Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 106 p. Kabare tiyatrosunun ülkemizdeki ilk örnegi sayilan Vatan Kurtaran Saban Haldun Taner'in öncülügünde 1967'de kurulan Devekusu Kabare Tiyatrosu'nun ilk oyunu olarak 449 kez sahnelenmistir. Halen sahnelenen, güncelligini hiç yitirmeyen bir basyapit, bir güldürü klasigidir. Aysegül Yüksel'in bu oyunla ilgili degerlendirmesi sö "Vatan Kurtaran Saban, sanat ve kültür sorunlarinin, güncel politikanin vazgeçilmez bir parçasi olarak degerlendirildigi ve dolayisiyla, degisen hükümetlere karsin degismeyecek, genel bir sanat ve kültür politikasinin olusturulmadigi ülkemizde, sanat ve kültür adina yapilan gülünç uygulamalara agir bir elestiri getirir."
Haldun Taner, a well-known Turkish playwright and short story writer.He was born on March 16, 1915 in Istanbul. After graduating from the Galatasaray High School in 1935, he studied politics and economy at the University of Heidelberg in Germany, until a serious health problem forced him to return to Turkey, where he graduated from the Faculty of German Literature and Linguistics in 1950. He also studied theatre and philosophy at the University of Vienna between 1955 and 1957 under the direction of Heinz Kindermann (1894–1985), an Austrian theater and literary scholar.
As a well-disciplined writer accumulating a rich blend of culture, Taner wrote a great number of stories, generally humorous; essays, newspaper columns, travel writings and theatre plays, in particular, brought him several important awards including the New York Herald Tribune Story Contest First Prize (1954), the Sait Faik Story Award (1954), the International Festival of the Humor of Bordighera Award (1969), and so on. Among his plays, the most popular is Keşanlı Ali Destanı (Epopee of Ali of Keshan). His stories have been translated into German, French, English, Russian, Greek, Slovanian, Swedish, and Hebrew.
Taner affected Turkish theater with the so-called Haldun Taner Theater named after his school of cabaret theater style. In 1967, together with Metin Akpınar, Zeki Alasya and Ahmet Gülhan, he founded the Devekuşu Kabere (“Ostrich Cabaret Theater”).
Haldun Taner died of a sudden heart attack on May 7, 1986, in Istanbul. He was laid ro rest at the Küplüce Cemetery following the religious funeral service at the Teşvikiye Mosque on May 9.
Works:
Stories: Yaşasın Demokrasi (1949),Tuş (1951), Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu (1953), Ayışığında Çalışkur (1954), Onikiye Bir Var (1954), Konçinalar (1967), Sancho’nun Sabah Yürüyüşü (1969), Kızıl Saçlı Amazon (1970), Yalıda Sabah (1983), Plays: Günün adamı-Dışardakiler (1957), Ve Değirmen Dönerdi (1958),Fazilet Eczanesi (1960), Lütfen Dokunmayın (1961),Huzur Çıkmazı (1962), Keşanlı Ali Destanı (1964),Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım (1964), Zilli Zarife (1966), Vatan Kurtaran Şaban (1967), Bu Şehr-i Stanbul Ki (1968), Sersem Kocanın Kurnaz Karısı (1971), Astronot Niyazi (1970), Ha Bu Diyar (1971), Dün Bugün (1971), Aşk-u Sevda (19739, Dev Aynası (1973), Yâr Bana Bir, Anectode-Travel Writing-Interview:Devekuşuna Mektuplar (1960),Hak dostum Diye başlayalım Söze (1978), Düşsem Yollara Yollara (1979),Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil (1979), Yaz Boz Tahtası (1982), Çok Güzelsin Gitme Dur (1983), Berlin Mektupları (1984), Koyma Akıl Oyma Akıl (1985), Önce İnsan Olmak (1987)
Kabare tiyatro türünü ülkemize ilk defa getiren Haldun Taner'e çok şey borçluyuz. Kabare tiyatrosu siyasetçilerin ve devlet adamlarının yanlış tutum ve politikalarını eleştirme konusunda oldukça ince ve etkili bir yol. Kitabın sonunda yer alan Abdi İpekçi ile Haldun Taner söyleyişisinde Kabare tiyatrosunun kaynağı ve ülkemizdeki yankıları konusunda fikir sahibi oluyorsunuz. Severek ve gülerek okuyacağınız bir tiyatro eseri.
