çok sevdiğim bir yazarın çiçeği burnunda kitabıyla geldim 🥰 Bu kitabıyla beni okurken araştırmaya yönlendirdi ve resmen dolu doluydu 😍
Siz yazarın kalemiyle tanıştınız mı? 🤔
🌸Kitabın Konusuna Gelecek Olursak🌸
•Kitabın adından da anlaşılacağı gibi asla tek bir konuya sabit değil •Atasözlerden deyimlere •Uğurböceğinin anlamından maymunların asılmasına •Anıtkabir’in yapım aşamasından, İslamiyet’in Türkler üzerindeki etkisine •Kahvenin kırk yıllık hatrının anlamından izlediğimiz çizgi filmlerin gerçek hikayelerine •Yani kısacası pek çok şeyi sohbet tadında öğreniyoruz
🌸Kitabın Yorumuna Gelecek Olursak🌸
•Puanım 10 •Kitap bir günde bitirebileceğiniz bir kitap değil •Sizi okurken araştırmaya iten ve aynı zamanda düşündüren bir kitap •Yazarın üç kitabını daha okumuştum ama bu onlardan bambaşka •Kitabı yazarken geniş bir araştırma yapıldığı duygusu sizi tatmin ediyor •Bilgi aktarılırken yazarın sizle sohbet ediyormuş hissini ben çok sevdim •Bildiğim bir konuyu okumak bile size zevk verirken bilmediklerimi öğrenmek ise ayrı bir keyif verdi •Aileme siz bunu biliyor musunuz demeden duramadığım bir kitaptı •Yazarın kalemini bu kitapla birlikte daha çok sevdim diyebilirim 😍
Sizlere alıntı bırakarak kaçıyorum 👩🏻🦰
#alıntı 🌸 "Keske'nin dini, mezhebi ,siyasi görüşü olmaz. Keşke özlem ya da pişmanlık ifadesidir, acı çekenlerin, hatalarını görenlerin ortak kelimesidir. Keşke, yanlış kararlarımızın çektirdiği sancıdır, kalbi kanatan isyandır. Keşke elden gidenlere, yitirdiklerimize yaptığımız ağıttır. Dizlerinizi dövdüğünüzde geride kalan acıdır"
🌸 "Küfürlerin çogunun odak ya da hitap noktasında kadının olması nesnelerin, tanımların değiştirilerek lafın kadına getirilmesi bilerek ya da bilmeyerek kadının değersizleştirilmek istendiğini ortaya koyuyor, ki asıl kaygı verici kısmı bence burası. Dilerim yeni nesil bu konuda daha farkında ve hassas olur."
Kafa dağıtmalık, kolay ve akıcı okunan, genel kültürünüzü besleyen güzel bir kitap olmuş, yazarına devam serisini yazmasını tavsiye ederim.
Bu arada kitapta satrancın hikayesi kısmında bahsi geçen The Turk adlı makinenin bugün bir bire bir kopyasını görmek isteyenler Almanya'nın Paderborn kentindeki Nixdorf Bilgisayar Müzesi'ni ziyaret edebilirler, bir odayı tamamen bu alete tahsis etmişler.
Herkese selam 🙋🏼♀️ bugün kalemini çok beğendiğim bir yazarın son çıkan eseriyle geldim! Yazarın bundan önce iki kitabını okumuş ve çok beğenmiştim ama bu kitap kesinlikle zirveye oturdu. Neden mi?
Öteki Şeylerin Tarihi, bir kahve eşliğinde yazarla sohbet ettiğiniz, adeta onun öğrenmenliğini yaptığı bir sınıfta notlar tuttuğunuz, öğrenerek eğlendiğiniz yeri geldiğinde üzüldüğünüz bir kitap. Tarihten etimolojiye, atasözlerinden deyimlere, Türk kültüründen dünya kültürüne kadar merak ettiğiniz ya da aklınıza bile hiç gelmeyen şeylere dolu bir bilgi kümesi. Abartısız her sayfada yeni şeyler öğreniyorsunuz. Belki bazen bildiklerinizi okuyorsunuz ama bu bile aynı görüşü taşıdığınız kelimeleri okumak anlamına geliyor ki bu devirde nadir bulunan elmaslardan biridir bu. Kaliteli sohbet. Kaliteli bilgi.
Ben öğrenmeyi çok severim. Yeni bilgilere dalıp gitmeyi ve bunları öğrendikten sonra da çevremdeki insanlara anlatmayı inanılmaz seviyorum. Öteki Şeylerin Tarihi bana çok şey öğretti. Her gün okudum ve her akşam anneme öğrendiğim yeni şeyleri anlattım. Kitabı okurken çok heyecanlandım. Çünkü yeri geldiğinde kendi düşüncelerimin birer tercümanını buldum. Dedim ki “Evet ya işte benden bundan bahsediyorum demek ki tek düşünen ben değilmişim.”
Mesela deyimlerin nereden geldiklerini öğrendim. Maymunların neden asıldıklarını öğrendim. İslamiyetin Türklerin üzerindeki etkisini öğrendim. Atatürk ve Türk gençliği arasındaki bağı öğrendim. Uğurböceği neden uğurlu görülüyor bunu öğrendim. Bir saatin neden 60 dakika olduğunu öğrendim. Bilgiden korkan yöneticilerin amaçlarını öğrendim. Kısacası öğrendim de öğrendim.
Yorumun buraya sığması için kısa kesmek zorundayım ama bu kitabı ben günlerce övebilirim. Okurken notlarımı aldım postitlerimi yapıştırdım. Yani asla öylesine bir rafa kaldırmayacak canım sıkıldığında açıp tekrar tekrar okuyacağım. Kurguyu her zaman okursunuz güzel kitapseverler, ama öğrenmek nadirdir. O yüzden okumanızı diliyorum. Ve yazara böyle bir kitap yazdığı için de teşekkür ediyorum 🙏🏻 🤎
Sema Soykan ile tanışma kitabım oldu, romanlarından belki daha çok keyif alırım çünkü bu eserdeki “kahve sohbeti” temasından ben sıkıldım. Bazı kısımlarda da özellikle fikirler daha didaktik bir ton kazandı, sohbet gibi değil monolog gibi hissettirdi maalesef.