Müthiş bir oyun var karşımızda yine. Haldun Taner'in Türk tiyatrosuna yaptığı katkı çok büyük. Kabare türünü ülkeye getiren ve çokta iyi başaran biri o. Onun risale-i tedrisatından geçen nice nice isimler yıllarca bu işi başarıyla yaptılar ve hatta onları izleyerek nesiller yetişti ve bu ülkenin heryerinde onlar yani aslında bizler varız. (Devekuşu Kabare diyorum başkada birşey demiyorum) İşte böyle yüzlerce binlerce dala ayrılan koca bir çınar Haldun Taner. Bu oyunda da yine devletle dalga geçiyor. O kadar güzel ti'ye alıyorki devleti o zamanın koşullarına gore.(1967) (Sanki şimdi çok şey değişti.:) Bir devlet kadrosu boşalmıştır. Kültür Sanat müsteşarlığı. Bu raya onun mu tanıdığını atayalım, bunun mu torpillisini atayalım derken, oyun bu ya bizim saftirik Şaban atanır. Namusludur, ahlaklıdır, dürüst bir devlet memurudur Şaban. Önce "istemem" der. "Benim tahsilatım böyle değil, ben ne anlarım" der. Etraf baskı yapar. "Sen deli misin" derler. "Mis gibi devlet müsteşarlığı aman ha kaçırma" Derken müsteşar olur bizim Şaban. Yanına da köylüsü Mısta'yı alır. Mısta ondan da saf, ondanda cahil. Müsteşar olunca gözü açılır Şaban'ın. Kulaktan dolma bilgileriyle saçma sapan işlere kalkışır. Tiyatroculara karışır. Heykelcilere karışır. Operacılara karışır. Sanattan hiç anlamayan sanat müsteşarı gördünüz mü hiç siz? Gördünüz gördünüz.:)
Okurken güldüren ender tiyatro kitaplarından biri Vatan Kurtaran Şaban. Güldürüyor ama güldüğümüz şeylerin bazıları hala devam ediyor günümüzde sanat dünyasında. İşte o zaman gülüşlerimiz bir anda çaresiz bir endişeye bırakıyor yerini...
Haldun Taner Ustadan kabare tiyatrosunun ülkemizdeki öncü oyunlarından biri. Kabare tiyatrosu günceli takip ettiği, güncel olaylar üzerinden seyirciye seslendiği için 1965’te yazılan bir oyunun bugün eskimesi beklenebilir. Bazı göndermeleri anlayabilmek için döneme hakim olmak gerekse de oyunun genelinin hala güncel kaldığını söyleyebilirim. Bunda Taner’in ustalıklı, ince mizahlı üslubu kadar ülkemizin bir türlü aşılamayan siyasi kısır döngülerinin de fazlasıyla payı var maalesef… Böyle olunca 56 yıl önce de aynı sorunların tartışıldığını, aynı aksaklıklarla alay edildiğini gören okuyucular umutsuzluğa düşebilir ülkemizin gelişimi açısından. Ama bu absürt durumlarla alay edilmesi, mizah yoluyla zayıflatılmasının, hayatı daha katlanılır kıldığı da bir gerçek…
Mükemmel bir oyun. Haldun Taner kitabın önsözünde: "...çünkü Vatan Kurtaran Şaban'ın 1978 Türkiye'sinde aynı güncelliği muhafaza etmesi bir arpa boyu yol almadığımızı gösteriyor." diyor, korkarım ki Vatan Kurtaran Şaban günümüz için de güncelliğini muhafaza etmektedir.